Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/7971, 10.01.2018

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/7971
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

SENEM ARI ÇALIŞKAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/7971)

Karar Tarihi: 10/1/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davada

hakkaniyete aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 3/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu, Edirne Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde

tam zamanlı sözleşmeli mimar olarak çalışmakta iken hakkında CRK inşaat sahibi

A.E. tarafından şikâyet dilekçesi verilmiştir.

7. A.E., dilekçesinde başvurucuyla aralarında gayrimenkul alım

satım sözleşmesinden kaynaklanan bir husumetin olduğunu vurgulayarak

başvurucunun kendisinden konut satın aldığını ancak evi henüz teslim

edemediğini belirtmiştir. Belediyede ruhsat işlerinde görevli olan başvurucu

tarafından anılan husumet nedeniyle inşaat tadilat ruhsatı talebinin yerine

getirilmediğini iddia etmiştir.

8. Anılan dilekçe üzerine başvurucunun ifadesi alınmış,

Belediyedeki görev ve sorumluluklarını kullanarak menfaat sağladığı iddiasıyla

hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır.

9. Başvurucuya yürütülen soruşturma neticesinde Edirne Belediye

Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 5/2/2013 tarihli kararı ile

uyarma cezası verilmiştir.

10. Başvurucu, anılan işlemin iptali istemiyle Edirne İdare

Mahkemesinde dava açmıştır.

11. Edirne İdare Mahkemesinin 13/11/2013 tarihli ara kararı ile

Edirne Belediyesinden başvurucuya A.E.nin tadilat ruhsatı

alma işinin havale edilip edilmediği, bünyesinde başka mimar çalışıp

çalışmadığı, bahsi geçen tadilat ruhsatı işinin ne kadar sürede

sonuçlandırılması gerektiği hakkında detaylı bilgi istenmiştir.

12. Belediye 16/12/2013 tarihli ara karara cevap yazsında

başvurucunun İmar ve Şehircilik Müdürlüğü Ruhsat Bürosunda mimar kadrosuyla

büro şefi olarak görev yaptığını, dolayısıyla ruhsat bürosu görev alanına giren

her konuda kadrosu itibarı ile mahiyetindeki personel tarafından yerine

getirilmesi gereken her işlemden sorumlu olduğunu ifade etmiş ve tadilat

ruhsatı talebinin en geç otuz gün içinde sonuçlandırılması gerektiği

belirtilerek bu süre içinde anılan talebe yönelik herhangi bir işlem

yapılmadığını bildirmiştir.

13. Edirne İdare Mahkemesi 18/12/2013 tarihli kararıyla davanın

reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, soruşturma evrakları ve olayın

birlikte değerlendirilmesinden başvurucu ile inşaat sahibi arasında bir husumet

olduğunun anlaşıldığı vurgulanarak inşaat sahibi A.E. tarafından 6/8/2012

tarihinde faklı bir proje inşaatı için tadilat ruhsat talebinde bulunulduğu

ancak başvurucu tarafından yakın tarihli ruhsat talepleri zamanında

karşılanmasına rağmen A.E.nin talebinin

geciktirildiği, bu davranışın ise hem verilen görevi zamanında yapmamak hem de

devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak olarak

değerlendirilebileceği kanaatine varıldığı ifade edilmiştir.

14. Başvurucu tarafından itiraz edilen karar, Edirne Bölge İdare

Mahkemesinin 17/4/2014 tarihli hükmüyle onanmıştır.

15.Bu karar, başvurucu vekiline 7/5/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

16. Başvurucu vekili 3/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun

125. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

'' Devlet memurlarına verilecek disiplin

cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

A - Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması

gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller

şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında

yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine

getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve

gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya

düzensiz davranmak,

...

e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve

davranışta bulunmak,

..."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 10/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu, şikâyete konu işlemin kendi görev ve sorumluluğu

altında olmayıp çalıştığı birimdeki başka bir memurun sorumluluğunda olduğunu

ifade etmiştir. Bu durumu gerek ilk derece mahkemesi gerekse de itiraz mercii

önünde ısrarla belirttiğini ancak dikkate alınmadığını, sonuç olarak kendi

görev ve sorumluluğunda olmayan bir işi geciktirdiği gerekçesiyle hakkında

disiplin cezası işlemi uygulanmasının haksız olduğunu belirterek Anayasa’nın

36. ve 38. maddelerinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ve masumiyet

karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu çerçevede başvurucu her ne kadar

Anayasa'nın 38. maddesinde düzenlenen masumiyetkarinesinin

ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de bu iddianın özünün yargılamanın sonucu

itibarıyla adil olmadığı hususuna ilişkin olduğu anlaşılmış olup başvurucunun

anılan iddiası bu kapsamda değerlendirilmiştir.

21. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi,

hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla ilgili varılan

sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

22. Somut olayda İdare Mahkemesinin karar verirken gerekli

araştırmayı yaptığı, soruşturma evraklarını dikkate aldığı ve tüm bu veriler

çerçevesinde kararını verdiği anlaşılmıştır (bkz. § 11-13). Başvurucu

tarafından ileri sürülen iddiaların mahkemelerce delillerin değerlendirilmesi

ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olduğu, mahkeme kararlarında bariz

takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir

hususun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu

şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

23. Başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının

yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

sonucuna varıldığından başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

10/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Tuğba YILDIZ

Başvurucu

:

Senem ARI

ÇALIŞKAN

Vekili

:

Av. Neslihan

TÜRKAY

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/7971, T. 10.01.2018, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-7971-basvuru-10-01-2018-ae09c314bf4c