İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/574 E. 2024/758 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/574
- Karar No
- 2024/758
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/574 Esas - 2024/758 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/574 Esas KARAR NO : 2024/758
HAKİM : .... KATİP :....
DAVACI :.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/08/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 KAR.YAZ.TAR. : 20/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesi ile " ... 22/09/2022 tarihinde Kırşehir ilinde müvekkile ait aracın karışmış olduğu tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkile ait aracın hasar gördüğünü, olay tarihinde ilgili aracın davalı nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigorta şirketine sözlü olarak ulaşılmış ihbar sürelerine uyarak bildirim yapılmış ve zararın giderilmesi talep edilmiş ise de sigorta şirketi tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, meydana gelen zararın kapsamının belirlenmesine yönelik bağımsız ve tarafsız bir eksper raporu temin edilmiş ve araçta meydana gelen hasarın 412.109,18-TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından davalı sigorta şirketine mail yolu ile 28/07/2024 tarihinde başvuru yapılmış yine 28/07/2024 tarihinde müvekkili şirkete davalı şirket tarafından alındı maili gönderilmiş ancak 15 iş günü içerisinde herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, bu haliyle özel dava şartı yerine getirilmiş ve bu sebeple zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını ayrıca arabuluculuk görüşmelerine başlanmadığını, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sigorta şirketinden alınarak müvekkiline verilmesine, Ekspertiz bedeli olan 2.158,90-TL'nin de dahil edilmesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini ..." talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile "... ilgili davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuki yararın bulunmadığını, bu nedenle aleyhe bir hususta davanın dava miktarı üzerinden kabul edilmesi gerektiğini, başvuruya konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 03/12/2021-03/12/2022 tarihleri arasında Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, meydana gelen hasarın teminat dışı olduğunu, hasarın teminat kapsamına girdiğine ilişkin ispat yükü hasardan geç ihbarda bulunan davacının üzerinde olduğunu, somut vaka da 22/09/2022 tarihli hasarın 09/06/2023 tarihinde müvekkiline ihbar edildiğini, ihbar külfetinin zamanında ve gereği gibi yerine getirilmediğinden davacının talebinin reddinin gerektiğini, davacı şirket temerrüde düşmeden iş bu davayı açtıklarını, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden hakkında faize hükmedilmesinin haksız olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Dosyanın tetkikinde davacı tarafça arabuluculuk son tutanağının ibraz edilmediği, davacı vekilinin dava dilekçesi ve ön inceleme oturumunda arabuluculuğa müracaat edilmediğinin belirtildiği görülmüştür. Davalı Sigorta şirketinden kasko sigorta poliçesi ve hasar dosya suretinin getirtildiği görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97 nci maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. .... sayılı ilamında "...6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.Somut olayda, davacı vekilinin 04/08/2020 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketine araç hasarı ve değer kaybına ilişkin tazminat talebi için başvuruda bulunduğu, ancak davalının ödeme talebine cevap vermediği anlaşılmaktadır. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre davacı vekilinin özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği gözetilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." denildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça trafik kazasına dayalı olarak kasko sigorta şirketinden davacı aracında oluşan zararın tahsili, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup: Davacıya ait aracın davalı nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, aracın 22/09/2022 tarihinde kaza yaptığı, davacı tarafça e-mail yolu ile davalı sigorta şirketine müracaat edildiği, hasar dosyası oluşturulduğu, hasar bedelinin ödenmemesi üzerine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca arabuluculuğa gidilmeden hasar bedelinin tahsili için davanın açıldığı, bu kapsamda davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97 maddesi uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmasının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında düzenlenmeyen davamıza konu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi için Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurulması halinde 6325 sayılı yasa kapsamında dava şartı olarak öngörülen arabuluculuğa başvuru şartını ortadan kaldırmayacağı, bu kapsamda arabuluculuk dava şartının gerçekleşmeden davanın açıldığı davacı savunması ve tüm dosya içeriği ile anlaşıldığından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20 maddesi ile yapılan değişiklikle eklenen 5/A ,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yasasının 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile ile değişik “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlığı ile eklenilen 18/A-2,son cümlesi , HMK'nun 114/1-h, 2 maddesi delaletiyle HMK'nun 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının 6325 sayılı kanunun 18/A-2, TTK 5/A, HMK 115/2. Maddeleri uyarınca davacı tarafın yokluğundan reddine, 2-Dava açılışında alınan 427,60-TL peşin harcın, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcı karşıladığı anlaşıldığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair taraf vekillerinin yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024
Katip .... ¸e-imzalıdır.
Hakim .... ¸e-imzalıdır.