İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/720 E. 2024/771 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/720
- Karar No
- 2024/771
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/720 Esas - 2024/771 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/720 Esas KARAR NO : 2024/771 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 10/10/2023 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında "Akaryakıt İstasyon Paket Sigorta Poliçesi" imzalandığını, sigortalı iş yerinde 20/05/2023 tarihinde yaşanan elektrik kesintisi sonrası düzensiz akım ve düşük fazda elektrik verilmesi nedeniyle maddi hasar meydana geldiğini, düzensiz akımın etkisiyle sigortalı işletmeye ait motorun dur - kalk nedeniyle hararet yaptığı, bakır sargıların usunun etkisiyle izolelerini eriterek kısa devre yaptığını, maddi hasarın bu sebeple meydana geldiğini, müvekkili şirketin sigortalısının zararını ödediğini, TTK'nın 1472.md düzenlenen halefiyet ilkesi gereği hizmet kusurunda bulunarak zarara sebebiyet veren davalıdan ödenen tutarın talep etme haklarının bulunduğunu, müvekkili yönünden rücu şartlarının oluştuğunu, ödenen tutarın iadesi için icra takibi başlatıldığını, takibin davalıların itiraz etmesi ile durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden netice alınamadığını iddia ederek ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; oluşan hasar için müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığını belirterek davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli takip yapılması sebebiyle alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. YAPILAN YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE VE KANAAT: Dava sigortacının poliçe teminatı kapsamında ödediği tutarın hasara sebebiyet veren kişiden rücuen tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden Mahkememiz dosyasıyla ilişkilendirilerek bir sureti dava dosyası arasına alınmıştır. Takip talebinin borçluya gönderilen ödeme emri ile uyumlu olduğu, borçlunun 7 günlük itiraz süresi içinde borca tüm fer'ileriyle birlikte itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin icra müdürlüğü tarafından durdurulduğu görülmektedir. Mahkememizce tensip tutanağı düzenlenmiş, hasar dosyası, poliçe müzekkere yazılarak dava dosyasına getirtilmiş, taraflar ön inceleme duruşmasına davet edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında taraf vekilleri hazır bulunmuş, dava ve cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmişlerdir. Davanın İİK'daki 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, dava şartlarının sağlandığı anlaşılmış, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları tespit edilerek ön inceleme aşaması tamamlanmış, davanın esasına girilmiştir. Bilindiği üzere tazminat hukuku kusur sorumluluğuna dayanır. Bu esasa göre, huzurdaki davada ilk tespit edilmesi gereken husus davaya konu zararın davalı tarafça sağlanan elektrikten kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalının hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekir. Mahkememizce üniversitelerin elektrik-elektronik mühendisliği bölümlerinde çalışan akademisyen bilirkişiden rapor alınması somut uyuşmazlığın çözümü için gerekli görülmüş, Mahkememiz yargı çevresinde bu şartları taşıyan bilirkişi bulunamaması nedeniyle ... Mahkemesi'ne talimat yazılmış, dosya akademisyen elektrik mühendisi ve makine mühendisinden oluşan 2 kişilik heyete tevdii edilmiştir. Dosyaya sunulan raporda; dosya kapsamındaki belgelere göre 20/05/2023 tarihinde davacının sigortalısının da bulunduğu adreste planlı bir elektrik kesintisi uygulandığı, bu hususun sigortalıya sms olarak bildirildiği, 10,8 saatlik planlı kesinti sonrası enerji verildiği, sigortalıya ait iş yerinde düzensiz akım olduğunun iddia edildiği ancak dağıtım şebekesinden kaynaklı bir hasar olması halinde bu hattan elektrik sağlayan başka abonelerinde aynı şikayette bulunmasının gerekeceği, bu adreste başka bir arıza kaydına rastlanmadığı gözetildiğinde arızanın dağıtım şirketi kaynaklı olmadığı kanaatine varıldığı, davaya konu zararın meydana gelmesinde mevcut delil durumuna göre davalı kuruma kusur atfedilemeyeceği yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime elverişli, dosya kapsamına uygun görülmüş, usulüne uygun şekilde taraflara tebliği sağlanmış, itiraz süresinin dolması beklenmiştir. TTK'nın, '' Halefiyet'' başlıklı 1472.maddesi hükmüne göre; ''Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur. '' Görüldüğü üzere sigortacının halefiyet prensibine göre talepte bulunabilmesi için davalının hasarın meydana gelmesinde hizmet kusurunun bulunması gerekmektedir. Bilirkişi incelemesi ile davalıya atfedilecek kusur bulunmadığı tespit edilmiştir. İspat yükü davacı taraf üzerinde olup, dosyada rapordaki görüş ve tespitlerin aksini ispat edecek mahiyette delil yoktur. Gelinen aşamada davacının davasını ispat edemediği kanaatine varılmış, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının kötü niyet tazminatına yönelik talebi değerlendirildiğinde; davacı taraf her ne kadar icra takibinde haksız ise de kötü niyetli olduğuna dair dosya kapsamında delil yoktur. Buna göre değerlendirme yapıldığında İİK 67/2 maddesindeki şartların sağlanmadığı kanaatine varılmış, davalının talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminatına yönelik talebinin reddine, 3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 427,60-TL olduğundan, peşin alınan 1.341,68-TL harcın mahsubu ile bakiye 914,08-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza