İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/206 E. 2024/110 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/206
Karar No
2024/110
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/173 Esas KARAR NO : 2024/10

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : 1- ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ... -... DAVALI : 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/03/2022 KARAR TARİHİ : 16/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kalça kemiği ve kaburgalarının kırıldığını, uzun süre yatağa bağımlı olarak kaldığını, tedavisinin halen devam ettiğini, işine devam edemediği için işine son verildiği ve 3. kişilerin bakımına muhtaç olarak uzun süre tedavi gördüğünü, bu kazanın fiziki ve manevi olumsuz sonuçlarına katlanmak durumunda kaldığını, davaya konu kazada kusurlu olan ... plaka sayılı araç sürücüsü ile aracın sigorta şirketinin de poliçede belirlenen klozlara ilişkin olarak limitler dahilinde kaza nedeniyle meydana gelen maddi/manevi zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu doğrultuda kazada kusurlu olan ... plaka sayılı aracın şoförü ve aracın ruhsat sahibi olan ... ve aracın sigortasını yapan ve bu kapsamda sorumluluğu bulunan ...’nin müştereken ve müteselsilen sorumlulukları olduğunu, davacının bir kısım tedavi giderlerinin devlet hastanesince karşılanmış ise de, kaza geçirdiği tarihten tamamen iyileşinceye kadar geçen sürede pek çok masraflar yapıldığını, dava şartı olması nedeniyle zorunlu arabuluculuk süreci başlatıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkili ile yapılan şifahi görüşmelerde de olay nedeniyle sorumluluk kabul etmediklerini ve aracın satışını yapacaklarını, müvekkilin davayı kazanması halinde dahi para tahsilatı yapamayacağını beyan ettiklerini, bu nedenlerle dava sonuna kadar davalı gerçek kişinin mal kaçırma niyetlerini açık etmiş oldukları ve ayrıca mal kaçırmalarının engellenmesi amacıyla kazaya karışan aracın plaka kaydına ve motorlu aracın ruhsat kaydına dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı şerhi işlenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilin uğradığı cismani zarar ve kalıcı iş gücü kaybı için 50 TL, geçici iş göremezlik nedeniyle 50 TL, geçici bakıcı gideri için 50 TL, hastane, ulaşım ve sair tedavi giderleri için 50 TL olmak üzere şimdilik 200 TL maddi tazminatın aracı işleten ve sürücü yönünden olay tarihi olan 30.11.2019 tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini ve müvekkili ... yönünden 25.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den olay tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tahsilini, kazada kusurlu olan davalı ... adına kayıtlı olan ... plaka sayılı aracın ruhsat kaydına 3. kişilere devrinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30.11.2019 tarihinde ... plakalı aracıyla trafik kurallarına uygun şekilde seyir halindeyken davacının bir anda yola fırlamasıyla birlikte ani fren yapmasına rağmen duramamış olduğunu, müvekkilinin hemen aracından inip bilinci açık davacıya müdahale ettiğini, onu sakinleştirmeye çalıştığını, müvekkilinin aracında bulunan arkadaşlarının hemen ambulans çağırırken müvekkilin de davacıya yanlış bir müdahalede bulunulmasın diye olay yerindeki insanları uzaklaştırdığını, hastaneye kaldırılan davacının karşı tarafın belirttiğinin aksine kaza sonrasında gitmiş olduğu hastane kayıtlarından da anlaşılacağı üzere olay anından itibaren bilincinin açık olduğunu ve ayakta tedavi olduğunu, ameliyatı gerektiren ağır bir durumu olmadığını, olaydan sonra müvekkilinin ...'na götürüldüğünü ve orada ifadesinin alındığını, davacının durumunun iyi olmasından ve karşı tarafın şikayetçi olmamasından dolayı müvekkilinin serbest bırakıldığını, Davacının şikayetçi olmadığını belirttiğini, davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği gibi ameliyat olan bir kişinin aynı gün içerisinde gelip ifade vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının sunduğu adli tıp raporu ve olay sonrası doktor raporunda görüleceği üzere hasarın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunu, karakolda davacının yanında bulunan yakınlarından birinin davacının telefonu hasar aldığı için müvekkilinden telefon parası istediğini, bunun üzerine müvekkilinin 600 TL para verdiğini, ...'a dönünce 1000 TL daha göndereceğini belirttiğini, müvekkilin olay anından itibaren davacının zarar görmemesi için çabaladığını, davacı tarafın talep ettiği zararları giderdiğini beyan ederek haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkeme yetkisiz olup yetkili mahkemenin sigorta şirketinin genel müdürlük adresi sebebiyle .... Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirkete başvuru şartının gerçekleşmediğini, dilekçe ekinde sunulu .... kararı sebebiyle davacıların davasının eksiklik sebebiyle reddedilmiş olmasına rağmen müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, haksız davanın reddi gerektiğini, kaza tarihi itibariyle müvekkili şirketin poliçe vadesinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, araç satışı mevcutsa araç satışına ilişkin belgelerin sunulmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri, yol masrafının sorumluluk kapsamında bulunmadığını, davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle maluliyet oranını ve malul kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile kaza tarihi ile illiyetli olmak kaydı ile belgelendirmesi gerektiğini, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına .... tarafından kusur raporu düzenlenmesini talep ettiklerini, zararın tespit edilmesi gerektiğini, sosyal güvenlik kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, karşı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğini, bu nedenle muaccel bir alacağın olmadığını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte tazminat hesabı yapılacaksa TRH-2010 mortalite tablosuna uygun hesaplama yapılması gerektiğini, ticari / temerrüt/ avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Deliller toplanmış, tarafların sosyal ekonomik durumuna ilişkin araştırma yaptırılmış, poliçe ve hasar dosyası, ... kayıtları, trafik kazası tespit tutanakları, .... sayılı soruşturma dosyası, ilgili hastanelerden celbedilmiş tedavi evrakları dosya kapsamına alınmış, davacının maluliyet durumuna yönelik olarak .... .'dan rapor alınmış, adli trafik uzmanı bilirkişi eliyle kusur durumuna, aktüer hesap uzmanı bilirkişi eliyle de maddi tazminatın hesaplanmasına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve var ise geçici ve daimi iş göremez kalınan sürenin ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespitine dair kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenen ...'nın 05/04/2023 tarihli raporunda özetle; "...30/11/2019 tarihli trafik kazasına bağlı engel oranı tayinine yer olmadığı, kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren tedavi sürecinde ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği..." yönünde kanaat belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, rapordaki tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği ve raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla alınan maluliyet raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından; adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından 01/11/2023 tarihli raporda özetle; "...Davacı yaya ...'in; dava konusu yaralandığı trafik kazasının oluşumunda tamamen kusursuz olduğu, davalı ...Ş. sigorta poliçesiyle olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı ... marka özel aracın sürücüsü ve aracın maliki ve işleteni olan davalı ... ...'in; dava konusu davacı yayanın dosya kapsamına göre yaralanmasıyla meydana gelen trafik kazasının oluşumunda tamamen % 100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu..." yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Eldeki teknik bulgulara göre hakim, kusur oranını kendisi belirleyebilir (Emsal: ...'nin 15/02/2021 tarih ve .... sayılı ilamı). Bu açıklamalar ışığında; tüm dosya kapsamı, ceza soruşturma dosyası ile kaza tespit tutanağında yer alan tespitler ve mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Tazminat hesabı yönünden aktüer hesap bilirkişisi tarafından 08/11/2023 tarihli raporda özetle; "...Davacı ...’in geçici iş göremezlikten kaynaklanan bakiye tazminat tutarının 11.723,71 TL olduğu, sürekli iş göremezlik yönünden tazminat alacağının bulunmadığı, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise 2.558,40 TL olduğu, Sayın Mahkeme tarafından tazminata hükmedilmesi durumunda davacı tarafın sigorta şirketine başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası temerrüde düşme tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek, diğer davalıdan kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceği, kaza tarihi itibariyle (30/11/2019) ZMSS poliçesi teminat limit tutarının 390.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminat tutarının poliçe teminat limiti dahilinde kaldığı, davacı yan tarafından talep edilen tedavi giderleri yönünden değerlendirme ve hesaplamanın uzman hekim bilirkişi tarafından yapılması gerektiği" yönünde kanaat bildirilmiştir. Mezkur raporda bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant sistemi esas alınarak yapılan hesaplamanın ... içtihatlarında öngörülen kriterlere uygun olduğu, raporun gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğu da anlaşılmakla hükme esas alınmasına karar verilmiştir.

