İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/469 E. 2025/228 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/469
Karar No
2025/228
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/469 Esas KARAR NO : 2025/228 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... (TCKN: ...) - ... DAVALI : ... - ... ... DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 17/07/2024 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 GR.KR.YZM.TARİHİ : 25/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı asil dava dilekçesi ile özetle; şirketin 15/06/2007 yılında açıldığını, 2013 yılı itibari ile re'sen kapalı ve hiçbir faaliyetinin olmadığını, aradan geçen zaman zarfında oğlunun hapse düşmesi akabinde eşinin vefat etmesi, kendisinin de hiper tansiyon kalp hastası hayatına devam ediyor olması nedeni ile şirketin yaklaşık 10 yıldır kapalı olması ve hiçbir faaliyetinin olmadığını, şirkete ait karar defteri, vergi levhasının mevcut olduğunu ve mahkemenin istemesi halinde sunacağını, ...'ya yapılan resmi kapatma fesih diğer resmi işlemleri yerine getirilmediğinden dolayı, şirketin normal kanallardan resen kapatılması işlemi gerçekleştirmediği için şu an açık görünen şirketin mahkeme kararı ile fesih işleminin yapılmasını talep ettiğini, şirketin kurucusu ve şirket müdürü olması hasabi ile şirketin normal doğal yollardan yasal olarak kapatılması fesih işlemi yapılmadığından dolayı, şu anda şirketin faaliyetlerinin durduğunu ve hiçbir işlem yapılmadığını, şirketin fesih işlemi yapılması ve üzerinden düşürülmesi için bu davayı açma gereğinin hasıl olduğunu, ... Sicil numarasında kayıtlı bulunan ... Vergi Sicil numarasını kayıtlı şirketin şirket kurucusu, ortağı ve Müdürü olarak şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hakları ile birlikte adına tescilli şirket payının mahkememizden ilgili şirketin üzerinden düşürülerek tarafına bununla ilgili belge varilip mahkeme kararının ilgili kurum ve kuruşlarına müzekkere yazılarak resmi gazetede ilan yapabilmesi için bir suretinin elden tarafına verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalıya, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen, süresi içinde cevap dilekçesi sunmayarak, davacının iddialarını inkarla yetindiği kabul edilmiştir. DELİLLER : ...'nün 25/07/2024 tarihli cevabi yazısında, şirketin kuruluş tarihinin 15/06/2007 olduğu, ortaklarının ... ve ... olduğu, tasfiyesine yönelik 21/09/2021 tarihinde başvuruda bulunulduğu, kuruluş tarihinden itibaren 10 yıl süre ile ...'in münferiden temsile yetkili kılındığı, ... (...) üzerinden eksikliklerin bildirildiği ancak iletilen eksiklikler geçen süre zarfında tamamlanmadığından tescil işleminin ...'nin 35. maddesine istinaden reddedildiği belirtilmiştir. Mahkememizin 23/01/2025 tarihli duruşmasında, davalı şirketle ilgili davacınn tasfiye memuru olarak atandığı ancak taraf teşkilinin sağlanması bakımından şirketin diğer ortağı ...’ın iş bu kararın kesinleşmesi beklenmeksizin TTK’nun 636/4. maddesi gereğince kayyım olarak atanmasına, kayyım ...’ın TTK’nun 636/2. maddesi gereğince 2 ay içinde şirketinin durumunu Kanuna uygun hale getirmesi ve olağan genel kurulu yapması bakımından mehil verilmesine, şirketin durumu Kanuna uygun hale getirilmez ve olağan genel kurul yapılmaz ise şirketin feshedilebileceği ihtaratını içeren duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğine karar verilmiştir. Mahkememizin 10/04/2025 tarihli duruşmasında yönetim kurulu üyesi ve kayyım ... "Şirketin sona erdirilmesini talep ederim, ayrıca şirketin sona ermesi yönünde tasfiye memuru olarak ...'in atanma talebine yönelik bir diyeceğim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Şirketin şirketin kuruluş tarihinin 15/06/2007 olduğu, ortaklarının ... ve ... olduğu, tasfiyesine