Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/9643, 17.03.2016

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2013/9643
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

ABDULBAKİ KORKMAZ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/9643)

Karar Tarihi: 17/3/2016

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, 30/9/2004 tarihinde

başvurucuların yakınları Y.K.’nin İdare tarafından

yaptırılan olimpik yüzme havuzu inşaatında boğularak hayatını kaybettiği

iddiasıyla 22/2/2005 tarihinde açılan tam yargı davasının makul sürede

sonuçlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 26/12/2013 tarihinde Bursa

3. İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede,

başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca

20/2/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Başvuru konusu olay ve olgular ile

başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet

Bakanlığının 5/6/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade

edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucular, yakınları Y.K.’nin 30/9/2004 tarihinde Bursa ili, Karacabey ilçesinde

bulunan ve İdare tarafından yaptırılan yüzme havuzunun inşaatında boğularak

hayatını kaybettiğini belirterek, uğradıkları zararın giderilmesi istemiyle

23/11/2004 tarihinde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne (İdareye) yaptıkları

başvurunun reddedilmesi üzerine, 22/2/2005 tarihinde Bursa 2. İdare

Mahkemesinde 30.000,00 TL tutarında maddi ve 50.000,00 TL tutarında manevi

tazminat ödenmesi istemiyle tam yargı davası açmışlardır.

7. Mahkemenin 19/10/2007 tarihli ve

E.2005/272, K.2007/2112 sayılı kararıyla, bilirkişi heyetince düzenlenen

raporda İdarenin %100 oranında kusurlu bulunduğu, alınan bilirkişi raporlarında

ölenin annesi Seher Korkmaz için 10.756,42 TL, ölenin babası Yasin Korkmaz için

ise 7.649,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, manevi

tazminat olarak ise ölenin anne ve babası için ayrı ayrı 8.000,00 TL manevi

tazminatın ödenmesi gerektiği, ölenin altı kardeşinin her biri için ise

3.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği belirtilerek başvuruculara toplam

52.406,25 TL tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

8. Temyiz üzerine Danıştay Onuncu

Dairesinin 26/2/2010 tarihli ve E.2008/1280, K.2010/1592 sayılı ilamıyla;

başvurucuların temyiz süresi geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu, bu

nedenle başvurucuların temyiz istemlerinin süre aşımı nedeniyle

incelenemeyeceği ifade edilmiş, davalı İdarenin temyiz istemi hakkında ise,

manevi tazminat talepleri yönünden kararın onanmasına karar verilmiş, maddi

tazminat talepleri yönünden ise olay tarihinde henüz on bir yaşında olan Y.K.’nin yüzmek amacıyla inşaatı tamamlanmamış havuza girdiği,

olayın meydana gelmesinde gözetim ve denetim yükümlülüğünü gereği gibi yerine

getirmeyen anne ve babanın da kusurlu bulunduğu kanaatine varıldığı, tazminat

miktarının hesaplanmasında başvurucuların ortak kusurunun da dikkate alınması

gerektiği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur.

9. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan

yargılama sonunda, 14/10/2011 tarihli ve E.2010/986, K.2011/986 sayılı kararla;

hayatını kaybeden Y.K.'nın babasının %10 oranında

kusurlu olduğu, İdarenin ise %90 oranında kusurlu bulunduğu, alınan 5/7/2011

tarihli bilirkişi raporunda ölenin annesi için 18.123,39 TL, ölenin babası için

ise 11.961,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, toplamda

30.084,82 TL olan tazminat miktarı yerine taleple bağlı olarak toplam 30.000,00

TL maddi tazminatın başvuruculara ödenmesine karar verilmiştir.

10. Temyiz üzerine, Danıştay Onuncu

Dairesinin 24/10/2013 tarihli ve E.2012/1490, K.2013/7375 sayılı ilamıyla; ilk

Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının süresinde temyiz edilmemesi

nedeniyle başvurucular bakımından kesinleştiği, bu nedenle maddi tazminat

istemlerinin ölenin annesi Seher Korkmaz için 10.756,42 TL, ölenin babası

Abdulbaki Korkmaz için ise 7.649,83 TL ile sınırlı olarak incelenmesi

gerektiği, bununla birlikte başvurucuların toptan tazminat istemlerinin

kabulünün hukuka uygun olmadığı, ölenin annesi Seher Korkmaz’a 10.756,42 TL,

ölenin babası Abdulbaki Korkmaz’a 7.649,83 TL maddi tazminatın İdareye başvuru

tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar

verilmesi gerekirken, başvurucuların maddi tazminat istemlerinin tamamının

kabulü ile toplam 30.000,00 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmesinde

hukuki isabet görülmediği belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin kararı

bozulmuştur.

11. Başvurucular, 26/12/2013 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

12. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan

yargılamada; 18/4/2014 tarihli ve E.2014/314, K.2014/457 sayılı kararla; ölenin

annesi Seher Korkmaz için 10.756,42 TL, ölenin babası Abdulbaki Korkmaz için

ise 7.649,83 TL maddi tazminatın İdareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek

yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

13. Temyiz üzerine, Danıştay Onuncu

Dairesinin 30/12/2014 tarihli ve E.2014/4098, K.2014/8249 sayılı ilamıyla İlk

Derece Mahkemesinin kararı onanmıştır.

