Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/119, 18.05.2016

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/119
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ORHAN ÇELİK BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/119)

Karar Tarihi: 18/5/2016

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, davanın çözümünde etkili olacak tanıkların mahkemece

dinlenmemesi ve suçun nitelendirilmesinde hataya düşülmesi nedeniyle

yargılamanın hakkaniyete uygun görülmesi hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 3/1/2014 tarihinde Ankara

19. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına

engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 29/5/2015

tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 9/3/2016

tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 21/3/2016

tarihli yazısında başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu 18/5/2011 tarihinde

Almanya'dan Türkiye'ye hava yoluyla gelmiştir.

8. Havaalanında unuttuğu çantada telsiz ve dürbünlere

rastlanması üzerine başvurucu gözaltına alınmıştır. Başvurucunun yanında

getirdiği diğer bavullarda yapılan aramada da Y. marka el ve masa telsizleri,

dürbünler, güneş enerji panelleri, gece görüş kamerası, gece görüş dürbünü,

silahlara takılan pointer cihazı, bunlara ait

parçalar ile bu malzemeleri getirmesi karşılığında aldığı paranın bir kısmı ele

geçirilmiştir.

9. Başvurucu 20/5/2011 tarihinde

Cumhuriyet savcısına verdiği ifadesinde PKK silahlı terör örgütü üyesi iken

çatışmada öldürülen kardeşinin cenazesini bulmak için Türkiye'ye gelmeye karar

verdiğini, tanımadığı iki kişinin kendisiyle temasa geçtiğini ve çarşıda

görüştüklerini, ekonomik sorunları olduğundan 5.000 avro karşılığında bu

malzemeleri Türkiye'ye getirmeyi kabul ettiğini ve 1.000 avroyu peşin aldığını,

bu kişilerinmalzemeleri ne amaçla gönderdiklerini

söylemediklerini, çantaları teslim alacak kişinin havaalanına gelmediğini, PKK

terör örgütüyle bir bağlantısı olmadığını, ele geçen eşyaların gümrüğe tabi

olduğunu bilmediğini belirtmiştir.

10. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi 20/5/2011

tarihinde, PKK terör örgütüne yardım ve örgüt faaliyeti çerçevesinde kaçakçılık

suçlarından başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir.

11. Cep telefonu kayıtlarının incelenmesi sonucunda A.M. adına

kayıtlı 537 ... numaralı

telefondan başvurucunun arandığı tespit edilmiştir.

12. 4/7/2011 tarihinde ifadesi alınan A.M. beş yıl önce aldığı 537 ... numaralı hattı diğerleriyle

birlikte kaybettiğini, başvurucuyu tanımadığını ve PKK'yla bağlantısının

olmadığını söylemiştir.

13. Başvurucunun getirdiği Y. marka telsizlere ilişkin Malatya

Emniyet Müdürlüğünün hazırladığı rapora göre cihazlar çalışabilir durumdadır ve

Emniyet Genel Müdürlüğüne tahsisli kanallar ile FM bandından yayını olan diğer

kurumları dinlemeye elverişlidir. Ayrıca telsizlerin tadilatı yapılmak suretiyle

el yapımı bombalarda anahtar sistem olarak işlev görebileceği ve terör

örgütünce de bu şekilde kullanıldığı bildirilmiştir.

14. Başvurucunun yakalandığı gün, başvurucunun ağabeyinin PKK'ya

yakın olduğuna ve 530 ... numaralı

hattı kullanan Ö.F.E.nin PKK terör örgütüne araç

gereç götüreceğine yönelik Malatya Emniyet Müdürlüğüne ihbardabulunulmuştur.

15. Bingöl Emniyet Müdürlüğüne yapılan 10/6/2011

tarihli ihbarda ise Ö.F.E.nin yanında diğer bir kişi

ile birlikte PKK terör örgütü mensuplarına malzeme götüreceği bildirilmiştir.

16. Bu kişilerin kullandıkları araçla kaçmaya çalışırken

yakalandıkları ve araçlarında yapılan aramada Y. marka telsiz kullanım

kılavuzunun da ele geçirildiği anlaşılmaktadır.

17. Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen

soruşturmada Ö.F.E.nin kullandığı 530

... numaralı telefon ile başvurucuyu arayan 537 ...

numaralı telefonun irtibatlı olduğu tespit edilmiştir.

Ö.F.E. ifadesinde 537 ... numaralı

telefonu eşi Z.Ö.nün kullandığını ileri sürmüştür.

18. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı 8/7/2011

tarihinde PKK terör örgütüne yardım ve terör örgütü faaliyeti çerçevesinde

kaçakçılık suçlarından başvurucu hakkında iddianame düzenlemiştir. İddianamede,

başvurucudan ele geçenlerle aynı türdeki telsizlerin daha önceki tarihli olaylara

konu patlayıcı düzeneklerde kullanıldığı belirtilmiştir.