yönelik 21/09/2021 tarihinde başvuruda bulunulduğu, kuruluş tarihinden itibaren 10 yıl süre ile ...'in münferiden temsile yetkili kılındığı, ... üzerinden eksikliklerin bildirildiği ancak iletilen eksiklikler geçen süre zarfında tamamlanmadığından tescil işleminin ...'nin 35. Maddesine istinaden reddedildiği belirlenmiştir. TTK md. 573/1; "Limited şirket, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulur; esas sermayesi belirli olup, bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşur." Şirketin feshi ve tasfiyesi talepleri yönünden haklı sebeplerin oluşup oluşmadığı incelendiğinde; TTK’nın Limited Şirketlerin Haklı Nedenle Feshini düzenlendiği 636/2 maddesinde; “Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir ." denilmiştir. Kanunun madde gerekçeleri incelendiğinde, TTK md. 636'da, Anonim Şirketin Haklı Sebeple feshini düzenleyen TTK md. 531'e atıf yapılmıştır. Anonim Şirketlerin Haklı Sebeple Feshini düzenleyen TTK md. 531 hükmüne göre; "(1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." hükmünde, ancak haklı sebeplerin varlığında feshin istenebileceği, haklı sebepler bulunsa dahi fesih yerine davacıların şirketteki paylarının gerçek değerinin ödenip çıkarılmalarının mümkün olabileceği düzenlenmiştir. Bu nedenlerle TTK md. 636 hükmüne göre, şirketin feshi yerine davacı ortağın şirketten çıkarılması veya kabul edilebilir başka bir çözüme hükmetmesi olanağı dikkate alındığında, haklı sebebin kabul edilebilir olması ve kanıtlanması gerekecektir. TTK'nun 636/3. maddesinin 3. fıkrası ile hakime "duruma uygun düşen ve kabul edilebilir bir çözüme (de) hükmedebilmesi yetkisi tanınmıştır. Hakime tanınan bu yetki feshe karar vermeyi somut koşullarda menfaatler dengesine uygun görmediği hallerde sorunu uygun göreceği başkaca önlemlerle çözme olanağı tanınmaktadır. Hakim bu amaçla somut koşulları iyi analiz etmeli, davacının feshi davasına temel yaptığı olgudan hareketle fesih veya çıkarma dışında bir çözümün hal çaresi olup olamayacağını araştırmalıdır (Eğer davacının yakınmalarını giderecek ve şirketin ve ilgililerin menfaatlerine önemli hasar vermeyecek bir çözüm bulabilirse talep olsun olmasın bu yolda karar verebilir. Mahkeme davacı ile diğer menfaat sahipleri yönünden menfaatler dengesini sağlayan bir çözüme ulaşılamadığında son çare olarak feshe karar vermelidir (...). Haklı nedene dayalı olarak fesih davasında mahkemece müdürler dinlenilmeli ve ortaklığın durumunun kanuna uygun hale getirmesi için davalı ortaklığa süre verilmelidir. Fesih davası müdürlerin bulunmaması nedeniyle açılmış ise dinlenilecek müdür olmadığından mahkemece doğrudan atanan kayyım süre verilmesi, verilecek sürenin herhangi bir fayda sağlayamayacağı ve sonucu değiştirmeyeceği anlaşılsa da ortaklığa süre tanımak gerekmektedir (...). 6102 sayılı TTK'nun 636/3 hükmünde belirtilen fesihten başka bir çözüme hükmedilmesinde yarar bulunmadığında, mahkemece öncelikle davalı şirkete bu davada temsil etmek üzere temsil kayyımı tayin edilmesi ve işin esasına girilerek şirketin tasfiyesine karar verilmelidir (...). TTK m. 636/4 hükmüne göre feshi davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli tedbirleri alabilir. Yukarıda belirtilen bilimsel ve yargısal içtihatlar nazara alınarak iki ortaklı davalı şirketin davacı dışındaki diğer ortağı Mahkememizin 23/01/2025 tarihli duruşmasında kayyım olarak tayin edilmiş ve kayyım ...’