Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2019/23, 16.12.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2019/23
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

METHİ TAYLAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/23)

Karar Tarihi: 16/12/2020

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, hukuk davasında delillerin değerlendirilmesi

ve hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan karar

verilmesi ve uzun yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Ekli tabloda sıralanan başvuru, başvuru formu ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyonlara

sunulmuştur.

3. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Konularının aynı olması nedeniyle ekli tablonun (B)

sütununda numaraları belirtilen başvuru dosyalarının aynı tablonun (1) numaralı

satırında yer alan 2019/23 numaralı bireysel başvuru dosyası ile

birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular, hukuk mahkemelerinde açtıkları davalarda

delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının uygulanmasında hata

yapılarak adil olmayan karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi

nedenleriyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasıyla çeşitli

tarihlerde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

9. Mahkemenin 16/12/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

10. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle makul

sürede yargılanma haklarının ve diğer anayasal haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

12. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50-52).

13. Medeni

hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılama süresinin makul

olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli

olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve

başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği

gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

14. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında ekli tablonun (G) sütununda

belirtilen 6 yıl 7 ay ila 13 yıl 2 ayı bulan yargılama sürelerinin makul

olmadığı sonucuna varmak gerekir.

15. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal

İddiaları

16. Başvurucular, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk

kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan karar verilmesi

nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Başvurucuların belirtilen şikâyetleri yönünden açık bir ihlalin bulunmadığı

değerlendirildiğinden diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

C. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

17. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir

veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

18. Başvurucular, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi

tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

19. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

20. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararları karşılığında başvuruya konu her bir davanın özel koşulları dikkate

alınarak hesaplanan ekli tablonun (H) sütununda belirtilen net tutarlarda

manevi tazminatın başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.

21. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi

için başvurucuların uğradıklarını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen

ihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Talepte bulunan başvurucuların bu

konuda herhangi bir belge sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat taleplerinin

reddine karar verilmesi gerekir.

22. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL ve

364,60 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvuruculara ayrı ayrı

ödenmesine; avukatla temsil edilen başvuruculara 3.600 TL vekâlet ücretinin

ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculara ekli tablonun (H) sütununda belirtilen

net tutarlarda manevi tazminatın AYRI AYRI ÖDENMESİNE, başvurucuların maddi

tazminat taleplerinin REDDİNE,

D. Ekli tablonun (E) sütununda belirtilen harçların

başvuruculara AYRI AYRI ÖDENMESİNE,

E. Avukatla temsil edilen başvuruculara 3.600 TL vekâlet

ücretinin AYRI AYRI ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin bilgi için ekli tablonun (D)

sütununda belirtilen mahkemelere GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 16/12/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Selçuk KILIÇ

Başvurucular

:

Bkz. Ekli Tablonun (C)

Sütunu

Başvurucular

Vekilleri

:

Bkz. Ekli Tablonun (F)

Sütunu

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2019/23, T. 16.12.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2019-23-basvuru-16-12-2020-4212e0f05d78