19. Başvurucu hakkındaki dava (kapatılan) Malatya 3. Ağır Ceza

Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) E.2011/93 sayılı dosyasına

kaydedilmiştir.

20. Mahkeme Ö.F.E.nin ifadesinin

alınması için Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığına yazı göndermiştir. Ö.F.E.

talimatla alınan ifadesinde Emniyette verdiği beyanlarını tekrar ettiğini,

başvurucuyu ve ağabeyini tanımadığını, bavullarla ilgili bilgisinin

bulunmadığını söylemiştir.

21. Diğer bir kovuşturmanın sanığı Ö.F.E. hakkında Diyarbakır 7.

Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava dosyasının ilgili kısımları ve bu kişinin

savunmasını içeren duruşma tutanakları 15/12/2011

tarihli duruşmada okunmuştur. Başvurucu müdafii,

diğer hususların yanı sıra Ö.F.E.nin 537 ... numaralı hattı eşinin

kullandığını söylediğini belirterek bu hususta anılan kişinin tanık olarak

dinlenmesini talep etmiştir. Mahkeme, mevcut delil durumu itibarıyla dosyaya

yenilik getirmeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar vermiştir.

22. Başvurucu müdafii tanık dinletme

talebini 29/3/2012 tarihli karar duruşmasında da

tekrar etmiştir. Mahkeme daha önce değerlendirme yapıldığını ve dosyaya katkı

sunmayacağını belirterek tanığın dinlenmesine gerek görmemiştir.

23. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi 29/3/2012

tarihli ve E.2011/93, K.2012/76 sayılı kararıyla başvurucunun terör örgütüne

bilerek ve isteyerek yardım etme ve kaçakçılık suçlarından mahkûmiyetine

hükmetmiştir.

24. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 3/12/2012

tarihli ve E.2012/9130, K.2012/14019 sayılı ilamı ile Gümrük idaresinin davaya

katılımının sağlanmaması ve kaçakçılık suçunun nitelendirilmesinde hataya

düşülmesi nedenleriyle kararı bozmuştur.

25. (Kapatılan) Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. madde

ile görevli) bozma sonrasında 25/4/2013 tarihli ve

E.2013/9, K.2013/37 sayılı kararıyla başvurucunun üye olmamakla birlikte

silahlı örgüt adına suç işleme ve terör örgütü faaliyeti çerçevesinde

kaçakçılık suçlarından toplamda 21 yıl hapis ve 12.000 TL adli para cezası ile

cezalandırılmasına karar vermiştir.

26. Mahkeme kararının ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:

"...

...Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen

soruşturmada ele geçirilen malzemeler arasında, sanık Orhan Çelik’te ele

geçirilen telsizlerle aynı marka olan Y. marka telsizin kullanma kılavuzunun

bulunduğu, Ö... F... E...ün Silahlı Terör Örgütü Kurmak Yönetmek Suçundan

tutuklandığı, Bingöl M Tipi Cezaevine konulan şahsın cezaevine teslimi

sırasında bilgi formuna 0 530 ... nolutelefon

hattı numarasını bildirdiği, aracı kullanan ...

kişinin daha sonra teslim olduğu, araçtaki 3. kişinin ...

isimli şahıs olduğu ve yakalanarak PKK Terör Örgütü

Üyesi olmak suçundan tutuklandığı, 4. kişinin de T... (K) ... isimli Pkk/Kongra-Gel

terör örgütü üyesi olduğu anlaşılmıştır.

Malatya Emniyet Müdürlüğüne yapılan ihbara

tekrar bakıldığında, Bingöl ilinde polisten kaçarken yapılan operasyonda

yakalanan ve tutuklanan Ö... F... E...ün kullandığı ve ...

adına kayıtlı 0 530 ... numaralı telefon hattı ile

sanık Orhan Çelik ile suç tarihi olan 18.05.2011 tarihinde irtibat kuran A... M...ş isimli kişi adına kayıtlı 0 537 ... telefonun

HTS dökümleri de dikkate alındığında irtibatlı olduğu, Ö... F... E...ün bahse

konu hattı eşi Z...in kullandığını belirtmesine rağmen, ... polisten

kaçarken yakalanması, araçta ele geçen malzemeler, araçta bulunan şahısların

örgütle bağlantıları ve kimlikleri, yapılan ihbarın doğruluğu birlikte

değerlendirildiğinde, eşi tarafından kullandığını belirttiği telefon hattı ile

dolaylı yollardan sanık Orhan Çelik ile irtibat sağladığı, yurtdışından

getirilen cihazlar ve elektronik eşyaları Pkk/Kongra-Gel terör örgütüne götüreceği, bu amaçla olay günü

temasa geçtiği sonucuna varılmıştır.

...