ın TTK’nun 636/2. maddesi gereğince 2 ay içinde şirketinin durumunu Kanuna uygun hale getirmesi ve olağan genel kurulu yapması bakımından mehil verilmesine, şirketin durumu Kanuna uygun hale getirilmez ve olağan genel kurul yapılmaz ise şirketin feshedilebileceği ihtaratını içeren davetiye tebliğine karar verilmiş, iki ay sonra Mahkememizin 10/04/2025 tarihli duruşmasında yönetim kurulu üyesi ve kayyım ... Şirketin sona erdirilmesini talep ettiği, ayrıca şirketin sona ermesi yönünde tasfiye memuru olarak ...'in atanma talebine yönelik bir diyeceğinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. ... Dairesi'nin 26/10/2023 tarih,... sayılı kararında belirtildiği gibi Türk Ticaret Kanunu'nda limited şirketin feshinde haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplerin neler olabileceğine madde metninde yer verilmemiştir. Ancak Anonim Şirkete ilişkin TTK'nun 531. maddesine ait gerekçede tasarıda İsviçre öğretisinde genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldığı ifade edilmiştir. Doktrinde ve ...Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması", "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması", "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi", "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması", "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve "pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması" şirketin feshi açısından örnek olacak şekilde haklı sebep olarak sayılmıştır. Hakim her somut olayda haklı sebep bulunup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir. Çamoğlu’na göre haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur. Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebepler de haklı sebep olarak ileri sürülebilir. Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteliği ve ortaya çıkardığı sorunlar gözetildiğinde fesih için yeterli haklı sebep oluşturabilir. ... Dairesi'nin 24/01/2023 tarih, ...sayılı kararında da , Limited şirketler sermaye yanında şahsi ilişkilerin ağırlık taşıdığı şirketler olup, haklı nedenin oluşabilmesi için bu şahsi ilişki nedeni ile şirket ortakları arasında huzursuzluğun bulunması ve bu durumun çekilemez hale gelmesi gerektiği belirtilmiştir. Davalı şirketin uzun süreden beri herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, şirketin yönetim organlarının bulunmadığı, davacının eşi olan diğer ortakla birlikte iki ortaklı olan davalı şirketin söz konusu ortakları arasındaki boşanma ile birlikte güven ilişkisinin zedelendiği, 2023 yılından sonra herhangi bir genel kurul toplantısı yapılamadığı, TTK'nun 636/3 maddesindeki diğer çözüm yollarının da faydasız olacağı mahkememizce anlaşılmış ve davalı şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesine dair talebin kabulüne ve yine tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-... sicil numarasında kayıtlı İlgi'de kayıtlı ...’nin. TTK. 530. maddesi gereğince FESİH VE TASFİYESİNE, 2-Davalı şirketin tasfiye işlemleri ile ticaret sicil kayıtlarının terkini için gerekli işlemleri yapılması bakımından ... T.C kimlik nolu ...’in, TASFİYE MEMURU OLARAK ATANMASIINA, 3-Davanın niteliği şirketin durumuna göre takdiren tasfiye memuruna ücret ödenmesine yer olmadığına, 4-Kararın ve ...'in tasfiye memuru atandığının ...'ne bildirilmesine ve ilanına, ilan masrafının davacı gider avansından karşılanmasına, 5-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 615,40-TL olduğundan, peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80‬-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 1.829,6‬0-TL (dava açılış masrafı ve posta gideri olmak üzere) ile davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 427,60-TL olmak üzere toplam 2.257,2‬0-TL'nin davacının üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair, Davacı asil ... ve şirket yönetim kurulu üyesi olduğunu belirten ...'ın yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/04/2025 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza

Atıf: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/469, K. 2025/228, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-469-e-2025-228-k-a3db8032f201