Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2015/5465, 21.02.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2015/5465
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

KEREM ELMAS BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/5465)

Karar Tarihi: 21/2/2019

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, terör olaylarından doğan maddi zararların eksik

tazmin edilmesi, manevi zararların ise hiç tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet

hakkının; buna ilişkin idari ve yargısal sürecin makul sürede

sonuçlandırılmaması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 26/3/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvurucu, terör olayları neticesinde köyünün boşaltılması

nedeniyle 1994 yılında yerleşim yerinden göç etmek zorunda kaldığını iddia

etmiş ve 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan

Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında zararlarının karşılanması

talebiyle 11/4/2006 tarihinde Tunceli Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden

Doğan Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. Komisyon, başvurucuya

6.835,50 TL ödenmesine karar vermiştir.

6. Başvurucu, söz konusu tutarı kabul etmeyerek vekili

aracılığıyla uyuşmazlık tutanağını imzalamış ve Komisyon kararının iptali

istemiyle dava açmıştır. Elazığ 2. İdare Mahkemesi

30/7/2012 tarihli kararıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı

gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Kararda 5233 sayılı Kanun'a göre manevi

tazminata hükmedilemeyeceği de belirtilmiştir.

7. Başvurucu, temyiz yoluna başvurmuştur. Danıştay Onbeşinci Dairesi tarafından karar onanmış; karar düzeltme

istemi aynı Dairenin 27/11/2014 tarihli kararıyla reddedilerek karar

kesinleşmiştir.

8. Nihai karar 25/2/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu

26/3/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

9. Diğer taraftan başvurucu 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek

Suretiyle Çözümüne Dair Kanun uyarınca kurulan Adalet Bakanlığı İnsan Hakları

Tazminat Komisyonuna 25/2/2014 tarihinde başvurarak makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş ve tazminat ödenmesini istemiştir.

10. Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu tarafından

15/12/2014 tarihli kararla başvurucunun Komisyona başvurduğu tarihte

(11/4/2006) başlayan ve karar tarihi itibarıyla henüz devam ettiği anlaşılan 8

yıl 8 aylık süre için 4.100 TL tazminatın başvurucuya ödenmesine karar

verilmiştir.

11. Başvurucu makul süreye ilişkin tazminatı yetersiz bularak ve

vekâlet ücreti ile başvuru masrafları hakkında karar verilmediği iddialarıyla

Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz etmiştir. Anılan karar Ankara Bölge İdare

Mahkemesi 3. Kurulu tarafından hukuka uygun bulunarak 6/3/2015 tarihinde itiraz

reddedilmiştir. Kararın kesinleşmesinin ardından 4.100 TL tazminatın 24/6/2015

tarihinde başvurucu vekilinin hesabına yatırılarak ödendiği anlaşılmıştır.

12. Başvuru formunda ve 8/1/2019 tarihine kadarki süreçte,

Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna makul süre şikayetiyle

yapılan başvurudan, bu başvurunun sonucundan ve lehe takdir edilen tazminattan

herhangi bir şekilde bahsedilmemiş, bilgi verilmemiştir. Daha sonra, başvurucu

vekili tarafından Anayasa Mahkemesine verilen 8/1/2019 tarihli dilekçede, makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edilmesi nedeniyle Adalet Bakanlığı İnsan

Hakları Tazminat Komisyonu tarafından 15/12/2014 tarihli kararla tazminat

ödenmesine karar verildiği ve bilahare kararın infaz edildiği belirtilerek

makul süreye ilişkin şikayetten vazgeçildiği

bildirilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi şöyledir:

"Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye

kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında,

ayrıca ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere

disiplin para cezasına hükmedilebilir."

14. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) 83. maddesi şöyledir:

“Başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve

benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye

kullandığının tespit edilmesi hâlinde incelemenin her aşamasında başvuru

reddedilir ve yargılama giderleri dışında, ilgilinin ikibin

Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına

karar verilebilir.”

V. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 21/2/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu; 5233 sayılı Kanun kapsamında başvuru üzerine

verilen tazminatın gerçek zararını karşılamaktan uzak olduğunu, özellikle

hayvan zararları ve birim fiyatlara ilişkin değerlendirmelerin gerçekçi

olmadığını, manevi zararının tazmin edilmediğini, buna karşı açtığı davadan da

yeterli sonuç alamadığını belirterek mülkiyet hakkı ile adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca Tunceli Valiliği

Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonunda ve ardından derece

mahkemelerinde geçen sürecin çok uzun olduğunu belirterek makul sürede

yargılanma hakkının da ihlal edildiğini iddia etmiştir.

B. Değerlendirme

17. 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ile İçtüzük'ün

83. maddesi gereği başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri

nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye

kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvuru reddedilir ve yargılama giderleri

dışında ilgilinin 2.000 TL'den fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla

cezalandırılmasına karar verilir.

18. Genel olarak bir hakkın öngörüldüğü amaç dışında ve

başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye

edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının, yukarıda belirtilen düzenlemelerde

bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı açıkça görülmektedir. Bu

bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve Anayasa

Mahkemesinin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların

başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (S.Ö., B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).

19. Bu kapsamda özellikle Mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek

olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması,

başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi

verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu

değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında

Mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat

oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak

kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya

tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında

ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla

bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru

hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (S.Ö., § 29; Mehmet Güven

Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 32; Osman Sandıkçı, B. No:

2013/6297, 10/3/2016; Selman Kapan ve diğerleri, B. No: 2013/7302, 20/4/2016, §

50).

20. Somut olayda başvurucunun başvuruya konu aynı yargılama

nedeniyle 6384 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan Adalet Bakanlığı İnsan Hakları

Tazminat Komisyonuna başvuruda bulunarak uzun yargılama nedeniyle tazminat

talebinde bulunduğu ve talep kısmen kabul edilerek uygun görülen tazminatın

ödendiği belirlenmiştir (bkz. §§ 9-12).

21. Buna göre başvuru formu ve eklerinde aynı maddi vakıalar ve

ihlal iddiasına dayalı olarak Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat

Komisyonuna yapılan müracaat ile bu müracaatın sonucuyla ilgili herhangi bir

bilgi ve belge sunulmadığı, bu açıdan başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı

olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi nedeniyle başvurucu tarafından ileri

sürülen iddianın yanıltıcı beyan niteliğinde olduğu anlaşılmış; başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması

nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

22. Diğer taraftan başvurucu 8/1/2019 tarihli dilekçeyle makul

süreye ilişkin şikayetten vazgeçtiğini belirtmiştir.

Başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla ilgili

olarak Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna başvurmasının ve bu

Komisyonca başvurucu lehine 4.100 TL tazminata hükmedilmesinin, bireysel

başvurunun yapıldığı tarihten önce gerçekleşen olgular olduğu açıktır.

Dolayısıyla başvurucunun bu olguları bildirme yükümlülüğü ilk bireysel

başvurunun yapıldığı tarih itibarıyla mevcuttur. Başvurucunun makul süreye

ilişkin şikayetinden feragat etmesi, sözü edilen olguları zamanında Anayasa

Mahkemesine bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediği gerçeğini

değiştirmemektedir. Bu nedenle başvurucunun feragat dilekçesinin varılan sonuç

üzerinde bir etkisi bulunmamaktadır.

23. Başvurucu aleyhine başvuru hakkının kötüye kullanılması

nedeniyle 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve İçtüzük’ün

83. maddesi uyarınca takdiren 500 TL disiplin para

cezasına hükmedilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru

hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

C. 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve İçtüzük'ün

83. maddesi uyarınca 500 TL disiplin para cezasının başvurucudan TAHSİLİNE

21/2/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Mehmet Sadık

YAMLI

Başvurucu

:

Kerem ELMAS

Vekili

:

Av. Ümit

SİSLİGÜN

Av. Meral

HANBAYAT YEŞİL

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2015/5465, T. 21.02.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2015-5465-basvuru-21-02-2019-1a1c7ae1db2c