Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2019/13737, 27.01.2021

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2019/13737
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

FNSS SAVUNMA SİSTEMLERİ A.Ş. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/13737)

Karar Tarihi: 27/1/2021

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, fazla tahsil edilen gelir vergisi stopajının

iadesi istemiyle açılan davada hakkaniyete aykırı, gerekçesiz karar verilmesi,

temyiz incelemesinin duruşmasız yapılması ve yargılamanın uzun sürmesi

nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 3/5/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.

maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana

ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar

verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucunun, 31/12/2012 tarihinde vergi mahkemesinde

açtığı davanın yargılaması 6/3/2019 tarihinde tamamlanmıştır.

9. Başvurucu, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk

kurallarının uygulanmasında hata yapılarak gerekçesiz adil olmayan bir karar

verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkı,

mülkiyet hakkı ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

10. Mahkemenin 27/1/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

11. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

13. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi

olarak davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu

zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği,

yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği

tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§ 45,

47).

14. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken

yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili

makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle

sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin

Akyıl, § 41).

15. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında yaklaşık 6 yıl 2 aylık

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

16. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal

İddiaları

17. Başvurucu, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk

kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan gerekçesiz bir karar

verilmesi ve temyiz incelemesinin duruşmasız yapılması nedeniyle adil

yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüştür. Başvurucunun belirtilen şikâyetleri yönünden açık bir ihlalin

bulunmadığı değerlendirildiğinden diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

C. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

19. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 10.000 TL manevi

tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

20. Somut olayda, makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

21. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararları karşılığında başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

22. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve

3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.964,60 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

D. 364,60 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.964,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Ankara 6. Vergi

Mahkemesine (E.2012/2342, K.2013/1272) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin bilgi için Danıştay Dördüncü

Dairesine (E.2018/7504 K.2019/1803) GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

27/1/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI

Rıdvan GÜLEÇ

Basri BAĞCI

Raportör

:

Fatma Burcu NACAR YÜCE

Başvurucu

:

FNSS Savunma Sistemleri A.Ş.

Vekili

:

Av. Serdar AKBULUT

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2019/13737, T. 27.01.2021, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2019-13737-basvuru-27-01-2021-9aebc67860e6