Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/4368, 19.11.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2015/4368
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ALİ MÜKAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/4368)

Karar Tarihi: 19/11/2019

R.G. Tarih ve Sayı: 24/12/2019-30988

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan

bazı eylemlerinin terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyet hükmünde delil

olarak kullanılmasının başvurucuların ifade ve örgütlenme özgürlüklerini ihlal

ettiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 6/2/2015, 18/2/2015 ve 2/3/2015 tarihlerinde

yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2015/2284 ve 2015/2962 numaralı bireysel başvuru dosyalarının

konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2015/4328 numaralı bireysel başvuru dosyası

ile birleştirilmesine, incelemenin 2015/4328 numaralı dosya üzerinden

yürütülmesine ve diğer başvuru dosyalarının kapatılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucular Zafer Güven, Uğur Yeşiltepe, Ali Mükan, Hasan Doğan Kılıç, İbrahim Yolcu, Mustafa Aytaç ve

Yıldız Sönmez (Ataş) sırasıyla 1988, 1985, 1976, 1984, 1986, 1965 ve 1989

doğumlu olup olayların meydana geldiği tarihte Tunceli'de ikamet etmekte ve

Tunceli'de bulunan Demokratik Haklar Derneğinin (DHD) faaliyetlerine

katılmaktadırlar.

8. Başvurucular, Maoist Komünist

Partisi/Halk Kurtuluş Ordusu (MKP/HKO) terör örgütüne üye oldukları

gerekçesiyle 13/11/2012 tarihinde gözaltına alınmışlardır. Cumhuriyet savcısı

4/2/2013 tarihli iddianamesi ile başvurucular Zafer Güven ve Yıldız Sönmez'in

terör örgütüne üye olma, terör örgütünün propagandasını yapma ve 6/10/1983

tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet

suçundan; başvurucular Uğur Yeşiltepe, Ali Mükan,

Hasan Doğan Kılıç, İbrahim Yolcu ve Mustafa Aytaç'ın ise terör örgütüne üye

olma suçundan cezalandırılmasını talep etmiştir.

9. (Kapatılan) Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme)

26/6/2013 tarihinde başvurucular Zafer Güven, Uğur Yeşiltepe, Ali Mükan, Hasan Doğan Kılıç, İbrahim Yolcu, Mustafa Aytaç ve

Yıldız Sönmez'in terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile

mahkûmiyetlerine hükmetmiştir. Mahkeme, başvurucu Zafer Güven'in terör

örgütünün propagandasını yapma şeklinde gerçekleştirdiği 1/5/2012 tarihli

eyleminden 10 ay, 2911 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ise 5 ay hapis cezası

ile cezalandırılmasına; terör örgütünün propagandasını yapma şeklinde

gerçekleştirdiği 31/12/2011 tarihli eylemiyle ilgili olarak ise kovuşturmanın

ertelenmesine karar vermiştir. Mahkeme, başvurucu Yıldız Sönmez'in üzerine

atılı terör örgütünün propagandasını yapma ve 2911 sayılı Kanun'a muhalefet

suçlarından ise beraatine hükmetmiştir.

10. Mahkeme, gerekçeli kararına iddianame ve sanık savunmalarını

özetleyerek başlamıştır. Daha sonra MKP/HKO terör örgütünün oluşumunu,

gelişimini, yapısını ve kurulduğu tarihten itibaren gerçekleştirdiği terör

eylemlerini, örgütün alt yapılanmalarını, bunların terör örgütü ile

irtibatlarını detaylı biçimde açıklamıştır. Bu alt yapılanmalardan birinin de Demokratik Haklar Federasyonu (DHF)

olduğunu çeşitli ayrıntılarla vurgulayan Mahkeme, DHF'nin

Demokratik Haklar Derneklerini bir

federasyon çatısı altında toplamak ve böylelikle dernekler nezdinde yürütülen

çalışmaları koordine etmek amacıyla oluşturulduğunu belirtmiştir. Yine Mahkeme,

Demokratik Gençlik Hareketinin

(DGH) ise MKP/HKO terör örgütünün amaçlarına hizmet eden gençlik yapılanması

olduğunu vurgulamıştır. Son olarak Halkın

Günlüğü gazetesi ile

www.halkingunlugu.net isimli internet sitesinin MKP/HKO terör

örgütünün yayın organları olduğunu ve örgüt propagandasının yapılmasına,

mensuplarının bilgilendirilmesine ve yönlendirilmesine yönelik yayınlar

yaptığını belirtmiştir.

11. İlk derece mahkemesi, başvurucuların terör örgütünün alt

yapılanmaları DGH, DHF ve DHD tarafından düzenlenen birçok etkinliği organize

ettiklerini veya bunlara katıldıklarını, bazı başvurucuların bu etkinliklerin

bir kısmında şiddet içeren eylemler gerçekleştirdiğini tespit etmiştir. Ayrıca

etkinliklerde “Faşistlerden hesap lafta

sorulmaz, bizde hesapları namlular sorar, bedel ödedik bedel ödeteceğiz, 18

Mayısı unutma unutturma, devrim şehitleri ölümsüzdür, şehit namırın

(şehitler ölmez), önderimiz İ.K. ölümsüzdür, gün gelecek devran dönecek

katiller halka hesap verecek, faşizmi döktüğü kanda boğacağız"

şeklinde sloganlar atıldığı da kararda vurgulanmıştır.

12. İlk derece mahkemesi, başvurucuların üzerine atılı bulunan

her eylemi ayrı ayrı başlıklar hâlinde değerlendirmiştir. Mahkeme, söz konusu

eylemlerden bazılarını mahkûmiyet hükümlerinde delil olarak kabul etmiş;

bazılarını ise terör örgütü ve alt yapılanmaları ile ilişkisinin

ispatlanamaması nedeniyle delil olarak kabul etmemiştir. Sonuç olarak Mahkeme,

her bir başvurucu hakkındaki mahkûmiyet gerekçesini şu şekilde özetlemiştir:

"Sanık İbrahim

Yolcu'nun;

- Yargılamaya konu MKP/HKO terör örgütünün bir

alt seksiyonu olup örgütün amaçlarına hizmet eden Demokratik Haklar Derneği

(DHD) içinde aktif rol alarak örgüte hizmet ettiği,

- Yine aynı örgütün alt seksiyonu olduğu

anlaşılan Demokratik Gençlik Hareketi (DGH) içinde aktif rol alarak MKP/HKO

terör örgütünün amaçlarına hizmet ettiği,

- Terör örgütünün yayın organı olan 'Halkın

Günlüğü' gazetesinin satışını yaparak örgütün amacına hizmet ettiği,

- Terör örgütü MKP/HKO'nun

silahlı üyeleri olup Türk Silahlı Kuvvetleriyle girdikleri silahlı çatışma

sonucunda ölü olarak ele geçirilen teröristlerin cenazelerine ve anma

törenlerine katılmak ve mezar taşı temini ile ilgilenmek suretiyle onları ve

yasadışı eylemlerini sahiplendiği,

- Sanığın, örgüt kurucusu olan İ.K.yı 'önder' olarak kabul ettiği,

- Sanığın, örgütün kurucusu olan İ.K.nın anıldığı 18 Mayıs, İşçi ve Emekçi Bayramının

kutlandığı 1 Mayıs, Nevruz Bayramının kutlandığı 21 Mart gibi örgütün önem

atfettiği günler ile örgüt üyeleri ile ilgili etkinliklerin organizasyonunda

yer aldığı ve bizzat etkinliklere, örgütün seksiyonu olan DHF saflarında

katıldığı ve örgütün, amaç ve ideolojisini kitlelere empoze etmesine katkı

sağladığı, bu şekilde sanığın eylemlerinin 2011 ve 2012 yılları içerisinde,

çeşitli tarihlerde ve süreklilik arz edecek şekilde belli bir yoğunluğa

ulaştığı, yukarıda açıklandığı şekilde örgütün seksiyonlarında yer alarak

örgütün amaçları doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak, örgütün silahlı ve

silahsız mensuplarını sahiplenip onların yasa dışı eylemlerini benimsemek

şeklinde belli bir çeşitlilik seviyesine ulaşan eylemleri nedeniyle, terör

örgütü MKP/HKO ile arasında organik bir bağ olduğunu açıkça ortaya koyduğu ve

dolayısıyla adı geçen örgütün bir üyesi olduğu anlaşılmıştır.

...