14. Karar düzeltme istemi aynı Dairenin 31/12/2015 tarihli

ilamıyla reddedilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 17/3/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların 26/12/2013 tarihli ve 2013/9643 numaralı bireysel başvurusu

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucular, 30/9/2004 tarihinde yakınları Y.K.'nın İdare tarafından yaptırılan olimpik yüzme havuzu

inşaatında boğularak hayatını kaybettiğini belirterek uğradıkları zararın

giderilmesi istemiyle İdareye yaptıkları başvurunun reddedilmesi üzerine

22/2/2005 tarihinde Bursa 2. İdare Mahkemesinde açtıkları tam yargı davasının

makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. Başvuruculardan Cahize

Korkmaz, Semra Korkmaz, Yazgül Korkmaz, Yasemin Korkmaz ve Esra Korkmaz

Yönünden

17. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, 23/9/2012

tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel

başvuruları inceler.”

18. Anılan Kanun hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesinin

yetkisinin zaman bakımından başlangıcı 23/9/2012 tarihi olup, Mahkeme, ancak bu

tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel

başvuruları inceleyebilecektir. Bu açık düzenleme karşısında, anılan tarihten

önce kesinleşmiş nihaî işlem ve kararları da içerecek şekilde yetki kapsamının

genişletilmesi mümkün değildir. Mahkemenin zaman bakımından yetkisine ilişkin

bu düzenlemeler, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle, bireysel başvurunun

tüm aşamalarında resen dikkate alınmaları gerekir.

19. Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi

için kesin bir tarihin belirlenmesi ve Mahkemenin yetkisinin geriye yürür

şekilde uygulanmaması hukuk güvenliği ilkesinin bir gereğidir (Zafer Öztürk, B. No: 2012/51, 25/12/2012,

§ 22).

20. Başvuru konusu olayda; başvuruculardan Cahize Korkmaz, Semra Korkmaz, Yazgül Korkmaz, Yasemin

Korkmaz ve Esra Korkmaz, Bursa 2. İdare Mahkemesinde açılan tam yargı davasında

sadece manevi tazminat talebinde bulunmuş, Mahkemenin 19/10/2007 tarihli

kararıyla başvurucuların her biri için 3.000,00 TL manevi tazminata

hükmedilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onuncu Dairesinin

26/2/2010 tarihli ilamıyla; başvurucuların temyiz istemlerinin süre aşımı

nedeniyle incelenemeyeceği ifade edilmiş, davalı İdarenin temyiz isteminin

incelenmesi neticesinde ise, manevi tazminat talepleri yönünden hükmün

onanmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme isteminde bulunulmadığından aynı

tarihte İlk Derece Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmı

kesinleşmiştir.

21. Açıklanan nedenlerle, başvuru konusu kararın

başvurucuların manevi tazminat istemiyle sınırlı olan talebe ilişkin kısmının

23/9/2012 tarihinden önce kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu

kısmının, diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “zaman bakımından yetkisizlik” nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Başvuruculardan Abdulbaki Korkmaz ve Seher

Korkmaz Yönünden

22. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu

başvurucular yönünden kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

23. Başvurucular, 30/9/2004 tarihinde yakınları Y.K.'nın İdare tarafından yaptırılan olimpik yüzme havuzu

inşaatında boğularak hayatını kaybettiğini belirterek uğradıkları zararın

giderilmesi istemiyle 23/11/2004 tarihinde İdareye yaptıkları başvurunun

reddedilmesi üzerine 22/2/2005 tarihinde Bursa 2. İdare Mahkemesinde açtıkları

tam yargı davasının makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek Anayasa’nın

36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia

etmişlerdir.

24. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin yargılamalar ile

hukuk sisteminde yer alan mevzuat hükümleri gereğince “kamu hukuku” alanına dâhil olan, ancak

sonucu itibarıyla medeni haklar ve yükümlülükler üzerinde belirleyici olan

uyuşmazlıkları konu alan davaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesince

makul sürede yargılanma hakkının adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil

olduğu kabul edilerek, bir davadaki yargılama süresinin makul olup olmadığının

tespitinde davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla

sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususların dikkate alınacağı

belirtilmiştir (Güher Ergun ve diğerleri,

B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 34–64;

Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§ 54-60).

25. Başvuruya konu davanın, İdare tarafından yaptırılan

olimpik yüzme havuzu inşaatında yakınlarının boğularak hayatını kaybettiği

iddiasıyla uğranılan zararın giderilmesi istemini konu alan bir uyuşmazlık

olduğu görülmektedir. Medeni hak ve yükümlülükleri konu alan davalarda

yargılama faaliyetinin makul süre değerlendirmesi için başlangıcı, kural olarak

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı

tarihtir (Güher Ergun ve diğerleri,

§ 50). Ancak idari yargıda dava açılabilmesi için öncelikle idari makamlara

başvurulmasının zorunlu olduğu durumlar ile idari davaya konu olabilecek bir

işlem veya eylemin yapılmasını sağlamak amacıyla idari makamlara yapılan

başvurular üzerine açılan davalar bakımından sürenin başlangıcı idareye başvuru

tarihi olup, somut başvuru açısından bu tarih,

23/11/2004 tarihidir.

