İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/545 E. 2023/642 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/545
- Karar No
- 2023/642
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/545 Esas - 2023/642 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/545 Esas KARAR NO : 2023/642 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : Alacak ( Munzam zarar ) DAVA TARİHİ : 03/08/2023 KARAR TARİHİ : 08/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan munzam zarar davasının yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğunu, davacının davalıdan alacağının tahsili için açılan davada davacı lehine 100.000,00 TL alacağa hükmedildiği, ödenmesine karar verilen alacağın temerrüt faizi ile karşılanmayan zararı bulunduğunu, TBK 122 maddesi gereğince davacının munzam zararının tespiti ile belirsiz alacak davası olarak şimdilik 50.000,00 TL munzam zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde özetle: Zamanaşımı itirazında bulunmuş, esasa dair itirazlarında taraflar arasında taşeron sözleşmesi bulunduğunu, ... 2. ATM de açılan davada verilen kararın istinaf edildiğini, davacı yanın alacağına henüz kavuşmadığını, mahkeme kararının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını munzam zarar şartlarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava, munzam zararı alacağı istemine ilişkindir. (TBK 122) İlgili Hukuk: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 vd maddeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 122 nci maddesi. Aşkın (munzam) zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, 6098 sayılı Kanun’un 122 nci maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için; Öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını , bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. Davacı ve davalı arasında alt yüklenici / eser sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı davalı aleyhine 50.000 TL tutarında kısmi alacak davası açmış, davalı da eksik ve hatalı imalatlar nedeniyle uğradığı zararın tahsili için 50.000 TL talepli karşı dava açmıştır. ... 2. ATM 2021/203 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda, asıl davada davacı lehine 100.000 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karşı dava reddedilmiş karar istinaf edilmiş kesinleşmemiştir. Uyuşmazlık konusunun temelini oluşturan aşkın (munzam) zarara ilişkin olarak ise TBK’nın 122. maddesi “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” hükmünü haizdir. Aşkın (munzam) zarar, para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bir zarar olup bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamaktadır. Bu anlamda aşkın (munzam) zarar, temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğuna dair ilkelere bağlı bir zarar türü olarak kabul edilir (Uygur, Turgut: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Cilt I, 2012, s. 810). Aşkın (munzam) zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır. Aşkın (munzam) zarar borcunun hukukî sebebi, asıl alacağın temerrüde uğraması ile oluşan hukuka aykırılıktır. Bu nedenle borçlunun aşkın (munzam) zararı tazmin yükümlülüğü, asıl borç ve temerrüt faizi yükümlülüğünden tamamen farklı, temerrüt ile oluşmaya başlayan asıl borcun, ifasına kadar geçen zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız yeni bir borçtur. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere muaccel belirlenebilir bir alacak bulunması gerekmektedir. Davacı ile davalı arasındaki alt yüklenici sözleşmesinin kısa bir süre sonra 04/05/2018 tarihinde yapılan protokol ile feshedildiği imzalanan Protokolde tarafların birbirlerini ibra ettikleri de belirtilmiştir. Ödeme yapılmamıştır. Mahkeme tarafından davacı lehine 100.000 TL alacağa hükmedilmiş ise de, karar kesinleşmemiştir. Faizle karşılanamayan alacağın tespiti için öncelikle gerçek alacak miktarının kesinleşmesi gerektiği bu sebeple davanın erken açılan dava olduğuna karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın erken açılan dava olması sebebiyle (ileride dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla) REDDİNE, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL harçtan, dava açılışında alınan 853,88 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 584,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE, 3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, İlişkin, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/11/2023 "Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."