İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/309 E. 2025/122 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/309
- Karar No
- 2025/122
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/309 Esas - 2025/122 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/309 Esas KARAR NO : 2025/122 Karar HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI : 1- .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/11/2022 KARAR TARİHİ : 14/02/2025 YAZIM TARİHİ : 19/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 03/11/2022 tarihli dava dilekçesi ile : müvekkili ...'ın ... Eml. Gıd. Tar. El. Oto. San. Tic. Ltd. Şti isimli firmanın sahibi olup karşı taraf olan ... Tük. Mal.Ltd.Şti. ile ankastre satış sözleşmesi imzaladığını tarafların bu sözleşme uyarınca montaj ve yerine sevk hususlarında anlaştıklarını, ... firma olan ..., sorumluluklarını yerine getirmediği gibi, servis hizmetinde tüketiciye aksamalar yaşattığını, ayıplı ürünlerin tamiratının yapılmadığı bir tarafa mağdurlar tarafından da kendilerine ulaşılamadığından bahisle bu sözleşmedeki yükümlülükleri yerine getirmediğini, teslimatları bilerek geciktirmesi sebebiyle müvekkilinin ciddi müşteri kaybına uğradığını, satış sonrası servis hizmetindeki aksamalar yüzünden de sipariş sözleşmeleri feshedilen müvekkilinin çok ciddi zarara uğradığını, ilgili firmaya .... Noterliğinin ... Yevmiye ve 07.10.2022 tarihli ihtarı ile uyarı gönderen müvekkiline herhangi bir dönüş de olmadığını, iptal edilen siparişler ve sözleşmelerle alakalı ellerinde çokça dökümanın olduğunu, Müvekkilinin bu siparişlerin iptali ile ilgili olarak yaklaşık 150.000 TL kayba uğradığını, müvekkili tarafından aksaray müteahhitler birliği başkanı ...'e ... inşaat adı altında 30 set yani 90 parça olarak verilen ankastre set, ısıcaklar inşaat a verilen 11 set, ... inşaata verilen 50 set, uzunoğlu inşaata verilen 20 set, ...'a verilen 30 set, ... inşaata verilen 10 set, ...'a verilen 5 set, ... e yapay zekalı 2 set ve daha birçok müşteri ve firmaya verilen setlerle alakalı müvekkilinin davalı firmanın satış sonrası montaj servis ücreti, geç teslimat, arıza giderilmesi gibi hususlarla alakalı kötü hizmet vermesi yada hizmet vermemesi nedeniyle sözleşmelerin fesh olduğunu ve müvekkilinin çok ciddi müşteri ve para kaybı yaşadığını ileri sürerek maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak fazlaya ve ıslaha ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şuan için müvekkilinin toplam zararının tam olarak tespit edemediklerinden 150.000 TL maddi tazminatın yasal fazizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili 03/02/2023 tarihli cevap dilekçesi ile : dosya kapsamına sunulan 12.09.2020 tarihli sözleşmede 9 maddesinde sözleşmenin yetkili mahkemelerinin .... İli mahkemeleri olduğunun belirtildiğini, HMK gereğince yetkili mahkeme konusunda tüzel kişilerin anlaşma yapabileceğini, geçerli yetki sözleşmesi var iken yetkili mahkemeye gönderilmesinin gerektiğini ileri sürerek öncelikle yetki itirazlarının ilk itiraz olarak sözleşme gereği .... Mahkemelerinin yetkili olduğunda mutabık kalındığından dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Davanın; Taraflar arasında akdedilen 12.09.2020 tarihli ankastre satış sözleşmesi kapsamında davacının zarara uğradığı iddiası ile tazminat talebine ilişkin olduğu belirlendi . .... sayıl gerekçeli kararında evsizliğine karar verilerek Mahkememizin yukarıda esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır. Davacı tanığı ...'ın 26/12/2024 tarihli beyanında; "ben davalı şirketin yetkili servis işlerini yapıyordum. Davacı şirketi de bu nedenle tanırım. Davacı şirket davalı ile sözleşmeyi yaptıktan sonra benimle iletişime geçti. Sözleşmeyi yaptığını ancak malları göndermemelerinden endişe ettiğini söyledi. Birlikte .... 'ya davalı şirketin yerine gittik. Gittiğimizde herhangi bir üretim olmadığını gördük yalnızca paketleme yapıyorlardı. Sonrasında ben yetkili servisliğini bıraktım, bildiğim kadarı ile davacı kavga dövüş bir kısım malları alabildi. Davacı bu malları müteahhitlere satacaktı, davacının malların teslim edilmemesiyle ilgili bağlantı yaptığı müteahhitlerle sorun yaşadığını duydum. Ancak kendi yaşadığım sıkıntılardan dolayı olayın ardını takip edemedim, davalı şirket benim hakedişlerimi de geç ödedi. Davacı illaki zarara uğramıştır ancak ne kadar zarara uğradığını ben bilmiyorum." dedi. Davalı tanığı ...'ın 28/06/2024 tarihli beyanından;" Ben daha evvel davalı ... şirketinde depo sorumlusu olarak çalışıyordum, Davacı firmaya sürekli mal gönderiyorduk, ben davalı firmanın bana göndermiş olduğu teslimat listesini dikkate alarak ilgili firmalara teslimat yapıyordum malları gönderiyordum bildiğim bir gecikme söz konusu değildir. Mallar süresinde çıkıyordu dedi. Bu hususlarda bilgim bu kadardır." dedi. 15.09.2023 tarihli Ön inceleme duruşmasının 3 numaralı ara kararı ile davacı vekiline talebini somutlaştırması ve kuruşlandırması için kesin süre verilmiş olup; " ... ile yapılan ve fesih olan ankastre fesih sözleşmesi sebebiyle müvekkilin 90.000,00 TL zararı vardır. Dilekçemizin ekinde fesih bildirimi mevcuttur. Aynı zamanda ... ile whatsapp üzerinden gerçekleşen mesajlaşmaları ekte sunduk . Sunulmuş olan mesaj kayıtlarından da müvekkilin 15.000,00 TL zararı vardır. ... ile artık çalışamayan müvekkilim yoksun kalınan karla alakalı talepte bulunmuştur. Aynı zamanda müvekkile hizmet vermeyen davalı yüzünden müvekkil tarafından ... Soğutmaya fazla ödeme yapmak zorunda kalmıştır" beyan edilerek 20.09.2023 tarihinde dilekçe ibraz edildiği anlaşılmaktadır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. HMK'nın 194. maddesi kapsamında dava açılırken ve cevap dilekçesi verilirken taraflar, dayandıkları vakıaları hangi delillerle ispat edileceğini de belirtmek zorundadırlar. Taraflar dilekçeler aşamasında delillerini bildirerek, hasretmiş olmaları gerekmektedir. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; Taraflar arasında akdedilen 12.09.2020 tarihli ankastre satış sözleşmesi kapsamında davacının zarara uğradığı iddiası ile tazminat talebine ilişkin olduğu, davacının zararını ispat yükü altında olduğu, delil ikame sürelerinde davacının sunduğu deliller ve dinlenilen tanık beyanları dikkate alındığında davacının zararını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE; 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 256,17 TL peşin harcın düşümü ile kalan 359,23 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına 6)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/02/2025 Katip .... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır