İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/431 E. 2023/927 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/431
- Karar No
- 2023/927
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/431 Esas - 2023/927 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/431 KARAR NO : 2023/927 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 18/09/2020 KARAR TARİHİ : 06/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/12/2023 Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA Davacı ... Sosyal Hizmetler İnş. Day. Tük. Mal. Otom. Nak. Tem. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, ...Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile 16.10.2017 tarihinde "Açık Ocaklardan Tüvenan Cevherin Yüklenmesi, Nakliyesi ile Konsantratör Tesislerinde Cevher Hazırlama ve Kalite İyileştirme" sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin sözleşme hükümlerini yerine getirdiğini ve Hizmet İşleri Kabul Tutanağı ile İş Bitirme Belgesinin düzenlendiğini, ancak davalının sözleşmede belirtilen iş bedelinin tamamını ödemediğini ve edimini ifa etmediğini, alacağı tahsil amacı ile ... 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4203 sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, davalının 28.06.2020 tarihinde borca itiraz ettiğini, itirazdan sonra 02.07.2020 tarihinde 65.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğinin göstergesi olduğunu, alacağının likit olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı ...Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili, teşekkül ile davacı firma arasında 16.10.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, 04.11.2017 tarihinde işe başlandığını, 03.11.2019 tarihinde işin sona erdiğini, işi kabulünün 13.02.2020 tarihinde yapıldığını, sözleşme devam ederken sözleşme hükümlerine uygun olarak hak edişlerden kesinti yapılmak suretiyle ek kesin teminat alındığını, davacı firmanın çalıştırdığı işçilerin ücretlerini ödemediğini ve işçiler tarafından Arabuluculuk yoluna başvurulması üzerine ek kesin teminatının blokaja alındığını, davacı firmanın hesaplarda bekleyen ve blokeye alınan ek kesin teminatının 507.865,43 TL olduğunu, dava konusu işin 4734 sayılı KİK kapsamında davacı yana ihale edildiğini, davacı ile akdedilen sözleşmenin 11.maddesine uyarınca işçilerin işçilik alacaklarının davacı firma sorumluluğunda olduğunu buna rağmen ücretlerin ödenmediğini, bu işçilerin toplam alacak miktarının 1.500.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. HUKUKİ GEREKÇE Dava, nakit ek kesin teminat ve ödenmeyen hakediş toplamından bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın haksızlığı nedeniyle açılan itirazın iptali davasıdır. Celp edilen ... 28. İcra Müdürlüğünün 2020/4023 esas sayılı dosyanın incelenmesinde davacı şirket tarafından açık ocaklardan cehverin yüklenmesi, nakliyesi ve tesislerde cevher hazırlama ve iyileştirme hizmetine yönelik sözleşmeden kaynaklanan faturaya dayalı bakiye 523.140,01 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe süresinde itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Taraflar arasında "Açık Ocaklardan Tüvenam Cehverin Yüklenmesi, Nakliyesi Ve Konstrantratör Tesislerinde Cevher Hazırlama Ve Kaliteli Hizmet Alımına Dair" sözleşme altındaki imzaların taraflara aidiyeti çekişme konusu olmayıp, çekişme işçilik alacağı için açılmış davalar nedeniyle dava konusu edilen teminat ve hak alacağının haklı olarak bloke edilip edilmediği, haksız olarak bloke edilmiş ise takip tarihi itibariyle talep edilebilecek alacak miktarı üzerinde toplanmakla tarafların davaya ilişkin delil ve belgeleri toplandıktan sonra dosya ehil bir bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan 03.10.2021 tarihli raporda; "....Davacının ... 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4203 sayılı icra dosyası kapsamında 523.140,01 TL alacak talebinde bulunduğu, davalının borca itiraz sonrası 65.000,00 TL ödeme yaptığı da dikkate alındığından dava tarihi itibariyle davacının ödenmeyen hakediş tutarı 458.140,01 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan ismi belirtilen davacılardan ... tarafından açılan davanın davacı ... Sosyal Hizmetler firmasına da yöneltildiği anlaşılmakla bloke konulabilecek miktarın belirlenebilmesi açısından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/412 Esas sayılı dosyasında taraf dilekçeleri, bilirkişi raporunun celbi ile bloke konulabilecek tutara ilişkin bir değerlendirme yapılabileceği, ayrıca dava dışı işçi ...'ın işçilik alacakları nedeni ile 65.000,00 TL bloke konulmuş ise de adı geçen işçinin SGK hizmet dökümü ve işyeri unvan listesinin celbi ile blokenin hangi alacak kalemlerine ilişkin olduğuna ve 65.000 TL blokaja ilişkin kayıt ve belgelerin celbi gerektiği ...." yönünde görüş bildirmiştir. Bu rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra 08.02.2020 tarihli celsede taraf itirazları karşılanması için dosyanın bilirkişiye tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş, eksik belgede tamamlandıktan sonra dosya aynı bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan 08.04.2022 tarihli ek raporda; "...Davacı tarafından kök rapora karşı beyan dilekçesi içeriğinde bir itirazda bulunulmaz iken davalı taraf itirazlarının ise önceki tespit ve değerlendirmeleri değiştirir mahiyette olmadığı,dava dışı işçi ...'