İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/404 E. 2024/538 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/404
Karar No
2024/538
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/404 Esas - 2024/538 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2023/404 Esas KARAR NO : 2024/538 HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2023 KARAR TARİHİ : 11/09/2024 KA.YAZ. TARİHİ : 11/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA:Davacı vekilinin dava dilekçesi ile : "... Alacaklı tarafından 01.04.2020 tarihli 10.882,92 TL bedelli, 07.02.2020 tarihli 3.014,04 TL ve 07.02.2020 tarihli 5.035,96 TL tutarlarında faturalar nedeniyle müvekkillerin murisi ... (T.C. NO: .....) aleyhine .....E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığnı, ödeme emri müvekkil ...'e 27.04.2022 tarihinde tebliğ edildiğini. ..... E. sayılı dosyasındaki alacakla bağlı olup, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla iş bu takibin yapıldığını. E. sayılı dosyasına ilişkin olarak takip konusu senetteki imzanın .....sayılı ilamı ile "...alacaklı ... .. Ltd. Şti tarafından borçlular ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalı vekilinin cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla imzanın ... ... tarafından değil ... tarafından atıldığını kabul ettiği, ... tarafından ...'e verilen vekaletnamenin tetkikinde kambiyo senedi düzenleme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili her ne kadar ... yönünden imza incelemesi yapılmasını talep etmiş ise de; senet üzerindeki imzanın ...'e ait çıkması halinde dahi yetkisiz kişinin düzenlediği senede dayanarak takip yapılamayacağından ... yönünden imza incelemesi yapılmasının dava sonucuna etki etmeyeceği kanaatine varıldığından davalının bu yöndeki talebi yerinde görülmeyerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." murise ait olmadığının belirlendiğini... E. sayılı dosyasıyla başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yukarıda da açıklanıldığı üzere müvekkil yönünden iptal olduğunu. ..... Esas sayılı dosyasında da davalı alacaklı tarafından sunulan tutanakta ticari ilişkinin müvekkilin murisi ... ile değil ... ile aralarında olduğu da kabul edildiğini. Bu sebeple müvekkilin iş bu faturaya dayalı takipte de herhangi bir sorumluluğu olmadığından borçsuz olduğunun tespiti gerekmekte olduğunu. Diğer bir açıdan ise ..... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından sunulan tutanakta ... ...'in işlerini kendisinin yürüttüğünü, senetteki imzanın ...'in kendisine ait olduğunu, davalı alacaklıdan inşaatta malzemeleri kullanmak için aldığını beyan ettiğini. ...'e verilen vekaletnamede de böyle bir yetki olmadığı anlaşıldığını Kaldı ki ticari işlem tarihinde de ... ...'in Akıl sağlığı yerinde olmadığını. Şöyle ki; ..... esas sayılı dosyası ile murisin kısıtlanılması talep edilmiştir. ..... sevk edildiğini ve ..... 08.07.2021 tarihli ve 23.02.2021 tarihli raporları ile "Murisin TMK'nın 405 ve 408. Maddeleri Akli dengesinin akıllıca yaşam sürmek için yeterli olmadığı, normal bir yaşama izin vermediği, iradesinin kararlar hareketleri üzerinde olumsuz etki yaratacağı, kendi işlerini görecek güce sahip olmadığı, sürekli yardıma muhtaç olduğu, hastalığının sürekli olduğu, akıl zayıflığı nedeni ile hukuki işlemin gerektiği gibi yönetmeyeceği, vekaletname vermeye ehil olmadığı, vasi tayini gerektiği yönünde" görüş bildirildiğini. Anılan raporlar üzerine ..... esas sayılı dosyasından verilen kısıtlama kararı ile ... kısıtlandığını ve dava dışı ... vasi olarak tayin edildiğini. Murisin Fiil ehliyetinin bulunmaması sebebiyle satış işleminde kullanılan vekaletnamenin geçersiz olduğunu, satış işleminin de aynı