İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/654 E. 2024/801 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/654
- Karar No
- 2024/801
- Karar Tarihi
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/654 Esas - 2024/801 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/654 Esas KARAR NO : 2024/801 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/09/2023 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/01/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 08/05/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında 05 YCR 97 plakalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı 06 MC 1561 plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu davacının %22 oranında malul kaldığını 3 ay geçici bakıcı ihtiyacı olduğu ve 9 ayda iyileşebileceğini raporda belirtildiğini, davalı araç sürücüsünün kullandığı aracın sigortası bulunmadığını fazlaya dair hakların saklı kalmak suretiyle 100 TL sürekli iş görmezlik, 100 TL bakıcı gideri 100 TL geçici iş görmezlik, 100 TL tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 400 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, davalı sürücüden ise 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte tahsiline, 4.500 TL rapor ücretinin davalılardan ödeme tarihinden itibaren işlenecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı Güvence Hesabı cevap dilekçesinde özetle ; dava açılmadan önce usulünce başvuru yapılmadığını, kusur tespiti yapılmasını SGK ödemesi varsa indirilmesini, hatır taşıması indirimi yapılmasını, geçici iş görmezlik , tedavi gideri ve bakıcı gideri ile rapor ücretinde davalının sorumlu olmadığını, avans faizi talep edilemeyeceğini blirterek davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, davacıya ait tedavi evrakları, ...52. Asliye Ceza Mahkemesi 2022/486 esas sayılı dava dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; yaralanmalı trafik kazası sebebiyle geçici, sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Güvence Hesabı oluşturulacağı düzenlenmiştir. 2918 S.K.T.K. Md. 90, TBK nun 54. Maddesine göre, Cismani bir zarara düçar olan kimse tedavi giderleri , kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar , ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarını isteyebilir. Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 19/06/2023 tarihli raporunda; Rasim kızı, 28/06/1955 doğumlu ...'in dosyasının incelenmesi, tarafımızca yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 08/05/2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen humerus kırığı dikkate alınarak; 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, Tablo 2.3'e göre sol üst ekstremite engel oranının kişinin engel oranına dönüştürülmesi sonucu kişinin engel oranı %13 olduğu, Hastanın kaza zamanında 65 yaşın üzerinde olması nedeniyle Yönetmeliğin 10/(4) maddesine göre hesaplanan engellilik oranına Balthazard formülü ile %10 eklendiğinde 08/05/2022 tarihli kazaya bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %22 (yirmi iki) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin kişinin yaşı dikkate alındığında 3 (üç) ay olduğu, Tıbbi iyileşme süresinin kişinin yaşı dikkate alındığında 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği görülmüştür. Mahkememizce 11/12/2023 tarihinde Adli Tıp Uzmanı Bilirkişi Dr. Ertan Güven'den alınan raporda; Davacı ...'in trafik kazası nedeniyle tedavi görmüş olduğu hastanelerde yapılan tedavi ve tetkik giderinin 6111 sayılı kanun kapsamında SGK tarafından karşılandığı SGK tarafından karşılanmayan, 6111 sayılı kanun kapsamı dışında kalan tedavi sırasında veya sonrasında yapılması zorunlu fatura edilmiş harcamasının bulunmadığı, dolaylı giderler ile ilgili fatura şartı aranmadan yapılması muhtemel genel bilgiler bölümünde bahsi geçen hususlarla ilgili kaçınılmaz masraflarının, yaralarının niteliği ve ağırlığı göz önüne alındığında, 9 aylık iyileşme süresi boyunca yapılacak tedavi ile ilgili masraflarının, yol giderlerinin toplamının tarafımça 10.000 TL olarak taktir edildiği, bu miktarın olay tarihindeki emsal rayiç ve bedellerle uyumlu olduğu, ...'in 08.05.