Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2019/9869, 18.11.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2019/9869
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ALİ AKLIK BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/9869)

Karar Tarihi: 18/11/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 22/3/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve

ihaleye fesat karıştırma suçlarından dolayı Balıkesir Cumhuriyet

Başsavcılığınca 2/4/2010 tarihinde iddianame düzenlenmiştir.

8. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/3/2018 tarihli

kararıyla başvurucu hakkında beraat kararı verilmiştir. Başvurucu vekilinin

vekâlet ücreti ödenmemesi nedeniyle karara karşı istinaf kanun yoluna

başvurduğu anlaşılmıştır.

9. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi

23/11/2018 tarihinde kesin olarak, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan

reddine dair karar vermiştir. Bu kapsamda karar tarihinde yürürlükte bulunan

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.360 TL maktu vekâlet ücretinin

Hazineden alınarak başvurucuya verilmesine dair cümle eklendiği anlaşılmıştır.

10. Nihai karar olan istinaf ilamına ilişkin olarak

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) evrak işlem kütüğü üzerinde yapılan

incelemede, yargılama sürecinde müdafi olarak görev yapan ve bireysel başvuruda

da vekil olarak başvurucuyu temsil eden avukat Mesut Ataman tarafından ilgili

kararın 12/12/2018 günü saat 11.07.10’da açılarak okunduğu tespit edilmiştir.

11. Bununla birlikte başvurucu vekili, tebligat

yapılmaksızın nihai kararı 5/3/2019 tarihinde UYAP üzerinden öğrendiğini

belirtmektedir.

12. 22/3/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

13. Mahkemenin 18/11/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

14. Başvurucu, bireysel başvuru konusu yargılamanın uzun

sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

B. Değerlendirme

15. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru

usulü" kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel

başvurunun, başvuru yollannın tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse

ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı

bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı

tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle

birlikte başvurabilirler ... "

16. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) "Başvuru

süresi ve mazeret" kenar başlıklı 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Bireysel

başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu

öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması

gerekir."

17. Bireysel başvurunun ön şartlarından biri de otuz

günlük süre kuralıdır. Sürenin başvurunun her aşamasında dikkate alınması

gerekir (Deniz Baykal, B. No: 2013/7521, 4/12/2013, § 32). Otuz günlük

süreye ilişkin başlangıç tarihinin tespitinde kanun hükmü gereği öğrenme

tarihi esas alınmalıdır.

18. Bireysel başvuruların 6216 sayılı Kanun'un 47.

maddesinin (5) numaralı fıkrası ile İçtüzük'ün 64. maddesinin (1) numaralı

fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu

öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekmektedir. Anılan düzenlemelerde başvuru yolu öngörülen

durumlarda bireysel başvuru süresinin başlangıcına ilişkin olarak başvuru

yollarının tüketildiği tarihten söz edilmekte ise de haberdar olunmayan bir

hususta başvuru yapılamayacağı dikkate alınarak bu ibarenin nihai kararın

gerekçesinin öğrenildiği tarih olarak anlaşılması gerekir (A.C. ve

diğerleri [GK], B. No: 2013/1827, 25/2/2016, § 25).

19. Bireysel başvuru süresinin işlemeye başlaması

yönünden nihai kararın gerekçesinin tebliği, öğrenme şekillerinden biridir (Mehmet

Ali Kurtuldu, B. No: 2013/5504, 28/5/2014, § 27). Ancak öğrenme, gerekçeli

kararın tebliği ile sınırlı olarak gerçekleşmez; başka şekillerde de öğrenme

söz konusu olabilir. Başvurucunun nihai kararın gerekçesini dava dosyasını

incelemek suretiyle öğrenmesi mümkündür. Bu doğrultuda dosyadan suret

alınması gibi hâllerde başvurucunun gerekçeli kararı öğrendiği kabul

edilebilir. Başvurucuların nihai kararın gerekçesini öğrendiklerini beyan

ettikleri tarih de bireysel başvuru süresinin başlangıcı olarak ele

alınabilir (İlyas Türedi, B. No: 2013/1267, 13/6/2013, §§ 21, 22).

20. Diğer yandan somut olayın koşullarında başvurucunun

nihai karardan daha erken bir tarihte haberdar olması gerektiğinin

değerlendirilmesi durumunda Anayasa Mahkemesi, başvuru süresinin başlangıcı

için bu tarihi de esas alabilir (Ögeday Akın, B. No: 2014/2345,

10/6/2015, § 38).

21. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi, henüz avukatına tebliğ

edilmemiş olmakla birlikte nihai karar olan gerekçeli Yargıtay ilamının ilk

derece mahkemesine ulaştığı, başvurucunun avukatının ise bireysel başvuru

formunda bu karardan haberdar olduklarını belirttiği tarihten daha önce ilk

derece mahkemesine söz konusu ilamın tebliğe çıkarılması için birden fazla

talepte bulunduğunun anlaşıldığı bir bireysel başvuruda başvuru süresinin

avukatın ilk yazılı talep tarihinden itibaren işlemeye başladığını kabul

etmiştir. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi, gerekçeli nihai karar ilk derece

mahkemesine ulaştığından başvurucunun haberdar olduğu ve bu durumda UYAP Avukat

Bilgi Sistemi'ni kullandığı görülen başvurucu vekilinin nihai karar sonucunu ve

gerekçesini kesin olarak öğrenme olanağına sahip bulunduğu konusunda şüphe

olmadığını ifade etmiştir (Suat Bircan [GK], B. No: 2014/16800, 1/12/2016,

§§ 25-27).

22. UYAP, kullanıcıların kendilerini ilgilendiren bilgi

ve belgelere ihtiyaç duymaları hâlinde hızlı ve kolay şekilde bu belgelere

ulaşabilmelerini sağlamaktadır. Her türlü bilgi ve belge alışverişi de UYAP

üzerinden elektronik ortamda ve anlık denebilecek kısa sürede

gerçekleştirilebilmektedir (Hüseyin Aşkan, B. No: 2017/15649, 21/7/2020,

§ 26).

23. Yargı sisteminin parçası olarak avukatlar; sistemde

vekâleti bulunan dava dosyalarını internet üzerinden UYAP'tan yararlanarak

inceleyebilmekte, bu dosyalardan suret alabilmekte, elektronik imza ile

sistemdeki dava dosyalarına evrak ekleyebilmekte, yeni dava dosyası açabilmekte

ve harç ödeyebilmektedirler. Ayrıca nihai kararın gerekçesine erişmenin mümkün

hâle geldiği durumlarda başvurucu avukatları bu sistemi kullanmak suretiyle

nihai kararın gerekçesini kesin olarak öğrenme imkânını da elde etmektedirler (Hüseyin

Aşkan, § 27).

24. Tüm bu işlemler yapılırken bilgi ve belgelerin son

hâli, değişmez ve güvenli bir şekilde veri tabanında saklanmakta ve belgeler

üzerinde yapılan işlemler UYAP evrak işlem kütüğünde kayıt altına alınmaktadır.

Evrak işlem kütüğü, evrak üzerinde yapılan işlemleri (doküman oluşturma,

düzenleme, imzalama, açma, okuma ve yazdırma gibi) kayıt altına almaktadır. Kayıt

altına alınan evrak üzerindeki işlemleri yapan şahsın adı soyadı, sıfatı,

birimi, yapılan işlemin niteliği, tarih ve saati sistemde saklanmaktadır (Hüseyin

Aşkan, § 28).

25. Yargılama sürecinde nihai karar olan Bursa Bölge

Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin ilamına ilişkin olarak UYAP evrak işlem

kütüğü üzerinde yapılan incelemede de ilgili kararın başvurucunun avukatı Mesut

Ataman tarafından 12/12/2018 günü saat 11.07.10’da açılarak okunduğu tespit

edilmiş ve buna ilişkin olarak ekran çıktısı alınıp dosya arasına konulmuştur.

Dolayısıyla bu işlemi yapan ilgililerden işlem sırasında nihai kararın sonucunu

öğrenmeleri beklenir. Böyle bir durumda işlem yapılırken nihai kararın

sonucunun öğrenildiği kabul edileceğinden bireysel başvuru süresinin bu tarihten

itibaren başlatılması gerekir.

26. Somut olayda Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza

Dairesi ilamının başvurucunun avukatı tarafından UYAP üzerinden okunduğu, bu

kapsamda 12/12/2018 tarihinde bireysel başvuruya ilişkin nihai karardan

haberdar olunduğunun ve bu doğrultuda bireysel başvuru süresinin 12/12/2018

tarihinden itibaren işlemeye başladığının kabul edilmesi gerekir. Nitekim

ilgili usul kuralları uyarınca sürenin münhasıran tebliğden itibaren işlemeye

başlayacağının kabul edildiği uygulamaların aksine bireysel başvuru yolunda

başvuru süresi, ihlalin öğrenilmesi esasına bağlanmıştır (benzer yönde bkz. Mehmet

Özcan, B. No: 2019/6266, 15/1/2020, § 27).

27. Sonuç olarak bireysel başvuru konusu yargılama

sürecine ilişkin nihai karardan 12/12/2018 tarihinde haberdar olduğu anlaşılan

başvurucunun otuz günlük bireysel başvurusu süresinden sonra, 22/3/2019

tarihinde gerçekleştirdiği bireysel başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 18/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Hikmet Murat AKKAYA

Başvurucu

:

Ali AKLIK

Vekili

:

Av. Mesut ATAMAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2019/9869, T. 18.11.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2019-9869-basvuru-18-11-2020-01e06f8cccf8