İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/478 E. 2023/461 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/478
- Karar No
- 2023/461
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/478 Esas - 2023/461 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2022/478 Esas KARAR NO : 2023/461 HAKİM : .... KATİP : .... DAVACILAR : 1- .... 2- .... 3- .... 4- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALILAR : 1- .... VEKİLİ : Av. .... : 2- .... VEKİLİ : Av. .... : 3- .... VEKİLİ : Av. .... : 4- .... VEKİLİ : Av. .... : 5- .... 6-.... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/07/2022 KARAR TARİHİ : 16/06/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/07/2019 günü saat 22.20 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile .... istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiği sırada istikametine göre solundan kavşağa giriş yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu dava konusu trafik kazası meydana geldiğini, .... esas ile açılan davada toplanan delillere göre, ... raporuna göre ... plakalı araç sürücüsünün Tali Kusurun ... plakalı araç sürücüsünün ise asli kusurlu olduğu gönünde rapor tanzim edildiğini belirterek şimdilik 2.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davacılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat tutarlarının ... ve ... İçin Ayrı ayrı 150.000 TL Kardeşler ... ve ... için yarı ayrı olmak üzere 75.000 TL toplamda 450.000 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsile karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların belirsiz alacak olarak dava açmada hukuki yararı bulunmadığından HMK'nın 114/H maddesi gereği dava şartı yokluğundan başvurunun reddinin gerektiği, KTK'nın 97. Maddesi gereği sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğinden, davanın usulden reddinin gerektiği, Manevi tazminattan herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, Kusur oranların tespiti için dosyanın .... sevk edilmesi gerektiğini, Destekten yoksun kalma tazminatının, ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler tarafından istenebileceğini, Cenaze ve defin giderleri talebinin reddinin gerektiğini, Hesaplanacak tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimin yapılması gerektiğini, Cenaze ve defin masraf taleplerinin reddinin gerektiğini, Sadece dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, Müteveffanın alkollü sürücünün kullandığı aracına binmekle müterafik kusurlu olduğunu, Sigorta Genel Şartlarına göre hesap yapılması gerektiğini, Sigorta şirketinin sorumluluğunun temerrüt tarihinden başlamakta olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, Davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, Müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Hatır taşımasını mevcut olması sebebiyle %20'den az olmamak üzere indirim yapılması gerektiğini, Sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu, zararın poliçe limitlerini aşması halinde aşan zarar yönünden aracın kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketine davayı ihbar etme hakkını saklı tuttukları belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dilekçesinde belirttiği delillerin tamamı taraflarına tebliğ edilmediğinden dolayı HMK'ya aykırılık teşkil ettiğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, Davanın meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusurunun olmadığını, Ceza davası ile doğrudan bağlı olduğundan, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalının aleyhine haksız ve usule aykırı surette açılan davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; .... mahkemesinin yetkili olmadığı, .... Mahkemesinin yetkili olduğunu, Müteveffanın teyzesinin oğlu olduğu ve talep edilen manevi tazminatın çok yüksek olduğunu, Hatır taşımacılı indiriminin yapılması gerektiğini, Davanın reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacılardan tahsiline karar verilmesi yönünde talepleri bulunduğunu, Davacının dilekçesinde belirttiği delillerin tamamı taraflarına tebliğ edilmediğinden HMK'ya aykırılık teşkil ettiği ve bu sebeple davanın usulden reddinin gerektiği belirtmişlerdir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce ... alınan 14.02.2022 tarihli raporda özetle; "Davalı sürücü ...'un %15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu, Davalı sürücü ...'ın %85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğuna" şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce aktüer bilirkişiden alınan 15.02.2023 tarihli raporda özetle; "Kaza tarihi 19.06.2021 tarihinden önce olduğundan dolayı ZMSS Genel Şartları dikkate alınmadan aktüer hesap raporu düzenlenmiştir. Müteveffanın geliri asgari ücret olduğu dikkate alınarak destekten yoksun kalma maddi tazminati hesaplanmıştır. Müteveffanın kusuru bulunmadığından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından kusur tenzili yapılmamıştır. Müteveffanın 6 aylık muhtemel zorunlu askerlik süresi dışlanarak destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. (ZMSS genel şartları dikkate alınmamıştır.) ... uygulamaları gereği müteveffanın TÜİK verilerine göre yaklaşık 28,1 yaşında evleneceği (evlilik tarihi 01.01.2027 olarak dikkate alınmıştır) 01.01.2029 yılında birinci çocuğu, 01.01.2031 yılında ise ikinci çocuğu doğacağı ihtimali dikkate alınarak aktüer hesap raporu düzenlenmiştir. Sigorta şirketlerinin poliçe limitleri ayrı ayrı 360.000 TL olup, hesaplanan tazminatın poliçe limitinin üzerindedir. Her bir sigorta şirketinin davacılar için poliçe limitleri dahilinde sorumluluk tutarları yukarıdaki Tablo 3'de belirtilmiştir. Delillerin ve hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dosya kapsamı evraka göre davacıların gerçek zararları; Müteveffanın davacı annesi ...’