İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/294 E. 2024/791 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/294
- Karar No
- 2024/791
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/294 Esas KARAR NO : 2024/791 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... ... ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - .... Av. ... - .... Av. ... - .... DAVA : Tazminat (... Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/04/2022 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 KAR.YAZ.TAR. : 27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (... Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesi ile " ... Müvekkilinin 2021 senesinin Eylül ayında satın aldığı... Şirketi ‘nin, tüzel kişilik olarak ... A.Ş. ile 26.11.2020 tarihinde ...'nın acenteliğini yapması hususunda mutabakata varıldığını ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil edildiğini, Müvekkili olan ... LTD. ŞTİ. , ... LTD. ŞTİ. isimli şirketi 2021 senesinin Eylül ayında bu haliyle devraldığını, adresi ticaret sicil gazetesinde belirtildiği üzere değiştirildiğini, Müvekkilinin ... levhasının da dosya içindeki eklerde bulunduğunu, Müvekkilinin... Ltd. Şti.' yi aldığı tarihten itibaren davalının müvekkilini oyaladığını daha sonra partajını kapatan ... A.Ş. müvekkilinin iş yapamamasına neden olduğunu, akabinde müvekkilimden haksız olarak diğer şirketlerini kapatmasını istediğini.. davacının çalıştığı şirketlerden ikisi ile sözleşmesini fesh edeceğini bildirdiğini bu söyleme rağmen bir süre sonra davalı şirket sözleşmeyi tek taraflı olarak geçerli bir neden olmaksızın feshettiğini ... sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı ve haksız olarak feshi nedeniyle, mükvekkilinin zarara uğradığını, İncelenme neticesinde müvekkilinin bu haksız fesihten kaynaklanan büyük bir zararı olduğunun görüleceğini, sigorta şirketi sürekli olarak oyalama taktiği ile devam etmiş ve müvekkili şirkette telafisi mümkün olmayan zararlar oluşturduğunu, Haksız fesih sonrasında dava açmadan evvel, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun gerçekleştirildiğini, Müvekkilinin sözleşme uyarınca ...'nın acentesi olduğu süre içerisinde şahsi çabalarıyla müşteri çevresi edinmiş ancak sözleşme haksız olarak feshedildiğinden ötürü bu müşteri çevresinden yararlanamayarak zarara uğradığını, TTK Md. 122 hükmü uyarınca da müvekkilinin, kendi çabalarıyla oluşturduğu müşteri çevresi dolayısı ile önemli menfaatler elde edebilecekken, sözleşme devam etseydi kazandırmış olduğu müşteriler ile yapılacak işlerden ücret isteme hakkı elde edebilecekken bu haklarından mahrum kalmış, maddi olarak önemli kayıplara, zararlara uğradığını, açıklanan nedenlerle haklı davalarının kabulünü, müvekkili ile ... arasında yapılmış olan ... sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesinden dolayı müvekkili adına doğan zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fesihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte 8.500,00-TL portföy tazminatına hükmedilerek müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile "... Acentenin denkleştirme talebinde bulunabilmesi için müvekkilinin ... sözleşmesini acentenin kusurundan dolayı feshetmemiş olması gerektiğini, acentenin kusurlu davranışları sonucu sözleşmenin feshedilmesi durumunda acente kendi kusuruna bağlı bu fesihten dolayı denkleştirme talebinde bulunamayacağını, ancak müvekkilinin haklı bir neden olmaksızın sözleşmeyi feshetmesi durumunda acentenin denkleştirme talebinin değerlendirilebileceğini, davacı şirketin beyanından anlaşılacağı üzere davacının yalnızca taahhütte bulunduğunu, hem müvekkili hem de diğer şirketlerle çalışmak istediğinden sözleşmelerini feshetmediğini, neticesinde ise davacı yanın bu tutumu nedeniyle müvekkili şirketçe haklı sebeple sözleşmenin