İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/397 E. 2025/470 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/397
- Karar No
- 2025/470
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/397 Esas KARAR NO : 2025/470 Karar HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... 3- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/11/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 YAZIM TARİHİ : 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müteveffa ...'in 18/03/2024 günü meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, destekten yoksun kalan müvekkilleri ... için 1.000,00TL, ... için 1.000,00TL, olmak üzere toplamda 2.000,00TL tutarındaki Karayolu ZMMS alacağını aşan destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, anne ... için 150.000,00 TL, baba ... için 150.000,00TL, kız kardeş ... için 100.000 TL manevi tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Kazada müvekkil şirkete ait ... plakalı araca davacıların murisinin çarptığını, müteveffa ... kaza sonrası olay yerinde değil üzerinden uzun bir zaman sonra hastanede vefat etmiştir. Müteveffanın ölüm ile kaza arasındaki illiyet bağı ortadan kalktığını, davanın haksız fiil ile eylem arasında illiyet bağı bulunmamasından ötürü usulden reddine, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise müteveffanın hastane raporları ve otopsi raporu üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak esastan reddine, kusur tespitinin yeniden yapılması için dosyanın kusur bilirkişisine tevdiine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Mahkememizin .... esas sayılı dosyasının 14/02/2025 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararı ile "Davacı vekiline davalılardan .... Ltd. Şti. İle dava şartı zorunlu arabuluculuğa gidilip gidilmediği hususunda beyanda bulunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine," karar verildiği davacı vekilinin sunmuş olduğu 03/03/2025 tarihli beyan dilekçesinde; 14/02/2025 tarihli ön inceleme zaptında verilen 4 numaralı ara karar gereğince davalı .... Ltd. Şti. ile dava şartı arabuluculuk yoluna gidildiği; ancak sürecin olumsuz şekilde sunulduğunu bildirir, dilekçe sunduğu görülmekle dosyanın davalı ... yönünden tefrikine karar verilerek yukarıda yazılı esas sırasına kaydı yapılmıştır. Davanın; 18/03/2024 tarihinde ... plakalı araç ile davacıların desteği müteveffa ...'in sevk ve idaresinde ki ... plakalı araç ile meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıların desteğinin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu uyuşmazlığın meydana gelen trafik kazasında kusur durumu davacıların desteğinin uyuşmazlığa konu trafik kazası nedeniyle vefat edip etmediği davacıların tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkin olduğu anlaşıldı. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde sonra gelmek üzere 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. ile 5/A maddesi eklenmiş olup bu maddeye göre Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari ticari davalardan , konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında arabuluculuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Kabul tarihi 06/12/2018 olan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun’un 21. 22. 23. ve 24. maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. "MADDE 20- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “3. Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- (1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.” MADDE 22- 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.” MADDE 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir. “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Bu yasal düzenleme ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş olup, aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir . 28.03.2023 tarih 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. Fıkrası uyarınca çek istirdadı davaları da arabuluculuğu tabi olduğundan ve davacı tarafından dava açılmadan önce davalı ... yönünden zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa 7155 sayılı yasanın 23. Maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu husus mahkememiz acısından özel dava şartı olduğundan ve dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK 114 ve 115. Maddeleri gereğince davalı şigorta şirketi aleyhine açılan dava yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.(.... sayılı kararı ) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Kafi miktarda harç alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına 4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, 5-Davalı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı tarafa verilmesine,, Dair, tarafların yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır