Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2012/22, 25.12.2012

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2012/22
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

BÜĞDÜZ KÖYÜ MUHTARLIĞI

BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2012/22)

Karar Tarihi: 25/12/2012

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvurucu, Çankırı İli, Orta İlçesi, Büğdüz

ve Dodurga Köyleri arasındaki yayla ve mera uyuşmazlığı ile ilgili davanın,

yargılama ve kanun yolu incelemeleri sürecinde usul hükümlerinin yanlış

uygulandığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 26/9/2012 tarihinde Anayasa Mahkemesine

şahsen yapılmıştır. Belirlenen eksikliklerin tamamlanmasının ardından, dilekçe

ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel

bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, başvurunun karara bağlanması

için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa

Mahkemesi İçtüzüğü’nün 33. maddesinin (3) numaralı

fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III.

OLAYLAR VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Yabanabat (Kızılcahamam) Asliye Hukuk Mahkemesi, Büğdüz

ve Dodurga Köyleri arasındaki yayla ve mera uyuşmazlığından kaynaklanan davayı,

23 Teşrinievvel 1927 tarih ve E.1927/504, K.1927/770 sayılı kararıyla Büğdüz Köyü Muhtarlığı lehine sonuçlandırmıştır.

6. Dodurga Köyü Muhtarlığının yargılamanın yenilenmesi talebini

kabul eden Orta Asliye Hukuk Mahkemesi, bu kez Dodurga Köyü Muhtarlığı lehine 8/5/1968 tarih ve E.1966/12, K.1968/39 sayılı kararı

vermiştir.

7. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, temyizen

incelediği Orta Asliye Hukuk Mahkemesinin kararını 30/9/1968

tarih ve E.1968/5939, K.1968/6083 sayılı ilamıyla yetki yönünden bozmuştur.

8. Dodurga Köyü Muhtarlığının karar düzeltme talebi üzerine aynı

Daire, 31/12/1968 tarih ve E.1968/8637, K.1968/8507

sayılı ilamıyla bu kez Orta Asliye Hukuk Mahkemesinin kararını onamıştır.

9. Büğdüz Köyü Muhtarlığının onama kararına karşı karar düzeltme talebini

de kabul eden aynı Daire, 14/7/1969 tarih ve

E.1969/3309, K.1969/4545 sayılı ilamıyla Orta Asliye Hukuk Mahkemesinin

kararını tekrar bozmuştur.

10. Orta Asliye Hukuk Mahkemesi, 29/4/1970

tarih ve E.1969/99, K.1970/56 sayılı kararı ile Dairenin bozma ilamına

direnilmesine karar vermiş ve bu karar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun

14/6/1974 tarih ve E.1970/1–571, K.1974/697 sayılı ilamıyla onanmıştır.

11. Büğdüz Köyü Muhtarlığının karar düzeltme isteğini kabul eden Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu, bu kez 3/12/1975 tarih ve

E.1974/1–838, K.1974/1558 sayılı ilamıyla onama kararını kaldırarak Orta Asliye

Hukuk Mahkemesinin direnme kararını bozmuştur.

12. Dodurga Köyü Muhtarlığının karar düzeltme istemini de kabul eden

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 19/11/1976 tarih ve

E.1976/1–1919, K.1976/2945 sayılı ilamıyla Orta Asliye Hukuk Mahkemesince

verilen direnme kararını onamıştır.

B. İlgili

Hukuk

13. Anayasa’nın 127. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları

şöyledir:

“Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek

ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar

organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan

kamu tüzelkişileridir.”

…

Merkezî

idare, mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin bütünlüğü

ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması,

toplum yararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması

amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine

sahiptir.”

14. 18/3/1924 tarih ve 442 sayılı Köy Kanunu’nun 2. maddesi şöyledir:

“Cami,

mektep, otlak, yaylak, baltalık gibi orta malları bulunan ve toplu veya dağınık

evlerde oturan insanlar bağ ve bahçe ve tarlalariyle

birlikte bir köy teşkil ederler.”

15. 442 sayılı Köy Kanunu’nun 16. maddesi şöyledir:

“Köy

gelirleri, köy işlerini gören köyün aylıklı adamlarının aylık ve yıllıklariyle köy sınırları içinde yapılacak mecburi köy

işlerine yetmezse:

En yüksek

haddi yirmi lirayı aşmamak üzere herkesin hal ve vaktine göre köy ihtiyar

meclisi karariyle köyde oturanlara ve köyde maddi

alakası bulunanlara salma salınır”.

