İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/424 E. 2023/814 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/424
- Karar No
- 2023/814
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/424 Esas - 2023/814 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇEKLİ KARAR ESAS NO : 2023/424 Esas KARAR NO : 2023/814 HAKİM : .... KATİP : ... DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2023 KARAR TARİHİ : 06/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilikçesinde özetle; Taraflar arasında mal ve hizmet tedariki konulu 27/04/2011 tarihli sözleşme düzenlendiğini, davalı şirketin sözleşme konusu malzemeleri geç teslim edince dava dışı ... (...)'nin davacı şirkete 16.080 Euro gecikme cezası tahakkuk ettirdiğini ve bunu da davacı şirketin ödeneğinden mahsup edildiğini, ...'nin kendisine tahakkuk ettirdiği 16.080 Euro'luk ceza tutarını 27/04/2011 tarihli sözleşmesinin 12 maddesi gereğince davalı şirkete yansıtarak bu tutardaki paraşı onlara ödemediğini, davalı şirketin davacı aleyhine 48.559,83 TL üzerinden ...Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davacını itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının .... Karar sayılı kararı ile kısmi kabul- kısmi ret kararı sonuncunda 27.691,00 TL yönünden davanın kabul ile sonuçlandığını ve kararın müderecattan geçerek kesinleştiğini, ilk davalının karara istinaden alacaklısı olduğu katip dosyası üzerinden cebri haciz işlemlerini sürdüğünü ve icra baskısı altında davacıdan alacağının tamamını haricen tahsili ettiğini, mahkemece bozma sonrası verdiği ikinci kararın gerekçesinde davalı- alacaklı şirketin 12.081.84 TL yönünden takipte haksız olduğunu belirtmiş ve fakat bunu kararın hüküm kısmında belirtmediğini, davalı şirketin alacaklısı olduğu icra takip dosyası aracılığı ile cebren ve haricen tahsil ettiği bu tutarın iadesi için takip dosyası üzerinden İcra İflas Kanunu'nun 361 maddesi kapsamında geri alınması için işlemler başlatıtıklarını, ancak İcra Müdürlüğü'nün tüm aramalarına rağmen dosyayı bulamadığını, bir sonuç alınamayınca .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, daca icra takibinin devamı için .... Esas sayılı dosyasıyla açılan itirazın kaldırılması, davasının reddidelerek kesinleştiğini, bu suretle davalı şirketin alacaklısı olduğu icra dosyasından fazladan tahsil etmiş olduğu dava konusu parayı tahsil edememiş olduklarını ileri sürüp davalının takipte haksız olduğu ve fakat cebri icra baskısayla tahsil etmiş olduğu 12.081,84 TL'nin takip tarihi (31/08/2012) itibaren işleyen yıllık % 17,75 faiziyle birlikte iadesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığından davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacının bu davada hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı olsaydı dahi yasal süresi içerisinde işlem yapılmadığından davacının alacağının talep etme haklı bulunmadığını, davacının haksız ödeme hususunun 22/05/2021'de öğrendiği kabul edildiğinde 1 yıllık hak düşürücü sürede ..... esas sayılı icra dosyasından icra takip işlemi yapmayan davacının .... sayılı ilamın kesin olduğu da gözetildiğinde bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, ilama karşı istirdat davası açılamayacağını, davacının taleplerinin hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden yasal süresi içinde olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava. İcra baskısı altında ödediği bedelin istirdatı isteğine ilişkindir. Davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı örneğinin ibrazı için 2 hafta kesin süre verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. Maddesinde sonra gelmek üzere 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. İle 5/A maddesi eklenmiş olup bu maddeye göre Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Davacı vekili 07/06/2023 tarihinde açılan dava ile icra tehdidi altında davalıya ödediği bedelin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olup, mahkememizce çıkarılan muhtıraya karşı verilen ekli belgelerden davacı vekili tarafından dava açıldıktan sonra 14/07/2023 tarihinde arabulucuya başvuru yapıldığı görülmüş olup dava tarihinden önce arabuluculuk sonuç evrakı düzenlenmemiş olduğu, dava tarihinden sonra 11/08/2023 tarihinde arabuluculuk son tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatım ile dava açıldığı tarihte dava şartı yerine gelmiş değildir. 6201 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. Fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununa 7155 sayılı yasanın 23. Maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu husus mahkememiz açısından özel dava şartı olduğundan ve dava tarihi itibariyle dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK'nın 114 ve 115. Maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinden sonra gelmek üzere 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. ile 5/A maddesi eklenmiş olup bu maddeye göre Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Davanın istirdat istemli olması ve davada bir miktar paranın ödenmesi talebinde bulunulması nedeniyle arabuluculuk dava şartına tabi olduğu 6201 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununa 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu hususun mahkememiz açısından özel dava şartı olduğu ve eldeki davada da bu hususun arandığı, dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-1-HMK 114 ve 115 madde gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, 2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 206,33 TL harcın düşümü ile eksik kalan 63,52 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcının üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 12.081,84-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Talep halinde artan avansın iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.06/12/2023 Katip .... e-imzalı Hakim ... e-imzalı