İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/824 E. 2025/53 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/824
- Karar No
- 2025/53
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/824 Esas - 2025/53 T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/824 Esas KARAR NO : 2025/53 ... DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 20/11/2023 KARAR TARİHİ : 23/01/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 21/02/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... tarafından davacı müvekkili aleyhine 13.06.2023 tarihinde ... sayılı icra takibi başlatıldığını, ancak davacı müvekkilinin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, davacı müvekkilin ... ilçesinde işletmiş olduğu iş yerinde satım için davalı şirketten ürün aldığını, davalı şirket ise belirlediği kota ile ancak kendi ürünlerini işletmelere satmakta olduğunu, bu sayede de, davalı şirketin belirlemiş olduğu 50.000,00-TL lik ürün satış olması şartıyla müvekkile kendi ürünlerini temin ettiğini, taraflar arasında 50.000,00-TL lik ürün satışı teminatı olarak, müvekkil kendi imzası ile yetili olan davacı şirkete teminat senedi verdiğini, ancak davacı müvekkil davalıya ait ürünleri belirlenen kotanın çok üstünde satış yaparak, bedelsiz olarak almış olduğu 50.000,00 tl'lik ürünlerine karşılık, davalıya yine 50.000,00-tl'lik hizmet bedeli olarak fatura keserek ödemeyi gerçekleştirdiğini ve bu ödeme ile beraber vergisini dahi ödemediğini, bundan sonra da müvekkili sürekli davalı şirketten ürün almaya devam ettiğini, ancak müvekkilin iş yerindeki dükkan sahibi ile yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle, iş yerini kapatmak zorunda kaldığını, müvekkili ile davalı şirket arasında hiç bir alacak verecek bulunmamasına rağmen, davalı şirket, müvekkilinin kendilerine vermiş olduğu teminat senedini icraya verdiğini, halbuki taraflar arasındaki gerek yapılan sözleşmeye, gerekse de müvekkilinin belirlenen kotanın çok üstünde ürün satışı yaparak, ödemiş olduğu vergiler dikkate alındığında, müvekkilin belirlenen kotaya göre davalı şirketin ürününü satmış olduğunu, dolayısıyla teminat olarak vermiş olduğu senedin hiç bir geçerliliği olmadığının ortaya çıktığını, bu hususla alakalı yapılacak bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, tüm bu nedenlerle müvekkil ile davalı şirket arasında sözleşme niteliğinde olan davalı tarafından belirlenen kota ile ve belirlenen kotaya karşılık müvekkili tarafından verilen teminat senedine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin davalı şirketten temini ile hasıl olduktan sonra, ek kısmında sunmuş oldukları müvekkilin .... vergi dairesine ödemiş olduğu vergilerden de anlaşılacağı gibi, müvekkilinin davalı şirkete borcunun olmadığını, yani sözleşmeye göre müvekkilinin kotaya uygun olarak, belirlenen kotanın çok üstünde satış gerçekleştirdiği için, müvekkili tarafından teminat amacıyla verilen sendin bir nevi artık borç sayılmayacağı gibi senedin hiç bir geçerliliği olmadığı hususları dikkate alınarak, müvekkilin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitinin yapılması amacıyla iş bu davanın açıldığını, bu sebeplerle davacı müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan 50.000,00 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında tanzim olunan 09.06.2021 tarihli satın alma sözleşmesine göre davacı "... isimli işletmesinde sözleşmenin 1. Maddesine göre sözleşme konusu ürünleri sözleşme süresince tüketici taleplerini karşılayacak miktarda, düzenli ve sürekli olarak satın almayı, satmayı ve bulundurmayı, sözleşmenin 10. Maddesine göre iş yerini çalıştırmaması, kapatması, alkollü içki satış ruhsatının iptal olması, sözleşme konusu ürünleri bulundurmaması vb şekilde iş bu sözleşme hükümlerinden herhangi birisine aykırı hareket ettiği takdirde müvekkil şirketten almış olduğu 50.000 TL tutarındaki katkı bedelini iade ile birlikte sözleşmede kararlaştırılan 50.000 TL cezai şartı müvekkil şirkete nakten ve def’aten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşmede belirtildiği şekilde müvekkil şirketin ürünlerinin bölgedeki satış ve dağıtımını yapan yetkili dağıtıcısı/distribütörü olan ... tarafından davacıya sözleşmede kararlaştırıldığı üzere 50.000 TL tutarındaki katkının verildiğini, bu husus davacı tarafından ...'ya hitaben düzenlenmiş hizmet bedeli faturaları ve davacının bu katkıyı teslim aldığına ilişkin imzaladığı teslim alındı tutağı isimli belge ile sabit olduğunu, zaten davacı da dava dilekçesinde "bedelsiz olarak almış olduğu 50.000 TL'lik ürünlere" tabiri ile bu tutarı aldığını ikrar ettiğini, müvekkil şirket sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz ifa ettiği halde, davacının bu taahhütlerine rağmen sözleşme gereği kendisinin de dava dilekçesinde ikrar ettiği üzere, iş yerini kapattığı, sözleşme konusu ürünleri satın almadığı ve satışını yapmadığı, kendisi yenilemediği için alkollü içki perakende satış ruhsatının iptal olduğu bu suretlerle sözleşme hükümlerini ihlal ettiğinin tespit edildiğini, böylece icra takibine konu senet muacceliyet kesbetmiş ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ve katkı bedelinin tahsili şartı