Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2018/1932, 27.01.2021

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2018/1932
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

BÜLENT GAYRETLİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/1932)

Karar Tarihi: 27/1/2021

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu

mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 8/1/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. 1978 Gebze doğumlu olan başvurucu, olayların geçtiği

tarihte İzmit/Kocaeli'de ikamet etmektedir.

7. Olay tarihinde (7/5/2016) başvurucunun bir site içinde

masa kurarak imza topladığı sırada kendisinin sitenin sakini olmadığı

gerekçesiyle müştekiyle aralarında bir tartışma yaşanmış, olay yerine polis

çağrılmıştır.

8. İddiaya göre olay yerine gelen polis memurlarının

başvurucuya hakkında şikâyet olduğunu söylemeleri üzerine başvurucu cep

telefonu ile müşteki N.S.yi ve orada bulunan kişileri kayda almış ve polis

memurlarına N.S.yi kastederek "alın bu kadını buradan, psikolojisi

bozulmuş, manyak kadın" diyerek hakaret etmiştir. Başvurucu hakkında hakaret

suçundan ceza davası açılmıştır.

9. Yargılama sırasında, olay yerinde bulunan tanıklar

A.A. ve A.E.nin anlatımlarına da başvurulmuştur.

10. Başvurucu, Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin

(Mahkeme) 12/12/2017 tarihli kararıylamüşteki N.S.ye hakaret ettiği

gerekçesiyle 1.740 TL adli para cezasına mahkûm edilmiştir. Sonuç olarak

belirlenen adli para cezası kesin nitelikte olduğundan bu hükme karşı istinaf

yoluna başvurulamamıştır.

11. Mahkeme kararında, başvurucunun görüntüleri

kaydettiği sırada meşru savunma şartları altında veya başka bir şekilde

ispatlanması mümkün olmayan bir hâl içinde bulunmadığı ve kaydı ilgililerin

rızası dışında oluşturduğu gerekçesiyle delil olarak sunulan bu görüntülerin

hukuka uygun yöntemlerle elde edilmediği sonucuna varılmıştır. Anılan

görüntüler mahkûmiyete esas alınmamıştır. Gerekçeli kararın başvurucuyla ilgili

kısmı aşağıdaki şekildedir:

"...

E) Sanık Bülent Gayretli'nin katılan [N.S.ye] karşı hakaret suçunu

işlediğinden bahisle açılan kamu davasına ilişkin değerlendirme; Olay sırasında

sanık Bülent Gayretli'nin katılan N. S.'e yönelik olarak 'alın bu kadını

buradan, psikolojisi bozulmuş, manyak kadın.' şeklinde beyanda bulunduğu,

müşteki ve tanık beyanları ile sübut bulmuştur.

Her ne kadar sanık Bülent üzerine atılı

suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, olaydan sonra tutulan 07/05/2016

tarihli tutanak ile bunu doğrulayan tanıklar [A.A. ve A.E.nin] beyanı birlikte dikkate alındığında,

sanığın bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir.

TCK'nın 125. maddesinde düzenlenen

hakaret fillerinin cezalandırılması ile korunmak istenen hukuksal yarar,

kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içerisindeki itibarı, diğer

bireyler nezdindeki saygınlığıdır. Diğer bir deyişle bu suçta kişilerin manevi

varlığı korunmaktadır.

Yukarıda ki hususlar birlikte

değerlendirildiğinde, sanığın katılana yönelik olarak 'psikolojisi bozulmuş,

manyak kadın.' demek sureti ile hakaret suçunu işlediği kanaatine varıldığından

TCK'nın 125/1 maddesi gereğince cezalandırılması cihetine gidilmiş olup,

eylemin alenen işlenmesi nedeni ile, sanık hakkında TCK.nın 125/4 maddesi

uygulanmıştır."

12. Aynı kararda Mahkeme; müşteki N.S.nin tartışma

sırasında başvurucuya "terbiyesiz" şeklinde söylediği sözün

Yargıtay içtihatlarına göre kaba ifade ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve

sözün mağdurunun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı

gerekçeleriyle N.S. hakkında hakaret suçundan beraat kararı vermiştir.

13. Başvurucu 8/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

14. Mahkemenin 27/1/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

15. Başvurucu; çekmiş olduğu video kaydının hukuka aykırı

delil olarak kabul edilmesinin kararda açık bir keyfîlik bulunduğunu

gösterdiğini, kendisine asıl hakaret edenin N.S. olduğunu, N.S. hakkında

kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararının itiraz üzerine

kaldırıldığını ancak Mahkemece beraat kararı verildiğini, müştekiye hakaret

ettiği bir an için kabul edilse bile suçun karşılıklı olarak işlendiğinin kabul

edilerek hakkında ceza tayin edilmemesi gerektiğini belirterek adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

16. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında,

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel

başvuruda incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren yorum, uygulama ve

sonuçlar Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamındadır (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

17. Somut olayda Mahkeme, sunulan görüntü kayıtlarının

neden hukuka aykırı olduğuna ilişkin yeterli gerekçe göstermiş ve olaya ilişkin

tanık anlatımlarını dikkate alarak başvurucu hakkında hakaret suçu kapsamında

hüküm kurmuştur. Mahkeme; hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmediğini,

müşteki N.S.nin başvurucuya yönelik olarak söylediği "terbiyesiz"

şeklindeki sözün Yargıtay içtihatlarına göre kaba ifade ve ağır eleştiri

niteliğinde olduğunu, bu nedenle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını

ifade etmiş ve müsnet suçtan N.S.nin beraatine karar vermiştir. Başvurucu

tarafından ileri sürülen iddialar, mahkemelerce delillerin değerlendirilmesi ve

hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup mahkeme kararlarında bariz

takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir hususun da bulunmadığı

dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

18. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 27/1/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI

Rıdvan GÜLEÇ

Basri BAĞCI

Raportör

:

Akif YILDIRIM

Başvurucu

:

Bülent GAYRETLİ

Vekili

:

Av. Yusuf BEKDAŞ

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2018/1932, T. 27.01.2021, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2018-1932-basvuru-27-01-2021-523cbd1089fe