feshedildiğini, ayrıca müvekkili şirket tarafından usulüne uygun olarak fesih ihbarının yapıldığını, fesih hakkının sözleşmenin iki tarafınca da kullanılabileceğini, TTK 121/1. Maddesi uyarınca belirsiz bir süre için yapılmış olan ... sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebileceğini, müvekkili şirket tarafından usulüne uygun olarak davacı yana fesih ihbarnamesinin gönderildiğini, bu nedenle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Taraflara taraflar arasında bulunduğu belirtilen ... sözleşmesi ibraz için kesin mehil verilmiş ise de taraflarca sözleşme suretinin ibraz edilmediği , davalı ... şirketince boş örnek mahiyetince sözleşme suretinin gönderildiği görülmekle taraflar arasında genel olarak düzenlenmiş tip ... sözleşmesi bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği ,taraflar arasında özel düzenleme bulunmadığının kabulü gerektiği davalıdan temin edilen tip sözleşmesinin yasak haller başlıklı 4/1 bendinin " şirketin önceden yazılı onayı alınmadıkça iş bu sözleşmenin yürürlükte bulunduğu süre içerisinde doğrudan doğruya veya dolaylı olarak diğer bir sigorta şirketinin acenteliğinin yüklenmesi, iş vermesi veya onların nam ve hesabına örgütlenmesi...", 4/8. Maddesinin "... Acente şirketin yazılı izni olmadan unvan değişikliği yapamaz...", 4/9. Maddesinde "... Acente şirketin yazılı izni olmadan ortaklar arasında hisse devri yapamaz veya yeni ortak alamaz..." düzenlemelerinin bulunduğu görülmüştür. Çıkartılan 14/09/2021 tarih ve 10408 sayılı ticaret sicil gazetesinden ... Şirketindeki tek ortak ...'un Tüm hissesini ...'a devrettiği ,23/09/2021 tarih 10415 sayılı sicil gazetesinden ... Aracılık Hizmetleri Limited Şirketinin ünvanının ... olarak değiştirildiği görülmüştür. Davacı şirketin ... beyannamelerinin getirtildiği, taraflar arasındaki whatsap görüşmelerinin davacı tarafça ibraz edildiği görülmüştür. Davalı tarafça davacıya gönderilen .... Noterliğinin 11/01/2022 tarihli fesih ihbarnamesinin tetkikinde "... .... Ltd. Şti. İle aramızda 17/11/2020 tarihli ... sözleşmesi imzalanmıştır, TTK120/A bendinde belirtilen belirsiz bir süre için yapılmış olan ... sözleşmesinin taraflardan her biri 3 ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir hükmü gereği muhatap ile imzalanan ... sözleşmesinin 3 ay ihbar süresine uyarak feshedilmesine karar verilmiştir, ihtarnamenin muhatap tarafından tebellüğ tarihinden 3 ay sonra ... sözleşmesinin feshedilmiş olacağının..." belirtildiği görülmüştür Davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat yolu ile inceleme yaptırılmış alınan raporda "...Sözleşmenin fesih ile ilgili maddesinde;“İşbu sözleşme süreyle sınırlı olmaksızın akdedilmiş olup, taraflardan her biri 3 ay evvel noter aracılığı ile ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi her zaman feshedebilir.” (Md.24) "Şirketin sözleşmeyi derhal feshettiğini bildirmesi halinde derhal fesih sebebinin gerçekleşmiş bulunmadığı durumlarda fesih şirket tarafından fesih beyanında bulunulmasından 3 ay sonra gerçekleşmiş olur. (Md.25/f-2)” Sözleşmenin tümünü incelediğimizde de sözleşmeyi taraflardan biri feshetmesi halinde cezai şart tazminatı ödenmesi veya ödenecek tazminat miktarı ile ilgili bir hüküm ve ifade yoktur. (Ek:5)Dosyada ( .... Esas No.lu) bulunan “Fesih İhbarnamesi” noter aracılığı ile 11.01.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, ... A.