İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/625 E. 2024/979 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/625
Karar No
2024/979
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/625 Esas - 2024/979 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2023/625 Esas KARAR NO : 2024/979 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... -..... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ..... DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti, Tespit DAVA TARİHİ : 12/09/2023 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/01/2024 ..... SAYILI DOSYASINDA DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... - ..... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ..... DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 06/05/2024 KARAR TARİHİ : 09/05/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/01/2024 Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....'da konut yapmak üzere kurulan davalı kooperatife davacının 26.07.2016 tarihinde ... nolu ortak olarak kayıtlı olduğunu ve bugün dahi inşaata başlamayan kooperatife 2018 yılına kadar 250.000 TL aidat ödediğini, ancak kooperatifin ilgili organlarınca bir borç bildirimi ya da ödeme emri gönderilmeksizin, davacı ve başka bir kesim aidat borcu olan kooperatif ortaklarının 1 pay olan hissesi, borçları oranında birbiri ile birleştirilerek hisseli tek pay haline getirildiğini, davacının ... nolu ortaklığındaki 1 payının da 14.04.2018 tarih ve .....nolu Yönetim Kurulu kararı ile o güne kadar sadece 145.000,00 TL aidat ödeyen ve yüklü aidat borcu olan ... nolu orta ...'in payı ile "aidat ödemeleri oranında" birleştirilerek tek pay haline getirildiğini, böylece müvekkilinin hiç tanımadığı biri ile konutta hisseli duruma geldiğini, davacının ve ...'in pay üzernide bir ortaklık sözleşmesi olmadığı gibi payın temsiline ilişkin bir anlaşmaları da bulunmadığını, her ikisinin de ayrı ayrı aynı pay için Genel Kurullara ve diğer toplantılara katıldığını, oysa Kooperatif Yasasının 18-19 maddeleri uyarınca kooperatifler her ortağın en az bir ortaklık payının olması gerektiğini ve bu payının bölünemeyeceğini, payda birleştirme yapmanın hukuken geçerli olmadığını, davalı kooperatifin aidat borcu olan üyelerine bir borç bildirimi olmaksızın ve bir ödeme talep etmeksizin 13.04.2018 günlü Genel Kurul öncesi toplantı gereği geçici bir işlem diyerek müvekkiline ve diğerlerinin imzalı taleplerini alarak payları birleştirilip oluşan yeni üyelik paylarına da bilahare yeni bedelle yeni üyeler olarak maddi kazanç sağladığını, imzalatılan talep dilekçesinin hukuken geçersiz olup, yasaya, ana sözleşme, kamu düzenine, hayatın olağan akışına, iyiniyet kurallarına, eşitlik ilkesine ve hukuka aykırı Kooperatif Yönetim Kurulu kararının butlanla batıl yani hükümsüz olduğunu ileri sürüp 14.04.2018 tarihli ve ... nolu davalı Kooperatif Yönetim Kurulu kararının kesin hükümsüzlüğü ile müvekkilinin ... nolu üyelikten münhasıran 1 tane pay sahibi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; .....'nin 25.12.2016 tarihinde .....'nün 5686 sayılı Olur'u ile kurulmuş bir konut yapı kooperatifi olduğunu, Kooperatif Ana Sözleşmesinde her bir üyenin ödeyeceği toplam aidat miktarının 395.000 TL olarak belirlendiğini, 2023 faaliyet raporunda; kooperatifteki toplam 75 hisseden 3 adedinin hali hazırda kooperatif adına geri kalan