sebeple geçersiz olduğunun ortada olduğunu. İşlemlerin geçersizlik yaptırımına tabi olması gerektiğini,. Bu durumda fiil ehliyetinin yokluğundan (ehliyetsizlik) kaynaklanan dava sebebi ile de vekaletname de böyle bir yetki bulunması halinde dahi işlem geçersiz olacağını. Yapılan bu ticari işlemden yalnızca ... sorumlu olduğunu. Zira yukarıda da değinildiği üzere müvekkilin murisine ..... esas sayılı dosyasından verilen kısıtlama kararı 05.11.2020 tarihinde verilmiş olsa da müvekkilin murisi ... bu tarihten çok daha önce akli melekelerini yitirdiğini Zira Müvekkilin davacısı bulunduğu ..... Esas sayılı dosyasında ..... ın sunmuş olduğu murisi ilişkin hasta kayıtları incelendiğinde, anılan doktor tarafından murise 2019 yılında "unutkanlık demans" teşhisinin konulduğu ve hatta serabral atrofi (beyinde küçülme) olduğu tespit edildiğini. Müvekkilin kendisine ait olmayan bir borçtan ötürü mağdur olmaması için İİK md. 72/3 gereğince İhtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmekteyiz. Zira, İİK md. 72/3 gereğince icra veznesine borcun asıl ve ferileriyle birlikte tamamını karşılar paranın veya teminatın yatırılması durumunda paranın Davalı alacaklıya ödenmemesine yönelik İhtiyatı tedbir kararı verilmesi gerekmekte olduğunu. Müvekkilin alacaklı olduğu ..... Esas sayılı dosyasından dosya alacağına haciz nedeniyle dosya borcu kadar miktar dosyaya intikal ettiğini. Bu sebeple dosyada teminat da bulunmakta olup dosyada bulunan paranın ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İİK'nın 72/3. Maddesi gereğince icra veznesine yatan paranın yada teminatın davalı alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ..... sayılı dosyası nedeniyle Müvekkilin borcu olmadığının tespiti ile takibin iptalini, yargılama sırasında haciz ile müvekkilden tahsil edilen paranın davalıya ödenmesi halinde bu sefer müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile takip dosyasından davalıya yapılan ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile istirdatını, davalının takibinde kötüniyetli olmasından dolayı alacağın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretine davalıya yükletilmesine '' karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile " ..Müvekkil .....Taah. San. Ltd. Şti. tarafından 29.01.2020 tarihli ... belge numaralı 5.035,96.-TL; 29.01.2020 tarihli ... belge numaralı 3.014,04.-TL; 23.03.2020 tarihli ..... belge numaralı 10.882,92.-TL tutarlı e-arşiv faturalarında belirtilen mallar "...- ..... parsel inşaat" a teslim edildiğini. Vadesinde ödemeler yapılmadığını Araştırmalar neticesinde ...'in vefat ettiğinin öğrenildiğini, mirasçıları aleyhinde faturaya dayalı olarak ..... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını Huzurdaki davanın davacısı ...'te bu icra takibinin borçlularından biri olduğunu. Davacı ...'e ödeme emri 07/04/2022 tarihinde tebliğ edildiğini. Takip kesinleştiğini, gerekli yasal işlemler tarafımızdan icra dosyasından yapıldığını. İcra dosyasında davacı borçlu ...'in alacaklı olduğu icra dosyaları uyap üzerinden sorgulandığını, alacaklı olduğu dosyalara rastlanılmdığını, .....Esas sayılı dosyasındaki dosya alacağı üzerine haciz konulduğunu, bu dosyadan 25/05/2023 tarihinde alacaklı oldukları icra dosyasına 30.450,00-TL para geldiğini. Davacı borçlu ...'e 30.05.2023 tarihli 103 davetiyesi tebliğ edilmiş ve diyeceği olup olmadığı sorulduğunu. Borçlunun yasal süre içerisinde bir diyeceği olmadığı için hiçbir beyanda bulunmadığını ve dava da açmadığı görülünce, icra müdürlüğü paranın reddiyatını yaptığını, yasa uyarınca içerisinden kesmesi gereken cezaevi harcı-tahsil harcı gibi kesintileri yapıp parayı tarafımıza aktardığını. Dolayısıyla huzurdaki dava yasal