Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2017/36376, 17.07.2018

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2017/36376
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

MURAT LEKESİZ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2017/36376)

Karar Tarihi: 17/7/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle

mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/10/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre

ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu, zabıt katibi olarak görev yapmaktayken 15 Temmuz

2016 tarihinde yaşanan darbe teşebbüsü sonrasında kamu görevinden

çıkarılmıştır.

7. Başvurucunun da aralarında yer aldığı bir kısım şüpheli

hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet

Yapılanmasının (FETÖ/PDY) üyesi oldukları şüphesiyle soruşturma başlatılmıştır.

8. Soruşturma sonucunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının

20/1/2017 tarihli iddianamesiyle başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma

suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. İddianamede

başvurucunun FETÖ/PDY tarafından kullanılan, örgüt üyelerinin aralarındaki

haberleşmeyi sağlayan ve örgüt üyeleri haricindeki insanların temin edip

kullanma imkânının olmadığı ByLock isimli programı

kullanmak suretiyle terör örgütüne üye olduğu iddiasına yer verilmiştir.

9. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 23/5/2017 tarihli

kararıyla başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 3 yıl 1 ay 15

gün süreyle hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Kararın

gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Sanık aşamalardaki

savunmalarında özetle; 2012 yılından itibaren [ S.]

isminde bir arkadaşının vasıtası ile sohbet toplantılarına katılmaya

başladığını ... [A.O.nun] istemi üzerine bylock

programını yüklediğini, bylock rehberinde [A.O.] ve [A.A.nın] kayıtlı olduğunu, bir kaç kez yazıştığını,

[ A. ] ile birlikte sohbet

toplantılarına katıldığını savunmak suretiyle suçlamaları tevil yolla ikrar

ettiği anlaşılmıştır.

...

...sıradan bir vatandaşın temin edip kullanma

imkanı olmayan ve sadece Fetö/PDY örgütü

mensuplarınca haberleşme amacıyla kullanıldığı bilinen Bylock

isimli programı GSM hattı üzerinden kullanmak, FETÖ/PDY Terör Örgütü tarafından

düzenlenen sohbet toplantılarına katılmak suretiyle örgütün hiyerarşik yapısına

dahil olduğu ve böylelikle üzerine atılı terör örgütüne üye olma suçunu

işlediği anlaşılmıştır."

10. Başvurucunun karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması

üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 19/7/2017 tarihli

kararıyla hüküm onanmıştır.

11. Başvurucu 12/9/2017 tarihinde karardan haberdar olduğunu

beyan etmiştir.

12. Başvurucu 6/10/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

13. Mahkemenin 17/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

14. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak, geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

15. Başvurucu; silahlı terör örgütüne üye olma suçunun

vasıflandırılmasında hata yapıldığını, ByLock isimli

programı telefonuna yüklemişse de suç işleme kastının bulunmadığını, terör

örgütünün amacı ve eylemleri hakkında bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığını,

cemaat sohbetlerine katılmış olması nedeniyle pişmanlık duyduğunu ifade etmiş

olmasına rağmen yüksek oranda ceza aldığını ileri sürmüştür.

16. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının adil yargılanma

hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

17. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

18. Somut olayda Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan

yargılamada soruşturma evrakı ve ekleri, ByLock

kullanıma ilişkin sorgu sonucu, dijital inceleme raporu, sanık savunmaları ile

tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmiştir.

Savunmasında verdiği bilgiler nazara alınarak başvurucu hakkında etkin

pişmanlık hükümleri uygulanmıştır. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar,

derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının

yorumlanmasına ilişkin olup Mahkeme kararında bariz takdir hatası veya açık keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate

alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

19. Başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının

yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

sonucuna varıldığından başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 17/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Zehra

GAYRETLİ

Başvurucu

:

Murat LEKESİZ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2017/36376, T. 17.07.2018, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2017-36376-basvuru-17-07-2018-0120d296fed4