Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2017/20962, 12.02.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2017/20962
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

HACİ BOĞATEKİN BAŞVURUSU (4)

(Başvuru Numarası: 2017/20962)

Karar Tarihi: 12/2/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, başvurucunun internette yayım yapan bir gazetede

yayımlanan haber nedeniyle cezalandırılmasının ifade ve basın özgürlüklerini

ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 12/4/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu 4/6/2015 tarihinde www.gergerfirat.com

adlı internet haber sitesinde WC Meydan

Muharebesi başlıklı, başvuruya konu olan yazıyı kaleme almıştır.

8. Söz konusu yazı nedeniyle müşteki, başvurucunun hakaret

suçundan cezalandırılması talebiyle 17/6/2015 tarihinde suç duyurusunda

bulunmuştur.

9. Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucunun

cezalandırılması talebiyle 8/10/2015 tarihli iddianame düzenlenmiştir.

10. Başvurucu hakkında Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin

(Mahkeme) 17/11/2016 tarihli kararıyla hakaret suçundan 7.080 TL adli para

cezasına hükmedilmiştir.

11. Karara karşı yapılan istinaf başvurusu, Gaziantep Bölge

Adliye Mahkemesinin 7/2/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

12. Başvurucu nihai kararı 3/4/2017 tarihinde öğrenmiştir.

13. Başvurucu 12/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi

şöyledir:

"5271 sayılı Kanunun 286 ncı maddesine

aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

(3) İkinci fıkrada belirtilen temyiz

edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle

verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilir:

a) Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Hakaret (madde 125, üçüncü fıkra),

2. Halk arasında korku ve panik yaratmak

amacıyla tehdit (madde 213),

3. Suç işlemeye tahrik (madde 214),

4. Suçu ve suçluyu övme (madde 215),

5. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya

aşağılama (madde 216),

6. Kanunlara uymamaya tahrik (madde 217),

7. Cumhurbaşkanına hakaret (madde 299),

8. Devletin egemenlik alametlerini aşağılama

(madde 300),

9. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti

Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama (madde 301),

10. Silâhlı örgüt (madde 314),

11. Halkı askerlikten soğutma (madde 318),

suçları.

15. Aynı Kanun'un 31. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

f) 286 ncı maddenin üçüncü fıkrasında yapılan

düzenleme, bu maddenin yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep

etmek koşuluyla aynı suçlarla ilgili olarak bölge adliye mahkemelerince

verilmiş kesin nitelikteki kararlar hakkında da uygulanır..."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 12/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu; gazetecilik faaliyeti ve ifade özgürlüğü

kapsamında daha önce ceza aldığı bir davayı hicivli bir şekilde eleştirdiği

yazısı nedeniyle hakkında adli para cezasına hükmedilmesinin ifade

özgürlüğünün, mahkûmiyetine hükmedilen kararın somut bir gerekçe içermemesi

nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

B. Değerlendirme

18. 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle 4/12/2004 tarihli ve

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesine eklenen (3) numaralı

fıkra uyarınca -temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile- sayılan

suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları

temyiz edilebilecektir. Anılan fıkrada sayılanlar arasında 5237 sayılı Kanun'da

geçen hakaret (madde 125, üçüncü fıkra) suçu da yer almaktadır.

19. 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a

eklenen geçici 5. maddeye göre de 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin (3) numaralı

fıkrasında yapılan düzenleme -on beş gün içinde talep etmek koşuluyla- aynı

suçlarla ilgili olarak bölge adliye mahkemelerince verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da

uygulanacaktır.

20. Buna göre 7188 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 286.

maddesine eklenen (3) numaralı fıkra kapsamındaki suçlarla ilgili olarak daha

önce bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki

kararlar bakımından da temyiz kanun yoluna başvurulmasına olanak tanınarak

temyiz edilebilecek kararların kapsamı genişletilmiştir. Kanun koyucu, kesin

nitelikteki kararlara karşı temyiz kanun yolu açarak farklı uygulamaların önüne

geçmeyi ve yeknesak bir uygulama yapılmasını amaçlamıştır. Temyiz kanun yolu

açılan suçlar incelendiğinde (bkz. § 14), temel haklar ile bağlantılı olanların

esas alındığı görülmektedir. Buna göre kanun koyucunun anılan değişiklikle bu

konudaki hak ihlallerinin önüne geçmeyi amaçladığı söylenebilir.