Sanık Hasan Doğan Kılıç'ın;

- Yargılamaya konu MKP/HKO terör örgütünün bir

alt seksiyonu olup örgütün amaçlarına hizmet eden Demokratik Haklar Derneği

(DHD) içinde aktif rol alarak örgüte hizmet ettiği,

- Terör örgütünün yayın organı olan 'Halkın

Günlüğü' gazetesinin satışını yaparak örgütün amacına hizmet ettiği,

- Terör örgütü MKP/HKO'nun

silahlı üyeleri olup Türk Silahlı Kuvvetleriyle girdikleri silahlı çatışma

sonucunda ölü olarak ele geçirilen teröristlerin cenazelerine ve anma

törenlerine katılmak suretiyle onları ve yasadışı eylemlerini sahiplendiği,

- Sanığın, örgüt kurucusu olan İ.K.yı 'önder' olarak kabul ettiği,

- Yargılamaya konu MKP/HKO terör örgütüyle

aynı çizgide terörist faaliyetlerde bulunan diğer bazı örgütlere de devrimci

birliktelik adına destek verdiği,

- Sanığın, örgütün kurucusu olan İ.K.nın anıldığı 18 Mayıs, İşçi ve Emekçi Bayramının

kutlandığı 1 Mayıs, Nevruz Bayramının kutlandığı 21 Mart gibi örgütün önem

atfettiği günler ile örgüt üyeleri ile ilgili etkinliklerin organizasyonunda

yer aldığı ve bizzat etkinliklere, örgütün seksiyonu olan DHF saflarında

katıldığı, örgütün amaç ve ideolojisini kitlelere empoze etmeye çalıştığı ve bu

şekilde sanığın eylemlerinin 2011 ve 2012 yılları içerisinde, çeşitli

tarihlerde ve süreklilik arz edecek şekilde belli bir yoğunluğa ulaştığı,

yukarıda açıklandığı şekilde örgütün seksiyonlarında yer alarak örgütün

amaçları doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak, diğer bazı terör örgütlerini

desteklemek, örgütün silahlı ve silahsız mensuplarını sahiplenip onların yasa

dışı eylemlerini benimsemek şeklinde belli bir çeşitlilik seviyesine ulaşan

eylemleri nedeniyle, terör örgütü MKP/HKO ile arasında organik bir bağ olduğunu

açıkça ortaya koyduğu ve dolayısıyla adı geçen örgütün bir üyesi olduğu

anlaşılmıştır.

...

Sanık Ali Mükan'ın;

- Terör örgütü MKP/HKO'nun

silahlı üyeleri olup Türk Silahlı Kuvvetleriyle girdikleri silahlı çatışma

sonucunda ölü olarak ele geçirilen teröristlerin cenazelerine ve anma

törenlerine katılmak suretiyle onları sahiplendiği,

- Sanığın, örgütün kurucusu olan İ.K.nın anıldığı 18 Mayıs, İşçi ve Emekçi Bayramının

kutlandığı 1 Mayıs, Nevruz Bayramının kutlandığı 21 Mart gibi örgütün önem

atfettiği günlerde, örgütün seksiyonu olan DHF saflarında katıldığı ve örgütün,

amaç ve ideolojisini kitlelere empoze etmesine katkı sağladığı,

- Sanığın, örgüt kurucusu olan İ.K.yı 'önder' olarak kabul ettiği,

- Örgütün seksiyonu durumundaki DHF ve DHD

gibi oluşumların üyelerini ve dolayısıyla örgütün yandaşlarını sahiplendiği ve

bu şekilde sanığın eylemlerinin 2011 ve 2012 yılları içerisinde, çeşitli

tarihlerde ve süreklilik arz edecek şekilde belli bir yoğunluğa ulaştığı,

yukarıda açıklandığı şekilde örgütün seksiyonlarında yer alarak örgütün

amaçları doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak, örgütün silahlı ve silahsız

mensuplarını sahiplenip onların yasa dışı eylemlerini benimsemek şeklinde belli

bir çeşitlilik seviyesine ulaşan eylemleri nedeniyle, terör örgütü MKP/HKO ile

arasında organik bir bağ olduğunu açıkça ortaya koyduğu ve dolayısıyla adı

geçen örgütün bir üyesi olduğu anlaşılmıştır.

...

Sanık Zafer Güven'in;

- Yargılamaya konu MKP/HKO terör örgütünün bir

alt seksiyonu olup örgütün amaçlarına hizmet eden Demokratik Haklar Derneği

(DHD) içinde aktif rol alarak örgüte hizmet ettiği,

- Terör örgütünün yayın organı olan 'Halkın

Günlüğü' gazetesinin satışını yaparak örgütün amacına hizmet ettiği,

- Örgütün seksiyonu olan Demokratik Gençlik

Hareketi isimli oluşum içinde aktif rol alarak örgütün amaçlarına hizmet

ettiği,

- Terör örgütü MKP/HKO'nun

silahlı üyeleri olup Türk Silahlı Kuvvetleriyle girdikleri silahlı çatışma

sonucunda ölü olarak ele geçirilen teröristlerin cenazelerine ve anma

törenlerine katılmak, yaralı teröristlerin ise tedavileri ile ilgilenmek

suretiyle onları sahiplendiği,

- Sanığın, örgüt kurucusu olan İbrahim Kaypakkaya'yı 'önder' olarak kabul ettiği,

- Sanığın, örgütün kurucusu olan İbrahim Kaypakkaya'nın anıldığı 18 Mayıs, İşçi ve Emekçi Bayramının

kutlandığı 1 Mayıs, Nevruz Bayramının kutlandığı 21 Mart gibi örgütün önem

atfettiği günler ile örgüt üyeleri ile ilgili etkinliklere, örgütün seksiyonu

olan DHF saflarında bizzat katıldığı ve böylece örgüt yandaşları ile örgüt

arasındaki bağın güçlenmesine hizmet ettiği, bu şekilde sanığın eylemlerinin

2011 ve 2012 yılları içerisinde, çeşitli tarihlerde ve süreklilik arz edecek

şekilde belli bir yoğunluğa ulaştığı, yukarıda açıklandığı şekilde örgütün

seksiyonlarında yer alarak örgütün amaçları doğrultusunda faaliyetlerde

bulunmak, örgütün düzenlediği konferansa katılarak alınan kararları uygulamak,

örgütün silahlı mensuplarını sahiplenip onların yasa dışı eylemlerini

benimsemek şeklinde belli bir çeşitlilik seviyesine ulaşan eylemleri nedeniyle,

terör örgütü MKP/HKO ile arasında organik bir bağ olduğunu açıkça ortaya

koyduğu ve dolayısıyla adı geçen örgütün bir üyesi olduğu anlaşılmıştır.

...

Sanık Mustafa Aytaç'ın;

- Yargılamaya konu MKP/HKO terör örgütünün bir

alt seksiyonu olup örgütün amaçlarına hizmet eden Demokratik Haklar Derneği

(DHD) içinde aktif rol alarak örgüte hizmet ettiği,

- Terör örgütü MKP/HKO'nun

silahlı üyeleri olup Türk Silahlı Kuvvetleriyle girdikleri silahlı çatışma

sonucunda ölü olarak ele geçirilen teröristlerin cenazelerine ve anma

törenlerine katılmak suretiyle onları ve yasadışı eylemlerini sahiplendiği,

- Sanığın, örgüt kurucusu olan İ.K.yı 'önder' olarak kabul ettiği,

- Yargılamaya konu MKP/HKO terör örgütüyle

aynı çizgide terörist faaliyetlerde bulunan diğer bazı örgütlere de devrimci

birliktelik adına destek verdiği,

- Sanığın, örgütün kurucusu olan İ.K.nın anıldığı 18 Mayıs, İşçi ve Emekçi Bayramının

kutlandığı 1 Mayıs, Nevruz Bayramının kutlandığı 21 Mart gibi örgütün önem

atfettiği günler ile örgüt üyeleri ile ilgili etkinliklerin organizasyonunda

yer aldığı ve bizzat etkinliklere, örgütün seksiyonu olan DHF saflarında

katıldığı, örgütün amaç ve ideolojisini kitlelere empoze etmeye çalıştığı ve bu

şekilde sanığın eylemlerinin 2011 ve 2012 yılları içerisinde, çeşitli

tarihlerde ve süreklilik arz edecek şekilde belli bir yoğunluğa ulaştığı,

yukarıda açıklandığı şekilde örgütün seksiyonlarında yer alarak örgütün

amaçları doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak, diğer bazı terör örgütlerini

desteklemek, örgütün silahlı ve silahsız mensuplarını sahiplenip onların yasa

dışı eylemlerini benimsemek şeklinde belli bir çeşitlilik seviyesine ulaşan

eylemleri nedeniyle, terör örgütü MKP/HKO ile arasında organik bir bağ olduğunu

açıkça ortaya koyduğu ve dolayısıyla adı geçen örgütün bir üyesi olduğu

anlaşılmıştır.

...

