Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/8721, 29.01.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2015/8721
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

MEDİNE KOÇ VE SELVER ÖZKAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/8721)

Karar Tarihi: 29/1/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, belediye aleyhine başlatılan bir icra takibinde

alacağın ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/5/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucuların murisi Lokman Özkan, Osmaniye'nin Toprakkale

ilçesi Belediyesinde (Belediye) işçi olarak çalışmakta iken 23/12/2013

tarihinde vefat etmiştir.

9. Osmaniye 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28/1/1014 tarihli

Mirasçılık Belgesi'ne göre Lokman Özkan'ın mirası başvurucular Selver Özkan ile

Medine Özkan'a intikal etmiş olup başvurucular Lokman Özkan'ın yasal

mirasçılarıdırlar.

10. Başvurucuların 9/2/2015 tarihli başvurusu üzerine Belediye

başkanınca imzalanan aynı tarihli yazıda, başvuruculara 91.620,93 TL kıdem

tazminatı ve diğer işçi alacaklarının ödenmesi uygun görülmüştür.

Başvurucuların anılan belgeye istinaden söz konusu alacağın tahsili için

Belediye nezdinde yaptıkları başvurular sonuçsuz kalmıştır.

11. Başvurucular, ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsili

amacıyla bu defa Belediye aleyhine 11/2/2015 tarihinde Osmaniye 1. İcra

Müdürlüğünün E.215/1081 sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatmıştır.

Belediyenin takibe itiraz etmemesi nedeniyle icra takibi kesinleşmiştir.

12. Osmaniye 1. İcra Dairesinin 13/5/2015 tarihli dosya hesabı

uyarınca takibe konu bakiye borç tutarı 118.283,79 TL olarak tespit edilmiştir.

13. Bahse konu işçilik alacaklarının tahsili amacıyla haciz

işlemine başlanmış ancak Belediyenin ödeme gücünün olmaması ve kamu mallarının

haczedilemeyecek olması yönündeki yasal mevzuat gerekçe gösterilerek söz konusu

alacak tahsil edilememiştir.

14. Başvurucular 18/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

15. Belediyeden başvurucuların takibe konu alacağına ilişkin

herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tetkik edilerek konuya ilişkin belge

ve kayıtların onaylı suretleri istenilmiştir. Belediyeden gelen cevap

yazısında; kurum kayıtlarında başvuruculara ait 91.620,93 TL alacağın olduğu,

Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün E.2018/9842 dosyasında kesinleşen toplam alacağın

ise 158.137,23 TL olduğu bildirilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 29/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

17. Başvurucular, murislerinin vefatı üzerine kıdem tazminatı ve

diğer işçilik alacaklarının tahsili amacıyla Belediye aleyhine yürüttükleri

ilamsız icra takibine itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleşmesine karşın

kamu mallarının haczinin mümkün olmaması nedeniyle haciz taleplerinin sonuçsuz

kaldığını ve alacaklarını tahsil edemediklerini belirterek hak arama

özgürlüklerinin kısıtlanması nedeniyle adil yargılanma haklarının, takip konusu

alacaklarının tahsil edilememesi nedeniyle de mülkiyet haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

18. Anayasa’nın 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz."

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular, mülkiyet hakkının ihlali

iddiası yanında adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğini öne sürmüşlerdir.

Ancak başvurucuların temel şikâyetinin, kendileri için ekonomik bir değer ifade

eden takibe konu alacağın Belediyece ödenmemesi olduğu dikkate alındığında

başvurucuların belirttiği ihlal iddialarının mülkiyet hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeninin de bulunmadığı anlaşılan

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

21. Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir" denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceye

bağlanmıştır. Anayasa'nın anılan maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı,

ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı

hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20). Bu bağlamda,

mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul ve

gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar ve

fikri hakların yanı sıra, icrası kabil olan her türlü alacak da mülkiyet

hakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran ve

diğerleri, B. No: 2014/11441, 1/2/2017, § 60). Somut başvuru

yönünden başvurucunun alacağının varlığı idare tarafından kabul edildiğine göre

icra edilebilir nitelikteki söz konusu alacığın mülk teşkil ettiğinde kuşku

bulunmamaktadır.

22. Bir alacağın mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilebilmesi

için Mahkeme hükmüne dayanması şart olmayıp belirli, kesin ve icra edilebilir

mahiyette olması gerekli ve yeterlidir. Nitekim somut olayda başvurucuların

9/2/2015 tarihli başvurusu üzerine Belediye başkanınca imzalanan aynı tarihli

yazıda, başvuruculara 91.620,93 TL kıdem tazminatı ve diğer işçi alacaklarının

ödenmesi uygun görülmüştür. Başvurularca da söz konusu yazılı belgeye dayalı

olarak ilamsız icra takibi başlatılmış olup borçlu idare tarafından süresinde

itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiştir.

23. Anayasa Mahkemesince yazılan 10/5/2019 tarihli müzekkere ile

Belediyeden takibe konu alacağa ilişkin başvuruculara herhangi bir ödeme

yapılıp yapılmadığının tetkik edilerek konuya ilişkin belge ve kayıtların

onaylı suretleri talep edilmiştir. Belediyece gönderilen 6/12/2019 tarihli

cevap yazısında, kurum kayıtlarında başvuruculara ait 91.620,93 TL alacağın

olduğu, Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün E.2018/9842 dosyasında kesinleşen toplam

alacağın ise 158.137,23 TL olduğu, herhangi bir ödemenin yapılmadığı,

Belediyenin içinde bulunduğu ağır koşullar ve maddi imkânsızlıklar nedeniyle

mevcut personelin ücretlerinin ödenemediğini ve geçmişe dönük ödenemeyen personel

alacaklarının maddi imkânların iyileşmesi durumunda ödeneceği belirtilmiştir.

Bu durumda borcun varlığı ile ilgili olarak taraflar arasında bir uyuşmazlığın

da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla alacağın belirli, kesin ve icra

edilebilir mahiyette olduğu dikkate alındığında, başvurucuların mülkiyet

haklarının varlığı konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak başvurucuların

bu alacağı hâlen ödenmemiş durumdadır.

24. Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlarında icra

edilebilir bir alacağın da mülkiyet hakkı kapsamında korunan ekonomik bir değer

ifade ettiği kabul edilmiştir. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarınca böyle bir

alacağın hiç ödenmemesi ya da ödenmesinin uzun sürmesinin mülkiyetten barışçıl

yararlanma hakkına müdahale teşkil ettiği ve bu müdahale nedeniyle oluşan

belirsizliğin ise mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğu sonucuna varılmıştır

(Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B.

No: 2013/711, 3/4/2014, §§ 55-75;

Şenal Haylaz, B. No: 2013/3457,

25/2/2015, §§ 60-79).

25. Somut olayda bu ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir durum

söz konusu olmayıp başvurucunun icra edilebilir nitelikteki kesinleşmiş

alacağının idare tarafından borcun varlığının da kabul edilmesine rağmen beş

yılı aşkın bir süreyi geçtiği hâlde ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının

ihlal edildiği sonucuna varmak gerekir.

26. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

28. Başvurucular, maddi ve manevi tazminat talebinde

bulunmamışlardır.

29. Somut olayda mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

30. Başvurucuların mülkiyet haklarının ihlalinin sonuçlarının

giderilmesi bakımından kararın bir örneğinin ilgili idareye gönderilmesine

karar verilmesi gerekir.

31. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 3.000

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.226,90 TL yargılama giderinin

başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuların mülkiyet haklarının ihlalinin sonuçlarının

giderilmesi bakımından kararın bir örneğinin Toprakkale Belediyesi Başkanlığına

GÖNDERİLMESİNE,

D. 226,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

3.226,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine

ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

29/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

M. Emin ŞAHİNER

Başvurucular

:

1. Medine KOÇ

2. Selver ÖZKAN

Vekili

:

Av. Mehmet Ali AKGÜL

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/8721, T. 29.01.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2015-8721-basvuru-29-01-2020-b7503aa2274d