Dava; davalı ... şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olup davalı ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile yaya olan davacıya çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı, deliller ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 30/11/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, zarara neden olarak davalı ...Ş.'ye sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olduğu kabul edilen 08/11/2023 tarihli aktüer hesap bilirkişi raporu da nazara alınarak, davacının geçici iş göremezlik dolayısıyla 11.723,71-TL, geçici bakıcı gideri dolayısıyla 2.558,40-TL maddi zararının olduğu anlaşılmış olup davalıya ait araca ilişkin ZMMS poliçesindeki sakatlık ve tedavi klozları gereğince söz konusu maddi zararların poliçe teminat limiti içerisinde kaldığı anlaşılmış, dava ve ıslah dilekçesi nazara alınarak davacının maddi tazminat isteminin 11.723,71 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 2.558,40 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 14.282,11 TL maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, haklılığı kanıtlanamayan fazlaya dair maddi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş, temerrüt durumu bakımından ise davalı ... yönünden genel hükümler kapsamında 30/11/2019 kaza, davalı ...Ş. yönünden ise KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalıya başvuru tarihine göre 17/11/2021 temerrüt tarihinin esas alınması gerekmiş, hükmolunan maddi tazminatın, bu tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat istemine gelince; 6098 TBK'nun 56/1. maddesi hükmüne göre “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir” hükmü ile aynı Kanun'un 51. maddesindeki “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda kaza tarihi, kazanın oluş şekli, kaza neticesinde davacının 1 aylık bakıcı ihtiyacına ve 6 aylık geçici iş göremezliğine neden olacak şekilde yaralanması ile oluşan cismani zararının boyutu ile bu zarara neden olan trafik kazasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalı araç sürücüsü ...'nın zararın meydana gelmesinde %100 kusurlu olarak katkısının bulunmuş olması ile tarafların sosyal ve ekonomik durumu da göz önüne alınarak, davacının trafik kazası nedeniyle duyduğu acı ve ızdırabın niteliği ve derinliğini hafifletebilmek amacıyla davacıyı da zenginleştirmeyecek şekilde mahkememizce takdir olunan 25.000,00 TL manevi tazminatın, 30/11/2019 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 11.723,71 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 2.558,40 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 14.282,11 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 30/11/2019 kaza, davalı ...Ş. yönünden 17/11/2021 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair maddi tazminat isteminin reddine, 2-Davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan 30/11/2019 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 975,61 TL harçtan 430,36 TL peşin harcın ve 50,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam mahsubu ile bakiye 495,25 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 1.707,75 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 430,36 TL peşin harç ve 50,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 561,06 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacılar tarafından yapılan 371,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.871,50 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranlarına göre 2.851,53TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul red oranına göre 1.082,40 TL'sinin davalı ...Ş.'den, 237,60 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Maddi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 14.282,11 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Maddi tazminat davası yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar üzerinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 10-Manevi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerilerinde bırakılmasına, 12-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/206, K. 2024/110, T. 14.02.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-206-e-2024-110-k-fa872be7b6a9