Sanık Uğur Yeşiltepe'nin;

- Yargılamaya konu MKP/HKO terör örgütünün bir

alt seksiyonu olup örgütün amaçlarına hizmet eden Demokratik Haklar Federasyonu

(DHF) içinde aktif rol alarak örgüte hizmet ettiği,

- Terör örgütü MKP/HKO'nun

silahlı üyeleri olup Türk Silahlı Kuvvetleriyle girdikleri silahlı çatışma

sonucunda ölü olarak ele geçirilen teröristlerin cenazelerine ve anma

törenlerine katılmak suretiyle onları ve yasadışı eylemlerini sahiplendiği,

- Sanığın, örgüt kurucusu olan İ.K.yı 'önder' olarak kabul ettiği,

- Yargılamaya konu MKP/HKO terör örgütüyle

aynı çizgide terörist faaliyetlerde bulunan diğer bazı örgütlere de devrimci

birliktelik adına destek verdiği,

- Sanığın, örgütün kurucusu olan İ.K.nın anıldığı 18 Mayıs, İşçi ve Emekçi Bayramının

kutlandığı 1 Mayıs, Nevruz Bayramının kutlandığı 21 Mart gibi örgütün önem

atfettiği günler ile örgüt üyeleri ile ilgili etkinliklerin organizasyonunda

yer aldığı ve bizzat etkinliklere, örgütün seksiyonu olan DHF saflarında

katıldığı, örgütün amaç ve ideolojisini kitlelere empoze etmeye çalıştığı ve bu

şekilde sanığın eylemlerinin 2011 ve 2012 yılları içerisinde, çeşitli

tarihlerde ve süreklilik arz edecek şekilde belli bir yoğunluğa ulaştığı,

yukarıda açıklandığı şekilde örgütün seksiyonlarında yer alarak örgütün amaçları

doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak, diğer bazı terör örgütlerini desteklemek,

örgütün silahlı ve silahsız mensuplarını sahiplenip onların yasa dışı

eylemlerini benimsemek şeklinde belli bir çeşitlilik seviyesine ulaşan

eylemleri nedeniyle, terör örgütü MKP/HKO ile arasında organik bir bağ olduğunu

açıkça ortaya koyduğu ve dolayısıyla adı geçen örgütün bir üyesi olduğu

anlaşılmıştır.

...

Sanık Yıldız Ataş'ın;

- Yargılamaya konu MKP/HKO terör örgütünün bir

alt seksiyonu olup örgütün amaçlarına hizmet eden Demokratik Haklar Derneği

(DHD) ve üst oluşumu Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) içinde aktif rol

alarak örgüte hizmet ettiği,

- Terör örgütü MKP/HKO'nun

silahlı üyeleri olup Türk Silahlı Kuvvetleriyle girdikleri silahlı çatışma

sonucunda ölü olarak ele geçirilen teröristlerin cenazelerine katılmaksuretiyle onları ve yasadışı eylemlerini

sahiplendiği,

- Terör örgütünün yayın organı olan 'Halkın

Günlüğü' gazetesinin satışını/dağıtımını yaparak örgütün amacına hizmet ettiği,

- Sanığın, örgüt kurucusu olan İ.K.yı 'önder' olarak kabul ettiği,

- Yargılamaya konu MKP/HKO terör örgütüyle

aynı çizgide terörist faaliyetlerde bulunan diğer bazı örgütlere de devrimci

birliktelik adına destek verdiği,

- Sanığın, İşçi ve Emekçi Bayramının

kutlandığı 1 Mayıs, Nevruz Bayramının kutlandığı 21 Mart gibi örgütün önem

atfettiği günler ile örgüt üyeleri ile ilgili etkinliklerin organizasyonunda

yer aldığı ve bizzat etkinliklere, örgütün seksiyonu olan DHF saflarında

katıldığı, örgütün amaç ve ideolojisini kitlelere empoze etmeye çalıştığı ve bu

şekilde sanığın eylemlerinin 2011 ve 2012 yılları içerisinde, çeşitli

tarihlerde ve süreklilik arz edecek şekilde belli bir yoğunluğa ulaştığı,

yukarıda açıklandığı şekilde örgütün seksiyonlarında yer alarak örgütün

amaçları doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak, diğer bazı terör örgütlerini

desteklemek, örgütün silahlı ve silahsız mensuplarını sahiplenip onların yasa

dışı eylemlerini benimsemek, örgütün düzenlediği konferansa katılarak alınan

kararları uygulamak şeklinde belli bir çeşitlilik seviyesine ulaşan eylemleri

nedeniyle, terör örgütü MKP/HKO ile arasında organik bir bağ olduğunu açıkça

ortaya koyduğu ve dolayısıyla adı geçen örgütün bir üyesi olduğu

anlaşılmıştır."