16. 442 sayılı Köy Kanunu’nun 20. maddesi şöyledir:

“Her köyde

bir köy derneği, bir köy muhtarı, bir de ihtiyar meclisi bulunur. Köyde 24 üncü

maddeye göre köy muhtarını ve ihtiyar meclisi azalarını seçmeğe hakkı olan

kadın ve erkek köylülerin toplanmasına köy derneği derler. Köy muhtarı ve

ihtiyar meclisi azaları doğrudan doğruya köy derneği tarafından ve köylü kadın

ve erkekler arasından seçilir. Köy muhtarı ihtiyar meclisinin başıdır.”

17. 442 sayılı Köy Kanunu’nun 56. maddesi şöyledir:

“…mecburi

işleri yapmıyan köylüden ihtiyar meclisinin karariyle haline göre bir kuruştan yüz kuruşa kadar ceza

alınır. …Cezaya mahküm olan adam o işten gene kaçarsa

evvelki ceza iki kat olarak alınır.

İhtiyar

meclisince salınan parayı ödemiyenlerden iki katı

(66) ncı maddeye göre tahsil olunur”.

18. 25/2/1998 tarih ve 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4. maddesinin birinci

fıkrası şöyledir:

“Mera,

yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye

aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.”

IV.

İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 25/12/2012 tarihinde yapmış

olduğu toplantıda, başvurucunun 26/9/2012 tarih ve 2012/22 numaralı bireysel

başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

20. Başvurucu, Çankırı İli, Orta İlçesi, Büğdüz

ve Dodurga Köyleri arasındaki yayla ve mera uyuşmazlığından kaynaklanan,

Kızılcahamam ve Orta Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülen davanın, yargılama ve

kanun yolu incelemeleri sürecinde usul hükümlerinin yanlış uygulanması

nedeniyle Büğdüz Köyü aleyhine sonuçlandığını

belirterek, Anayasa’nın 36 ve 138. maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

21. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Herkes,

Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek

için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

22. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar

başlıklı 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes,

Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki

herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine başvurabilir.”

23. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru hakkına sahip olanlar” kenar başlıklı 46. maddesinin (2)

numaralı fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

“(2)Kamu

tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz.”

24. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü ve 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkraları uyarınca,

Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki

herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini iddia eden herkese

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapma hakkı tanınmıştır. Dolayısıyla medeni haklara sahip gerçek ve

tüzel kişiler bireysel başvuru yönünden dava ehliyetine sahiptir.

25. 6216 sayılı Kanun’un

46. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, bireysel başvurunun ancak ihlale yol

açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir

hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabileceği kurala bağlanmış, buna

karşılık aynı maddenin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde ise kamu

tüzel kişilerinin bireysel başvuru yapamayacakları belirtilmiştir.

26. Anılan fıkrada belirtilen “kamu

tüzel kişisi” kavramı içine, merkezi idare birimleri yanında,

mahalli idareler de girmektedir. Bu açıdan mahalli idareler üzerindeki vesayet

denetiminin gevşek veya sıkı olmasının ya da ilgili idarenin içinde bulunduğu

hukuki ilişkinin niteliğinin bir önemi yoktur.

27. Anayasa’nın 127. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları

uyarınca “köy”, köy halkının

müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere oluşturulan, kuruluş esasları kanunla

düzenlenen ve merkezi idarenin idari vesayet denetimi altına bulunan kamu tüzel

kişiliğine sahip bir mahalli idare birimidir. 442 sayılı Kanun’da ise vergi

salma ve ceza verme gibi kamu gücü ayrıcalıkları ve yetkileriyle donatılmış

köyün karar organlarının seçimle işbaşına geleceği düzenlenmiştir.

28. Bireysel başvuru, kamu gücünün kullanılmasından kaynaklanan hak

ihlallerine karşı tanınan bir yol olduğundan kamu tüzel kişilerine bireysel

başvuru hakkı tanınması, bu anayasal kurumun hukuki niteliği ile bağdaşmamaktadır.

29. Anayasa’nın 127. maddesinin birinci fıkrası uyarınca

yöneticileri doğrudan seçimle işbaşına gelen ve kamu tüzel kişiliğini haiz

mahalli idare birimi olan köye, kamu tüzel kişilerinin bireysel başvuru

yapamayacaklarını hükme bağlayan 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (2)

numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuru yapma hakkı tanınmamıştır.

30. Açıklanan nedenlerle kamu tüzel kişisi olan başvurucunun

bireysel başvuru ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “kişi yönünden yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Başvurunun, “kişi yönünden yetkisizlik” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama

giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına, 25/12/2012 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI

Raportör

:

Salim KÜÇÜK

Başvurucu

:

Büğdüz Köyü Muhtarlığı

Vekili

:

Av. Yalçın KASAROĞLU

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2012/22, T. 25.12.2012, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2012-22-basvuru-25-12-2012-3e420c5b98c3