hisselerin de ortaklar adına kayıtlı olduğunu, ... vekili tarafından 12.09.2023 tarihinde ..... Mahkemesine yazılmış olan dava dilekçesinde 14.04.2018 tarih ve ... nolu davalı Kooperatif Yönetim Kurulu kararının kesin hükümsüzlüğü ve müvekkilinin ... nolu üyeliğinde münhasıran 1 tam pay sahibi olduğunun tespite karar verilmesi istemi ile dava açıldığını, söz konusu 14.04.2018 tarihli ve ... nolu davalı Kooperatif Yönetim Kurulu kararının "Kooperatiflerinin ortaklarından ... ve ...'in dilekçeleri doğrultusunda ödemiş oldukları paraları oranında hisselerinin bileştirmesine oybirliği ile karar verildi.” şeklinde olduğunu, ..... Mahkemesinde derdest olan davada mahkeme tarafından 13.09.2023 tarih ve .....Esas sayılı davanın tarafına ihbar olduğunu, 09.10.2023 tarihinde ihbar bildirimi ile mahkeme sürecinden ilk kez haberdar olduğunu, dava konusunun hisse pay sahipliğini, mali ve hukuki olarak şahsını etkileyeceğinden dolayı 20.12.2023 ve 27.03.2024 tarihli duruşmalara katıldığını ve 27.03.2024 tarihli duruşma ara kararında da şahsına feri müdahil olarak yer verildiğini, 17.05.2024 tarihinde Asli Müdahil dilekçesi verdiğini, mahkemenin 29.04.2024 tarihli Ara Kararı ile Asli Müdahil olarak kabul edildiğini, ilk duruşmadan sonra ..... Mahkemesine 03.01.2024 tarihinde verdiği dilekçede de; davaya müdahil olma isteğini ve ...'nin 14/04/2018 tarihli ve ... nolu Kooperatif Yönetim Kurulu kararının kesin hükümsüzlüğüne ve ... nolu üyeliğinde ...'nın münhasıran 1 tam pay sahibi olduğunun tespite karar verilmesi halinde aynı hakkın ... nolu üyeliğinde de münhasıran 1 tam pay sahibi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiğini, 17.04.2024 tarihli dilekçemde ise ilaveten asli müdahil talebinde bulunduğunu, ..... Mahkemesinde derdest olan ..... E. sayılı davayla ilgili olarak mahkemece hazırlatılan 02.03.2024 tarihli Bilirkişi Raporu'nda belirtildiği üzere; .....'da konut yapmak üzere 2016 yılında kurulan .....'ne 14.03.2017 tarihinde ... nolu ortak olarak kaydının yapıldığını, Kooperatife 2018 yılına kadar 145.000 TL aidat ödemesi tarafından yapıldığını, söz konusu Bilirkişi Raporu 02.04.2024 tarihinde tarafına tebliğ edildiğini, ... vekili tarafından mahkemeye verilen 12.09.2023 tarihli dilekçede müvekkilinin 250.000 TL aidat ödemesi ve tarafından sadece 145.000 TL aidat ödeme yapıldığından bahisle 1 tam pay hissede müvekkilinin ayrıcalıklı olduğu ve nihai söz sahibi olduğu iması hukuki geçerlilikten uzak olduğunu, hisse birleştirme kararı da butlan durumunda olduğunu, 13.04.2018 tarihinde ...'dan dilekçesinin alınmış olduğunu ve ... ile kendi hisselerinin 14.04.2018 tarihinde Kooperatif Yönetim Kurulunca (14.04.... sayılı) birleştirildikten 7 ay sonra 14.05.2018 tarihinde kendisinden dilekçe alındığını, dolayısıyla 14.04.... sayılı hisse birleştirme kararının baştan butlan olduğunu, hisse birleştirme kararı şimdiye kadar taraflarına tebliğinin yapılmadığını, ...'ya da tarafından bir temsil yetkisi verilmediğini, Kooperatife üye olduğu 2017 yılında, daha sonra da 2018 yılında ve 2022 yılı faaliyetleri için 17.06.