İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/718 E. 2024/725 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/718
Karar No
2024/725
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2024/718 Esas KARAR NO : 2024/725 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... (T.C. ... ) VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALI : ... (T.C. ...) ... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 21/10/2024 KARAR TARİHİ : 23/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın haksız fiilden kaynaklı menfi tespit davası olduğunu, ticari nitelikteki haksız fiilden kaynaklanan menfi tespit davalarında arabulucuya başvuru zorunluluğunun olmadığını, buna ilişkin .... 13.07.2020 tarih ve .... sayılı ilamı dilekçe ekinde mahkemeye sunduklarını, davacı oto tamir ve kafe işletmeciliği işiyle uğraşmakta olduğunu, davalı ...'ı tanımadığı gibi hiç bir ticari faaliyeti veya teması dahi olmadığını, davacı bu kişiyi tanımaması ve hiç bir ticari faaliyeti olmamasına rağmen dosyada davalı olan kişi tarafından davacı aleyhine 2.000.000..-TL.bedelli kambiyo senedi takibi başlatıldığını, ancak söz konusu senet hiç bir ticarete dayanmadığı gibi davalının ve dava dışı eşi ...'ın da arasında bulunduğu bir grubun suça dayalı şekilde elde ettikleri bir senet olduğunu, buna ilişkin .... nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, senedin davacı elinden suça konu şekilde davacının dolandırılması suretiyle davacının elinden alınmış olunduğu aslına bakıldığında senedin bedelsiz olduğu, senedin ve takibin iptalinin gerektiğini belirterek devamla tüm bu bilgiler ve resen dikkate alınacak sebepler doğrultusunda davanın tüm talepleri ile birlikte kabulü ile senedin ve senedin dayanak yapıldığı .... sayılı dosyadaki takibin tüm ferileriyle birlikte iptaline, davalı aleyhine ve davacı lehine % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, bonoya dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 7445 sayılı kanunun 31. maddesi ile değiştirilen 5/A maddesinde ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" düzenlenmesi 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 7155 sayılı kanunla eklenen 18/A maddesinde ise ''(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır. Davacı dava dilekçesi içeriğinde davanın haksız fiilden kaynaklanan menfi tespit talebi olduğunu bu davalarda arabuluculuya başvuru zorunluluğu bulunmadığını beyan ettiği ve dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın davacının dolandırılmak suretiyle keşideci olarak imzaladığı iddia edilen bonoya dayalı menfi tespit talebini içerdiği bu kapsamda 7155 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu, dava dilekçesi içeriğinde arabulucuya başvurmanın zorunlu olmadığı belirtilerek uyuşmazlık konusuna ilişkin arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı anlaşılmakla 6325 Sayılı Yasanın 18/A-2 maddesi uyarınca son tutanağın ibrazı yönünde 1 hafta kesin süre verilmesinin sonuca etkisinin olmayacağı zira dava tarihi itibariyle dava şartının yerine getirilmiş olması gerektiği mahkememizce kabul edilmiş, 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı düzenlenmeden işbu davanın açıldığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair tensiben aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, 2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 34.155,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 33.727,4‬0 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Gerekçeli karar tebliği sayılmamak ve yasal süreleri etkilememek kaydıyla HMK 27/2-a maddesi kapsamında hüküm özünün derhal taraflara bildirilmesine, Dair gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi. Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 24.10.2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/718, K. 2024/725, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-718-e-2024-725-k-5d4d401a5706