İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/313 E. 2023/130 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/313
- Karar No
- 2023/130
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/313 Esas - 2023/130 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/313 KARAR NO : 2023/130 HAKİM .. KATİP : .... DAVACI ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI :... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/05/2022 KARAR TARİHİ : 27/02/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2023 Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirketin ecza deposu olup, ...'nin sahibi davalı Eczacı ... ile aralarında ticari ilişki niteliğinde ilaç, medikal ve kozmetik ürünler satım işi gerçekleştiğini, faturalara dayalı ürünlerin davalı tarafa teslim edilmiş olmasına rağmen ürünlerin bedeli olan ... TL'nin müvekkili şirkete ödenmediğini, ödenmeyen borçların tahsili için müvekkili şirket adına ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ancak davalının, herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durmasına neden olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutulmak kaydıyla davanın kabulüne, davalı üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul, araçları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile banka hesapları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davalı borçlunun ...Esas numaralı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı Vekiline Usulüne Uygun Tebligat Çıkarılmasına Rağmen Davaya Cevap Vermemiştir. DELİLLER : ... esas sayılı dosya getirtilmiş, incelenmiştir. Davacı ve Davalı şirketin bağlı olduğu vergi dairelerinden BA BS formları getirtilmiş, incelenmiştir. Davalının bağlı olduğu ticaret sicil müdürlüklerinden tacir mi esnaf mı olduklarını içeren belgeler getirtilmiş, incelenmiştir, davalının tacir olduğu anlaşılmıştır. Tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Mali Müşavir Bilirkişisinden Alınan Bilirkişi Raporunda Özetle, Davacı yanın incelemeye sunulan 2021 ve 2022 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden; sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde takip tarihi itibarıyla davalı yandan 67.722,91 TL alacaklı olduğu, işbu alacak bakiyesinin davacı yan tarafından tanzim edilen fatura bedellerinden davalı yan kısmi ödemelerinin düşülmesi sonucu kalan bakiye olduğu, davalı yan defter ve belgelerini incelemeye adres beyanında bulunmadığından, incelemenin davacı yan defter ve belgeleri ile tarafların bağlı olduğu vergi dairelerinden dava dosyasına celp edilen ilgili dönem Ba-Bs Bildirim Formları üzerinden gerçekleştirildiği, davacı şirketin 2021 hesap döneminde davalıya düzenlediği 281 adet toplam 405.761,00TL (KDV Hariç) bedelli faturanın; davalı yan tarafından 2021 yılında "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile bildiriminin yapıldığı ve dolayısıyla işbu faturaların davalı yanca kabul edildiği, davacı şirketin 2021 yılı hesap döneminde davalıya düzenlediği 11 adet toplam 4.337,24 TL KDV Dahil bedelli fatura ise aylık bildirim haddi olan 5.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle bildirime tabi olmadığı, davacı şirketin 2022 yılı hesap döneminde davalıya düzenlediği 1 adet toplam 78,66 TL KDV dahil bedelli fatura ise aylık bildirim haddi olan 5.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle bildirime tabi olmadığı, aylık bildirim haddi olan 5.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle “Mal ve Hizmet Alımlarına/Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba-Bs)” ile bildirimi yapılmayan 12 adet faturanın e-Fatura olduğu ve Gelirler İdaresi Başkanlığı aracılığıyla muhataba gönderildiği, anılan faturalara davalı yan tarafından yapılan herhangi bir itiraza ise dosya kapsamında rastlanılamadığı, tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; Davacı Tarafından Davalıya Karşı Başlatılan İcra Takibine Davalı Tarafından İtiraz Edilmesi Üzerine Açılan İtirazın İptali Davasıdır. