Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/251, 10.06.2015

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2013/251
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

DURMAZ OTO. PETROL ÜRÜNLERİ

İNŞ. SAN. ve TİC. LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU (4)

(Başvuru Numarası: 2013/251)

Karar Tarihi: 10/6/2015

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, idari para

cezasının iptali için yapılan başvuruda, İlk Derece Mahkemesince idarenin cevap

yazısının tebliğ edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiası hakkındadır.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 27/12/2012

tarihinde Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına

engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, 27/4/2015 tarihinde kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine

karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu şirket adına

kayıtlı 21 KA 543 plakalı araçla 1/8/2012 tarihinde

taşıma için belirlenen istiap haddinin üstünde yük taşındığının tespit

edildiğinden bahisle 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik

Kanunu'nun 65. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (e) bentlerinin ihlal

edildiği gerekçesiyle 7.124,00 TL idari para cezası kesilmiştir.

6. Başvurucu, söz konusu cezaya

karşı Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesine Emniyet Müdürlüğünün ceza kesme

yetkisinin bulunmadığı ve düzenlenen ceza tutanağının usul ve yasaya aykırı

olduğu gerekçesiyle başvuruda bulunmuştur.

7. Mahkeme, 1/11/2012

tarihli ve 2012/866 D. İş sayılı kararı ile idari yaptırım işleminin usul ve

yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun talebini reddetmiştir.

8. Başvurucu, anılan karara

karşı Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesine itiraz etmiştir.

9. Diyarbakır 3. Asliye Ceza

Mahkemesinin 16/11/2012 tarih ve 2012/375 D. İş sayılı

kararıyla başvurucunun itiraz talebi, düzenlenen tutanağın usul ve yasaya uygun

olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.

10. Ret kararı, başvuruya 27/11/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.

11. Bireysel başvuru, 27/12/2012 tarihinde yapılmıştır.

B. İlgili Hukuk

12. 2918 sayılı Kanun'un 65.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Araçların

yüklenmesinde, yönetmeliklerle belirlenen ölçü ve esaslara aykırı olarak;

…

b) Azami yüklü

ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması,

…

e) Tehlikeli ve

zararlı maddelerin gerekli izin ve tedbirler alınmadan taşınması,

…

yasaktır.

Birinci fıkranın (b)

bendine uymayarak;

…

e) % 25'in üzerinde

fazla yüklemelerde 3.000 Türk Lirası,

…

İşleten ve gönderenlere ayrı ayrı idarî para cezası

verilir.”

13. 13/03/2005 tarihli ve 5326 sayılı

Kabahatler Kanunu’nun “Başvurunun

incelenmesi” kenar başlıklı 28. maddesinin (4) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin bir

örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re'sen

tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir. Dinleme için

belirlenen günle tebligatın yapılacağı gün arasında en az bir haftalık zaman

olmasına dikkat edilir. Dinleme sırasında taraflar veya avukatları hazır

bulunur. Mazeretsiz olarak hazır bulunmama, yokluklarında karar verilmesine

engel değildir. Bu husus, tebligat yazısında açıkça belirtilir.

14. 18/7/1997 tarihli ve 23053 Resmi

Gazete sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin (Yönetmelik) 161. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“Karayolları Trafik Kanununda yazılı trafik suçlarını

işleyenler hakkında;

a) Emniyet Genel Müdürlüğünün;

1) Trafik zabıtası personeli, …,

tarafından suç veya ceza tutanağı düzenlenir…”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 10/6/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 27/12/2012

tarihli ve 2013/251 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

16. Başvurucu vekili, İlk Derece

Mahkemesince, kararına itiraz edilen idarenin cevap yazısının bir örneğinin

kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün

dosyaya sunduğu cevap yazısına karşı herhangi bir beyanda bulunulamadığını,

böylelikle davalı idarenin cevaplarına karşı savunma yapılamadığını belirterek,

Anayasa'nın 36. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

17. Başvurucunun, adil yargılanma

hakkı kapsamında ileri sürdüğü iddialarının, “silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri” çerçevesinde

değerlendirilmesi gerekir.

18. Anayasa Mahkemesi,

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü,

Sözleşme’nin 6. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı

ışığında yorumlamak suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) lafzi

içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına

dâhil edilen silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi gibi ilke ve

haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (Güher Ergun ve Diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).

19. “Hakkaniyete

uygun yargılanma”nın temel unsuru, yargılamanın “çelişmeli” olması ve taraflar arasında “silahların eşitliği”nin sağlanmasıdır (Benzer

yöndeki AİHM kararı için bkz. Rowe ve Davis/Birleşik Krallık [BD], B. No: 28901/95, 16/2/2000, § 60). Adil yargılanma hakkının unsurlarından

olan çelişmeli yargılama ilkesi taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibi

olma ve yorum yapma hakkının tanınmasını ve bu nedenle tarafların yargılamanın

bütününe aktif olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda, mahkemece

tarafların dinlenilmemesi, taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi,

yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hale gelmesine neden olabilecektir

(Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Ruiz-Mateos/İspanya, § 63; Feldbrugge/Hollanda, B. No. 8562/79, 29/05/1986, § 44).