ın 553.547,12 TL Müteveffanın davacı baba ...'ın ise 389.041,81 TL'dir." şeklinde görüş bildirmiştir. Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsiline ilişkindir. Davacılar, 30/07/2019 tarihinde saat 22.20 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde davacılar desteği ...'ın vefat ettiğini beyanla davacılar ... ile ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminatın, diğer davalılar ... ile ... yönünden ise manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, davalı ... AŞ cevabında, manevi tazminat talebinin poliçe kapsamı dahilinde olmadığını, ceza soruşturması kapsamında alınan bilirkişi raporunun hükme esas teşkil etmeyeceğini, kusuru kabul etmediklerini, hesaplanacak tazminattan müterafık kusur indiriminin yapılması gerektiğini, mütefevvanın emniyet kemerinin takılı olmadığını, hatır taşımacılığı indirimi uygulanması gerektiğini, faiz başlangıcının ise dava tarihi olacağını, ... AŞ cevabında, müteveffanın içerisinde bulunduğu aracın asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza anında emniyet kemeri takılmadığını ve alkollü olduğunu, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının ise kaza tarihi olmayacağını, davalılar ... ve ... vekili cevabında, sürücü ...'un meydana gelen kazada kusurunun olmadığını, kusurun tespitinin yapılması gerektiğini, müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi talep ettiklerini, talep edilen manevi tazminat tutarının sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde yüksek olduğunu, davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru olmadığını, manevi tazminat talebinin de reddinin gerektiğini, ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalı ... vekili ise, talep edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyan özetlerinde davanın reddini savunmuşlardır. Davalı sigorta şirketlerinden hasar dosyaları, poliçeler ve varsa ödeme bilgileri celp edilmiş, ... plakalı aracın 20/09/2018-2019 tarihleri arasında davalı ... AŞ, ... plakalı aracın 18/08/208-2019 tarihleri arasında davalı ... AŞ tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçeleri ile sigortalandıkları kaza sonrasında ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır.Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Destekten yoksun kalma zararı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 53. maddesinde yer almaktadır. Anılan madde aynen; Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar olarak sayılmıştır. 2918 sayılı yasanın 91. maddesinde İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu ifade edilmiş aynı yasanın 85. maddesinde ise "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." ifadesi, ZMSS Genel Şartlarının sigortanın kapsamı başlıklı A.3. maddesinde "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; 30/07/2019 günü saat 22.30'da davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ve davalı ...'un işleteni olduğu diğer davalı ... AŞ tarafından sigortalı ... plakalı aracın .... Yolu Kavşağında iken 190-04 karayoluna katıldığı esnada aracının sağ kısmı ile seyir istikametine göre kavşağın sağından Alaca İlçesi istikametinden gelen diğer davalı ...'un sevk ve idaresinde olan işleteni davalı ... olan ve davalı ... AŞ tarafından sigortalı olan ... plakalı araç ile çarpıştığı, mahkememizce kusur yönünden hükme esas alınan ...'nden alınan kusur raporunda meydana gelen kazada davalı sürücü ...'un %15 diğer davalı sürücü ...'ın ise %85 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen kazada davacıların desteği olan ...'ın ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda olduğu ve meydana gelen kazada kusuru olmadığı anlaşılmıştır. Zararın artmasında davacının da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, TBK'nun 52. maddesinde düzenlenmiş olup, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilecektir. Mahkememizce yapılan müterafık kusur değerlendirmesinde; dosyaya celp edilen ceza dosyasında ceza soruşturması içerisinde alınan 15/12/2019 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere kaza anında ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'un alkolsüz olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise kazanın meydana geldiği 30/07/2019 günü saat 22.30'dan 3,46 saat sonra 31/07/2019 günü gece saat 01.48'de hastanede yapılan alkol ölçümlerinde alkol miktarının 0,020 promil olduğu, ancak bu değerin sürücünün kaza anındaki gerçek alkol değerini