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; Davacının dava konusu faturalar ve Cari hesaba ilişkin takip konusu miktar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, alacağın muaccel olup olmadığı, faizin türü ve miktarının ne olduğu , alacağın likit olup olmadığı, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilip edilemeyeceği hususlarına ilişkindir. Davalının bağlı olduğu ticaret sicil müdürlüklerinden tacir mi esnaf mı olduklarını içeren belgeler getirtilmiş, incelenmiştir, davalının tacir olduğu, mahkememizin davaya bakmakta görevli olduğu anlaşılmış yargılamaya devam olunmuştur. Davalı tarafa defter ve kayıtlarını sunmak ve inceleme esas bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içinde sunulmaz veya incelemeye esas bulunduğu yer bildirilmez ise defter sunmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ve dosya kapsamı ile hüküm kurulacağının 7251 sayılı yasa ile değişik HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca kesin süre de taraflardan birinin ticari defter ve kayıtlarının ibraz etmeyerek bu kayıt ve defterlerin bulunduğu iletişim adres ve bilgilerini mahkemeye bildirmemesi durumunda diğer tarafın ticari defter ve kayıtları içeriğinin kabul edilmiş sayılacağının ihtarının yapıldığı, davalı tarafın herhangi bir defter ibrazında bulunmadığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile HMK 222. Madde değiştirilmiş "Diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" cümlesi 3. Fıkraya eklenmiştir. Yasa koyucunun HMK 222. Madde de bahsedilen değişikliği yapmasındaki amacın defter ibrazından kaçınan tarafın aleyhine hüküm oluşturulabilmesi için artık defter ibraz edenin defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olmasının yeterli sayılması olduğu, usulüne uygun tutulan defter sahibinin ayrıca teslim belgesi ile mal veya hizmeti verdiğini ispatlamasının gerekli olmadığı, defterlerin usulüne uygun tutulmasından kastın ise 213 sayılı vergi usul kanunu uyarınca uyarlanmış olan "Muhasebe sistemi uygulama genel tebliği" ve 19/12/2012 tarih ve 28502 sayılı resmi gazetede yayımlanan "ticari defterlere ilişkin tebliğ" uygun olmasından ibaret olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davalı tarafın ihtarlı tebliğe rağmen defter ve belge ibrazından kaçınmış olması nedeniyle mahkememizce davacının açılış ve kapanış tasdikleri zamanında yapılmış usulüne uygun tutulmuş defterlerinde yapılan incelemede davalı yandan takip ve dava tarihi itibarıyla 67.722,91 TL alacaklı olduğu, tarafların ilgili dönem Ba-Bs Bildirim Formlarında yapılan incelemede davacı şirketin 2021 hesap döneminde davalıya düzenlediği 281 adet toplam 405.761,00TL (KDV Hariç) bedelli faturanın; davalı yan tarafından 2021 yılında "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile bildiriminin yapıldığı ve dolayısıyla işbu faturaların davalı yanca kabul edildiği, davacı şirketin 2021 yılı hesap döneminde davalıya düzenlediği 11 adet toplam 4.337,24 TL KDV Dahil bedelli fatura ise aylık bildirim haddi olan 5.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle bildirime tabi olmadığı, davacı şirketin 2022 yılı hesap döneminde davalıya düzenlediği 1 adet toplam 78,66 TL KDV dahil bedelli fatura ise aylık bildirim haddi olan 5.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle bildirime tabi olmadığı, aylık bildirim haddi olan 5.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle “Mal ve Hizmet Alımlarına/Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba-Bs)” ile bildirimi yapılmayan 12 adet faturanın e-Fatura olduğu ve Gelirler İdaresi Başkanlığı aracılığıyla muhataba gönderildiği, anılan faturalara davalı yan tarafından yapılan herhangi bir itiraza ise dosya kapsamında rastlanılamadığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile de sabit olduğundan davanın kabulüne, Alacak belirli ve likit olduğundan kabul edilen miktarın %20 si olan 13.544,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Davanın KABULÜ ile; ...Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Alacak belirli ve likit olduğundan %20 icra inkar tazminatı olan 13.544,59 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 4.626,15 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 817,93 TL harcın mahsubu ile noksan olan 3.808,22 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 10.835,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 817,93 TL peşin harç olmak üzere toplamı 898,63 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.169,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 27/02/2023 tarihinde karar verildi. Katip... ✎ e-imzalıdır Hakim ... ✎ e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.