Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/4689, 12.03.2015

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2013/4689
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

YUSUF KABİL BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/4689)

Karar Tarihi: 12/3/2015

R.G. Tarih- Sayı: 16/5/2015-29357

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvurucu, aynı mağdura karşı işlediği tek iftira

suçundan dolayı iki kez cezalandırılmak suretiyle“aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı”nın

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 21/6/2013 tarihinde yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona

sunulmasına engel bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 27/1/2015 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı, 9/4/2008 tarih ve

E.2008/6724 sayılı iddianame ile başvurucu hakkında 11/7/2005 tarihinde G.K.'ya karşı iftira suçunu işlediğinden bahisle Şişli 6.

Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açmıştır. İddianamenin ilgili kısmı

şöyledir:

“Olay tarihinde, şüphelinin yönetimindeki 34 HNS 42 plakalı araç ile

alkollü ve ehliyetsiz olarak Çağlayan'da seyri esnasında, trafik zabıtası

tarafından yakalanarak hakkında cezai işlem uygulandığı sırada,kendisini Y. Oğlu N.’den

olma, 12/3/1982 doğumlu, G. K. olarak tanıttığı ve bu kimlik bilgileri ile

şüpheli hakkında ceza tutanakları düzenlendiği,…”

6. Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesi, 5/7/2011 tarih ve

E.2011/79, K.2011/411 sayılı kararı ile başvurucunun 4 yıl hapis cezası ile

cezalandırılmasına karar vermiştir.

7. Anılan kararın başvurucu tarafından temyiz edilmesi

üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 27/12/2012 tarih ve E.2011/22263,

K.2012/32438 sayılı ilamıyla hükmü onamıştır.

8. Bu arada Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı, 7/3/2011 tarih ve

E.2011/4692 sayılı iddianame ile başvurucu hakkında kredi kartı kopyalamaya

teşebbüs ve G.K.'ya karşı iftira suçlarını

işlediğinden bahisle kamu davası açmıştır. İddianamenin ilgili kısmı şöyledir:

“İncelenen soruşturma evrakına göre şüpheli

Yusuf Kabil akrabası olan G. K.'nın kimlik

bilgilerini kullandığı kredi kartı kopyalamaya çalıştıkları sırada yakalandığı,

hakkında işlem yapılır iken G. K.'nın kimlik

bilgilerini kullanıp G. K. hakkında iddianame tanzim edilmesine sebep olduğu

anlaşılmakla…”

9. İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme), 30/4/2013

tarih ve E.2011/170, K.2013/287 sayılı kararı ile başvurucunun kredi kartı

kopyalamaya teşebbüs suçundan beraatine, 11/7/2005

tarihinde G.K.'ya karşı işlediği iftira suçundan ise

2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Karar temyiz

edilmeden kesinleşmiştir.

10. Anılan mahkumiyet hükmü,

Mahkemenin 3/12/2014 tarih ve E.2011/170, K.2013/287 sayılı ek kararı ile iptal

edilmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

“…İstanbul 29 Asliye Ceza Mahkemesi'nin

2011/79 Esas, 2011/411 Karar sayılı dava dosyası getirtilip incelendiğinde;

Müştekinin G. K., sanığın Yusuf Kabil, suçun İftira, suç tarihinin 11/07/2005

olduğu, 05/07/2011 tarihli kararla sanığın 4 yıl hapis cezası ile

cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin

27/12/2012 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.

Mahkememizdeki

kamu davasının mükerrer olduğu anlaşıldığından kamu davasının REDDİNE karar

vermek gerekmiştir.

….

Mahkememizin

30/04/2013 Tarih ve 2011/170 Esas , 2013/287 Karar

sayılı MAHKUMİYET KARARININ İPTALİNE,… karar verildi.”

11. Mahkemenin 30/4/2013 tarihli mahkumiyet

hükmü, başvurucuya 3/6/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

12. Bireysel başvuru, 21/6/2013 tarihinde yapılmıştır.

B. İlgili Hukuk

13. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Yetkili makamlara ihbar veya şikâyette

bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında

soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını

sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan

dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

14. Aynı Kanun’un 268. maddesi

şöyledir:

“İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında

soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği

veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre

cezalandırılır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 12/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 21/6/2013 tarih ve 2013/4689 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu, 11/7/2005 tarihinde G.K.'ya

karşı iftira suçunu işlediğinden bahisle hakkında Şişli 6. Asliye Ceza

Mahkemesi ve İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesinde iki ayrı yargılama

yürütüldüğünü ve yürütülen yargılamalar sonucunda aynı eyleme ilişkin olarak

iki kez hapis cezasına mahkûm edildiğini, kendisi hakkında asıl yargılamanın

İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle

iftira suçu işlediğinden bahisle Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen

kararın ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek, aynı suçtan iki kez

yargılanmama ve cezalandırılmama hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve

ihlalin tespitini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

17. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

“Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

18. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.”

19. Anılan Anayasa ve Kanun hükümleri uyarınca Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru, “ikincil

nitelikte bir kanun yolu” olup bu yola başvurulmadan önce kural

olarak olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.

20. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun davranılmadığı

takdirde, ortaya çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari mercilere ve derece

mahkemelerine başvurulmalıdır (B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 17).

21. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği,

başvurucunun, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarını öncelikle

yetkili idari mercilere ve derece mahkemelerine usulüne uygun olarak iletmesi,

bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtları zamanında bu mercilere sunması, aynı

zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş

olması gerekir. Bu şekilde olağan denetim mekanizmaları önünde ileri sürülüp

takip edilmeyen temel hak ve özgürlüklerin ihlaline ilişkin iddialar, Anayasa

Mahkemesi önünde bireysel başvuru konusu yapılamaz (B. No: 2012/403, 26/3/2013,

§ 17).

22. Somut olayda, başvurucu hakkındaki ve mükerrer olduğu

iddia olunan İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/4/2013 tarih ve

E.2011/170, K.2013/287 sayılı mahkûmiyet hükmünün, başvurucuya 3/6/2013

tarihinde tebliğ edildiği ve temyiz edilmemesi nedeniyle 11/6/2013 tarihinde

kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, başvurucunun davasını takip etmek için

gerekli özeni göstermediği ve başvuru yollarını tüketmeden bireysel başvuruda

bulunduğu görülmüştür. Kaldı ki, şikâyete konu karar sonradan iptal edilmiştir.

23. Açıklanan nedenlerle, yetkili derece mahkemeleri önünde

usulüne uygun olarak açılmış ve devam eden başvuru yolları tüketilmeden, temel

hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasının bireysel başvuru konusu

yapıldığı anlaşıldığından, başvurunun, diğer kabul edilebilirlik şartları

yönünden incelenmeksizin “başvuru yollarının

tüketilmemiş olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle,

başvurunun “başvuru yollarının tüketilmemiş

olması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin

başvurucu üzerinde bırakılmasına, 12/3/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan

ALTAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Raportör

:

Akif

YILDIRIM

Başvurucu

:

Yusuf KABİL

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/4689, T. 12.03.2015, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2013-4689-basvuru-12-03-2015-cf966a5261f9