Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/19631, 11.12.2018

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/19631
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

FERZENDE TURAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/19631)

Karar Tarihi: 11/12/2018

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi aşması nedeniyle

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul sürede tamamlanmaması

nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya

sağlama suçundan 6/10/2009 tarihinde gözaltına alınmış; 10/10/2009 tarihinde

ise tutuklanmıştır.

8. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26/10/2009 tarihli

iddianamesi ile uyuşturucu ticareti yapma ve suç işlemek amacıyla kurulan

örgüte üye olma suçlarından başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır.

9. (Kapatılan) İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250.

madde ile görevli) 30/5/2013 tarihli kararı ile başvurucunun suç işlemek

amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan beraat etmesine, uyuşturucu madde

ticareti yapma suçundan ise 13 yıl 9 ay süreyle hapis ve 75.000 TL adli para

cezalarıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

10. Başvurucu 17/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

11. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla

erişilen bilgi ve belgelerden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30/4/2015 tarihli

kararı ile hükmün onandığı anlaşılmıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 11/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

13. Başvurucu, tutukluluğunun kanunda öngörülen azami süreyi

aşması nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

14. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru usulü" kenar başlıklı 47.

maddesinin (5) numaralı fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir."

15. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) "Başvuru süresi ve mazeret" kenar

başlıklı 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir."

16. Bireysel başvuruların 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin

(5) numaralı fıkrası ile İçtüzük'ün 64. maddesinin

(1) numaralı fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru

yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekmektedir.

17. Başvurunun süresinde yapılmış olması, her aşamada dikkate

alınması gereken usule ilişkin şarttır (Yasin

Yaman, B. No: 2012/1075, 12/2/2013, § 18).

18. Bir suç isnadına bağlı olarak tutuklu olma durumunda

tutukluluk süresinin kanunda öngörülen azami süreyi veya makul süreyi aştığı

iddiasıyla yapılacak bireysel başvurunun ilk derece yargılaması devam ederken

tutukluluğun devamına karar verilen her aşamada başvuru yolları tüketildikten

sonra başvuru süresi içinde yapılması gerekir (Mehmet

Emin Kılıç, B. No:

2013/5267, 7/3/2014, § 28).

19. Bu bağlamda bir suç isnadına bağlı olarak tutuklulukla

ilgili şikâyetleri içeren bireysel başvurunun hükümle birlikte verilen

tutukluluğun devamı kararı sonrasında yapılması hâlinde tutukluluğun devamı

kararına itiraz edilmemiş ise kararın verildiğinin öğrenildiği tarihten

itibaren, itiraz edilmiş ise itiraz merciince verilen kararın öğrenildiği

tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir (Fırat İşgören,

B. No: 2014/6425, 17/11/2016, § 34).

20. Somut olayda başvurucunun 6/10/2009 tarihinde gözaltına

alındığı, 10/10/2009 tarihinde tutuklandığı, hazır bulunduğu duruşmada

(kapatılan) İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli)

30/5/2013 tarihli kararı ile mahkûmiyetine ve tutukluluk hâlinin devamına karar

verildiği anlaşılmıştır. Bu karar başvurucu ile müdafiine

aynı tarihte tefhim edilmiş olup başvurucu, anılan karara karşı itiraz kanun

yoluna başvurduğuna dair bilgi veya belge sunmamıştır. Bu belirlemeler

karşısında tutuklulukla ilgili şikâyetleri içeren bireysel başvurunun ilk

derece mahkemesinin nihai kararını verdiği 30/5/2013 tarihinden itibaren otuz

gün içinde yapılması gerekirken 17/12/2014 tarihinde yapılması nedeniyle

başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır.

21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

23. Bireysel başvuru sonrasında 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı

Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair

Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

24. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

25. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi; yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği yahut icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır (Ferat Yüksel, §§ 27-36).

26. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgilibaşarı şansı sunma ve yeterli

giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu

tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

27. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın süre aşımı

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

11/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Zehra GAYRETLİ

Başvurucu

:

Ferzende TURAN

Vekili

:

Av. Mehmet Fehim GÜNEŞ

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/19631, T. 11.12.2018, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-19631-basvuru-11-12-2018-aedee6980a07