İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/810 E. 2024/241 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/810
Karar No
2024/241
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/810 Esas KARAR NO : 2024/241 ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/12/2022 KARAR TARİHİ : 02/04/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;10/07/2020 tarihinde, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı kamyonet ile Bülten Caddesi üzerinde seyir halinde iken ... gelindiği esnada yol geçiş üstünlüğüne riayet etmeksizin hızla kavşağa girerek kavşaktan geçmekte olan davacı müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını ve bakım ihtiyacı doğmuş olduğunu, müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, yargılama konusu trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren ... plaka sayılı kamyonetin, kaza tarihi itibariyle ... nolu Kasko Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ...Ş.'nin teminatı altında olduğunu, müvekkili davacının, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanmış olduğunu, defalarca muayeneden geçtiğini, ameliyat, tahlil ve birçok tıbbi işleme maruz kaldığını, uzun bir tedavi süreci yaşadığını, yaralanmalar nedeniyle, müvekkilinin hem fiziken hem de manen telafisi güç ve imkansız acı, elem ve üzüntüler yaşamakta olduğunu, vücudunun çeşitli yerlerinde meydana gelen arazlar nedeniyle müvekkili davacının hareket kısıtlığı yaşamakta olduğunu, etkilerinin halen devam ettiğini, vücut fonksiyonlarının eski kuvvetinde bulunmaması nedeniyle derin bir acı ve elem yaşamakta olduğunu, müvekkilinin bedeni ve psikolojik sağlığında herhangi bir düzelme, iyileşme olmadığını, günlük ihtiyaçları ile öz bakımını dahi karşılayamaz hale gelmesine sebep olan bir maluliyet hali oluşturduğunu belirterek, davacı müvekkili ...'nın dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararların tazmini amacıyla 75.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (.... teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; bahsi geçen kazada, davacının iddiasının aksine müvekkilinin trafik kurallarına riayet etmiş olduğunu, gerçekleşen kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı vekilinin, müvekkili ...'nın yaşanan kaza sonrasında ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını beyan ettiğini, çeşitli ameliyatlar ve birçok tıbbi müdahaleye maruz kaldığını ifade ettiğini, ancak bahsi geçen iddiaların somut herhangi bir belge ile ispatlanamadığını, meydana geldiği öne sürülen ağır yaralanmanın boyutunun, vücut fonksiyonlarında eskiye nazaran ne gibi bir değişiklik meydana geldiğinin dosyadaki mevcut belgelerden anlaşılamadığını, müvekkilinin kaza anından itibaren davacının daima yanında olarak manevi destek olduğunu, tedavi sürecini yakından takip ettiğini, davacı ve aile yakınlarıyla sürekli temas halinde kaldığını, müvekkilinin iyi niyetinin suistimal edildiğini, müvekkili hakkında kesinleşmiş bir ceza söz konusu olmadığından manevi tazminat şartlarının da oluşmadığının kabulü gerektiğini, müvekkilinin davaya konu kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik koşullar dikkate alındığında emekli davalı müvekkilinin maddi olarak zor günler geçirdiğini ve talep edilen tutarın müvekkilinin mahvına yol açacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... İnş. Tes. San. Tic. Ltd. Şti. vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca ticari uyuşmazlıklar bakımından dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulmasının zorunlu olduğunu, davacı tarafın arabuluculuk başvurusuna müvekkilini dahil etmediğini, zorunlu dava şartını müvekkili nezdinde yerine getirmediğini, bu sebeple bakılmakta olan davanın müvekkili nezdinde reddi gerektiğini, bahsi geçen kazada davacının iddiasının aksine müvekkiline ait araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının işbu davaya konu manevi zarar talebini her ne kadar ağır şekilde yaralanması, vücudunun çeşitli yerlerinde yaralanma, kırık, çıkık, ezilme ve berelenme meydana gelmesi, yatarak tedavi görmesi, tahlil ve birçok tıbbi işleme maruz kalması, çeşitli ameliyat ve cerrahi operasyonlar geçirmesi, hareket kısıtlılığı yaşaması ve bunun etkilerinin halen devam etmesi, vücut fonksiyonlarının eski kuvvetinde bulunmaması, bedeni ve psikolojik sağlığında herhangi bir düzelme ya da iyileşme olmaması, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalması, günlük ihtiyaçları ile öz bakımını dahi karşılayamayıp bakıcı ihtiyacı duymasına bağlamış olsa da dosya kapsamında bu hususlara ilişkin tek bir delilin dahi yer almadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, çift taraflı trafik kazası neticesinde ... plakalı araç sürücüsü olan davacının yaralanması nedeniyle ... plakalı araç sürücüsü ..., işleteni .... ve kasko sigortacısı ...'den manevi tazminat istemine ilişkindir. Deliller toplanmış, tarafların sosyal ekonomik durumuna ilişkin araştırma yaptırılmış, poliçe ve hasar dosyası, trafik tescil kayıtları,... kayıtları, trafik kazası tespit tutanakları, ... Esas sayılı dosyası, ilgili hastanelerden celbedilmiş tedavi evrakları dosya kapsamına alınmış, davacının maluliyet durumuna yönelik olarak ... rapor alınmış, kusur durumuna yönelik bilirkişi raporları da dosya kapsamına alınarak hüküm tesisinde mahkememizce değerlendirilmiştir. Poliçe ve hasar dosyasının incelenmesinden; davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... plakalı aracın davalı ...