İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/878 E. 2024/512 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/878
- Karar No
- 2024/512
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/878 Esas - 2024/512 T. C. A N K A R A ASLİYE 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2023/878 Esas KARAR NO : 2024/512
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2023 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;30/06/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında her iki sürücünün de yeşil ışıkta geçtiklerini beyan ettiklerini, bu sebeple kusur tespiti yapılamadığını, davacı tarafından aldırılan bilirkişi raporunda davalı sigorta tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü ...'IN kırmızı ışık ihlali yaptığının tespit edildiğini, yeşil ışıkta geçmekte olan davacıya ait .... .... .... 'ın sevk ve idaresinde bulunan araca çarptığını, kaza tespit tutanağı doğrultusunda açılan hasar dosyasında müvekkiline ait araçta 20.800,00 TL hasar tespit edildiğini ve bu bedelin %50'sinin davalı tarafından karşılandığını, tüm bu sebeple ile fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma haklarının saklı kalması kaydıyla 30/06/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasına ilişkin kusur oranlarının belirlenmesi ile müvekkilinin uğraşmış olduğu zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 7.500,00 hasar onarım bedeli ile şimdilik 2.500,00 TL değer kaybı tazminatının poliçe limiti sınırları içerisinde haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, yetki itirazlarının olduğunu, davacı tarafın eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirdiği/ettirebileceği halde 6100 sayılı kanunun 107. maddesine aykırı olarak davanın belirsiz alacak davası olarak açtığı için davanın hukuki menfaat yokluğu sebebi ile reddinin gerektiğini, davacı tarafa söz konusu kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasar için 10.400,00-TL ödemede bulunulduğu, bununla birlikte bir diğer talep konusu olan değer kaybı için 2.000,00-TL davacıya ödeme yapıldığı, davaya konu kazada müvekkil şirket sigortalısının kusur oranı %50 olarak tespit edildiğinden kusur oranı nispetinde yapılan bu ödemelerle birlikte müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının avans faizi değil ancak yasal faiz isteyebileceğini belirterek tüm bu sebepler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... Sigorta A.Ş. ve Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememizce makine mühendisi bilirkişi...'den 14/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 25/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporu alınmıştır. Davacının sunduğu talep arttırım dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davacıya ait araçta meydana gelen değer azalması ve hasar onarım bedeli sebebiyle oluşan maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir Trafik kazası tespit tutanağı örneği, araç ve sigorta bilgilerini gösterir belgeler, ZMMS sigorta poliçesi örneği, hasar dosyası, eksper dosyası, fatura/ödeme belgeleri ve diğer belgeler dosyada mevcuttur. Trafik sigortası kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan kazanç kaybı, trafik sigortası teminatı dışında kalır. Ancak meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (Bkz. Yargıtay 17. HD 01/04/2010, 2009/9892 E, 2010/3124 K; 17 HD 05/04/2010, 2009/9892 E, 2010/3124 K,). Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihli ve 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Söz konusu karar dikkate alındığında araçta meydana gelen değer kaybının genel şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılması artık mümkün olmadığından, genel şartlar yürürlüğe girmeden önceki Yargıtay uygulamasına dayanılarak ve aracın piyasa rayici gözetilerek belirlenmesi yerinde olacaktır. Davalı sigorta şirketi tarafından, davacının aracına çarparak hasarlanmasına sebebiyet veren ... plakalı araç için ZMMS poliçesi düzenlenmiştir. Poliçenin 23/01/2023 - 23/01/2024 tarihleri arasını kapsadığı, kazanın poliçe vadesi dahilinde meydana geldiği ve poliçenin kaza tarihi itibarıyla araç başına 120.000,00-TL, kaza başına 240.000,00-TL maddi teminat sağladığı anlaşılmaktadır. Maddi hasarlı trafik kazasındaki kusur oranlarının ve davacının maddi tazminat taleplerinin belirlenmesi hakkında makina mühendisi bilirkişi...'den alınan 14/04/2024 tarihli kök rapora göre: a) Davalı Sigorta Şirketi tarafından sigortalı ... plakalı araç sürücüs ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nun 47/bc., 52/a. Ve 84/a. Maddelerindeki kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağını, b) Davacıya ait 06 BZS 512 plakalı araç sürücüsü Cengiz Han Yanık'ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağını, c) Davacıya ait 06 BZS 512 plakalı araçta meydana gele hasar tutarının kdv dahil 17.110,00 olacağını, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 10.400,00 TL hasar bedeli ödemesinin yapılmış olunduğu anlaşılmakla, davacının davalı sigorta şirketinden bakiye talebinin 6.710,00 TL olacağını, d) Davacıya ait 06 BZS 512 plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 5.000,00 TL olacağını, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 2.000,00 TL değer kaybı ödemesinin yapılmış olunduğu anlaşılmakla, davacının bakiye değer kaybı talebinin 3.000,00 TL olacağını rapor etmiştir. Kök bilirkişi raporuna yapılan itirazların karşılanması için...'den 25/06/2024 tarihinde alınan ek bilirkişi raporuna göre; Hasar onarım bedeli yönünden daha önce hesaplanan 17.110,00 TL bedelin 33.040,00 TL olacağını, davalı sigorta şirketi daha önceden hasar bedeli olarak 10.400,00 TL ödeme yapması sebebi ile davacının bakiye talebinin 20.800,00 TL olacağını, diğer hesaplamalar yönünden görüş değişikliğe gidilmediğini rapor etmiştir. Deliller değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararı sonucu oluşan mevcut durum itibarıyla davacı arasındaki değer kaybına ilişkin hesaplama ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. Bu hususlar nazara alınarak düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün yol ve trafik durumuna göre hızını ayarlamaksızın ve ışık ihlalinde bulunarak davacı aracına çarpması nedeniyle tam kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücünün kazada kusurlu bulunmadığı, davacının aracındaki hasar durumu ve bu kusur oranları gözetilerek davacı aracında meydana gelen değer kaybının 5.000,00-TL olacağı, dava öncesi davalının davacıya banka kanalıyla 24.10.2023 tarihinde 2.000,00-TL değer kaybı için ödemede bulunduğu, dosyada mevcut ekspertiz raporları da tetkik edildiğinde davacı aracında bulunan hasar onarım bedelinin işçilik ve KDV dahil 20.800,00-TL olduğu, dava öncesi davalının davacıya banka kanalıyla 22.09.2023 tarihinde 10.400,00-TL hasar onarım bedeli için ödemede bulunduğu, bu ödemeler ve bilirkişi raporu dikkate alınarak davacı vekilinin talep arttırım dilekçesini sunduğu, davalı sigorta şirketinin dava öncesi yapılan başvuru sebebiyle 23/10/2023 tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağı, sigortalı aracın kullanım amacı ve cinsine göre kabul edilecek tutara yasal faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmakla talep doğrultusunda davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın kabulü ile, 10.400,00 TL hasar bedeli ile 3.000,00 TL değer kaybından kaynaklı toplam 13.400,00 TL maddi tazminatın 23/10/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Kabul edilen 13.400,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 915,35 TL karar ve ilam harcından 269,85 TL peşin harç, 59,00 TL ıslah harcı toplamı olan 328,85 TL harcın düşümü ile eksik kalan 586,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 59,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 637,10 TL harç ile davacının karşıladığı 90,50 TL tebligat gideri, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.590,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 13.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın miktarı itibariyle istinaf kanun yolu kapalı ve kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/09/2024