Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/32263, 20.04.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2018/32263
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

HURİYE AKPINAR BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/32263)

Karar Tarihi: 20/4/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tam yargı davasının uzun sürmesi nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 24/10/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında zabıta

memuru olarak görev yapmakta iken emekliye sevk edilmiştir.

9. Söz konusu emekliliğe sevk onayının ve tahsis işleminin

iptali ile emeklilik derece ve kademesinin yanlış hesaplanmasından dolayı

ortaya çıkan maaş ve tazminat farkından kaynaklanan zararının yasal faizi ile

birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle başvurucu tarafından dava

açılmıştır. İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 10/11/2010 tarihli kararı ile dava

konusu işlemlerin iptaline, zararın tazmini istemi yönünden ise davanın reddine

karar verilmiştir.

10. Başvurucu, emekliliğe sevk onayının ve tahsis işleminin

mahkeme kararı ile iptal edildiğinden bahisle işlem nedeniyle yoksun kaldığı

özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini ve uğradığı manevi

zarara karşılık 7.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle

15/3/2011 tarihinde İstanbul 4. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır.

11. Mahkemenin 27/2/2012 tarihli kararıyla, İstanbul 2. İdare

Mahkemesinde açılan davada özlük ve parasal hak kayıplarının tazmini istemi

hakkında karar verildiğinden bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine,

idarenin tazminat ödemesini gerektirecek bir hizmet kusuru bulunmadığı

gerekçesiyle manevi tazminat isteminin de reddine karar verilmiştir.

12. Karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay

Onbirinci Dairesinin 12/11/2015 tarihli kararı ile temyiz isteminin reddine ve

kararın onanmasına hükmedilmiştir.

13. Kararın düzeltilmesi istemi aynı Dairenin 13/6/2018 tarihli

kararı ile kabul edilmiş ve buna göre temyiz hakkında yeniden bir karar

verilmiştir.

14. Nihai karar 25/9/2018 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ

edilmiştir.

15. Başvurucu 24/10/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 20/4/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

18. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

19. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B.

No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50-52).

20. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

21. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında 7 yıl 3 aylık yargılama süresinin makul

olmadığı sonucuna varmak gerekir.

22. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

1. Başvurucuların

İddiaları

23. Başvurucu; hatalı işlem sebebiyle zarara uğradığını, kararın

hukuka uygun olmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

24. Başvurular, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru inceleme

yetkisi kapsamında ve sunulan bilgi ile belgeler çerçevesinde

değerlendirilmiştir. Başvurularda ileri sürülen iddialar, mahkemelerce

delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup

mahkeme kararlarında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir

hususun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu

şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır (Necati

Gündüz, Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

25. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. Maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

27. Başvurucu, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

28. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

29. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında net 10.000 TL tutarında manevi tazminatın başvurucuya ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

30. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucuların uğradıklarını iddia ettikleri maddi zarar ile tespit edilen

ihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Talepte bulunan başvurucunun bu

konuda herhangi bir belge sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin

reddine karar verilmesi gerekir.

31. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.000

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.294,70 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A.1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 10.000 TL tutarında manevi tazminat

ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 294,70 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

3.294,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul 4. İdare

Mahkemesine (E.2011/463, K.2012/367) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

20/4/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Muammer TOPAL

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Selçuk KILIÇ

Başvurucu

:

Huriye AKPINAR

Vekili

:

Av. Şehnaz TURAN DÜNDAR

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/32263, T. 20.04.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2018-32263-basvuru-20-04-2020-e7a06a37c7eb