ın işçilik alacakları nedeni ile davacının hakkediş ve ek kesin teminat mektubu üzerine davalı idare tarafından 65.000,00 TL bloke konulmuş ise söz konusu işlemin yasal dayanağına ilişkin bir açıklama yapılmadığı ve kök rapor sonrası dosyaya sunulan belgeler içerisinde bu işçiye ilişkin herhangi verinin dosya kapsamında yer almadığı, işçi tarafından davalı idareye dava açılmadığı da tespit edildiğinden bu işçi bakımından konulan blokenin haksız olduğunun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacının ... 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4203 sayılı icra dosyası kapsamında 523.140,01 TL alacak talebinde bulunduğu, davalının borca itiraz sonrası 65.000,00 TL ödeme yaptığı da dikkate alındığında dava tarihi itibariyle davacının ödenmeyen hakediş tutarının 458.140,01 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan sadece davacılardan ... tarafından açılan dava dışında diğerlerinin davacı ... Sosyal Hizmetler firması ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, dava dışı işçi ... tarafından açılan davanın hem idareye hem de davacı şirkete yöneltildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/412 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada alınan karar uyarınca davalı idarenin bu dava sebebi ile davacı şirket ile birlikte sorumlu tutulduğu ve davacı şirket adına ödeme riski altında bulunduğu işçilik alacağı tutarının brüt 160 TL olduğu, ancak halihazırda bu mahkeme kararına istinaden başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı gibi herhangi bir ödemede yapılmadığından hak edişlere bloke konulma işleminin işlemiş faiz, yargılama giderleri ve sair haklar bakımından sorumluluk hali hariç ve infazda yapılacak kesintiler dikkate alınmaksızın sadece 160 TL ile sınırlı olabileceği, icra takibinin sadece davacıya yöneltilmesi halinde böyle bir riskinde olmayacağı düşünüldüğünde bloke işleminin haksız olacağı yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında davalı yanca davacının hak ediş ve ek kesin teminatına bloke konulması işleminin haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığının sayın mahkemece de tespiti halinde ... 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4203 sayılı icra dosyasına vaki itiraz sonrası 65.000,00 TL ödeme yapıldığı da dikkate alındığında dava tarihi itibariyle 458.140,01 TL'ye yönelik itirazın iptali gerekeceği...." yönünde görüş bildirilmiş bu rapora da taraf vekillerinin itiraz edilmesi ve eksik belgelerin temin edilmesinden sonra dosya aynı bilirkişiye tevdi edilerek alınan 20.12.2022 tarihli ek raporda; "....Davacının ... 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4203 sayılı icra dosyası kapsamında 523.140,01 TL alacak talebinde bulunduğu, davalının borca itiraz sonrası 65.000,00 TL ödeme yaptığı da dikkate alındığında dava tarihi itibariyle davacının ödenmeyen hakediş tutarının 458.140,01 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan sadece davacılardan ... tarafından açılan dava dışında diğerlerinin davacı ... Sosyal Hizmetler firması ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, dava dışı işçi ... tarafından açılan davanın hem davalı idareye hem de davacı şirkete yöneltildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/412 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada alınan kesinleşmiş karar uyarınca davalı idarenin bu dava sebebi ile davacı şirket ile birlikte sorumlu tutulduğu ve davacı şirket adına ödeme riski altında bulunduğu işçilik alacağı tutarının brüt 160 TL olduğu, ancak halihazırda bu mahkeme kararına istinaden başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı gibi herhangi bir ödemede yapılmadığından hak edişlere bloke konulma işleminin işlemiş faiz, yargılama giderleri ve sair haklar bakımından sorumluluk hali hariç ve infazda yapılacak kesintiler dikkate alınmaksızın sadece 160 TL ile sınırlı olabileceği, icra takibinin sadece davacıya yöneltilmesi halinde böyle bir riskinde olmayacağı düşünüldüğünde bloke işleminin haksız olacağı, davalı yanca davacının hak ediş ve ek kesin teminatına bloke konulması işleminin haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığının sayın mahkemece de tespiti halinde ... 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4203 sayılı icra dosyasına vaki itiraz sonrası 65.000,00 TL ödeme yapıldığı da dikkate alındığında dava tarihi itibariyle 458.140,01 TL'ye yönelik itirazın iptali gerekeceği, sayın mahkemece dava dışı ... tarafından açılan davada davalı idarenin risk altında olduğu 160 TL lik borcun varlığı nedeni ile blokenin haklı olduğu kanaatine varılması halinde ... 