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısına katıldığını ve Haziran cetvelini imzaladığını, pandemi döneminde genel kurul toplantılarının yapılmadığını,1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Ortaklık payları başlıklı 19. Maddesi'nde: “Kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerekir.” şeklinde hüküm altına alındığını, ayrıca, Kooperatif Ana Sözleşmesinin Sermaye ve Paylar başlıklı bölümünde Paylar Madde 8: “Bir ortaklık payının değeri 100 TL'dir. Ortaklar en çok 5000 pay taahhüt edebilirler. Ancak her ortağın en az bir pay taahhüt etmesi zorunludur. Ortaklık payları, bu ana sözleşmenin 19. Maddesine göre düzenlenen ortaklık senedinde gösterilir. Senette temsil edilmeyen paylar 100 TL üzerinden itibar olunur.” hükmünün amir olduğunu, belirtilen hükümlere göre hisse birleştirme işlemiyle ortaklar tam pay taahhüt edemez duruma düşürüldüğünü, derdest olan bu davada haklarının korunmasına yönelik mahkemece bir karar verilmesini temin amacıyla bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, kooperatifte münhasıran bir tam pay sahibi olmak ve kalan 250 000 TL aidatı ödeyerek bir tam hisse maliki haklarını kazanmak istediğini, sonuç olarak davanın..... Mahkemesinde derdest olan .....E dava ile birleştirilmesini, ...'nin 14.04.2018 tarihli ve ... nolu Kooperatif Yönetim Kurulu kararının kesin hükümsüzlüğüne karar verilmesini, Kooperatifler Kanunu, ..... Dairesinin 22.11.2004 tarihli..... sayılı kararı, Kooperatif Ana Sözleşmesi ve sunduğu deliller nedeniyle ... nolu üyeliğinde de münhasıran 1 tam pay sahibi olduğunun tespitine karar verilmesini ve bir tam pay için ödeyeceği kalan aidat miktarının 250 000 TL olduğu tespitine de karar verilmesini talep ve arz etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının 13.04.2018'de imzaladığı talep dilekçesinin geçersizliğine ilişkin tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sözkonusu yönetim kurulu kararının 14.04.2018 tarihli olup karara karşı dava açılmasının da zamanaşımına uğradığını, husumetin ...'e yöneltilmesi gerektiğini, her iki üyenin de bakiye aidat borcunu ödeyemeyeceğini bildirerek 13.04.2018 tarihli paylarının birleştirilmesi talepli dilekçeyi verdiklerini, bunun üzerine Yönetim Kurulu tarafından 14.04.2018 tarihinde ... nolu kararın alındığını, irade fesadı iddiasının da zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin uygulanması gerektiğini, davacılarının hisselerin birleştirilmesi talebinden sonra da hiç bir ödeme yapmadığını, yapı kooperatiflerinde paylı ortaklık ilişkisinin mümkün olduğunu, genel kurul toplantıların dava konusu pay için sadece temsilci olarak davacının katıldığını bildirip davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve Birleşen Dava, davalı kooperatifin 14.04.2018 tarih ve ... no'lu Kooperatif Yönetim Kurulu kararının iptali ile münhasıran bir pay sahibi olduklarının tespiti istemine ilişkindir. Tarafların gösterdiği deliller toplanmış; Davalı kooperatifin defter ve kayıtları yerinde incelenmiş, davacıların sunduğu belgeler dosya içerisine alınmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarını tespiti için bilirkişi raporları aldırılmıştır. Mahkememizce SMMS bilirkişi ... ve Kooperatifçi bilirkişi ...'den aldırılan 02/03/2024 havale tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "Yukarıda açıklanan ilke ve gerekçeler ile hesaplamalara göre ve hukuki takdiri mahkemeye ait olmak üzere; Huzurdaki davanın esasının konut yapı kooperatiflerinde; yukarıda metinleri yazılı olan anasözleşme ve 1163 sayılı kooperatifler kanunu ile belirlendiği şekilde her ortağın bir hisse taahhüt etmesi ve bir ortaklık payı olması gerektiği hükümleri