26. Sürenin bitiş tarihi ise,

çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme

tarihidir. Somut başvuru açısından bu tarih Danıştay Onuncu Dairesince karar

düzeltme isteminin reddedildiği 31/12/2015 tarihlidir (Güher Ergun ve diğerleri, § 52).

27. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,

başvurucuların yakınları Y.K.'nın 30/9/2004 tarihinde

İdare tarafından yaptırılan olimpik yüzme havuzu inşaatında boğularak hayatını

kaybettiği iddiasıyla uğradıkları zararın giderilmesi istemiyle 23/11/2004

tarihinde İdareye başvurdukları, başvurunun reddedilmesi üzerine 22/2/2005

tarihinde Bursa 2. İdare Mahkemesinde tam yargı davası açtıkları, Mahkemece

19/10/2007 tarihinde ilk kararın verildiği, temyiz üzerine Danıştay Onuncu

Dairesinin 26/2/2010 tarihli ilamıyla kusur yönünden tekrar inceleme yapılması

gerektiği belirtilerek kararın bozulduğu, bozmaya uyularak yürütülen

yargılamada İlk Derece Mahkemesince 14/10/2011 tarihinde ikinci kez karar

verildiği, kararın temyiz incelemesinde Danıştay Onuncu Dairesinin 24/10/2013

tarihli ilamıyla başvurucuların toptan tazminat istemlerinin kabulünün hukuka

uygun olmadığı gerekçesiyle bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak

yürütülen yargılamada 18/4/2014 tarihinde karar verildiği, temyiz üzerine

Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2014 tarihli ilamıyla kararın onandığı, karar

düzeltme isteminin aynı Dairenin 31/12/2015 tarihli ilamıyla reddedildiği

anlaşılmıştır.

28. Başvurunun değerlendirilmesi sonucunda, başvuruya konu

davanın hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,

delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler

dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzak olduğu anlaşılmıştır. Başvurucuların

tutum ve davranışlarıyla ve usuli haklarını

kullanırken özensiz davranmalarıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep

olduğu da söylenemez. Dolayısıyla somut başvuru açısından farklı karar

verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu on bir yıl dört

aylık yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna

varılmıştır.

29. Açıklanan nedenlerle, başvurucuların Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

30. Başvurucular, adil yargılanma haklarının ihlal edilmesi

nedeniyle ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi ve manevi tazminat ödenmesini talep

etmişlerdir.

31. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Anayasa

Mahkemesince bir ihlalin tespit edilmesi halinde yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hallerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebileceği

belirtilmiştir.

32. Başvuruculardan Abdulbaki Korkmaz’ın ve Seher Korkmaz’ın

tarafı oldukları uyuşmazlığa ilişkin on bir yıl dört aylık yargılama süresi

nazara alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal

tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında Abdulbaki

Korkmaz’a ve Seher Korkmaz’a, tazminat talepleri de dikkate alınarak, ayrı ayrı

net 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

33. Başvurucular tarafından yapılan 198,35 TL harç ve

1.800,00 TL vekâlet ücretinden oluşan 1.998,35TL yargılama giderinin,

başvuruculardan Abdulbaki Korkmaz’a ve Seher Korkmaz’a müştereken ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvuruculardan;

1. Cahize Korkmaz, Semra Korkmaz,

Yazgül Korkmaz, Yasemin Korkmaz ve Esra Korkmaz’ın makul sürede yargılanma

haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının “zaman bakımından yetkisizlik” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Abdulbaki Korkmaz’ın ve

Seher Korkmaz’ın makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki

iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Başvurucular Abdulbaki

Korkmaz ve Seher Korkmaz’ın Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan

makul sürede yargılanma haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucular Abdulbaki

Korkmaz ve Seher Korkmaz’a ayrı ayrı net 10.000,00 TL manevi TAZMİNAT

ÖDENMESİNE,

D. Başvurucular Abdulbaki

Korkmaz ve Seher Korkmaz tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.800,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.998,35 TL yargılama giderinin bu

BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın

tebliğini takiben başvurucuların Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren

dört ay içinde yapılmasına; ödemede gecikme olması halinde, bu sürenin sona

erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

F. Kararın bir örneğinin Adalet

Bakanlığına gönderilmesine,

17/3/2016

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

Gökçe GÜLTEKİN

Başvurucular

:

1. Abdulbaki KORKMAZ

2. Yazgül KORKMAZ

3. Semra KORKMAZ

4. Seher YUMİTKAN

5. Yasemin KORKMAZ

6. Esra KORKMAZ

7. Cahize DUMAN

Vekili

:

Av. Sinan YUMİTKAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/9643, T. 17.03.2016, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2013-9643-basvuru-17-03-2016-3f32feb6080c