Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/4156, 31.12.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2018/4156
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ALİ ANKARA VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/4156)

Karar Tarihi: 31/12/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ceza davasının uzun sürmesi nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkı ile Anayasa'da güvence altına alınan diğer hak ve

özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Ekli (1) numaralı tabloda sıralanan başvurular,

başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemelerinden sonra

Komisyonlara sunulmuştur.

3. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Başvurucuların bir kısmı, bireysel başvuru harç ve

masraflarını karşılama imkânlarının bulunmadığını belirterek adli yardım

talebinde bulunmuşlardır.

5. Konularının aynı olması sebebiyle ekli (1) numaralı

tablonun (B) sütununda numaraları belirtilen başvuru dosyalarının 2018/4156

numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2018/4156

numaralı dosya üzerinden yapılmasına ve diğer dosyaların kapatılmasına karar

verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.

maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana

ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine

karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucuların bir kısmı, haklarında yürütülen ceza

yargılamalarının uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının; bir

diğer kısmı ise makul sürede yargılanma hakkının yanı sıra Anayasa'da güvence

altına alınan diğer hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine çeşitli tarihlerde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

10. Mahkemenin 31/12/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım

Talebi Yönünden

11. Başvuruculardan bir kısmı, bireysel başvuru harç ve

masraflarını karşılayacak gelirleri olmadığını beyan ederek adli yardım

talebinde bulunmuştur.

12. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:

2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini

önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun

olduğu anlaşılan başvurucuların açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım

taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

13. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle makul

sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. 2018/4156

Sayılı Başvuru Yönünden

14. 2018/4156 sayılı başvurunun 5/2/2018 tarihinde yapıldığı

tespit edilmiş olup bireysel başvuru yapıldıktan sonra 31/7/2018 tarihli ve

30495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 25/7/2018 tarihli ve

7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle

Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

15. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Bakanlık İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

16. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin yolu

ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin

bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini tartışmış ve

potansiyel olarak yeterli giderim sağlama imkânına sahip olduğu hususunda

değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile

bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

17. Mevcut başvuruda, söz konusu karardan ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

18. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Diğer

Başvurucular Yönünden

i. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

19. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

ii. Esas

Yönünden

20. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak

suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden davalar

yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili kararını

verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

21. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E., § 29).

22. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında ekli (1) numaralı tablonun

(G) sütununda belirtilen yargılama sürelerinin makul olmadığı sonucuna varmak

gerekir.

23. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal

İddiaları

24. Başvuruculardan bir kısmı, makul sürede yargılanma

hakkının yanı sıra Anayasa'da güvence altına alınan diğer hak ve

özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

25. Başvurucuların iddiaları, Anayasa Mahkemesinin

bireysel başvuru inceleme yetkisine girdiği ölçüde ve sunulan belgeler

çerçevesinde değerlendirildiğinde, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine

yönelik iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olduğu, 30/3/2011 tarihli ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'da

düzenlenen diğer kabul edilebilirlik kriterlerini de karşılamadığı

anlaşılmaktadır.

26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının kabul

edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekmektedir.

D. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir."

28. Başvurucular, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi

tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

29. Somut olayda, makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

30. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararları karşılığında ekli (1) numaralı tablonun (H) sütununda belirtilen net tutarlarda

manevi tazminatın başvuruculara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesi gerekir.

31. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi

için başvurucuların uğradıklarını iddia ettikleri maddi zarar ile tespit edilen

ihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucuların bu konuda herhangi bir

belge sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat taleplerinin reddine karar

verilmesi gerekir.

32. Dosyadaki belgelerden tespit edilen ekli (1) numaralı

tablonun (E) sütununda belirtilen harç ve ekli (2) numaralı tabloda belirtilen

vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderlerinin başvuruculara ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinde bulunan başvurucuların adli

yardım taleplerinin KABULÜNE,

B. 1. 2018/4156 sayılı başvuru yönünden makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Diğer başvurucular yönünden makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

3. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Başvuruculara ekli (1) numaralı tablonun (H) sütununda

belirtilen net tutarlarda manevi tazminatın AYRI AYRI ÖDENMESİNE,

E. Başvurucuların maddi tazminat taleplerinin REDDİNE,

F. 2018/4156 sayılı başvuru yönünden yargılama

giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA; diğer başvurucular yönünden

vekille temsil edilen başvuruculara vekâlet ücretinin aynı avukatla temsil

edilenler yönünden -ekli (2) numaralı tabloda gösterildiği gibi- MÜŞTEREKEN,

diğerlerine AYRI AYRI; ekli (1) numaralı tablonun (E) sütununda belirtilen

harçların da ekli tabloda gösterildiği gibi başvuruculara ÖDENMESİNE,

G. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin bilgi için ilgili mahkemelere

GÖNDERİLMESİNE,

İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 31/12/2020tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Muammer TOPAL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Duygu KALUKÇU

Başvurucular

:

Ali ANKARA ve diğerleri [bkz.

ekli (1) numaralı tablo]

Başvurucular Vekilleri

:

bkz. ekli (1) numaralı

tablonun (F) sütunu

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/4156, T. 31.12.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2018-4156-basvuru-31-12-2020-8fb28c840f98