varken bir ortaklık payının birden fazla hissedarlı olup olamayacağında toplandığı, Ana sözleşme ve ilgili yasa hükmü çerçevesinde esas olanın her bir kişinin bir tam hissesinin olması gerektiği hükümlerinin bulunduğu, Davalı tarafından bir kooperatif ortaklık hissesini ödedikleri/ödeyecekleri paralar oranında hissedar olması/hisseli bir ortaklık kaydının yapılmış olduğu, Bir hisse için; hisseli ortaklığın varlığı halinde hissedarlardan birinin kendisine isabet eden oranda parasal yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde parasal yükümlülüğünü yerine getiren diğer hissedarında ortaklığının sona erebileceği, Belirtilen bir adet hissenin temsili ile ilgili hususların (varislerin birinin temsilci olması,tüzel kişi ortakların temsilci marifetiyle temsil edilmesi ve diğer mevzuat çerçevesinde ortak olmadan da bir ortağı temsil edebilme ile ilgili olduğunun düşünüldüğü, hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Kooperatif ortağının bir tam hissesinin, ortak tarafından talebi ile kooperatif ortaklarından bir veya birkaç hissedarlı hak sahibi olma isteğinin ana sözleşme ve yasal hükümlere uygun düşmeyebileceği, Ancak, diğer bir kooperatif ortağının hissesinden vazgeçmesi,kooperatif ortaklığının sona ermesi ve parasının diğer bir ortağa aktarılması talebi olabileceği, Hususlarındaki görüş ve kanaati içeren rapor saygıyla sunulur. " şeklinde heyet raporu sunulmuştur. Dava dosyamızın tarafları bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçesi sunmuşlardır. Yargılama sırasında ..... sayılı Birleştirme kararı ile Mahkememiz dosyasının birleştirildiği ve yeniden bilirkişi raporu aldırıldığı görülmüştür. Mahkememizce Kooperatifçi bilirkişi ...'den aldırılan 07/06/2024 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" ayrıntılı şekilde izah edilen hususların bir bütün olarak dikkate alınması halinde ve sadece Mahkemenin 10.05.2024 tarihli celsesinde tespit olunan görev kapsamımızla sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme sonucunda: 1-Bilirkişi Heyetimiz tarafından hazırlanarak Mahkemeye sunulan 02.03.2024 tarihli BİLİRKİŞİ KURULU RAPORU ile ilgili olarak; Davacı vekili tarafından “2.3.2024 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin beyanımızdır.” açıklamasıyla mahkemeye sunulan 11.03.2024 tarihli dilekçe ve davalı vekili tarafından “Bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarımızdır.” açıklamasıyla mahkemeye sunulan 21.03.2024 KK tarihli dilekçede; Bilirkişi Heyetimiz tarafından hazırlanarak Mahkemeye sunulan 02.03.2024 tarihli BİLİRKİŞİ KURULU RAPORU’nda yer alan tespit ve değerlendirmelere mutad olmak suretiyle genel itibariyle “bilirkişi raporunun aleyhimize olan kısımlarına itiraz ediyoruz” dışında yapılmış bir itirazlarının söz konusu olmadığı; 2-Huzurdaki davalardan: 1-Davacı ... tarafından açılan esas davanın:”14.4.2018 tarihli ve ... nolu davalı Kooperatif Yönetim Kurulu kararının kesin hükümsüzlüğü ile müvekkilin ... nolu üyelikte münhasıran 1 tam pay sahibi olduğunun tespitine karar verilmesi…” talebiyle, 2-Davacı ... tarafından açılan birleşen davanın ise:”Davanın ..... Mahkemesinde derdest olan ..... E dava ile birleştirilmesini, .....'nin 14.04.2018 tarihli ve ... nolu Kooperatif Yönetim Kurulu kararının kesin hükümsüzlüğüne karar verilmesi. Kooperatifler Kanunu, .....Dairesinin 22.11.2004 tarihli ..... sayılı kararı, Kooperatif