Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/7951, 28.05.2014

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2013/7951
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

İZÇAĞ İZMİR ÇAĞDAŞ KİTABEVİ YAYINCILIK BİLGİ İŞLEM TURİZM

SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/7951)

Karar Tarihi: 28/5/2014

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, şikâyetçi olarak

taraf olduğu İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden yargılamada makul

sürenin aşılması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 21/10/2013

tarihinde İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına

engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca, 28/2/2014 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucunun evrakta

sahtecilik, dolandırıcılık ve emniyeti suistimal

şikayetiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ettiği şüpheli hakkında,

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 5/11/2003 tarih ve 2003/1982 sayılı

iddianamesiyle kamu davası açılmıştır.

6. İzmir 7. Ağır Ceza

Mahkemesinin 28/4/2005 tarih ve E.2003/726, K.2005/130 sayılı kararıyla

sanığın, emniyeti suistimal suçundan beraatına, evrakta

sahtecilik suçundan 2 yıl hapis, nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 8 ay

20 gün hapis ve ağır para cezası, dolandırıcılık suçundan 1 yıl 2 ay hapis ve

ağır para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

7. Temyiz sürecinde Yargıtay

Cumhuriyet Başsavcılığı 14/11/2005 tarih ve 2005/113848 sayılı yazıyla

yürürlüğe giren yeni ceza mevzuatı nedeniyle uyarlama yapılmak üzere dosyayı

Mahkemesine iade etmiştir.

8. İade üzerine yapılan

yargılama sonunda İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 6/12/2006 tarih ve E.2006/4,

K.2006/300 sayılı kararıyla sanığın, emniyeti suistimal

suçundan beraatına, evrakta sahtecilik suçundan 2 yıl hapis, nitelikli

dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve adli para cezası, dolandırıcılık

suçundan 1 yıl hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar

verilmiştir.

9. Bu kararın temyizi üzerine

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 26/6/2013 tarih ve E.2012/20728, K.2013/10779 sayılı

ilamıyla, nitelikli dolandırıcılık ve dolandırıcılık suçları yönünden

gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine, evrakta sahtecilik suçu

yönünden hükmün bozulmasına karar vermiştir.

10. Bozma kararı sonrası

yargılama ilk derece mahkemesinde devam etmektedir.

B. İlgili

Hukuk

11. 26/9/2004 tarih ve 5237

sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155., 157.,158. ve 204. maddeleri.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

12. Mahkemenin 28/5/2014 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 21/10/2013 tarih ve 2013/7951 numaralı

bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

13. Başvurucu, şikâyetçi olduğu

emniyeti suistimal, evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık

suçlarına ilişkin İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/726 esas sayılı

dosyasında başlayan yargılamanın 2003 yılından beri devam ettiğini,

yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle dolandırıcılık ve nitelikli

dolandırıcılık suçlarının dava zamanaşımına uğradığını, evrakta sahtecilik

suçundan yargılamanın devam ettiğini belirterek, Anayasa’nın 36. maddesinde

tanımlanan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

14. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“Herkes,

Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. …”

15. 30/3/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı

45. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes,

Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki

herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine başvurabilir.”

16. Anılan Anayasa ve Kanun

hükümlerine göre, Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının

incelenebilmesi için, kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın

Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi (AİHS) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da

girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle, Anayasa ve AİHS’nin ortak koruma alanı

dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi mümkün değildir.

17. Başvurucu, yapmış olduğu

şikâyet üzerine başlatılan soruşturma ve kovuşturma sonucunda failin

cezalandırılmaması ve yargılama süresinin uzun olması nedeniyle Anayasa’nın 36.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

18. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

19. AİHS’nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesi şöyledir:

“1. Herkes

medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda

kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş

bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde,

hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir. …”

20. Anayasa’nın 36. maddesinin

birinci fıkrasında herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Anayasa’da adil yargılanma

hakkının kapsamı düzenlenmediğinden bu hakkın kapsam ve içeriğinin, AİHS’nin

“Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesi çerçevesinde belirlenmesi

gerekir.

21. AİHS’nin adil yargılanma

hakkını düzenleyen 6. maddesinde adil yargılanmaya ilişkin hak ve ilkelerin

“medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların” ve bir “suç isnadının”

esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğu belirtilerek hakkın kapsamı

bu konularla sınırlandırılmıştır. Hak arama hürriyetinin ihlal edildiği

gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilmek için, başvurucunun ya medeni hak

ve yükümlülükleriyle ilgili bir uyuşmazlığın tarafı olması ya da başvurucuya

yönelik bir suç isnadı hakkında karar verilmiş olması gerektiği

anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bahsedilen hâller dışında kalan adil yargılanma

hakkının ihlali iddiasına dayanan başvurular Anayasa ve AİHS kapsamı dışında kalacağından,

bireysel başvuruya konu olamaz (B. No: 2012/1049, 26/3/2012,§

23).

22. Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi içtihatlarına göre, bir ceza davasında üçüncü kişilerin suçlanması

veya cezalandırılmasını talep eden mağdur, suçtan zarar gören, şikâyetçi veya

katılan sıfatını haiz kişiler, AİHS’nin 6. maddesinin koruma alanı dışında

kalmaktadır. Bu kuralın istisnaları, ceza davasında medeni hak talebine imkân

veren bir sistemin benimsenmiş olması veya ceza davası sonucunda verilen

kararın hukuk davası açısından etkili ya da bağlayıcı olması hâlleridir (Perez/Fransa, 47287/99, 12/2/2004,§

70).

23. 4/12/2004 tarih ve 5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile ceza muhakemesinde

şahsi hak iddiasında bulunma imkânı ortadan kalkmıştır. Dolayısıyla

başvurucunun ceza muhakemesi sürecinde medeni/şahsi haklarını ileri sürme

imkânı bulunmamaktadır.

24. Başvurucu, suç işlediğini

düşündüğü kişi hakkında soruşturma açılmasını sağlamak amacıyla suç duyurusunda

bulunmuş olup, talebi bu kişinin cezalandırılmasıyla sınırlıdır. Başvurucu, bu

kişinin fiili nedeniyle medeni/şahsi haklarına yönelik bir müdahalenin

bulunduğunu düşünüyor ve buna ilişkin zararının giderilmesini istiyorsa, hukuk

mahkemelerinde dava açma imkânı vardır.

25. Sonuç itibarıyla

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesine dayanan ihlal iddiasının konusu,

Anayasa’da güvence altına alınmış ve AİHS kapsamında olan temel hak ve

özgürlüklerin koruma alanı dışında kalmaktadır.

26. Açıklanan nedenlerle,

başvuru konusu ihlal iddialarının Anayasa ve AİHS’nin ortak koruma alanı

dışında kaldığı anlaşıldığından başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin “konu bakımından

yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle başvurunun, “konu bakımından

yetkisizlik” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu

üzerinde bırakılmasına, 28/5/2014 tarihinde OY

BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Muharrem İlhan KOÇ

Başvurucu

:

İzçağ

İzmir Çağdaş Kitabevi Yayıncılık Bilgi İşlem Turizm Sanayi ve Ticaret Limited

Şirketi

Temsilcisi

:

Mustafa Zeki YALÇINKAYA

Vekili

:

Av. Tolga YURDAKUL

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/7951, T. 28.05.2014, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2013-7951-basvuru-28-05-2014-7764d6caf2ee