Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/16751, 20.09.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/16751
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ENES ULU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/16751)

Karar Tarihi: 20/9/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, hükmün onanmasını isteyen Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığı tebliğnamesinin tebliğ edilmemesi

nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 23/10/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve

bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar

özetle şöyledir:

8. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen S. 2007/31821

sayılı soruşturma neticesinde yağma suçundan cezalandırılması istemiyle

10/7/2007 tarihinde başvurucu hakkında dava açılmıştır.

9. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi 2/3/2010 tarihli ve

E.2007/225, K.2010/56 sayılı kararıyla başvurucunun müsnet

suçtan 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir.

10. Kararın temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

tarafından hazırlanan onama istemli tebliğnamenin

başvurucuya veya müdafiine tebliğ edildiğine dair

herhangi bir bilgi veya kayda rastlanmamıştır. Tebliğnamede

başvurucunun, teşhisin ve diğer delillerin mahkûmiyete yeterli olmadığına

ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması

talep edilmiştir.

11. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24/6/2014 tarihli ve

E.2011/19724, K.2014/13076 sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesinin kararı

onanmıştır.

12. Başvurucu, nihai karardan 9/10/2014 tarihinde haberdar

olmuştur.

13. Başvurucu 23/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun

Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesi uyarınca 4/4/1929

tarihli ve 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 316. maddesinin

üçüncü fıkrası, karar tarihinde yürürlükte bulunduğu şekliyle şöyledir:

“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname,

hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi

halinde sanık veya müdafii ile müdahil, şahsi davacı

veya vekillerine dairesince tebliğ olunur. İlgili taraf tebliğden itibaren yedi

gün içinde yazılı olarak cevap verebilir.”

V. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 20/9/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu, hükmün onanmasını isteyen Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığı tebliğnamesinin tebliğ edilmemesi

nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını belirterek Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal ediliğini ileri

sürmüş; onama kararının iptali ve tazminat taleplerinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

17. Başvurucunun ileri sürdüğü ihlal iddialarının niteliği

nazara alınarak başvurunun kabul edilebilirlik kriterlerinden olan anayasal ve

kişisel önemden yoksun olma kriteri yönünden incelenmesi gerekir.

18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında anayasal açıdan önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara

uğramadığı başvuruların esastan incelenmeksizin reddedilebileceği hüküm altına

alınmıştır.

19. Anılan hükümle anayasal ve kişisel önemden yoksun

başvuruların esastan incelenmemesine imkân tanıyan ek bir kabul edilebilirlik

kriteri getirilmiştir. Dolayısıyla diğer tüm kabul edilebilirlik kriterlerini

taşısa hatta esas hakkında incelemeye geçildiğinde ihlal kararı verilebilecek

nitelikte olsa bile Kanun'da belirtilen nitelikteki bir başvuru kabul edilemez

bulunabilecektir (K.V. [GK], B. No: 2014/2293, 1/12/2016, § 55).

20. Kanun’da anayasal ve kişisel önemden yoksun başvuruların

kabul edilemez bulunabilmesi için iki koşul öngörülmüştür: “Anayasal önem”

olarak adlandırılabilecek olan birinci koşul "başvurunun Anayasa’nın

uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının

belirlenmesi açısından önem taşımaması”, “kişisel önem” olarak

adlandırılabilecek olan ikinci koşul ise “başvurucunun önemli bir zarara uğramaması”dır (K.V.

§ 57).

21. Anayasa hükümlerinin yorumlanması açısından önem taşıma

unsurunun başta Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru yoluyla daha önce

yorumlamadığı meseleleri kapsadığında kuşku bulunmamaktadır. Bununla birlikte

Mahkeme, bir meseleyle ilgili olarak daha önce Anayasa’nın ilgili hükümlerini

yorumlamış olsa bile değişen durumları dikkate alarak yeniden yorumlama

ihtiyacı duyabilir. Bu durumda da o meseleye ilişkin başvurunun anayasal

öneminin bulunduğunu kabul etmek gerekir(K.V.,

§ 63).

22. Anayasa’nın uygulanması açısından önem taşıma unsurunda ise

Anayasa hükümlerinin uygulanması açısından başvurunun önem taşıdığının

söylenebilmesi için kamu makamları ve derece mahkemelerinin belli bir meseleye

ilişkin uygulamalarının Anayasa Mahkemesi yorumlarından farklı olması ve bu

farklılığın da önemli olması gerekir (K.V.,

§ 64).

23. Kişisel önemin bulunmaması koşulu ise -başvurucunun içinde

bulunduğu koşullar da dâhil olmak üzere- her olayın kendine özgü koşulları

dikkate alınarak ve objektif verilerden hareket edilerek Anayasa Mahkemesi

tarafından değerlendirilir (K.V.,

§§ 66, 67).

24. Anayasa Mahkemesi, önüne gelen iddialara ilişkin birçok

başvuruda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin kapsam ve

içeriğini belirlemiştir (Yaşasın Aslan,

B. No: 2013/1134, 16/5/2013, §§ 32-37; Ahmet

Teyit Keşli, B. No: 2013/2237, 18/9/2014, §§ 55-65; Gürhan Nerse, B.

No: 2013/5957, 30/12/2014, §§ 33-40; Laleş Çeliker, B.

No: 2013/8413, 21/9/2016, §§ 24-31).

Anılan başvurularda başvurucuların yargılama mercileri önündeki başarı şansını

zedeleyen her türlü mütalaadan haberdar edilme hakkına sahip olduğu ve bu

nitelikteki mütalaalara karşı başvuruculara yazılı görüş bildirme olanağının

tanınmamasının silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerini ihlal

ettiği sonucuna varılmıştır (İbrahim

Kızılkaya, B. No:

2014/2517, 5/4/2017, § 32).

25. Buna göre Mahkemenin sıklıkla uygulanmış açık bir

içtihadının bulunduğu silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin

ihlal edildiğine ilişkin başvurunun genel bir soruna işaret etmediği gibi

Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve

sınırlarının belirlenmesi açısından da önem taşıdığının ortaya konulamadığı

sonucuna varılmıştır (İbrahim Kızılkaya,

§ 33).

26. Somut olayda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi, başvurucu tarafından ileri sürülen temyiz

nedenlerinin yerinde olmadığına ve temyiz başvurusunun reddedilmesi gerektiğine

ilişkindir. Tebliğnamede esasen başvurucunun

yorumlarını gerektirecek daha önce tartışılmayan konulara ilişkin yeni herhangi

bir argüman ileri sürülmemektedir. Tebliğnamenin

esaslı değerlendirmeler ya da başvurucunun bilgisi dâhilinde olmayan ek

açıklamalar içermediği, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle hükmün

onanmasının talep edildiği görülmektedir (bkz. § 10). Kaldı ki Yargıtay, onama

kararının gerekçesinde tebliğnameye atıf yapmamıştır.

27. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinin

tebliğ edilmemesinin kendisine ciddi anlamda zarar verdiği ve kendisi için ne

denli önemli olduğu hususunda başvurucunun herhangi bir açıklamasının olmadığı

da gözetildiğinde önemli bir zararı olduğu kanaatine ulaşılamamıştır.

28. Açıklanan nedenlerle anayasal ve kişisel önemden yoksun

olduğu anlaşılan başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun anayasal ve

kişisel önemden yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

20/9/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Akif

YILDIRIM

Başvurucu

:

Enes ULU

Vekili

:

Av. Ahmet

Ergun CİRİTCİ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/16751, T. 20.09.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-16751-basvuru-20-09-2017-7b1b23b3bdee