Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2019/21824, 20.04.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2019/21824
Karar Tarihi

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

TANSEL ÖNDER BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/21824)

Karar Tarihi: 20/4/2020

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, idari işlemin iptali istemiyle açılan davada

hakkaniyete aykırı, gerekçesiz karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi

nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

3. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.

maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana

ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine

karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu 1/12/2009 tarihinde dava açmıştır. Danıştay

Onuncu Dairesi20/3/2019 tarihinde karar düzeltme talebini reddetmiş, hüküm

kesinleşmiştir.

8. Başvurucu; idare mahkemelerinde açtığı davada

iddiaları incelenmeden gerekçesiz ve adil olmayan karar verilmesi, temyiz

incelemesinin duruşmasız yapılması ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil

yargılanma, etkili başvuru, çalışma hakları ile sözleşme hürriyetinin ihlal

edildiği iddiasıyla 20/6/2019 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

9. Mahkemenin 20/4/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

10. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ve diğer anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

12. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi

olarak davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu

zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği,

yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği

tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§

45-47).

13. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken

yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili

makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle

sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin

Akyıl, § 41).

14. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda başvuru konusu

davada 9 yıl 3 ay 19 günlük yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak

gerekir.

15. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal

İddiaları

16. Başvurucunun iddiaları incelenmeden gerekçesiz ve

adil olmayan karar verilmesi, temyiz incelemesinin duruşmasız yapılmasına

ilişkin şikâyetleri yönünden açık bir ihlalin bulunmadığı değerlendirildiğinden

diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekmektedir.

C. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

17. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

18. Başvurucu, ihlalin tespiti ile maddi manevi tazminata

karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

19. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

20. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararları karşılığında başvurucuya net 16.000 TL manevi tazminatın ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

21. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi

için başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Somut olayda tespit edilen ihlal ile ileri

sürülen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığından maddi tazminat

talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

22. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve

3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.364,60 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 16.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

D. 364,60 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.364,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Ankara 3. İdare

Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 20/4/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Muammer TOPAL

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Pınar ARMAĞAN YILDIRIM

Başvurucu

:

Tansel ÖNDER

Vekili

:

Av. Zeynelabidin POYRAZ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2019/21824, T. 20.04.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2019-21824-basvuru-20-04-2020-e98d18a3d441