İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/471 E. 2023/867 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/471
- Karar No
- 2023/867
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/471 KARAR NO : 2023/867 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/06/2023 KARAR TARİHİ : 22/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/11/2023 Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı ...Ş. Ünvanlı şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi 28.07.2022 tarih ve 10627 sayılı ticaret sicil gazetesi ile yayınlandığı üzere nev'i-ni Limited Şirketten Anonim Şirkete çevirdiğini, müvekkil ile davalı şirket arasında 27/09/2016 tarihinde her iki tarafa da borç yükleyen bir sözleşme yapıldığını, yapılan sözleşmenin, ''sözleşmenin şartları'' başlıklı birinci maddesine göre müvekkil kendisine ait olan, Y... ... ... Parselde kayıtlı olan arazileri davalı ...Ş.'ye devretme yükümlülüğü altına girdiğini, müvekkil tarafından üstlenilen yükümlülüğün karşılığında ise söz konusu sözleşmenin aynı maddesine göre davalı ...Ş.'nin, müvekkile 79.332,00 TL, dönemin dolar kuru ile 26.775,00 USD borçlandığını, yapılan sözleşmeye göre tarafların borcun (26.775,00 USD) 27/09/2018 tarihindeki T.C.M.B döviz alış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek ödeneceği konusunda mutabık olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 2. Maddesi uyarınca davalı şirket müvekkile satış bedeli tutarlı 26.775,00 USD bedelli bir teminat senedi verdiğini, müvekkilin, sözleşme ile kendi üzerine düşen edimi yerine getirip sözleşmede belirtilen arazileri davalı şirkete devrettiğini, sözleşmenin 3. Maddesine ve ipotek akit tablosuna göre, 27.09.2018 tarihine kadar ödeme yapmayan davalı için %5 cezai şart ödeme yükümlülüğü devreye girdiğini, müvekkilin taşınmazı davalı şirkete devir yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak davalı şirketin ödeme yapma ve sözleşmede yer alan cezai şart ve ürün telafi bedelleri gibi yükümlülüklerinin hiçbirisini yerine getirmediğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı yanın haksız itirazının iptaline, duran takibin iptaline, davalı hakkında %20’den az olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle; Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davaların ticari dava olarak kabul edildiğinden bu davalara bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğunu, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili çekişmesiz yargı işi niteliğindeki ticari davalar olduğunu, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın 6102 sayılı Ticaret Kanunun ticari dava ve çekişmesiz yargı işi olarak kabul ettiği işler olduğunu, fakat dava konusu olan alacak ticari nitelikte olmayıp 6102 Sayılı Kanun'un sınırlı olarak saymış olduğu hususlardan hiçbirine dahil olmadığını, alacaklı tarafından itirazın iptali davasının, borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazdan itibaren bir yıl içinde açılması zorunlu olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.06.2019 tarihli ve 2017/19-1651 E., 2019/707 K. sayılı kararında da aynı ilke benimsendiğini, bu durumda, açılan davanın süresinde olmadığının kabulü gerektiğini, esasa ilişkin olarak; ... 1. Genel İcra Dairesi 2023/39164 Sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine yapılan takibe süresi içerisinde, borca, tüm ferilerine ve faize itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkilin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkil Şirketin, davacının ilgili icra takiplerine ve davaya dayanak gösterilen "Mutabakat"a istinaden bir borcu bulunmadığını, mutabakat adlı metinde yazıldığı gibi taşınmazların metrekaresinin 9,10 TL'den satın alındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, 8.05.2022 ve 05.08.2021 tarihinde bizzat Hazine tarafından satılmış olan yine Hazineye ait iki adet taşınmaza ait raiç değerler haricen yaptığımız araştırma sonucunda tarafımızca tespit edildiğini, bu taşınmazların hazine tarafından yapılan satışlarda kıymet takdiri yapılıp daha sonra taşınmazın satışı gerçekleştirildiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak koşuluyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini reddini istemiştir. MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Bir davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması veya tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan doğması veya özel kanunularda davaya Ticaret mahkemesinde bakılacağının belirtilmesi gerekir. Davamızın taraflarından biri gerçek kişi olup hakkında yapılan araştırmaya göre tacir değildir. Davanan diğer tarafı ise tacir olan bir limited şirket ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre, dosya arasına alınan ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesi kayıtlarına göre davacının tacir niteliği bulunmadığı gibi uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı anlaşıldığından, ve dava sözleşmeden kaynaklı itirazın iptali davası olup temelde taşınmaz satımı sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlık mutlak ticari dava da olmadığından uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Neticede yukarıda açıklanan nedenlerle davaya genel mahkemelerde bakılması gerektiği ve Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE , 2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/11/2023 Katip ... ✎ e-imzalıdır Hakim ... ✎ e-imzalıdır *