vermediği, geçerli literatüre göre alkol alındıktan sonra vücutta alkol oranının 0,15 oranında azaldığı buna göre kaza saati ile hastanede yapılan ölçüm saati arasında geçen 3.46 saatlik süre içerisinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kanındaki alkol miktarının 0,52 promil azaldığı, gerçek alkol miktarının ise 0,54 promil olduğu, yine dosyada mevcut kolluk tarafından hazırlanan fezlekede de davacıların desteğinin kaza esnasında 1,24 promil alkollü olduğu anlaşıldığından hükmolunan tazminat miktarında davalılar yönünden %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılarak 754.071,17 TL'nin davalılar ... ile ...'dan tahsiline karar verilmiştir. . Hatır taşımasına ilişkin olarak; .... sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK'nın 43. (6098 sayılı TBK’nın 51.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse ... İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de Dairemizin uygulamalarına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir..." şeklindedir. Buna göre davacıların desteğinin içerisinde bulunduğu ... plakalı aracın içerisinde ceza soruşturmasında alınan beyanlardan anlaşılacağı üzere karşılıksız olarak, bir menfaat beklentisi olmaksızın taşındığı anlaşıldığından bilirkişi tarafından yapılan tazminat hesabında müterafık kusur indirimi sonrasında ... plakalı araç sürücüsü, işleteni yönünden ayrıca %20 hatır taşıması indirimi uygulanarak bu davalılar yönünden 603.256,94 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 56. Maddesi ile 4721 sayılı TMK 4. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede; manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşıyan yönleri ile bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edilmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi zarar sorumlusununda fakirleşmemesi gerekmekte olup, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, davalıların desteğinin müterafık kusuru, desteğin yaşı tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığında davanın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 442.837,72 TL, davacı ... için 311.233,45 TL toplamı 754.071,17 TL’nin davalılar ... ile ... yönünden tamamı, davalı ... AŞ ve ... AŞ yönünden poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile, diğer davalılar ..., ... yönünden ise 603.256,94 TL’sinden sorumlu olmak koşulu ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden alacağa davalılar ... AŞ ve ... AŞ yönünden 09.08.2021 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise 30.07.2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Manevi tazminat talebi yönünden ise, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL tazminatın davalılar ....’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, alacağa 30.07.2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 4-Manevi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, 5- Destekten yoksun kalma tazminat talebi yönünden; Alınması gereken 51.506,92 TL harçtan peşin alınan 1.545,52 TL, ıslah dilekçesi ile yatırılan 3.211,00 TL harcın toplamı olan 4.756,52 TL'nin mahsubu ile bakiye 46.750,40 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, Manevi tazminat talebi yönünden; alınması gereken 9.563,40 TL harcın davalılar ... ..., ..., ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.400,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabulü red oranına göre 1.331,40 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 68,60 TL'sinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.545,52 TL peşin harç ve 3.211,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.837,22 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 469,50 TL tebligat ve müzekkeri 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.560,00 TL Adli tıp masrafı olmak üzere toplam 4.029,50 TL masrafın davanın kabul ret oranına göre 3.832,05 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca lehine maddi tazminata hükmedilen davacılar yönünden toplam 111,570,00 TL vekalet ücretinin (davalılar ... AŞ ve ... AŞ yönünden 53.400,00 TL, davalılar ... ... yönünden ise 90.424 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılarlardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Maddi tazminat reddedilen miktarı yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 53.043 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile (... , ... hariç olmak üzere) davacılara ödenmesine, Manevi tazminat yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 36.800,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ..., ..., ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 36.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile (davalılar ... , ... hariç olmak üzere) davacılara ödenmesine, 10- Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacılar vekili Av. .... ile e-duruşma sistemi üzerinden davalı ... vekili Av. .... ve e-duruşma sistemi üzerinden davalı ... vekili Av. ....'in yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/06/2023 Katip .... e-imzalı Hakim .... e-imzalı Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.