Ş. 29.9.2021 tarihinde acenta ...’ne ekranlarını kapatmış ve poliçe düzenlemesine mani olmuştur. (Ek.6) buna göre, sözleşme feshi, fesih ihbarından 3 ay sonra değil, 3 ay önce fiili fesih gerçekleşmiş olmaktadır.Sözleşmede fesih halinde cezai şart veya tazminat şartı olmamasına karşın, sözleşme feshi nedeniyle davacı tarafın fiili olarak bir zararı meydana gelmiştir. Ancak, Davalı ve davacı tarafın yasal defterlerinden ve diğer delillerden, davacı taraf da düzenleyemediği poliçe tutarları için, bir kayıt tutmadığı için somut olarak 2021 yılında davacının ekranın 29 Eylül 2021 tarihi itibariyle kapanmasından ötürü bu tarihten sonra poliçe düzenleymediği için, bu kalan süre için kayba uğranılan komisyon bedeli tespiti yapılamamıştır. Davacı tarafın, 2021 yılının tamamında poliçe düzenleyemediği içinfiilen uğradığı bir zarar mevcut olup, bu zararın, ... dairesine vermiş olduğu beyannında da sabit olmuştur. Çünkü, 2019, yılı için, 11.511,32 TL. 2020 yılı için, 2.704,57 TL., vergiye tabi matrah beyan etmiş, 2021 yılı için ise 10.286,45 TL. zarar beyan etmiştir. Bu durumda, da 2021 yılı için gelir kaybının, 2020 yılında 2.704,57 vergiye tabi matrah beyan edip, 2021 yılında 10.286,45 TL. zarar beyan ettiği için 2020 yılına göre bile hesaplasak (2.704,57+10.286,45=) 12.991,02 TL. gelir kaybı olmuştur....Takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin ve yasal defter ve belgelerin incelenmesi ve yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde; Davacı; ...’nin ecenta sözleşmesinin davalı ...Ş tarafından feshinden sonra, 2021 yılındaki komisyon geliri zararının, 12.991,02 TL. olduğu,Teminat olarak yatırılan, kısımdan kalan alacağının, 26.049,37 TL. olduğu, Toplam alacağının ise, (12.991,02+26.049,37=) 39.040,39 TL olması, Görüş ve kanaatine varılmıştır." denildiği görülmüştür. Davacının defter ve kayıtları, davalının defter ve kayıtları üzerinde inceleme sonucu alınan rapor ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan raporda "... Davalı ve davacı tarafın yasal defterlerinden ve diğer delillerden, davacı taraf da düzenleyemediği poliçe tutarları için, bir kayıt tutmadığı için somut olarak 2021 yılında davacının ekranın 29 Eylül 2021 tarihi itibariyle kapanmasından ötürü bu tarihten sonra poliçe düzenleymediği için, bu kalan süre için kayba uğranılan komisyon bedeli tespiti yapılamadığı. .Davalın Ticari Defter Kayıtlarını inceleyen Bilirkişi ; Davacı tarafın, 2021 yılının tamamında poliçe düzenleyemediği için fiilen uğradığı bir zarar mevcut olup, bu zararın, ... dairesine vermiş olduğu beyannında da sabit olduğu Çünkü, 2019, yılı için, 11.511,32 TL. 2020 yılı için, 2.704,57 TL., vergiye tabi matrah beyan etmiş, 2021 yılı için ise 10.286,45 TL. zarar beyan ettiği, bu durumda, da 2021 yılı için gelir kaybının, 2020 yılında 2.704,57 vergiye tabi matrah beyan edip, 2021 yılında 10.286,45 TL. zarar beyan ettiği için 2020 yılına göre bile hesaplasak (2.704,57+10.286,45=) 12.991,02 TL. gelir kaybı olduğu görüşü beyan ettiği ANCAK davacı şirketin Davalı şirket haricisinde dava dışı şirketlerde poliçe düzenlendiği görüldüğü bilirkişi tarafından davacının 2021 Yıllı zararı dikkate alınarak hesaplama yapıldığı , Davalı ve dava dışı şirketlerin gelirin ayrılıştırılarak yapılması gerektiği heyetimizce davacının, davalı şirket yapmış olduğu Sigorta Prim Kazancı dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Davalı şirket ile davacı acente arasındaki sözleşmenin, denkleştirme istemini doğuracak şekilde sona erdiği kabul edilmesi halinde davacı acentenin denkleştirme talebini yasal süre içinde ileri sürdüğü, Yıllar İtibariyle (5 yıllık ortalama %20) Acentenin ücret kaybının 606,60 TL olduğu, %10’dan Bugünkü Değer Faktörü uygulanmak suretiyle bulunan acentenin bugünkü ücret değer kaybının 606,60 TL olarak hesaplandığı,Davacının Teminattan Kalan alacak tutarı yukarıda önceki bilirkişi raporunda yapılan ödeme toplamı 233,21 $ olarak tespit edilmiş olmakla (2000 $-233,21=) 1.766,79 x 14.7439 $= 26.049,37 TL. Olduğu ancak davacının bu yönde talebi bulunmadığı anlaşılmaktadır. ...Davacının bu devir işleminde davalı ... Sigortanın onayı alınmadığından davalı acentası olmadığı kanısına varılması halinde denkleştirme tazminatı talep şartları