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4203 sayılı icra dosyasına vaki itiraz sonrası 65.000,00 TL ödeme yapıldığı da dikkate alındığında dava tarihi itibariyle 457.980,01 TL'ye yönelik itirazın iptali gerekeceği..." yönünde görüş bildirmiştir. Bu rapora karşı da taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra 01.03.2023 tarihli ara kararlarında hangi işçilerin davacının sorumluluğunu gerektirecek dava açıldığını beyan etmesi ve bu dosya numaralarını bildirmesi, açılan bu davalarla ilgili suretleri sunması için 15 gün süre verilmiş, davacı vekili tarafından söz konusu dosyalarla ilgili beyanda bulunması üzerine aynı tarihli ara kararına göre ek rapor alınmasına karar verilmiş, aynı bilirkişi tarafından verilen 03.10.2023 tarihli ek raporda blokenin haklı ve yerinde olmadığı, icra dosyasına itiraz sonra 65.000,00 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında dava tarihi itibariyle davalının 458.140,01 TL ye yönelik itirazının iptali gerekeceği, dava dışı işçinin açtığı davada davalı idarenin risk altında olduğu, 160 TL borcun varlığı nedeniyle blokenin haklı olduğu kanaatine varılması halinde 65.000,00 TL ödemeninde yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda, dava tarihi itibariyle 457.980,01 TL ye yönelik itirazın iptali gerekeceği yönünde görüş bildirilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesinde; “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren- ali işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu - iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” Sözleşmenin 11. maddesinde; “kesin teminat ve ek kesin teminatın geri verilmesi; taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve Yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, SGK dan alınan ilişksizlik belgesinin İdareye verilmesinin ardından kesin teminat ve ek kesin teminatların tamamı Yükleniciye iade edilecektir.” Sözleşmenin “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları” başlıklı 22. Maddesinde; 22.1. Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel şartnamenin 6. Bölümünde, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.” Teknik Şartnamenin “Yüklenicinin Sorumlulukları” başlıklı 5.12. maddesinde; “Yüklenicinin yürütümü sırasında, Hıfzıssıhha Kanunu, İş Kanunu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigorlası Kanunu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve diğer çalışma mevzuatları ile Çevre Kanunu ve ilgili mevzuatlarına uymak zorundadır. Yüklenicinin yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı Teşekkülün uğrayacağı her türlü zarar Yükleniciden Tahsil “edilir. Ayrıca Teşekkül Yüklenicinin yerine - getirmediği - yasal yükümlülükleri, giderleri yükleniciye ait olmak üzere Yüklenici adına yerine getirme hakkına sahiptir." 5.24. Maddesinde; (a) yüklenici çalışanların hak etmiş oldukları alacaklarının iş bu sözleşme kapsamında çalıştıkları döneme ilişkin kısmını ödemekle yükümlüdür. yüklenicinin iş soni jnda çalışanların iş bu sözleşme dönemine lishn alacaklarının ödendiğine dair bordro ve banka dekontlarını teşekküle sunmak zorundadır. 11.15 Maddesinde; yüklenicinin sayılan mevzuata hareket edeceği, bu konuda doğabilecek hukuki ve cezai sorumluluklarda kendisinin sorumlu olduğu yazılıdır. Davacı tarafın çalıştırdığı bir kısım işçiler, alacaklarının davacı tarafından ödenmediği iddiasıyla asıl işveren davalı aleyhine dava açıldığından, bakiye alacağa bloke konulması nedeni ile davacıya ödenmemiş olup, alınan rapor ve ek raporlarda anlaşılacağı üzere dava dışı işçi ... tarafından açılan davanın kesinleştiği, diğer davaların kesinleşmediği 23 işçi tarafından açılan davada dava konusunun muvazaa iddiasına dayalı toplu iş sözleşmesinden kaynaklı işçi alacaklarının tahsiline yönelik olduğu görülmüştür. Yukarıda belirtilen yasa, sözleşme hükmü ve şartnameler uyarınca bir kısım işçiler tarafından, davacı aleyhine açılmamış ise de muvazaa iddiası ile açılan davalarla ilgili aleyhe verilecek hüküm sonucu davalının ödeyeceği tutar davacıya rücu edileceğinden, işçilerin kesin alacakları belli olmadan davalının bir kısım davacı alacağına bloke koyması haklıdır. Toplanan delillere göre davacı her ne kadar açmış olduğu işbu davada ödenmeyen bakiye alacağın tahsilini talep etmiş ise de; sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin bir kısmının hem davacı hem davalı, bir kısmının ise davalı aleyhine işçilik alacaklarının tahsili yönünde dava açtığı, belirtilen yasa, sözleşme ve şartnameler gereğince davalının yargılama sonucunda ödeyeceği işçilik alacaklarını davalıdan talep edebileceği, dava ve takip tarihi itibariyle tam kesin hesabın çıkmaması nedeniyle davalının bir kısım alacağı bloke koymasında haklı olduğu, bilirkişi raporundaki bir kısım alacağın iadesi yönündeki talebe heyetçe iştirak edilmediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1.-Davanın REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 6.318,23 TL'den mahsubu ile arta kalan 6.048,38 TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3.-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 79.239,60 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Arabulucu ücreti olarak suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerine bırakılmasına, 6.-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 06/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.