Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/13609, 19.07.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/13609
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

REŞİT ORAK BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/13609)

Karar Tarihi: 19/7/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ihale için verilen teklifin değerlendirme dışı

bırakılması sonucu açılan iptal ve tam yargı davasında bilirkişi incelemesi

yaptırılmaması ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/8/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Başvuru Tarihinden Önceki Süreç

8. Başvurucunun, TEDAŞ Tunceli Elektrik Dağıtım Müessese

Müdürlüğü tarafından yapılan Pertek Şehir Şebekesi ihalesine ilişkin teklifi

değerlendirme dışı bırakılmıştır. Başvurucu, Kamu İhale Kurumuna itirazda

bulunmuştur. Kamu İhale Kurumu, ihale sözleşmesi imza edildikten sonra yapılan

itirazın reddine karar vermiştir. Başvurucu teklifin haksız olarak

değerlendirme dışı bırakıldığını belirterek ihale dışı bırakılma işleminin

iptali ve uğradığı zararın tazmini istemiyle Malatya İdare Mahkemesi nezdinde

dava açmıştır.

9. Malatya İdare Mahkemesinin 25/1/2005 tarihli yetki yönünden

ret kararı sonrası dosyanın gönderildiği Elazığ İdare Mahkemesi 11/5/2007

tarihli kararıyla ihale sözleşmesi akdedilene kadar gerçekleşen işlemleri

inceleyecek makamın Kamu İhale Kurumu olduğu ve bu sürece ilişkin işlemlerin

usulüne uygun olarak itiraza konu edilmeden idari yargıda iptallerinin

istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir.

10. Danıştay Onüçüncü Dairesi

24/3/2008 tarihli kararıyla ret kararını işlemin iptali istemi yönünden onamış,

maddi tazminat istemi yönünden ise illiyet bağının araştırılması gerektiği

gerekçesiyle bozmuştur.

11. Bozma kararının ardından Elazığ İdare Mahkemesi 8/9/2008

tarihli kararıyla yetki yönünden ret kararı vererek dosyayı Malatya İdare

Mahkemesine göndermiştir. Malatya İdare Mahkemesi (Mahkeme) 27/5/2009 tarihli

kararıyla -bozulan kısım yönünden dosyayı ele alarak- bozma gerekçeleri

doğrultusunda maddi tazminat talebini yeniden incelemiştir. Mahkeme, idarenin

hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ortada somut zararın bulunması ve

bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden kaynaklandığının ortaya

konulması gerektiğine vurgu yapmıştır. Ayrıca, başvurucu tarafından uğranıldığı

öne sürülen zarara ilişkin olarak somut hiçbir verinin dava dosyasına

sunulmadığını tespit eden Mahkeme, teklifi değerlendirme dışı bırakılmamış

olsaydı dahi başvurucunun ihaleyi mutlaka kazanacağı yönündeki bir varsayımın

kabulünün mümkün olmayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

12. Söz konusu karar, Danıştay Onüçüncü

Dairesinin 24/4/2014 tarihli kararıyla onanmıştır.

B. Başvuru Tarihinden Sonraki Süreç

13 Onama kararının düzeltilmesi istemi aynı Dairenin 3/12/2014

tarihli kararıyla reddedilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 19/7/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

15. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

17. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198,

7/11/2013, §§ 45, 47).

18. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).

19. Anılan ilkeler, Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar ve somut başvuruya konu yargılama sürecinin niteliği dikkate

alındığında yaklaşık 10 yıllık yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna

varmak gerekir.

20. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

21. Başvurucu, Danıştay Onüçüncü

Dairesinin 24/3/2008 tarihli bozma kararına rağmen Derece Mahkemesince

bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinin adil yargılanma hakkını

ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

22. Yargılama sırasında delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi,

adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olarak kabul edilen silahların

eşitliği ilkesi kapsamında kabul edilmekte olup bu hak ve gerekçeli karar hakkı

da makul sürede yargılanma hakkı gibi adil yargılanma hakkının somut görünümleridir.

Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok

kararında ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle Sözleşme’nin lafzi

içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına

dâhil edilen gerekçeli karar hakkı ve silahların eşitliği ilkesi gibi ilke ve

haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 38).

23. Genel anlamda

hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkeleri ışığında taraflara delillerini sunma ve inceletme

noktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda delillere ilişkin

dengesizlik veya hakkaniyetsiz olma iddiaları da yargılamanın bütünü kapsamında

değerlendirilecektir (Yüksel Hançer, B.

No: 2013/2116, 23/1/2014, § 19). Ancak Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru

kapsamındaki görevi, yargılama sürecinin usul kurallarına uygunluğu denetlemek

değil adil yargılanma hakkı kapsamındaki güvencelerin somut olayda ihlal edilip

edilmediğini denetlemektir. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi herhangi bir davada

bilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığını

değerlendirmekle görevli değildir.

24. Somut olayda başvurucunun iddia ettiğinin aksine Danıştay Onüçüncü Dairesinin 24/3/2008 tarihli kararında bilirkişi

incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiği yönünde bir gerekçe

bulunmadığı açıktır. Derece Mahkemesi tarafından, Danıştay Onüçüncü

Dairesinin maddi tazminat talebine dair illiyet bağının değerlendirilmesi

suretiyle hüküm kurulması gerektiği yönündeki bozma kararına uyularak maddi

tazminat talebinin esasına dair bir değerlendirme yapılmıştır. İncelenen dosya

kapsamında silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine aykırı olarak

delillerini sunma, inceletme ve itiraz etme hususlarında başvurucuya uygun

olanakların sağlanmadığına ilişkin bir delil de bulunmamaktadır.

25. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine kar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…”

27. Başvurucu, 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

28. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

29. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 12.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

30. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 12.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan 2.006,10

TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Malatya İdare Mahkemesine (E.2009/715,

K.2009/497) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

19/7/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Volkan

ÇAKMAK

Başvurucu

:

Reşit ORAK

Vekili

:

Av. Hasan

ALDANMAZ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/13609, T. 19.07.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-13609-basvuru-19-07-2017-04451b6d31c2