21. Başvurucu, Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2016

tarihli ve E.2015/767, K.2016/623 sayılı kararıyla 26/9/2004 tarihli ve 5237

sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince kamu

görevlisine hakaret suçundan

mahkûm edilmiştir. Anılan mahkûmiyet hükmü, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9.

Ceza Dairesinin 7/2/2017 tarihli ve E.2017/195, K.2017/234 sayılı istinaf

başvurusunun esastan reddi kararıyla kesinleşmiştir. Yukarıda

belirtilen değişiklikler gözetildiğinde başvurucu hakkındaki kesinleşmiş hükmün

-belli sürede başvurmak koşuluyla- temyiz edilebilme olanağına kavuştuğu

anlaşılmaktadır.

22. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

24. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel başvuru

yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya

çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu

nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların öncelikle

derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından

değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No:

2012/403, 26/3/2013, § 16).

25. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir başvuru yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil

niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca

başvurucunun şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal

mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve

kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve

başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, § 17).

26. Başvuru yollarının tüketilip tüketilmediği, ilke olarak

Anayasa Mahkemesine başvurunun yapıldığı tarihteki duruma bakılarak değerlendirilir.

Ancak Anayasa Mahkemesi bazı durumlarda bireysel başvuru yapıldıktan sonra

oluşturulan yeni başvuru yollarının tüketilmesi gerektiğine de karar verebilir.

Özellikle belli konulardaki sorunlara çözüm bulmak amacıyla sonradan

oluşturulmuş bir yol söz konusu ise ikincillik ilkesi, o konudaki temel hak ve

özgürlüklerin ihlali iddialarının -bu yol vasıtasıyla- öncelikle idari ve

yargısal makamlarca değerlendirilmesine imkân tanınmasını gerekli kılabilir

(bazı değişikliklerle bkz. Sait Orçan, B.

No: 2016/29085, 19/7/2017, § 35).

27. Her hâlükârda bir başvuru yolunun tüketilmesinin gerekli

olması için ulaşılabilir olması, ihlal iddiaları yönünden makul bir başarı

şansı sunması ve yeterli giderim sağlaması gerekir. Dolayısıyla bireysel

başvuru yapıldıktan sonra yeni bir başvuru yolunun oluşturulması hâlinde

Anayasa Mahkemesinin görevi söz konusu başvuru yolunun düzenleniş şekli

itibarıyla ulaşılabilir olup olmadığını, ihlal iddiaları yönünden makul bir

başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama niteliğini haiz olup olmadığını

değerlendirmektir (Sait Orçan, §§ 36, 37).

28.

Somut olayda 7188 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesine eklenen

(3) numaralı fıkra kapsamındaki suçlarla ilgili olarak daha önce bölge adliye

mahkemeleri ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar bakımından

temyiz kanun yolu açılmıştır. Sonradan açılan temyiz

kanun yolunun ulaşılabilir

olmadığı ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim

sağlama kapasitesinin bulunmadığı söylenemez. Sonradan açılan bu yol, usul

hukukundaki temyiz kanun yolunun başvuru süresi ve belli sınırda kalan cezalar

açısından genişletilmiş şeklini oluşturmaktadır (benzer değerlendirmeler için

bkz. Mehmet Ayçilek, B. No: 2018/

14603, 10/12/2019, § 30).

29. Sonuç olarak anılan başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı açıktır.

30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve basın özgürlüklerini ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 12/2/2020

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Gülsüm Gizem GÜRSOY

Başvurucu

:

Haci BOĞATEKİN

Vekili

:

Av. Hüseyin BOĞATEKİN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2017/20962, T. 12.02.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2017-20962-basvuru-12-02-2020-261088c4c019