13. Temyiz üzerine başvurucular hakkında terör örgütüne üye olma

suçundan verilen mahkûmiyet hükümleri Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından

14/11/2014 tarihinde onanmıştır. Yargıtayın onama

kararının gerekçesi şöyledir:

"Olay yeri fotoğrafları,

inceleme, arama, elkoyma ve iletişimin tespiti tutanakları ile tüm dosya

kapsamına göre; Dairemizin 4.3.2013 tarih 2010/10955 esas, 2013/3240 sayılı

kararı ile silahlı terör örgütü MKP (Maoist Kominist Partisi) ile irtibatlı olduğu kabul edilen

Demokratik Gençlik Hareketinin (DGH) faaliyetleri kapsamında düzenlenen

etkinlik ve eylemlere katılma, müzahir kitlenin anılan eylemlere katılmasını

sağlama, eylemlere katılımı organize etme, örgütün propagandasını yapma, örgüt

mensubu iken ölen ya da öldürülen şahısların cenazelerini ve sanık veya hükümlü

sıfatıyla ceza evinde bulunan örgüt mensuplarını örgütsel bağlılık içinde

sahiplenme ve bu kapsamda gerçekleştirilen eylemlerin örgütle bağlantılı yayın

organlarında yer almasını sağlama şeklindeki çeşitlilik ve süreklilik gösteren

eylemleri nedeniyle sanıkların MKP silahlı terör örgütü üyesi olduklarına

ilişkin kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir."

14. Başvurucular Ali Mükan, Hasan

Doğan Kılıç, İbrahim Yolcu, Mustafa Aytaç ve Yıldız Sönmez Yargıtay ilamından

27/1/2015 tarihinde haricen haberdar olduklarını belirtmiş; 18/2/2015 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Başvurucu Zafer Güven Yargıtay ilamından

17/2/2015 tarihinde haricen haberdar olduğunu belirtmiş, 2/3/2015 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu Uğur Yeşiltepe ise Yargıtay ilamından

19/1/2015 tarihinde haricen haberdar olduğunu belirtmiş, 6/2/2015 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

15. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Metin Birdal ([GK], (B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39)

başvurusu hakkında verilen karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 19/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

17. Başvurucular yasal bir dernek faaliyeti kapsamında bazı

toplantılara katılmış olmalarının ve toplantılarda atılan sloganlar ile diğer

düşünce açıklamalarının mahkûmiyet hükümlerinde delil olarak kullanılmasını

şikâyet etmiş, katıldıkları toplantıların terör örgütü tarafından veya terör

örgütünün amacı doğrultusunda organize edildiğine ilişkin bir bilgi ya da

belgenin yargılama dosyasında bulunmadığını ifade etmişlerdir. Başvurucular,

Anayasa'da güvence altına alınan hakların kullanılması niteliğinde olan

eylemlerinin terör örgütüne üye olma suçunun delili olarak kullanılmasının

ifade ve örgütlenme özgürlüklerini ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

18. Katıldıkları veya organize ettikleri toplantılar ile bu

toplantılarda açıklanan bazı düşüncelerin terör örgütüne üye olma suçundan

verilen mahkûmiyet kararının delili olarak kullanılması başvurucuların ifade ve

örgütlenme özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki doğurabilir. Dolayısıyla

başvurucuların Anayasa'nın 26. ve 33. maddesinde koruma altına alınan hakkına

müdahalede bulunulduğu kabul edilmelidir (Metin

Birdal, § 48).

19. Başvuru konusu müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde

öngörülen kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı ve Anayasa'nın 26. maddesinin

ikinci fıkrası ile 33. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan millî güvenlik ve

kamu düzeninin korunması meşru amaçları kapsamında kaldığı anlaşılmıştır (Metin Birdal, §§ 52, 53). Bu nedenle başvuru konusu müdahalenin demokratik

toplum düzeninin gereklerine uygun olup olmadığı değerlendirilecektir.

1. Müdahalenin Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması

20. Temel hak ve özgürlüklerin koruması altında bulunan bir

eylemin terör örgütüne üye olma suçunun mahkûmiyetinde delil olarak

kullanılması suretiyle temel hak ve özgürlüklere yapılan bir müdahalenin

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu

bir toplumsal ihtiyacı karşılaması gerekir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan bir

müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir (zorunlu

toplumsal ihtiyaç testine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, §§ 51, 53-55, 57; Mehmet Ali Aydın

[GK], B. No: 2013/3943, 4/6/2015, § 68;Ferhat Üstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, §§ 45, 46; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128,

7/7/2015, § 51).

2. Somut Olayın

Değerlendirilmesi

21. Terör örgütüne üye olma suçu, üye ve hatta örgüt henüz bir

suç işlememiş olsa dahi örgütün toplum için yarattığı tehlikeyi cezalandıran ve

bu yönüyle bir yandan da örgüt faaliyetleri kapsamında suç işlenmesini

engelleme amacı taşıyan bir suç türüdür (Metin

Birdal, §§ 60, 61).

22. Bireysel başvuru yolunda Anayasa Mahkemesinin görevi bir

yargılamanın sonucu itibarıyla adil olup olmadığını değerlendirmek değildir.

Dolayısıyla başvurucular hakkında isnat edilen terör örgütü üyesi olma suçunun

sübuta erip ermediği veya toplanan delillerin suçun sübutu için yeterli olup

olmadığı meselesi, ilkesel olarak Anayasa Mahkemesinin ilgi alanı dışındadır (Metin Birdal, § 47; Yılmaz Çelik [GK],

B. No: 2014/13117, 19/7/2018, § 45; krş. Ferhat

Üstündağ, § 65). Bundan başka bir ceza yargılamasında hangi

delillerin hükme esas alınabileceği meselesi de esas itibarıyla Anayasa

Mahkemesinin görev alanının dışındadır (Türk ceza muhakemesi hukuku uygulamasına

ilişkin bazı değerlendirmeler için bkz. Metin

Birdal, §§ 67-71).

23. Bir kişinin henüz başka bir suç işlemeden yalnızca terör

örgütüne üye olması nedeniyle cezalandırılabilmesi için yargılama makamlarının

o kişinin terör örgütüyle olan bağlarını ortaya koyması gerekir. Henüz ceza

kanunlarında tanımlanan bir suçu işlememiş olsa bile bir terör örgütü ile örgüt üyeliği olarak kabul edilecek

kuvvette bir bağın varlığının araştırılması bireylerin sahip olduğu fikirlerin,

bağlı oldukları toplumsal grupların ve ideolojilerinin, davranışlarının

anlamlarının ve bunların altında yatan saiklerin de

değerlendirilmesini gerektirebilir. Böyle bir değerlendirmenin örgütlere üye

olmak, toplantılara katılmak veya düşünce açıklamaları yapmak gibi kişilerin

anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan eylemlerini de kapsadığı

durumlarda başta ifade, örgütlenme, din ve vicdan özgürlükleri ile toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı olmak üzere temel haklar üzerinde ciddi bir baskı

oluşturabilecek potansiyele sahip olduğu açıktır (Metin Birdal, §§ 63,

64).

24. Kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerinin terör örgütü üyesi olma suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarının delili olarak kullanılmasının temel haklar üzerinde yaratacağı

caydırıcı etki nedeniyle -devletin toplumu terör örgütlerinin faaliyetlerine

karşı korumak şeklindeki pozitif yükümlülüğünün bir sonucu olarak- insanların

terörsüz bir ortamda yaşama hakkı ile bu süreçte bireylerin potansiyel olarak

etkilenebilecek temel hakları arasında adil bir denge kurulmalıdır (Metin Birdal, § 65).

25. Söz konusu dengenin sağlandığının kabul edilebilmesi için

derece mahkemelerinin kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerinin terör örgütü üyesi olma suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarında delil olarak kullanılmasının zorunlu bir ihtiyacı karşıladığını

göstermeleri gerekir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaki

denetimi temel haklara bu şekilde yapılan müdahalenin zorunlu bir ihtiyacı

karşıladığının ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilip gösterilemediği ile

sınırlı olacaktır (Metin Birdal,

§ 72).

26. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruda

başvurucuların ifade ve örgütlenme özgürlüklerine yapılan müdahalelerin

gerçekten toplumsal bir ihtiyaca karşılık

gelip gelmediği sorusuna cevap bulacaktır.

27. Başvuru konusu olayda ilk derece mahkemesi; süreklilik,

çeşitlilik ve yoğunluk gösterdiği kabul edilen eylem ve davranışlarıyla şiddeti

ve demokratik olmayan yöntemleri benimseyen başvurucuların MKP/HKO terör

örgütünün üyesi olduğu kanaatine ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi başvurucu

tarafından sunulan bilgi ve belgeler ile derece mahkemelerince başvurucunun

mahkûm edilmesi için benimsenen gerekçeleri yukarıda yer verilen ilkeler

uyarınca bir bütün olarak ve dikkatle incelemiştir.