20. Silahların eşitliği

ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli yargılama ilkesi, kural olarak bir hukuk

ya da ceza davasında tüm taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler

hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkânı

vermektedir (Benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. J.J./Hollanda, B. No: 9/1997/793/994,

27/3/1998, § 43; Vermeulen/Belçika,

B.No: 19075/91, 20/2/1996, § 33).

21. Adil yargılanma hakkının

unsurlarından biri de silahların eşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesi

davanın taraflarının usuli haklar bakımından aynı

koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir

duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde

dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelmektedir (Yaşasın

Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013,

§ 32).

22. Genel anlamda hakkaniyete

uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkeleri ışığında taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma

ve inceletme noktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda,

delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddiaları da yargılamanın

bütünü ışığında değerlendirilecektir (Yüksel Hançer, B. No. 2013/2116, 23/1/2014, § 19). Bu bakımdan, daha önce ulaşılamayan bilgi

ve belgelere üst yargılama aşamasında ulaşılmış ve bunlara karşı iddia ve

itirazlar dile getirilmiş ise silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmiş

sayılmayabilir. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kapsamındaki görevi,

somut olayın usul kurallarına uygunluğunu denetlemek değil, adil yargılanma

hakkı kapsamındaki güvencelerin somut olayda ihlal edilip edilmediğini

denetlemektir.

23. Başvurucu, idarenin cevap

dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini, bu sebeple savunma imkânından

mahrum kaldığını belirterek, Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

24. Başvuru formu ve ekli belgeler

ile dosya kapsamından; 1/8/2012 tarihinde Diyarbakır

İli 75 Metrelik Yol Lunapark Kavşağında yapılan uygulamada durdurulan 21 KA 543 plakalı

aracın aşırı yüklü olduğunun görülmesi üzerine, aracın yapılan tartımı

sonucunda mevzuatta belirtilen azami yüklü ağırlığın aşıldığı gerekçesiyle 2918

sayılı Kanun’un 65. maddesine istinaden, 826276 seri numaralı ‘idari para cezası karar tutanağı’

düzenlendiği anlaşılmaktadır. Tutanakta; aracın cinsi, rengi ve plakası,

kabahatin işlendiği yer, hangi kabahatin işlendiği, tutanağı düzenleyen

görevlinin ad ve soyadı ile sicil numarası ve ceza tutarı ile ilgili bilgiler

yer almaktadır. Tebliğ evrakından, bu tutanağın başvurucuya tebliğ edildiği ve

başvurucunun bu tutanağın tebliği ile hakkındaki idari para cezasından haberdar

olduğu görülmektedir.

25. Diyarbakır İl Emniyet

Müdürlüğü tarafından Mahkemeye gönderilen cevap yazısında, trafik uygulamasında

durdurulan 21 KA 543 plakalı aracın azami yüklü ağırlığını aştığı gerekçesiyle

2918 sayılı Kanun’un 65. maddesine istinaden, 826276 seri numaralı ‘idari para cezası karar tutanağı’

düzenlendiği belirtilmiş, tartıma dayanak belge (kantar fişi) ile idari para

cezasını kesmeye yetkili olduklarına dair emsal mahkeme kararları yazı ekinde

gönderilmiştir.

26. Diyarbakır İl Emniyet

Müdürlüğünün yazı cevabının ‘idari para

cezası karar tutanağı’ içeriğinde belirtilenlerden başka

başvurucunun bilgisi dâhilinde olmayan ek açıklamalar içermediği, ‘idari para cezası karar tutanağı’nın iptaline yönelik

başvuru dilekçesinde de bu açıklamalara gerekli itirazların yapıldığı,

başvurucu tarafından, belirtilen tarihte o güzergâhta yük taşınmadığına dair

bir iddianın ileri sürülmediği görülmektedir. Diğer yandan, idarenin cevap

yazısının ekindeki kantar fişi ile emsal mahkeme kararlarının da üst yargılama

aşamasında öğrenildiği, dilekçede bunlara yönelik gerekli itirazların ileri

sürüldüğü anlaşılmaktadır.

27. Açıklanan nedenlerle,

çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin

başvuruda bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşıldığından, başvurunun “açıkça dayanaktan yoksun olması”

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle, başvurunun “açıkça dayanaktan

yoksun olması” nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına, 10/6/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Akif YILDIRIM

Başvurucu

:

Durmaz Oto. Petrol Ürünleri İnş. San. ve

Tic. Ltd. Şti.

Temsilcisi

:

Remzi DURMAZ

Vekili

:

Av. Devrim BİÇEN

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/251, T. 10.06.2015, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2013-251-basvuru-10-06-2015-658b3a75cea7