gerçekleşmiş olup davacı aleyhine ...) bahsi geçen katkının tahsili için katkının karşılığı olarak davacı tarafından düzenlenmiş senet ile icra takibine geçildiğini, yine taraflar arasındaki sözleşmeden görüldüğü üzere davacının, müvekkil şirketin kota ile kendisine ürün sattığı, 50.000 TL'lik ürün satma koşuluyla müvekkili şirketçe ürünlerin davacıya temin edildiği, takip konusu senedin ürün satış teminatı olduğu vb iddiaları da gerçeği yansıtmadığını, davacının sözleşmede kararlaştırılmamış, gerçek dışı ve ticari hayatın akışına aykırı olaylar anlattığını, gerçekte davacının 50.000 TL tutarındaki katkı bedelini iade ile birlikte sözleşmede kararlaştırılan 50.000 TL cezai şartı ödeme borçlarının bulunduğu sabit olup olup ... E sayılı icra dosyası ile, sözleşme hükümlerini ihlal eden davacı aleyhine geçilen icra takibinin haklılığının ortada olduğunu, davacının açık ikrarı ve katkının davacıya teslimine ilişkin belgelerin de varlığı sebebiyle katkının tahsilinin müvekkil şirketin ve ....'nın ticari defter ve kayıtlar ile ilişkisinin kurulmasına da gerek olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmeden de anlaşıldığı üzere, davacının dilerse sözleşmedeki ürünleri satın alabileceği müvekkil şirketin bölge dağıtıcısı/distribütörü ...’na göre usulüne uygun bir kambiyo senedi olduğunu, davacının senedinin teminat senedi olduğu iddiası gerçek olmayıp bu ve diğer itirazları senet metninden de anlaşılmadığını, itiraz konusu senedin geçerliliğini etkileyecek bir şerh de senet metninde bulunmadığını, kaldı ki her ne kadar davacı dilekçesinde senet hakkında asılsız ve gerçek dışı iddialarda bulunsa da yapılan icra takibine konu senet üzerindeki imzasına icra mahkemesi nezdinde itiraz da etmediğini, yukarıdaki tespitlerden görüldüğü üzere gerçekte borçlunun söz konusu iddialarının ve işbu menfi tespit davasının ticari hayatın olağan akışına aykırı ve borcun ödenmesini geciktirmeye matuf, kötü niyetli olduğunun açık olup işbu huzurdaki menfi tespit davasının reddinin gerektiğini, tüm bu sebeplerle haksız davanın reddine ve davacının takip tutarının %20'si tutarında kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Menfi Tespit (Alım Satım) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; davalı tarafından 09/06/2021 tarihinde satın alma sözleşmesi gereği yerine getirilmediği gerekçesiyle 50.000,00-TL tutarlı senet nedeniyle ...Esas sayılı icra takibinden kaynaklı söz konusu sözleşme gereklerinin yerine getirildiği ve borcunun olmadığına ilişkin menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmıştır. .... yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. 31/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; defterlerin usulüne uygun şekilde ve zamanında açılış ve kapanış kayıtlarının yapıldığının görüldüğü, davalı tarafın bayii tarafından davacı tarafa toplam 546.387,75-TL tutarında fatura düzenlendiği, davacı tarafça davalı taraf bayisine toplam 64.999,95-TL fatura düzenlendiği ve bu faturaların defter kayıtlarına işlendiği, dava dosyasında bulunan faturaların davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu ve ödemelerin kasa hesabından yapıldığı rapor edilmiştir. 22/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında 09.06.2021 tarihli "Satın Alma Sözleşmesi" akdedildiği, sözleşmenin ...ürünlerinin satımı için akdedildiği, davalı şirketin üretici/satıcı firma, dava dışı ... bölge bayii (dağıtıcı), davacının ise "yeniden satıcı" olduğu, sözleşmenin 09.06.2021 tarihinden itibaren 09.06.2023 tarihine kadar 24 ay süre için geçerli olduğu, davacının ...Dairesi'nin cevabi yazısı ekinde yer alan sicil kaydına göre taraflar arasındaki sözleşmenin bitim tarihinden önce 26.11.2021 tarihinde "işini terk ederek" sonlandırdığı, bu nedenle davalının taraflar arasında ki sözleşmenin Madde 10 hükmüne dayanarak Madde 5'e göre verilen Nakit/Nakit Bazlı Katkı Tutarı ve cezai şart bedeli olarak 50.000,00TL'yi davacıdan talep edebileceğinin değerlendirildiği, takip dayanağı bono'nun incelenmesinde 17.11.2022 tanzim 22.05.2023 vade tarihli ve 50.000,00-TL tutarlı olduğu, keşidecinin (ödeyecek borçlunun) davacı, lehtarın ise davalı şirket olarak gösterildiği, iş bu kambiyo senedinin ...senedi olduğuna dair senet üzerinde ve taraflar arasındaki sözleşmede bir kayda rastlanmadığı, ... sayılı dosyasında davacı takip borçlusunun davalı şirkete 50.000,00-TL borcunun bulunmadığına ilişkin tespit talebi konusunda nihai kararın ise mahkemeye ait olduğu rapor edilmiştir. HMK'nın 150/5 maddesi hükmü uyarınca; '' İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.'' Bu esasa göre değerlendirme yapıldığında, işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre 21/01/2025 tarihinde dolmakta olup davanın bu tarih itibariyle açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nun 150/5. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 853,88-TL harçtan mahsubu ile bakiye 238,48- TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talebi halinde davacıya iadesine, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde...yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/01/2025 ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır