İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/131 E. 2023/733 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/131
- Karar No
- 2023/733
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/131 Esas - 2023/733 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/131 Esas KARAR NO : 2023/733 HAKİM : .... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .... MÜTEVEFFA : ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/02/2023 KARAR TARİHİ : 07/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/11/2022 tarihinde müvekkilinin eşi olan müteveffa ...'ın karşıdan karşıya geçerken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, dava konusu trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ... A.Ş.'nin teminatı altında olduğunu belirterek şimdilik 150.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; bilahare sunduğu 12/10/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile tazminat talebini 588.068,65-TL'ye çıkarmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ancak azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulabileceğini, davanın kabulü anlamına gelmemek ile birlikte aleyhe kurulması halinde poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini, ...'dan gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, müteveffanın destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, faizin ancak temerrüt tarihinden itibaren ve yasal faiz olabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Deliller toplanmış, davacı ile müteveffanın sosyal ekonomik durumuna ilişkin araştırma yaptırılmış, nüfus kayıt örneği, poliçe ve hasar dosyası, ... kayıtları, trafik kazası tespit tutanakları, .... Esas sayılı ceza dosyası sureti getirtilmiş, kusur incelemesi yaptırılmış, aktüer hesap uzmanı bilirkişi aracılığıyla tazminatın hesaplanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 05/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ... A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nin davaya konu trafik kazasının oluşumunda %100 oranında, tam kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Ceza dosyası kapsamında .... Mahkemesi tarafından ... 'nden alınan 20/03/2023 tarihli kusur raporunda da aynı yönde kanaat bildirildiği görülmüş; savcılık soruşturması sırasında alınan 01/12/2022 tarihli raporda ise sürücü ...'nin asli kusurlu, müteveffa ...'ın tali kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Eldeki teknik bulgulara göre hakim, kusur oranını kendisi belirleyebilir (Emsal: ... sayılı ilamı). Bu bağlamda kusur durumuna ilişkin olarak, tüm dosya kapsamı, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile davaya konu trafik kazasına dair ceza dosyasında yer alan maddi vakıaya dair tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; özellikle davalıya sigortalı araç sürücüsünün meskun mahalde seyri sırasında aydınlatma mevcut olan olay yerine geldiğinde yola gereken dikkati vermediği, hızını far ışığı altındaki görüşüne göre ayarlamadığı, bu bağlamda yaya geçidi levhaları ve yer çizgileri ile belirlenmiş yaya geçidi mahallinde seyrine göre yolun sağından yola girerek sol şeride kadar gelen yayaya ilk geçiş hakkını bırakmayarak çapması sonucunda meydana gelen kazaya dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketlerinin neden olduğu, müteveffanın ise mevcut koşullarda kural ihlalinin olmadığı yönündeki tespitler de gözetilerek, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, tarafların kusur durumlarının, davaya konu trafik kazasının oluşuna ve hakkaniyete uygun olduğu kabul edilen bu oran nazara alınarak hükme esas alınması uygun bulunmuştur. Tazminat hesabı yönünden aktüer hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 10/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "poliçe teminat limitinin 1.000.000,00 TL olduğu...19/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden ...'ın eşi davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının 588.068,65 TL olarak hesaplandığı..." yönünde kanaat bildirilmiştir. Mezkur bilirkişi raporunda yapılan tazminat hesaplamasının ve uygulanan yöntemin, ... içtihatlarında öngörülen ilkelere ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görüldüğünden hükme esas alınması uygun bulunmuştur. Dava; davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan aracın davacının desteğine çarpması sonucununda vefatı dolayısıyla destekten yoksun kalma maddi tazminatı istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 19/11/2022 tarihinde davalıya sigortalı olan ... plakalı aracın davacının desteği olan eşi ...'a çarpması sonucunda desteğin vefat ettiği, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu ve buna göre davalının poliçe teminat limitleri dahilinde davacının destekten yoksun kalma zararını tazminle yükümlü olduğu, aktüer bilirkişi raporundan davacının 588.068,65 TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğu ve bu zararın kaza tarihinde 1.000.000,00 TL olan poliçe teminat limiti dahilinde kaldığı anlaşılmakla davacının dava ve değer arttırım dilekçesindeki talepleri nazara alınarak davanın kabulü ile, 588.068,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine başvuru tarihine göre 28/12/2022 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine yönelik olarak son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 588.068,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28/12/2022 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 40.170,96 TL harçtan peşin alınan 512,33 TL, ıslah dilekçesi ile yatırılan 1.497,00 TL harcın toplamı olan 2.009,33 TL'nin mahsubu ile bakiye 38.161,63 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 512,33 TL peşin harç ve 1.497,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.189,23 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 207,25 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.207,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 88.329,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 07/11/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