Ana Sözleşmesi ve sunduğum deliller nedeniyle ..... nolu üyeliğimde de münhasıran 1 tam pay sahibi olduğumun tespitine karar verilmesini ve bir tam pay için ödeyeceğim kalan aidat miktarının 250 000 TL olduğu tespitine de karar verilmesi.” talebiyle, Açılmış davalar olduğu; 3-KOOPERATİF ORTAKLIK PAYININ BÖLÜNÜP BÖLÜNEMEYECECEĞİ, HUSUSUİLE İLGİLİ OLARAK: Raporumuzun “IV-DEĞERLENDİRMELER” bölümünde konu ile ilgili olarak ayrıntılı şekilde izah edilen hususların bir bütün olarak dikkate alınması halinde ve netice itibariyle; Kooperatifteki ortaklık payının, tekliği ve kooperatife karşı da bölünmezliği esas olmakla birlikte, mirasçılık veya başka bir nedenle ortaklık payının birden çok kişiye ait olmasının mümkün olduğu, bu durumun Yargıtay’ın da kabulünde olduğu;14 Ayrıca, bu durumun ana sözleşmede gösterilen ihraç nedenleri arasında yer almaması sebebiyle de sadece bir payın birden çok ortağı olamayacağı gerekçesiyle, bu ortaklardan birisinin ortaklıktan çıkarılma işlemi uygulanmasının da söz konusu olamayacağı; Huzurdaki davada ortaklık payının bölünmesinin, davacı kooperatif ortakları ... ve ...’in 13.04.2018 tarihli dilekçelerindeki taleplerine istinaden toplanan kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan 14.04.2018 tarih ve ..... nolu Yönetim Kurulu Kararı ile gerçekleştirildiğinin de özellikle dikkate alınması gerektiği; 4-KOOPERATİF YÖNETİM KURULUNUN İPTAL EDİLİP EDİLEMEYECEĞİ VE 14.04.2018 TARİH VE ..... NOLU KARARININ HÜKÜMSÜZ OLUP OLMADIĞI, HUSUSU İLGİLİ OLARAK: Raporumuzun “IV-DEĞERLENDİRMELER” bölümünde konu ile ilgili olarak ayrıntılı şekilde izah edilen hususların bir bütün olarak dikkate alınması halinde ve netice itibariyle; Kooperatif ortakları ... ve ...’in 13.04.2018 tarihli dilekçelerindeki taleplerine görüşmek üzere toplanan Kooperatif yönetim kurulu tarafından da:”Yönetim kurulumuz ... başkanlığında toplanarak, Kooperatifimiz ortaklarından on ... ve ...’in dilekçeleri doğrultusunda ödemiş oldukları paraları oranında hisselerinin birleştirilmesine oybirliği ile karar verildi.” şeklinde 14.04.2018 tarih ve ... nolu Yönetim Kurulu Kararının alındığı; Kooperatif yönetim kurulunun 14.04.2018 tarih ve ... nolu Kararının mevcut hali ile, konu ile ilgili cari mevzuat hükümlerine uygun olarak alınmış bir yönetim kurulu kararı olduğu, Ayrıca, kooperatif yönetim kurulunun oy birliği ile alınan 14.04.2018 tarih ve ..... nolu Yönetim Kurulu Kararının yokluk, geçersizlik (butlan) ve iptal başlıkları kapsamında kalıp kalmadığı, dolayısıyla da hükümsüzlüğünün söz konusu olup olmadığı, hususundaki hukuki takdir ve değerlendirmenin ise, şüphesiz ki sadece sayın mahkemeye ait olduğu, Aynı şekilde, kooperatif ortakları ... ve ...’in 13.04.2018 tarihli dilekçelerindeki taleplerine istinaden toplanan kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan 14.04.2018 tarih ve ... nolu Yönetim Kurulu Kararının iptalini talep etmelerinin, 4721 sayılı TMK’nın “Dürüst davranma” kenar başlıklı 2. maddesinde yer alan:”Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” yolundaki hükmüne aykırılık teşkil edip etmediği hususundaki, hukuki takdir ve değerlendirmenin ise, şüphesiz ki sadece sayın mahkemeye ait olduğu, Kanaat ve sonucuna vardığımı, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile arz ederim. " şeklinde bilirkişi ek raporu sunulmuştur. Mahkememizce kooperatif bilirkişi ...'nun 15/12/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda açıklandığı ve nihai takdir ve değerlendirme münhasıran Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 1-Davacıların her ikisi de davalı kooperatife konuya ilişkin usul dairesinde ortak olmuşlardır. 