oluşmadığı kabul edileceği, Davacının davalı ... acentası olduğunun kabulü halinde acentanın son 5 yıllık ücret kaybının 606,60 TL olarak hesaplandığı," belirtildiği, itirazlar üzerine alınan ek raporda "...Davalının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ... raporunda: Davacı tarafın, 2021 yılının tamamında poliçe düzenleyemediği için fiilen uğradığı bir zarar mevcut olup, bu zararın, ... dairesine vermiş olduğu beyannında da sabit olduğu Çünkü, 2019, yılı için, 11.511,32 TL. 2020 yılı için, 2.704,57 TL., vergiye tabi matrah beyan etmiş, 2021 yılı için ise 10.286,45 TL. zarar beyan ettiği, bu durumda, da 2021 yılı için gelir kaybının, 2020 yılında 2.704,57 vergiye tabi matrah beyan edip, 2021 yılında 10.286,45 TL. zarar beyan ettiği için 2020 yılına göre bile hesaplasak (2.704,57+10.286,45=) 12.991,02 TL. gelir kaybı olduğu görüşü beyan edildiği. Davalının ticari defter kayıtlarını inceleyen Bilirkişi ... raporu ile tarafımızdan düzenlenen rapor arasındaki çelişki nedeni: Davalının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi Davacının Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesini itibar ederek 12.991,01 TL zarar BEYAN ETMİŞ ancak davacı şirketin sadece davalı şirkete poliçe düzenlenmediği .... olduğu tarafımızdan düzenlenen kök raporda Davacının ... İLE POLİÇE dava konusu şirkette yapmış olduğu poliçeler dikkate alınarak rapor tanzim edilmiştir. SONUÇ: Tarafların itirazları ve dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. Tarafların itirazları değerlendirilmesi neticesinde kök raporu etkileyecek unsur bulunmadığı " denildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça taraflar arasındaki ... sözleşmesinin haksız fesh edildiği belirtilerek denkleştirme tazminatı talebinde bulunulmuş, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup: Davalı ile tek ortaklı .... Şirketi arasında ... sözleşmesinin bulunduğu, davalı şirketin izni olmadan ...Ltd.Şti.nin tek ortağı ...'un Tüm hissesini ....'a devrettiği , 23/09/2021 tarihinde... Şirketinin ünvanının ... olarak değiştirildiği , Ünvan değişikliğinin sözleşmenin devri olarak yorumlanmasının mümkün olmadığı, davacının davalı şirketin acenteliği yanı sıra dava dışı .... olarakta hizmet verdiği, ünvan değişikliğini takiben davacı ikrarı ve davalı savunması doğrultusunda davalı ... şirketince davacı acenteden diğer sigorta şirketlerinin acenteliğini sonlandırmasının istenildiği, davacının acenteliğini sonlandırmaması üzerine akdin haklı nedenle fesh edildiği, tip sözleşmenin 4/1,4/8,4/9 bentleri ve TTK 104, 122 maddeleri gereği davacının denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği, akdin feshinin haksız olduğu düşünülse dahi denkleştirme tazminatı takdiri için acentenin müşteri çevresi veya ticari ilişkiler oluşturması yeterli olmayıp, TTK m.122m uyarınca Müvekkilin acentenin hazırladığı potansiyel iş imkânlarından, somut olarak bir menfaat elde etmesi , sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybedilmesi gerektiği, bu kapsamda davacı tarafça düzenlenemeyen poliçe tutarları için bir kayıt tutmadığı gibi, davalı sigortanın kazandırılan müşterilerden gelir elde ettiğinin ispat edilemediği bu kapsamda bir hesaplama yapılmasının da mümkün olmadığı, davacının denkleştirme alacağının varlığını ispat edemediği. Tarafların ticari defter ve kayıtları , bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; 1)Davacının davasının reddine, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan, dava açılışında alınan 80,70-TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 10,36-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 91,06-TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 336,54-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.106,60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.