Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2019/29178, 20.04.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2019/29178
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

MC KOZA ÖZEL SAĞLIK HİZMETLERİ İNŞAAT GIDA

SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/29178)

Karar Tarihi: 20/4/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/8/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71. maddesinin (2)

numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu

değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucunun maliki olduğu taşınmaz üzerinde yapılacak yapıya

ilişkin imar çapının ve yapı ruhsatının iptali istemiyle Ü.S. tarafından

26/8/2011 tarihinde Şanlıurfa İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açılmıştır.

9. Başvurucu 11/11/2011 tarihli dilekçeyle davaya davalı idare

yanında müdahale talebinde bulunmuştur. Bu talebin Mahkemenin 11/1/2012 tarihli

ara kararı ile kabul edilmesinden itibaren başvurucu, davalı idarenin yanında

müdahil olarak davayı takip etmiştir.

10. Mahkeme 8/11/2013 tarihli kararıyla uyuşmazlığa konu imar

çapı ve yapı ruhsatının yürürlükteki plan ve hükümlerine, imar durum belgesine

ve onaylı projesine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar

mevzuatına uygun olduğunu belirterek davanın reddine hükmetmiştir.

11. Karar davacı tarafından temyiz edilmiş ve Danıştay Altıncı

Dairesince (Daire) kararın onanmasına 27/6/2019 tarihinde karar verilmiştir.

12. Davacı tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş olup

uyuşmazlık Daire önünde derdesttir.

13. Başvurucu 26/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 20/4/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

15. Başvurucu, bireysel başvuru konusu yargılamanın uzun sürmesi

nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

17. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır

(Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50, 52).

18. Başvurucunun asli müdahil sıfatıyla yargılamaya dâhil olması

durumunda, yapılacak makul süre değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak

sürenin başlangıç anı davanın açıldığı tarih değil usule uygun olarak asli

müdahale talebinde bulunulma tarihidir (İsmail

Özkan, B. No: 2012/367, 17/9/2013, § 25).

19. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

20. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında başvurucu açısından somut olayda yaklaşık

8 yıl 5 aylık yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

21. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

22. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

23. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 150.000 TL manevi tazminata

karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

24. Somut olayda başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

25. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle yalnızca

ihlalin tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

başvurucuya net 14.000 TL manevi

tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

26. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harçtan ve

3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.364,60 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 14.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 364,60 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

3.364,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Şanlıurfa İdare Mahkemesine

(E.2011/1803, K.2013/2333) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

20/4/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Muammer TOPAL

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Selçuk KILIÇ

Başvurucu

:

MC Koza Özel Sağlık Hizmetleri İnşaat

Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.

Vekili

:

Av. Mehmet KISAYOL

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2019/29178, T. 20.04.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2019-29178-basvuru-20-04-2020-ddb4c2a42a1b