28. Somut olayın koşullarında ilk derece mahkemesinin

başvurucuları suç oluşturmadığı ve anayasal hakların kullanımından ibaret

olduğu ileri sürülen eylemleri nedeniyle mahkûm ettiği kabul edilmemiştir. İlk

derece mahkemesi diğer bazı deliller yanında MKP/HKO terör örgütünü, terör

örgütü mensuplarını veya terör eylemlerini yücelten sloganların atıldığı veya

pankartların açıldığı, terör örgütü liderinin sahiplenildiği, terör örgütünün

propagandasına dönüştürülen gösterilere katılmış olmasını veya organize

etmesini başvurucuların örgüt üyeliğini açıklayan ve eylemlerinin sürekliliğini

gösteren deliller olarak kullanmıştır (krş. Metin

Birdal, § 76).

29. Nitekim ilk derece mahkemesi mahkûmiyet kararında, MKP/HKO

terör örgütü ile örgütün DHD, DHF ve DGH isimli alt yapılanmaları arasındaki

ilişkiyi ayrıntılı biçimde açıklamış; başvurucuların söz konusu yapılanmalar

içinde farklı tarihlerde gerçekleştirdikleri ve örgütsel amaçlarla yapılan

birçok eylem ve faaliyete, toplantılarda atılan ve örgütsel bağı gösteren

sloganlara, başvurucuların birbirleriyle ve diğer örgüt üyeleriyle olan

ilişkilerini gösteren fiziki takip tutanakları ile iletişimin tespiti kayıtlarına

dayanmıştır. Mahkeme ayrıca Halkın Günlüğü gazetesinin satışının ve dağıtımının

yapılarak bunların gelirinin DHD'ye aktarılmasını ve

terör örgütü MKP/HKO'nun silahlı çatışma sonucunda

ölü veya yaralı ele geçirilen üyelerinin ve örgüt liderinin sahiplenilmesini de

başvurucuların örgüt üyeliğini gösteren deliller olarak kabul etmiştir.

30. İlk derece mahkemesi bu kapsamda, başvurucuların söz konusu

toplantı ve gösterileri organize etmek veya bunlara katılmak biçimindeki

eylemlerinin ve bu eylemlerdeki ifadelerinin -yasal bir dernek faaliyeti

kapsamında yapılsa dahi- onların MKP/HKO terör örgütünün hiyerarşik

yapılanmasına kendi istekleriyle ve bilerek dâhil olduklarına dair bilgileri

doğrular ve tamamlar nitelikte olduğunu ikna edici biçimde ortaya koymuştur. Bu

bağlamda ilk derece mahkemesi, başvurucuların şikâyete konu eylemlerinin

mahkûmiyet hükmünde delil olarak kullanılmasının bir toplumsal ihtiyacı

karşıladığını ilgili ve yeterli bir gerekçe ile göstermiştir.

31. Sonuç olarak başvurucuların ifade ve örgütlenme özgürlüğüne

yapılan müdahale demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı bir müdahale

olarak değerlendirilemez.

32. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda müdahalenin

meşru olduğu açık olan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

33. Açıklanan gerekçelerle bir ihlal bulunmadığı açık olduğundan

ifade ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine dair başvuruların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemezliğine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

19/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Denizhan HOROZGİL

Başvurucular

:

1. Ali MÜKAN

:

2. Hasan Doğan KILIÇ

:

3. İbrahim YOLCU

:

4. Mustafa AYTAÇ

:

5. Yıldız SÖNMEZ

:

6. Zafer GÜVEN

Vekili

:

Av. Özgür Ulaş KAPLAN

Başvurucu

:

7. Uğur YEŞİLTEPE

Vekilleri

:

Av. Özgür Ulaş KAPLAN

Av. Özgür TAŞ

Av. Hasan ÖZCAN

Av. Enver Erdal ŞİMŞEK

Av. Özden Eren BAŞKAVAK GÜN

Av. Serdal

ÖZMEN

Av. Fatma KALSEN

Av. Cem Sayel

TOPRAK

Av. Cihan SÖYLEMEZ

Av. Kenan ÇETİN

Av. Asuman GEYİK GÜNAYDIN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/4368, T. 19.11.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2015-4368-basvuru-19-11-2019-1922bd3c3f56