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanması ve 9 ay süren iyileşme süresinde yapmış olduğu, SGK tarafından karşılanmayan, 2918 sayılı kanunun 98, maddesi kapsamı dışında kalan, faturalandırılmış dolaylı tedavi gideri bulunmadığı, hayatın olağan akışı gereği faturalandırılamamış, 10.000 TL olarak takdir etmiş bulunduğumuz dolaylı tedavi gideri ve yol giderinin SGK tarafından karşılanmayan, kaçınılmaz tedavi gideri olarak taktir edildiği, takdir edilen bu miktarın, davacının geçirdiği kaza ile ilgili ve gerekli bir harcama olarak kabulünün gerektiği, davalılarca ödenmesi gerekeceği, bu hesaplanan giderin SGK tartafından karşılanmayacağı, bu giderlerin sigorta şirketince ya da kusurlu tarafça kusur oranında paylaştırılmasının uygun olacağı, bu miktara ayrıca 9 aylık kazanç kaybı ile 3 aylık bakıcı giderinin de eklenmesi gerekeceği, belirtilmiştir. Mahkememizce 31/01/2024 tarihinde Hesap Bilirkişisi Tevfik Dinç'ten alınan raporda; 08.05.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu % 22 oranında malul olan ve kusursuz olduğu tespit edilen davacı ... için; 51.149,94 TL geçici tam işgücü kaybı, 533.391,74 TL sürekli kısmi işgücü kaybı yönünden maddi tazminat ile, 16.870,20 TL bakıcı gideri hesaplandığı, kazaya sebep olan, davalılardan Mohammad Nour Aljarrah yönetimindeki 06 MC 1561 plakalı hususi otomobilin kaza tarihi itibariyle geçerli bir Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmadığını, tazminat haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Mahkemece hükmedilecek tazminata davalılardan Mohammad Nour Aljarrah bakımından kaza tarihi itibariyle, davalılardan Güvence Hesabına ise davacı tarafından uğranılan maddi zararların tazmini için 23.06.2023 tarihinde başvuruda bulunulmuş, hasar dosyası açılmış, ödeme yapılmamıştır. Mahkemece davacı tarafından gerekli belgelerle, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9, 14. ve 15. maddelerinde yazılı biçimde başvuruda bulunulduğunun kabulü halinde, poliçe teminat limitleri dahilinde hükmedilecek tazminata 23.06.2023 tarihi itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir. Davalı Mohammad Nour Aljarrah'ın davacının aracının da içlerinde bulunduğu araçlara park halinde iken arkadan çarptığı, kaza tespit tutanağındaki değerlendirmeler nazara alınarak tam kusurlu olması nedeniyle ayrıca kusur için bilirkişi incelemesi yapılmasının usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil edeceği anlaşılmıştır. Davacı vekili 24/10/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde; Dava dilekçesinde belirttiği toplam 80.118,00-TL'yi 500.000,00-TL'lik maddi tazminatın (sürekli iş göremezlik) davalı Güvence Hesabından, temerrüt tarihi olan 05/07/2023 tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte tahsilini, 75.000,00-TL manevi tazminatın, davalı Mohammad Nour ALJARRAH'dan, kaza tarihi olan 08/05/2022 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte tahsilini, 4.718,00-TL rapor ücretinin yargılama gideri olarak ödeme tarihi olan 30/05/2023 tarihinden itibaren işlemiş asal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davalı Mohammad Nour Aljarrah'ın davacının aracının da içlerinde bulunduğu araçlara park halinde iken arkadan çarptığı ve kaza tespit tutanağında tam kusurlu olduğunun belirlendiği, kaza nedeniyle davacının vücut engel oranının %22 (yirmi iki) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin kişinin yaşı dikkate alındığında 3 (üç) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin kişinin yaşı dikkate alındığında 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, 51.149,94 TL geçici tam işgücü kaybı, 533.391,74 TL sürekli kısmi işgücü kaybı yönünden maddi tazminat ile, 16.870,20 TL bakıcı gideri hesaplandığı, 10.000 TL tedavi gideri ve yol giderinin SGK tarafından karşılanmayan, kaçınılmaz tedavi gideri olarak taktir edildiği, güvence hesabının sorumlu olduğu tutarın poliçe teminat limitleri dahilinde 500.000,00 TL ile sınırlı olduğu davacı vekilinin 25/12/2024 tarihli duruşmadaki beyanında "Islah dilekçemizin açıklama kısmında sehven sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin 499.800,00 TL olarak yazıldığını fark ettik ancak netice kısmında belirtildiği üzere 500.000,00 TL lik maddi tazminat ıslah talebimizin tamamı sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkindir, tedavi ve yol gideri, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerini ıslah etmiyoruz, önceki beyanlarımızı tekrarla ıslahımız doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunduğu, poliçe limitinin 500.000,00 TL lik sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile tüketildiği bu nedenle davalı güvence hesabı yönünden diğer taleplerin reddi gerektiği, Güvence Hesabı yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9, 14. ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren Güvence Hesabı'nın temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise Güvence Hesabı'nın temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir. Somut olayda davacının Güvence Hesabına başvurusundan 8 iş günü sonrası olan 23/06/2023 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. 4.718,00 TL ATK rapor ücreti talebinin yargılama giderleri kapsamında kaldığı anlaşılmakla bunu ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; TBK'nun 56/1. maddesinin "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." ve aynı Kanun'un 58/1. maddesinin "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." hükümleri uyarınca hem bedensel bütünlüğü zedelenen hem de kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. TBK'nun 56/2. maddesinin "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü uyarınca bedensel zarar görenin veya ölenin yakınları da manevi tazminat talebinde bulunabilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde 08/05/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının bedensel bütünlüğünün zedelendiği ve manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmiştir. Manevi tazminat miktarının takdirinde, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının kazada tüm vücut engellilik oranının % 22 olacak, iyileşme (iş göremezlik) süresi 9 aya kadar uzayabilecek derecede yaralanması, davacının olayda kusuru bulunmaması durumları dikkate alınarak 40.000,00 TL manevi tazminat miktarının kabul edilerek bu değer üzerinden aşağıdaki şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; A) Davalı Güvence Hesabı yönünden 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 23/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Güvence Hesabından tahsili ile davacıya verilmesine, tedavi ve yol gideri, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatları yönünden talebin REDDİNE, B) Davalı Mohammad Nour Aljarrah yönünden manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, C) 4.718,00 TL ATK rapor ücreti talebinin yargılama giderleri kapsamında kaldığı anlaşılmakla REDDİNE, 2-Kabul edilen 540.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 36.887,40 TL karar ve ilam harcından 273,65 TL peşin harç, 8.745,00 TL ıslah harcı toplamı olan 9.018,65 TL harcın düşümü ile eksik kalan 27.868,75 TL harcın, kabul oranlarına göre 25.803,68 TL'sinin davalı Güvence Hesabı'den, 2.065,07 TL'sinin davalı Mohammad Nour Aljarrah'den alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 273,65 TL peşin harç, 8.745,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 9.288,50 TL harcın, kabul oranlarına göre 8.600,22 TL'sinin davalı Güvence Hesabı'den, 688,28 TL'sinin davalı Mohammad Nour Aljarrah'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 859,50 TL tebligat gideri, 5.250,00 TL bilirkişi ücreti, 4.718,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 10.827,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 10.083,94 TL'sinin, kabul oranlarına göre 9.336,72 TL'sinin davalı Güvence Hesabı'den, 747,22 TL'sinin davalı Mohammad Nour Aljarrah'den alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 743,56 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 214,26 TL'sinin davacıdan, 2.905,74 TL'sinin, kabul oranlarına göre 2.690,42 TL'sinin davalı Güvence Hesabı'den, 215,32 TL'sinin davalı Mohammad Nour Aljarrah'den alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 540.000,00 TL üzerinden takdir edilen 85.000,00 TL vekalet ücretinin, kabul oranlarına göre 78.701,50 TL'sinin davalı Güvence Hesabı'den, 6.298,50 TL'sinin davalı Mohammad Nour Aljarrah'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 39.818,00 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır