Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/32557, 20.10.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2018/32557
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

HATİCE CANBAŞ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/32557)

Karar Tarihi: 20/10/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, nakdi tazminat isteminin reddedilmesi üzerine

açılan iptal davasında hukuka aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 1/11/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucunun eşi Gaziantep H Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak çalışmakta iken 20/8/2012 tarihinde

gece vardiyası nöbetine gitmek için kurum personelini taşıyan servis aracına

binmiştir. Servis aracı Gaziantep Karşıyaka Polis Karakolu yanından geçtiği

sırada (saat 19.45'te) bomba yüklü bir araç karakolun yanında patlamıştır.

Servis aracının bombanın etkisiyle yanması sonucu başvurucunun eşi vefat

etmiştir.

7. Başvurucuya Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 1/3/2013

tarihli kararıyla eşinin ölüm olayının Kurumunca tahsis edilen servis aracı ile

göreve giderken meydana geldiğinden bahisle 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı

Sosyal Sigortalar ile Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 47. maddesinin birinci

fıkrası uyarınca vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

8. Başvurucu daha sonra eşinin terör saldırısı sonucu

vefat ettiği gerekçesiyle 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve

Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi için Sosyal

Güvenlik Kurumuna (SGK) başvuruda bulunmuş, talebinin reddedilmesi üzerine

Ankara İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır.

9. Ankara 10. İdare Mahkemesi 31/3/2017 tarihinde iptal

kararı vermiştir. Karar gerekçesinde başvurucunun eşinin göreve gittiği sırada

patlamanın meydana geldiği, dolayısıyla vefatının görevi sebebiyle ve ifa

ettiği göreve yönelik olarak gerçekleştiği kanaatine varıldığından başvurucuya

12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Kanun

hükümlerinin uygulanmamasına yönelik işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı

sonucuna varılmıştır.

10. SGK'nın istinaf talebi üzerine Ankara Bölge İdare

Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi iptal kararını kaldırarak davanın reddine

karar vermiştir. Karar gerekçesinde başvurucunun eşinin bir terör olayı sonucu

vefat ettiği açık olmakla birlikte ölümüne neden olan terör eyleminin görevi

nedeniyle ve ifa ettiği göreve ilişkin olarak gerçekleşmediği belirtilmiştir.

Olay anında 2330 sayılı Kanun kapsamında başvurucunun eşinin bir görevinin

bulunmadığı, vardiya nöbet görevine gitmek üzere bindiği personel servis

aracının Gaziantep'te bulunan Karşıyaka Polis Karakolu yanına bırakılan bomba

yüklü aracın patlatılması esnasında oradan geçerken yanması sonucu vefat

ettiğinin anlaşıldığı ifade edilmiştir. Başvurucunun vefat eden eşinin vazife

malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesine olanak

bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Karar başvurucuya 5/10/2018 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

11. Başvurucu 1/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

12. Mahkemenin 20/10/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

13. Başvurucu; eşinin terör suçlularının da tutulduğu

ceza infaz kurumunda görev yaptığını, gerçekleşen terör eyleminin hedefinde

Ceza İnfaz Kurumu aracının da olduğunu, bu durumun tesadüf olamayacağını,

konuya ilişkin ceza yargılamasının devam ettiğini belirterek verilen kararla

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

14. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında,

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel

başvuruda incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren yorum, uygulama ve

sonuçlar Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamındadır (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

15. Somut olayda başvurucuya eşinin vefatı nedeniyle 5510

sayılı Kanun gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanmıştır. Başvurucu görevi

nedeniyle eşinin terör olayı neticesinde vefat ettiğini ileri sürerek 2330

sayılı ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamında durumunun değerlendirilmesini talep

etmiştir. Talebinin SGK tarafından reddedilmesi üzerine açtığı davada Mahkeme

iptal kararı vermiş, istinaf incelemesinde Bölge İdare Mahkemesi başvurucunun

eşini terör eylemi neticesinde vefat ettiğine ilişkin tereddüt bulunmadığını

ancak eylemin görevi nedeniyle ve ifa ettiği göreve ilişkin olarak

gerçekleşmediğini, bu nedenle vazife malullüğü durumunun 2330 sayılı Kanun

kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar vermiştir

(bkz. §§ 9, 10).

16. Mevzuatın, somut olayın ve delillerin yorumlanması

yukarıda anılan ilkeler (bkz. § 14) uyarınca uyuşmazlığı çözmekle görevli

mahkemenin takdirinde olup bireysel başvuruda değerlendirmeye konu edilemez.

Başvurucu her ne kadar terör olayının eşinin içinde bulunduğu servise yönelik

yapıldığını iddia etmişse de konuya ilişkin ceza yargılamasının sona ermediği,

başvurucunun da bu iddiaya yönelik somut bilgi belge sunmadığı da dikkate

alındığında varılan sonuçtan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır.

17. Bu durumda başvurucu tarafından ileri sürülen

iddialar, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına

ilişkin olup kararda bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir

durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu

şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

18. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 20/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Tuğba YILDIZ

Başvurucu

:

Hatice CANBAŞ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/32557, T. 20.10.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2018-32557-basvuru-20-10-2020-4387f2a2fcf7