Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2018/30947, 19.11.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2018/30947
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

MAHMUT GÜR BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/30947)

Karar Tarihi: 19/11/2020

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, hukuk davasında delillerin değerlendirilmesi

ve hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan karar

verilmesi ve uzun yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 13/8/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.

maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana

ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine

karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucunun 21/6/2013 tarihinde açtığı davanın

yargılaması 26/6/2018 tarihinde tamamlanmıştır. Başvurucu, delillerin

değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil

olmayan karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının ve diğer anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

9. Mahkemenin 19/11/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım

Talebi Yönünden

10. Başvurucu bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılayacak

geliri olmadığını beyan ederek adli yardım talebinde bulunmuştur.

11. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:

2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini

önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun

olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım

taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

12. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

13. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

14. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50, 52).

15. Medeni

hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılama süresinin makul

olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli

olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve

başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği

gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41, 45).

16. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında 5 yıllık yargılama süresinin

makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

17. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal

İddiaları

18. Başvurucu, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk

kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan karar verilmesi

nedeniyle adil yargılanma hakkının ve diğer anayasal haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucunun belirtilen şikâyetleri yönünden açık

bir ihlalin bulunmadığı değerlendirildiğinden başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

D. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

20. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 20.000 TL manevi

tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

21. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

22. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı

karşılığında başvurucuya net 8.000 TL manevi tazminat ödenmesine, fazlaya

ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekir.

23. 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama

giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurucunun adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Başvurucuya net 8.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin bilgi için Ankara 35. İş

Mahkemesine (E.2016/233, K.2017/558) GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 19/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Tuğba TUNA IŞIK

Başvurucu

:

Mahmut GÜR

Vekili

:

Av. Zülküf Önal ÇEPE

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2018/30947, T. 19.11.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2018-30947-basvuru-19-11-2020-13b7e49cfc2e