2-Ortaklığın devamı sırasında dosya kapsamına göre kooperatifin genel kurulunda belirlenen bir konut için gerekli ödemeyi yapamayıp/yapmayıp yaptıkları ödemeleri, bir konut bedeli için birleştirme talebinde bulunmuşlar. Bu iradelerini kooperatife verdikleri dilekçelerle ortaya koymuşlardır. 3-Kooperatif yönetiminin aldığı kabul kararı ile iki ortaklık payı tek ortaklık payı haline gelmiştir. Kooperatif açısından sürecin 1163 sayılı yasanın 19. ve aynı yasanın 98. Maddesi yollaması ile 6102 sayılı Türk Ticaret Yasasının 432/1 ve 477/1 maddeleri uyarınca yönetilmesi gerekmektedir. 4-Davacıların tam hisse ortaklık taleplerinin karşılanması için hem kooperatif mülkiyetinde tahsisi kabil bir konutun bulunması hem de davacıların muadil bir konut için yapılması gereken ödemeleri 1163 sayılı yasanın 23. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi uyarınca yapmaları gerekmektedir. 5- Davacıların 2018 yılından sonra herhangi bir ödeme yapmadıkları dikkate alınarak yapılacak ödeme miktarının tespitinde, Yargıtay’ın tazminat hesaplarında benimsediği beşli formülün veya denkleştirici adalet ilkesinin uygulanmasına karar verilmesi mahkemenin takdirindedir. 6-Kooperatif yönetim kurulunun aldığı hisse birleştirme kararının hukuken geçerli bir karar olup olmadığının tartışılması uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayıp sağlamayacağının takdiri Sayın Mahkemeye aittir. 7-Kooperatifin davacılara verebileceği bir konutunun olmaması durumunda mevcut ortaklık hissesine ait konutun mülkiyet oranlarının tespitini yaptırarak aralarındaki ortaklığın devamına veya giderilmesine kendileri karar verebileceklerdir. Keyfiyet Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz olunur. " şeklinde rapor sunulmuştur. Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; Uyuşmazlık davacıların kooperatif ortaklık payının birden küçük bir oranda olup olmayacağının tespiti ve ortaklık hisselerinin tam hisse olarak tespitine ilişkindir. 1163 sayılı KK'nun 18 ve 19. Maddelerinde: Madde 18-" Her ortağın üyelik haklarının, ada yazılı ortaklık senedi ile temsil olunması şarttır. Bu senede kooperatifin unvanı, sahibinin adı ve soyadı, iş ve konut adresi, kooperatife girdiği ve çıktığı tarihler yazılır. Bu hususlar, senet sahibi ile kooperatifi temsile yetkisi olan kimseler tarafından imzalanır. Ortağın yatırdığı veya çektiği paralar tarih sırasiyle kaydedilir. Bu kayıtlar kooperatifin ödediği paralara ait ise ortak imza eder. İmzalı ortak senedi makbuz hükmündedir. Mezkür senet ana sözleşmeyi ihtiva etmek şartiyle ortaklık cüzdanı şeklinde de düzenlenebilir. Ortaklık senetleri kıymetli evrak niteliğinde olmayıp sadece beyyine vesikası hükmündedir." Madde 19- "Kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerekir. Ana sözleşme, en yüksek had tespit ederek bir ortak tarafından bu had dahilinde birden fazla pay alınmasına cevaz verebilir." hükümleri yer almaktadır. Kooperatifteki ortaklık payının, kooperatife karşı bölünmezliği esastır, fakat mirasçılık veya başka bir nedenle ortaklık payının birden çok kişiye ait olması halinde paya ilişkin