Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2019/777, 13.10.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2019/777
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

ADEM GÜLMEZ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/777)

Karar Tarihi: 13/10/2020

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 28/12/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca görevli memura

mukavemet suçu kapsamında başvurucular hakkında 2/5/2003 tarihinde

iddianame düzenlenmiştir.

9. Yapılan duruşmalar sonunda Batman 1. Asliye Ceza

Mahkemesi, başvurucuların üzerine atılı suçun 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı

mülga Türk Ceza Kanunu'nun 102. ve 104. maddelerinde yer alan hükümler gereği

zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin karar vermiştir. 5/11/2010 tarihli

hüküm, Cumhuriyet savcısının huzurunda ve başvurucuların bulunmadığı celsede

karara bağlanmıştır. Kararın başvuruculara tebliğinden itibaren yedi gün

içerisinde temyiz edilebileceği hükmün son kısmında belirtilmektedir.

10. Gerekçeli kararın ne zaman yazıldığı tam olarak

anlaşılamamakla birlikte Batman Cumhuriyet Başsavcılığı 30/12/2010 tarihinde

mahkeme dosyasının görüldüğünü yerel mahkemeye bildirmiştir.

11. Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesi yaklaşık sekiz yıl

sonra 7/11/2018 tarihinde gerekçeli kararın başvuruculara tebliğ edilmediğini

ve kesinleştirme işlemlerinin yapılmadığını belirten bir tutanak hazırlamıştır.

Bunun üzerine aynı gün gerekçeli karar, tebliğ edilmek üzere postaya

verilmiştir.

12. Başvuruculardan Adem Gülmez'e 22/11/2018 tarihinde,

diğer başvuruculara ise 21/11/2018 tarihinde gerekçeli karar tebliğ edilmiştir.

13. Kararı başvurucuların temyiz etmemesi üzerine 6/12/2018

tarihinde kesinleştirme işlemi yapılmıştır. Kesinleşme şerhinde kesinleşme

tarihi olarak 30/11/2018 tarihi belirtilmektedir.

14. 27/12/2018 tarihli dilekçeyle başvurucular vekili,

başvurucuları temsilen müdafi olarak kaydedilmesini yerel mahkemeden talep

etmiştir. Ertesi gün kayıt işlemi yapılmıştır.

15. 28/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunulmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

16. Mahkemenin 13/10/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

17. Başvurucular vekili, makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğini belirterek tazminat talep etmektedir. Başvurucu vekili ayrıca;

gerekçeli kararın 21/11/2018 tarihinde başvuruculara tebliğ edildiğini, temyiz

süresi içerisinde temyiz kanun yoluna müracaat edilmediğinden kararın

kesinleştiğini, bununla birlikte kesinleşmiş kararın tebliğ edilmediğini

belirtmektedir. Bu kapsamda da kararın kesinleştiğini müvekkillerinden

birisinin 28/12/2018 tarihinde bizzat mahkemeye gitmesi üzerine öğrendiğini

ifade etmektedir.

B. Değerlendirme

18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru

usulü" kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru

yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin

öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir..."

19. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün "Başvuru

süresi ve mazeret" kenar başlıklı 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru

yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin

öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir."

20. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı

fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası

gereği bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu

öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekir.

21. Bireysel başvurunun süre koşuluna bağlanmasıyla

başvuruculara bireysel başvuruda bulunmak için imkân tanımanın yanında hukuki

belirlilik de sağlanmaktadır. Dolayısıyla dava açma ya da kanun yollarına

başvuru için belli sürelerin öngörülmesi -bu süreler dava açmayı imkânsız

kılacak ölçüde kısa olmadıkça- hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve

mahkemeye erişim hakkına aykırı değildir (Remzi Durmaz, B. No:

2013/1718, 2/10/2013, § 27).

22. Bireysel başvuruların, 6216 sayılı Kanun'un 47.

maddesinin (5) numaralı fıkrası ile İçtüzük'ün 64. maddesinin (1) numaralı

fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu

öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekmektedir. Anılan düzenlemelerde başvuru yolu öngörülen

durumlarda bireysel başvuru süresinin başlangıcına ilişkin olarak

"başvuru yollarının tüketildiği" tarihten söz edilmekte ise de

haberdar olunmayan bir hususta başvuru yapılamayacağı dikkate alınarak bu

ibarenin "nihai kararın gerekçesinin öğrenildiği" tarih olarak

anlaşılması gerekir. Bu öğrenme somut olayın özelliklerine göre farklı

şekillerde gerçekleşebilir (A. C. ve diğerleri, B. No: 2013/1827,

25/2/2016, § 25).

23. Bireysel başvuru süresi bakımından "nihai

kararın gerekçesinin tebliği" öğrenme şekillerinden biridir (Mehmet

Ali Kurtuldu, B. No: 2013/5504, 28/5/2014, § 27).

24. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak

ise suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden

davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E.,

B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

25. Duruşmada hazır bulunmayan başvuruculara gerekçeli

karar tebliğ edilmiş, temyiz kanun yoluna gidilmemiş ve karar bu şekilde

kesinleşmiştir. Bu durumda somut olayda otuz günlük bireysel başvuru süresi ilk

derece mahkemesi kararın öğrenilmesinden itibaren başlayacaktır. Dolayısıyla

başvuruculardan Adem Gülmez'in 22/11/2018, diğer başvurucuların ise 21/11/2018

tarihinde nihai kararı öğrendikleri kabul edilmelidir.

26. Bireysel başvuru ise 28/12/2018 tarihinde yani

bireysel başvuru için öngörülen otuz günlük süreden sonra yapılmıştır.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde

BIRAKILMASINA 13/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Basri BAĞCI

Raportör

:

Hikmet Murat AKKAYA

Başvurucular

:

1. Adem GÜLMEZ

2. Celal ŞAHİN

3. Mehmet Arif ŞAHİN

Başvurucular Vekili

:

Av. Cihad ALTUN

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2019/777, T. 13.10.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2019-777-basvuru-13-10-2020-9b5cf25c9579