süresi içerisinde açılmış bir dava değildir ve davanın bu nedenle de reddi gerektiğini .... Borcun davacıya miras yoluyla intikal etmiş olduğunu, davacının borclu olmadığı İddiasının gerçek dışı olduğunu. ... Huzurdaki dava yukarıda da arz etmeye çalıştığımız üzere faturaya dayalı olarak .....E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibe ilişkinken, İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davanın dayanağı senet olup ..... E sayılı dosyasından kaynaklandığını. Takip dayanaklarının farklı olduğunu. İkinci önemli husus, İcra Hukuk Mahkemelerinin incelemeleri genel mahkemelere göre sınırlı olup, çoğu sadece yazılı belge üzerinden inceleme yapmaksızın verilen kararlar olduğunu. İcra Hukuk Mahkemeleri sınırlı ve biçimsel incelemeye ve karar bağlamaya yetkilidirler ve genel mahkemeler gibi geniş yetkili mahkemeler olmadıklarını. Bu sınırlandırılmış yetkilerinden dolayı icra mahkemeleri tarafından verilen kararlar kural olarak kesin hüküm teşkil etmediğini... İcra Hukuk Mahkemesindeki dava ile huzurdaki dava arasında hiçbir bağ veya bağlantı olmadığını. Huzurdaki dava faturaya dayalı icra takibine ilişkinken, icra hukuk mahkemesinde ki dava senetle ilgili olduğunu.... Kaldı ki aşağıda arz edeceğimiz üzere, müvekkil tarafından faturaya dayalı tüm malzemenin murisin yaptığı inşaatta kullanıldığını, bir başka mirasçı ve davacının kardeşi olan, murisin işlerini yürüten ... tarafından yazalı olarak ikrar edildiğini. Üçüncü önemli husus, ..... E sayılı dosyasına tarafımızca sunulan tutanakla ticari ilişkinin ... ... ile değil davacının kardeşlerinden olan ve davacı gibi mirasçı bulunan ... ile müvekkil şirket arasında olduğu iddiası da hukuki dayanaktan yoksun, Sayın Mahkemeyi yanıltmaya yönelik, kafa karıştırmaya yönelik iddialar olduğunu. Tutanakta açıkça "... ile görüşüldüğünde, kendisinin fatura tarihlerinde babası mütevefa ... ile birlikte çalıştığını, vekaleten babasının tüm işlemlerini yürüttüğünü, ... Taah. San. Ltd. Şti.nden yukarıda belirtilen faturalara ilişkin malların alındığını ve bizzat kendisinin babası ...’e ait inşaata kullanılmak üzere teslim aldığını ve tüm bu malzemenin bu inşaatta kullanıldığını, senetteki imzanın babası ...’e ait olmadığını, kendisinin işleri yürütebilmek için babasının adının altına kendi imzasını atığını, ... Taah. San. Ltd. Şti. ne kendi imzası olduğunu bildirmeden sanki babası ... imzalamış gibi verdiğini belirttiğini Özellikle koyu puntolu yerler incelenecek olursa, bu malların davacıya miras bırakan (muiris) ...'e ait inşaatta kullanılmak üzere teslim alındığı ve tüm malzemenin bu inşaatta kullanıldığını belirttiği anlaşılacağını.... E sayılı dosyası ile murisin kısıtlandığını ileri sürmüştür. Üzülerek söylemeliyiz ki davacı, yukarıda arz ettiğimiz hukuki yanılgılarına bu iddiası ile bir yenisini daha eklediğini. Davacı, borçtan kurtulabilmek için hukuki olsun, olmasın, her türlü iddiayı ileri sürdüğü anlaşılmakta olduğunu. Bilindiği üzere vasi tayinine ilişkin mahkeme ilamları karar verilmekle hüküm doğru olduğunu. Müvekkil şirket tarafından ... ...'e mal satış işlemi 29.01.2020 ve 23.03.2020 tarihinde yapıldığını. Kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için ... ...'in akıl zayıflığının varlığı kabul edilse dahi, müvekkil şirketin satış yaptığı tarih (29.01.2020 ve 23.03.2020) itibariyle böyle bir mahkeme kararı olmadığını. Kaldı ki müvekkil şirketin satış yaptığı tarih itibariyle murisin akıl sağlığı ile ilgili hiçbir sorunu mevcut olmadığını. O tarih itibariyle ... ticari hayatın içinde olan, inşaat işleri ile oldukça faal şekilde uğraşan basiretli bir tacir olduğunu. Dolayısıyla davacının bu iddiası da hukuki dayanaktan yoksun bir iddia olduğunu.... Davacının huzurdaki dava ile ilgili olmayan ..... E sayılı dosyasına, ..... E sayılı dosyasına ilişkin atıfta bulunulması da davacının davanın konusunu değiştirme ve genişletme kapsamına girmekte olduğunu. Buna muvafakatleri olmadığını Hak düşürücü süre yönünden de davanın reddi gerektiğini ... belirtilen sebeplerle davacının ileri sürdüğü tüm nedenlerin hukuki ve yasal dayanaktan yoksun olması sebebiyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını ..." talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Davacı vekilinin 13.02.2024 tarihli dilekçesi ile ..... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesi kök ... ...'in davacı ...'in babası olmadığına ilişkin soybağının reddine karar verildiğini, belirtilen nedenle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, ödenen bedenin istirdadına, karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. ..... sayılı dosyası getirtilmiş davacısının ... davalılarının ..., ..., nüfus müdürlüğü dava konusunun soybağının reddi olduğu. 29.03.2024 tarihinde kesinleşen ilamı ile "... TC nolu ... ...'in aynı yerde nüfusa kayıtlı ..... ve .....'dan olma 10.02.1994 doğumlu ..... TC nolu ...'in babası olmadığının tespiti ile ... ... ile davalı ... ile arasında kurulan soybağının reddine... " karar verildiği görülmüştür. ..... esas sayılı dosyasının tetkikinde davacılarının ..., ..., ... , davalılarının ... ve ... dava konusunun muvaza nedeniyle tapu iptali tescil olmadığını taktirde saklı payın tenkisi olduğu, mahkemece alınan adli tıpın 14.07.2023 tarihli raporunda "... Kişide saptanan Demans Denilen bunama halinin klinik, fizyopatolojik ve ilerleyici vasfı dikkate alındığında işlem tarihinde de (17.06.2020 ) mevcut olduğu kişinin musap olduğu bu hastalık sebebiyle işlem tarihinde menfaatlerine müdrik olamayacağı..." belirtildiği görülmüştür . .....sayılı dosya sureti getirtilmiş, kısıtlısının ..., vasinin ... olduğu ..... alınan sağlık kurulu raporu uyarınca kısıtlı adayının akli dengesinin akıllıca yaşam sürmesi için yeterli olmadığı vekaletname vermeye ehil olmadığı belirtilerek TMK 405 maddesi gereğince kısıtlanmasına kendisine ...'in vasi olarak atanmasına karar verildiği, kararın 07.07.2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür . .....esas sayılı dosyasının tetkikinde takip alacaklısının dosyamız alacaklısı, takip borçlularının davacımız ile birlikte ... 'in diğer mirasçıları takip konusunun 01.04.2020 tarihli 10.882,92-TL'lik 07.02.2020 tarihli 3.014,04-TL'lik, 07.02.2020 tarihli 5.035,96-TL'lik faturalardan kaynaklı faizleriyle birlikte toplam 22.429,35-TL olduğu dosyamız davacısından 25.03.2023 tarihinde 30.450,00-TL'sı tahsilatta bulunulduğu görülmüştür . ..... esas sayılı dosyasının tetkikinde takip alacaklısının dosyamız davalısı takip borçlularının ... mirasçıları takip konusunun 17.03.2020 tanzim tarihli 20.05.2020 vadeli 19.500,00-TL tutarlı bono olduğu görülmüştür . .....r sayılı dosyasının tetkikinde davacılarının ..., ..., ... ve arkadaşları dosyamızın davalısı dava konusunun ..... esas sayılı dosyasındaki imza inkarı olduğu mahkemenin 31.10.2022 tarihli 07.11.2022 tarihinde kesinleşen ilamı ile bonodaki imzanın ... ... tarafından değil ... tarafından atıldığı, ...'e ... tarafından verilen vekaletnamede kambiyo senedi düzenleme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla ..... esas sayılı dosyasındaki takibin iptaline karar verildiği dosyaya sunulan tarihsiz tutanakta ...'in de imzasının bulunduğu ...'in beyanında babası ... ile birlikte çalıştığını vekaleten babasının tüm işlerini yürüttüğünü ... ... Ltd. Şti.'den faturalara ilişkin malların alındığını kendisinin babası ...'e ait inşaatta kullanılmak üzere