Ş. tarafından düzenlenen "Kasko-Genişletilmiş Kasko Poliçesi" ile 02/04/2020-02/04/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalı olduğu, anılan poliçenin "İhtiyari Mali Sorumluluk Manevi Tazminatı Klozu" gereğince manevi tazminat taleplerini olay başına ve yıllık toplamda 150.000 TL limit ile teminat kapsamına aldığı görülmüş, böylece mezkur poliçenin 10/07/2020 tarihli trafik kazasını ve davaya konu manevi tazminat talebini karşıladığı anlaşılmıştır. Davaya konu trafik kazasına ilişkin ... sayılı ceza dosyasının incelenmesinden; yürütülen kovuşturma neticesinde tesis edilen 02/06/2022 tarih ve ... Karar sayılı karar ile davalı ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçmek suretiyle 28/04/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve var ise geçici ve daimi iş göremez kalınan sürenin ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespitine dair kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenen... 19/03/2023 tarihli raporunda özetle; "...10/07/2020 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %2 (yüzde iki) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren tedavi sürecinde ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği..." yönünde kanaat belirtilmiştir. Bu rapora yönelik davacının itirazları nazara alınarak değerlendirilmesi amacıyla ... Anabilim Dalı Başkanlığı'na yeniden müzekkere yazılması gerekmiş, düzenlenen 21/12/2023 havale tarihli ek raporda özetle; "...Hastada 1007/2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı sol tibia ve fibula şaft kırıkları meydana gelmiştir. Tarafımızca 28/03/2022 tarihinde muayene edilmiş olup sol ayak bileği ve diz hareketlerinde kısıtlılık olduğu saptanmıştır. Muayene bulgularına dayanarak 07/04/2022 tarihinde düzenlenen maluliyet raporunda ilgili yönetmelik kapsamında %7 engel oranı tespit edilmiştir. Mahkemenizce 27/01/2023 tarihli üst yazınız ile maluliyet raporunun düzenlenmesi talep edilmiştir. Bunun üzerine hasta Anabilim Dalımızda 13/02/2023 tarihinde yeniden muayene edilmiş ve ayak bileği eklem hareketlerin kısıtlılığın devam ettiği, diz hareket kısıtlılığının olmadığı görülmüştür. İlgili muayene bulgularına göre 19/03/2023 tarihinde düzenlen maluliyet raporunda ise engel oranının %2 olduğu belirtilmiştir. Trafik kazaları sonucunda hastalarda çeşitli patolojiler meydana gelmektedir. Kas iskelet sistemini ilgilendiren kınk, çıkık ve bağ yaralanmaları hastalarda çeşitli semptom ve bulgulara neden olmaktadır. Meydana gelen yaralanmalar için düzenlenen maluliyet raporlarının engel oranı; tıbbi tanılar, radyolojik bulgular veya muayene bulgularına göre yönetmeliklerde yer alan maddeler kullanılarak tespit edilir. Tespit edilen arazların niteliği süreç içerisinde hastanın rehabilitasyonu ve tedavi süreci gibi çeşitli nedenlerle değişiklik gösterebileceği tıbben bilinmektedir. Bu nedenle maluliyet oranları hastaların tıbbi iyileşme süreçleri tamamlansa dahi farklı tarihlerde gerçekleştirilen muayenclere göre değişiklik gösterebilir. ... hakkında Anabilim Dalımızca 07/04/2022 ve 19/03/2023 tarihlerinde iki farklı rapor düzenlenmiştir. Her iki muayene bulgularımızın sonuçları incelendiğinde ... süreç içerisinde sol ayak bileği eklem hareketlerinde değişiklik olmadığı. sol diz eklem hareketlerinde görece artış olduğu tespit edilmiştir. Tarafımızca yapılan muayeneler arasındaki 11 aylık süre ve yukarıdaki paragrafta yer alan maluliyet oran farklılıklarına ilişkin gerekçeler birlikte değerlendirildiğinde, tarafımızca düzenlenen iki maluliyet raporu arasındaki farkın muayene bulgularımızda tespit edilen mevcut patolojiden kaynaklı eklem hareket kısıtlılığındaki değişiklikten kaynaklandığı kanaatinde olduğumuzu bildirir ek rapordur." şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, rapordaki tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği ve raporların gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla alınan maluliyet raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından; 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Eldeki teknik bulgulara göre hakim, kusur oranını kendisi belirleyebilir ...Karar sayılı ilamı). Aynı kazaya ilişkin kesinleşen ceza dosyası kapsamında alınmakla beraber mahkememizce taraflara tebliğ edilerek taraflarca incelenmesine ve varsa itirazlarının ileri sürülmesi ile mahkememizce denetlenmesine imkan verilen öncelikle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda da özetle; "...A)Şüpheli sürücü ... sevk ve idaresindeki 06 FG 1258 plaka sayılı kamyoneti ile geldiği olay mahalli kavşakta seyir yönüne bulunan "Yol Ver" levhasını dikkate alarak durması,yolun sağından kavşağa giriş yapan motorlu bisiklet sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken belirtilen hususlara riayet etmeyip