işlemler, hak sahipleri tarafından seçilen temsilci vasıtasıyla yerine getirilir. Bu hükümler çerçevesinde, konuya ilişkin uygulamalara bakıldığında, Kooperatife karşı parasal yükümlüğünü yerine getirmeyen ortağa konut tahsis edilemez. Kooperatif ortaklığı en az bir payı içerir. Kooperatif ortaklık payı bölünemez. Taraflar eş bile olsa bir payın yarı yarıya tescili düşünülemez. Kooperatif Kanunu hükümlerine göre, her bir ortağın en az bir ortaklık payı, yani ortaklık hakkı olması gerekir. Ana sözleşmede en yüksek sınır gösterilerek, bu sınır dahilinde bir ortaklık hakkını oluşturan, birden çok paylar alınabilir. Bu paylardan birkaç pay bir ortaklık senedinde gösterilebilir. (...... maddeleri) Ancak, bu ortaklık hakkı bölünemez. Bu kural buyurucu niteliktedir. Buyurucu kuralın aksi, somut olayın özelliği veya hakkaniyet gibi nedenlerle kabul edilemez. Somut olayda; Davacıların davalı kooperatif yönetimince bireysel başvuruları sonucunda tam hisseli ortak olarak ortaklığa kabul edildikleri, her iki ortağın da kooperatif genel kurulunda kabul edilen 395.000 TL/Ortak tutarını belirlenen tarihlerde kooperatife ödemedikleri, 2018 yılı nisan ayı itibarıyla yaptıkları toplam ödemeleri, bir ortaklık payında birleştirerek yaptıkları ödemelerin toplam ödemeler içindeki oranı dikkate alınarak hisseli ortak olmak istediklerini ayrı ayrı verdikleri dilekçelerle kooperatiften talep ettikleri, davalı kooperatifin davacıların taleplerini kabul ederek 14/04/2018 tarih ... Yönetim Kurulu Kararı ile davacıların paylarını bir pay içinde birleştirme işlemi gerçekleştirdiği, davacıların hisse birleştirme konusunda aralarında yaptıkları yazılı bir sözleşme bulunmadığı, hisse birleştirilmesinden sonra hisseye ilişkin bir temsilci bildirimi yapılmadığı, davalı kooperatifin de bu konuda bir talep ve uyarıda bulunmadığı, davalı kooperatifin dosya kapsamına ve taraf beyanlarına göre henüz konut üretmeye başlamadığı anlaşıldığından davacılara tahsis edilecek konut bulunup bulunmadığı araştırmasına girilmediği, bu bağlamda, kooperatif yönetim kurulu kararının hukuken geçerli bir karar olup olmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin olarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere, ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜ İLE; 14/04/2018 tarih ve ... no'lu Yönetim Kurulu Kararı'nın iptali ile asıl davacı ... ve birleşen davacı ...'in davalı Kooperatif'in münhasıran birer pay sahibi olduklarının tespiti ile kooperatife ayrı ayrı birer tam pay şeklinde ortak olarak kaydedilmesine, A)Asıl Dava Yönünden; 1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,... TL harcın mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 2-Davacı tarafından yatırılan 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .....tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 4.916,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) Birleşen Dava Yönünden; 1-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 2-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 4.916,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Talep halinde artan avansın iadesine, Dair asıl davacı vekili, birleşen davacı ... ve asıl ve birleşen davalı vekilinin yüzlerine arşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/625, K. 2024/979, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-625-e-2024-979-k-806080aa7c0f