teslim alındığını tüm malzemelerin bu inşaatta kullanıldığını belirtiği görülmüştür. Kök ... ...'e ait ..... sayılı ilamı ile alınan veraset ilamının ibraz edildiği görülmüştür . Çıkartılan sicil kaydından ... ...'in ticaret sicil yönetmeliğinin 51. Maddesine istinaden ticaret sicilinden 13.02.2023 tarihinde resen terkin edildiği görülmüştür. ..... esas sayılı dosyasının tetkikinde davacılarının ..., ..., ... , davalılarının ... ve ... dava konusunun muvazaa nedeniyle tapu iptali tescil olmadığını taktirde saklı payın tenkisi olduğu, mahkemece alınan adli tıbbın 14.07.2023 tarihli raporunda "... Kişide saptanan Demans Denilen bunama halinin klinik, fizyopatolojik ve ilerleyici vasfı dikkate alındığında işlem tarihinde de (17.06.2020 ) mevcut olduğu kişinin musap olduğu bu hastalık sebebiyle işlem tarihinde menfaatlerine müdrik olamayacağı..." belirtildiği görülmüştür . DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça takibe konu faturalar nedeniyle kök ... ... mirasçıları aleyhine başlatılan takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti, ödenen bedelin istirdadı, yargılama sırasında davacının kök murisin mirasçısı olmadığı soybağının ret edildiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesi, davalı tarafça davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup: ...'in tacir olarak ticaret sicilinde kayıtlı olduğu ve inşaat işleri ile uğraştığı murisin oğlu ...'in babası ile birlikte çalıştığı ..... dosyasında takibe konu fatura konusu ürünlerin murisin yürüttüğü ticari iş nedeniyle ... tarafından davalıdan alındığı, fatura bedellerinin ödenmemesi, murisin vefatı nedeniyle ... mirasçıları aleyhine icra takibi başlatıldığı ,yürütülen takip nedeniyle ..... esas sayılı dosyasında davacıdan 25.05.2023 tarihinde 30.450,00-TL'sı tahsil edildiği, mahkememizde süren yargılama sırasında ..... sayılı ilamı ile ...'in ...'in babası olmadığının tespiti ile soybağının reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği mevcut aşama itibariyle dosyamız davacısının ...'in mirasçısı olamayacağı .....Mahkemesinin ilamı, tüm dosya içeriği ile anlaşılmış olmakla davacıdan yapılan tahsilat ile davamız tarihi arasında istirdat için ön görülen hak düşürücü sürenin ve zamanaşımının gerçekleşmesinin söz konusu olamayacağı istirdat talebi yönünden, dosyamız dava tarihi itibariyle ... ...'in mirasına tapu iptal ve tescil olmaz ise saklı pay davası sahip çıkan davacının, murisin işleri nedeniyle alınan ürünlerin borçlarından sorumlu olmadığına dair savunması, dava tarihimiz, icra takip tarihi itibariyle davacımızın mirasçı olmadığının davalımız tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı da davacının kötü niyet tazminat talebi ,yargılama gideri ve vekalet ücretleri yönünden gözetilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar verilmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; 1-Davacının menfi tespit talebinin kabulüne, davacının ..... esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının istirdat talebinin kabulüne, davacı tarafça ..... esas sayılı dosyasına ödenen 30.450,00-TL'nın ödeme tarihi olan 25/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, 4-Alınması gerekli 2.080,03-TL harçtan peşin alınan 520,40- TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 1.559,63- TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 7-Davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair Taraf vekillerini yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2024 Katip ..... ¸ E-İmzalıdır Hakim ..... ¸ E-İmzalıdır

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/404, K. 2024/538, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-404-e-2024-538-k-79c63d699238