kavşağa girmesi ile ilk geçiş hakkını bırakmadığı motosikletin sol yan kısmına çarpması ile meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurludur. B)Müşteki sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorlu bisikleti ile olay yeri kavşağa giriş yaptığı esnada motorlu bisikletin sol yan kısmına çarpan kamyonet nedeniyle meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmamaktadır." şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği, bu rapora paralel bir şekilde ...oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 12/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle; "...Sanık sürücü ..., yerleşim yeri içinde daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, yönetimindeki aracı ile olay yeri kavşağa yaklaşırken hızını düşürmemekle, olay yeri kavşak girişinde seyir yönündeki trafiğe hitaben konulan “Yol Ver” trafik işaret levhasını dikkate almamakla, kavşak girişinde durup sağından gelen trafiği kontrol ettikten sonra uygun ise kavşağa girmesi gerekirken, aksine davranışla kavşağa giren müşteki yönetimindeki araca rağmen kavşağa girerek, müşteki aracının sol yan kesimine önlemsizce çarpmakla, kavşakta ilk geçiş hakkını davacı tarafı aracına vermemekle, durup davacı aracının geçmesini beklememekle, fren tedbirine başvurmamakla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47. maddesi (c) bendi ile, 57. maddesi (a) ve (b) bendi 5. fıkrası hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranmıştır. Meydana gelen olayda asli derecede kusurlu bulunmaktadır. Müşteki sürücü ..., yönetimindeki motosikleti ile gündüz tek yönlü yolda seyri sırasında olay mahalli kavşağı doğru geçmekte iken sağ tarafından tali yoldan “Yol Ver” levhasına riayet etmeden kısa mesafeden gelerek sol yan kesimine sağ ön kesimi ile çarpan kamyonete karşı olayın oluşumunu önlemeye yönelik alabileceği herhangi bir tedbir olmadığı, olayın oluşum tarzı itibarıyla nizamlara aykırı bir tutum ve davranışının bulunmadığı anlaşıldığından, meydana gelen olayda kusuru bulunmamaktadır." şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Bu bağlamda tüm dosya kapsamı, kusur durumuna dair maddi vakıa bakımından istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen ceza dosyası, kaza tespit tutanağında yer alan kayıt ve bilgiler ile mezkur bilirkişi raporlarında yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; 06 FG 1258 plakalı aracın davalı sürücüsü ...'in davaya konu trafik kazasının oluşumunda %100 kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Toplanan deliller kapsamında davacının manevi tazminat istemine gelince; 6098 TBK'nun 56/1. maddesi hükmüne göre “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir” hükmü ile aynı Kanun'un 51. maddesindeki “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda kaza tarihi, kazanın oluş şekli, kaza neticesinde davacının %2 oranında daimi, 9 ay süresince geçici iş göremezliğine ve 3 aylık bakıcı ihtiyacına neden olacak şekilde yaralanması ile oluşan cismani zararının boyutu ile bu zarara neden olan trafik kazasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyen 06 FG 1258 plakalı aracın davalı sürücüsü ...'in %100 kusurlu olarak katkısının bulunmuş olması ile tarafların sosyal ve ekonomik durumu da göz önüne alınarak, davacının trafik kazası nedeniyle duyduğu acı ve ızdırabın niteliği ve derinliğini hafifletebilmek amacıyla davacıyı da zenginleştirmeyecek şekilde mahkememizce takdir olunan 30.000,00 TL manevi tazminatın, kasko sigorta poliçesi kapsamında sorumlu davalı ...Ş. yönünden KTK'nın 99/1. madde hükmü gereği sigortaya ihbar tarihinin 8 iş günü sonrası olan 24/08/2022 temerrüt tarihinden, TBK'nın haksız fiile ilişkin genel hükümleri ile KTK'nın 85. vd. maddeleri kapsamında sorumlu araç sürücüsü ile işleteni sıfatını haiz diğer davalılar yönünden 10/07/2020 kaza tarihinden itibaren, zarara sebep olan aracın kullanım amacının ticari mahiyette olduğu gözetilerek, işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar vermek gerekmiş, son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE 30.000,00TL manevi tazminatın davalı ...Ş yönünden 24/08/2022 temerrüt, diğer davalılar yönünden 10/07/2020 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya dair istemin reddine, 3-Alınması gereken 2.049,30TL harcın peşin alınan 256,17TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.793,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin 1.248,00TL'sinin davalı ...Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 1.872,00TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 256,17TL peşin harç, 80,70TL başvuru harcı olmak üzere toplam 336,87TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 84,25TL tebligat gideri, 481,00TL müzekkere gideri ücreti, 2.980,00TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 3.545,25TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 1.418,10TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/04/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/810, K. 2024/241, T. 02.04.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-810-e-2024-241-k-18acf50950e5