İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/415 E. 2023/845 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/415
- Karar No
- 2023/845
- Karar Tarihi
T.C. ... 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ... 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2021/415 Esas KARAR NO : 2023/845 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... -.... Av. ... - .... Av. ... - .... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Adi ortaklığın tasfiyesi, alacak DAVA TARİHİ : 16/07/2021 KARAR TARİHİ : 14/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan adi ortaklığın tasfiyesi, alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ve davalı şirket temsilcileri arasında 27.01.2018 tarihinde akdedilen "Ortak Çalışma Anayasası" başlıklı sözleşme ile ... Adi Ortaklığı kurulduğunu, kuruluş sözleşmesi içerisinde kesin ve net olarak kar ve zararın %60'ı davacı ... Ltd.Şti'ne ve %40'ı davalı ... Ltd.Şti'ne ait olacağı yönünden anlaştıklarını, adi ortaklığın kuruluş amacı konusu ve faaliyetinin idarelerce gerçekleştirilen ihalelere katılınması ve kazanılan hizmet alım işlemlerinin tamamlanması olduğunu, .... gerçekleştirilen ihalelerinden ... Adi Ortaklığı tarafından kazanılması ile idarelerle sözleşme akdedilmesi için noter huzurunda adi ortalık beyannameleri düzenlendiğini, akdedilen beyannameler içeriğindeki yüzdesel oranlar dışa karşı netice doğursa dahi taraflarca akdedilen 27.01.2018 tarihli adi oraklık sözleşmesi gereği kar ve zarar oranına katlanılmasına dair %60'a %40 olarak belirlendiğini, ... Adi Ortaklığı tarafından kazanılan ihalelerin toplam bedelinin 1.078.980,00 TL olduğunu, ortaklığın tasfiyesi için gerekli usul ve şartların gerçekleştiğini, davalının edim ve sorumluluğunda bulunan mimarlık alanına dair işlerin tamamlanması ve kesin kabul aşamasına getirilmesi için davacının emek para ve zaman harcadığını bu çabaya rağmen dava dışı idareler tarafından toplamda 161.860,06 TL gecikme cezası uygulandığını, davalının edimini yerine getirmemesi karşısında işin yaklaşık maliyetinin %21'lik kısmının idare tarafından gecikme cezası olarak ödenmediğini, ayrıca 7.260,80 TL gecikme cezasının davacı tarafından ödendiğini, ... tarafından yapılan son hakedişin adi ortaklık tarafından pay edilmediğini belirterek ... Adi Ortaklığın tasfiyesine tasfiye memuru tayin edilmesine, davalıdan kaynaklı olarak uygulanan gecikme cezasında şimdilik mahrum kalınan 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının kusurlu davranışları nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı 7.260,00 TL vergi cezasından şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı tarafından fazlaca gerçekleştirilen hakediş tahsilatından şimdilik 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, hesapta bulunan paranın %60'a %40 oranında pay edilerek davacıya şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan "ortak çalışma anayasası" adlı belgede taraflar arasındaki ihtilafın çözümü için 3 kişilik bir hakem heyetine başvurma zorunluluğu getirildiğini ve bunu kabul etmiş olduklarından hakeme başvurulmadan dava yolu ile alacak talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu yönü ile davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, taraflar arasındaki adi ortaklığın sona erdirilmesinin şuan için mümkün olmadığını, adi ortaklığın işlerinden biri hariç diğerlerinin tamamının bittiğini, .... işinin idarenin yer göstermemiş olmaması nedeniyle hiç başlanmadığını, idareden işin tasfiyesi için davet beklendiğini, bu işlem neticelenmediğinden şuan için adi ortaklığın tasfiyesinin mümkün görünmediğini, dava dilekçesinde iddia ve talep edilen gecikme cezalarından davalı şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, ortaklığın vergi borç ve cezalarını davalının da ödemek zorunda kaldığını, tarafların 14.01.2019 tarihinde aralarında anlaştığını, ancak davacının bu anlaşmadan neredeyse 3 yıl sonra dava yoluna gittiğini, davalının fazlaca hakediş tahsilatı gerçekleştirildiği iddialarını kabul etmediğini, adi ortaklığın iş ve işlemlerinden maddi ve manevi zarar görenin davacı değil davalı olduğunu belirterek Manisa işinin akıbeti henüz sonuçlanmadığından adi ortaklığın tasfiyesi talebinin reddine, diğer alacak taleplerinin davanın öncelikle dava şartı yokluğundan aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, .... cevabi yazıları dosya kapsamına alınmış, tayin edilen tasfiye kurulu tarafından 12.01.2022 tarihli rapor düzenlenmiştir. Dava; taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile alacak talebine ilişkindir. Tahkim itirazı HMK 116/1-b maddesi uyarınca ilk itirazlardan olup, davalı tarafından HMK 117 madde uyarınca yasal süresinde verilen cevap dilekesinde tahkim ilk itirazı ileri sürülmüştür. Her iki yanın kabulünde olan ve taraf şirketlerin yetkililerinin imzasını içerin 27.01.2018 tarihli "Ortak Çalışma Anayasası" başlıklı adi ortaklık sözleşmesinin ortaklık ilkeleri alt başlığının 2. maddesinde "... hiç bir şekilde anlaşamama durumunda adaletine güvendikleri, mahremlerine saygı gösterecek bir hakem den yardım isteyebilirler (hakem 3 aday arasından kura ile seçilir) ve ... ve SC hakemin hükmüne razı olurlar ancak hiçbir zaman nefislerine bu haklılıktan dolayı bir pay çıkarmazlar. Hakem hükmüne itiraz etmek isterlerse ilk 3 aday arasından ikinci bir hakem seçerler iki hakem arasında ihtilaf varsa 3.'sünün hükmüne razı olurlar. Burada asıl olan ortaklıklarını yürütmek üzere yeni bir ilke ya da prensip belirlemeye çalışmaktır." düzenlemesi ile tahkim şartının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Sözleşmede ön görülen tahkim şartı sözleşmenin tarafları açısından bağlayıcıdır. Tahkim şartında açıklık ve kesinlik bulunması tahkim şartının en esaslı unsuru olup, somut olayda tahkim şartının bu unsurları taşıdığı görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan 27.01.2018 tarihli "Ortak Çalışma Anayasası" başlıklı adi ortaklık sözleşmesinin 2. maddesinde öngörülen tahkim şartı gereğince davacı ve davalı arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile adi ortaklıktan kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin somut uyuşmazlığın çözümü hekeme ait olmakla davalı yanın ilk itirazının kabulü ile davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı yanın tahkim ilk itirazının kabulü ile HMK 116/1-b ve 413/1 maddeleri uyarınca davanın görev yönünden usulden reddine, 2-Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 870,96 TL harçtan mahsubu ile bakiye 601,11 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 14/12/2023 Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 03.01.2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...