Tüm bu açıklamalar ışığında sanık Orhan

Çelik'in eylemlerine gelince;

Sanık Orhan Çelik'in

gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın örgütün kırsalında kullanmak amacıyla suça

konu eşyaları Türkiye'ye getirdiği, silahlı örgüte yardım bakımından yardımın

konusunun suç teşkil etmesi nedeniyle eyleminin 5237 Sayılı TCK'nun

220/6. maddesi kapsamında düzenlenen örgüt adına suç işleme suçu kapsamında

kaldığı, sanığın da atılı bu suçu işlediği, suça konu malzemelerin gümrük

rejimine tabi olduğu, sanığın ithalat için gerekli işlemleri yaptırmaksızın PKK/KCK

terör örgütüne gidecek malzemeleriyurtdışından

yurdumuza kaçak olarak soktuğu, bu hususun sanığın kaçamaklı beyanı, sanık ile

temasa geçen şahıslarla ilgili yapılan soruşturma, terör örgütü mensuplarının

beyanları, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. Maddesi ile Görevli)

2011/86 Esas sayılı dosyası, Olay Yeri İnceleme Raporları, diğer raporlar,

Uzman Raporları, tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, bu nedenle de sanığın

üzerine atılı Pkk/Kongra-Gel

Silahlı Terör Örgütü adına suç işlemek ve bu kapsamda kaçakçılık suçlarını

işlediği sonucuna varılmıştır.

Sanık müdafiinin

ihbarları gönderenlerin ve içeriklerinin araştırılması, Ö... F... .E...nin eşinin ve M.... M... P...nin dinlenmesi yönündeki taleplerinin dosyaya etkisinin

olmadığı, Ö... F... .E...nin Bingöl’de aralarında

kaçan ve yakalanamayan, ancak diğer örgüt mensupları tarafından teşhis edilen

terör örgütü mensubunun da içinde olduğu araçta polisle girdiği silahlı çatışma

sonucu yakalandığı, yapılan ihbarın bu anlamda amacına ulaştığı, ihbarı

gönderenin ya da içeriğininaraştırılmasının dosyaya

yenilik katmayacağı, Ö... F... .E...nin eşine ait

telefonu kullandığı, HTS raporlarına göre bu telefon ile olay günü sanık Orhan

Çelik ile temasa geçildiği, Ö... F... .E...nin teknik

takipten kurtulmak için bu yönde hareket ettiği kanaatinin hasıl olması

nedeniyle eşinin dinlenilmesine gerek duyulmadığı, M.... M... P...nin de yer göstermesi sonucu sanıkta ele geçen telsizler

ile benzer olan telsiz ve malzemelerin ele geçtiği, yeniden dinlenmesinin dosyaya

katkısının olamayacağı, dosyanın uzamasına sebebiyet vereceğinden reddedilerek

hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.

Sanık müdafii tarafından suça konu eşyalar

üzerinde lisansa tabi olup olmadığı hususunda ....

Sanığın gümrük memurlarınca yapılan kontrolde çantalarda ne olduğunu beyan

etmemiştir. Çantalardan birini hava alanında unutması üzerine olay ortaya çıkmıştır.Sanığın suça konu

eşyaları yurda getirmek için herhangi bir resmi kuruma müracaatı dahi

olmamıştır. Yargıtay CGK'nun 16.05.2006 tarihli ve

2006/7-118 Esas 2006/143 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir. Bu nedenle

eşyaların niteliği, ele geçiriliş şekli nazara alınarak üzerinde bilirkişi

incelemesi yaptırılmasının dosyaya yarar sağlamayacağından talebin reddedilmesi

ile hüküm kurulması yoluna gidilmiştir."

27. Başvurucu, duruşma dışındaki beyanları cezalandırılmasına

dayanak yapılan Ö.F.E.nin ve 537

... numaralı hat adına kayıtlı olan A.M.nin duruşmada dinlenmediği ve örgüt üyesi olmamakla

birlikte örgüt adına suç işlemekten cezalandırıldığından kaçakçılık suçunun

örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiği gerekçesiyle cezasında artırım

yapılmasının hatalı olduğu nedenleriyle kararı temyiz etmiştir.

28. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 11/11/2013

tarihli ve E.2013/10170, K.2013/13390 sayılı ilamıyla söz konusu kararı

onamıştır.

29. Başvurucu, bu karardan 30/12/2013

tarihinde haberdar olduğunu beyan etmiştir. Başvurucunun nihai kararı daha

erken bir tarihte öğrenmiş olduğunu gösteren herhangi bir bilgiye

rastlanmamıştır.

30. Başvurucu 3/1/2014 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

31. Başvurucunun üye olmamakla birlikte silahlı örgüt suçundan

cezalandırılmasına dayanak kanun maddeleri 26/9/2004

tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesinin (6) numaralı fıkrası,

314. maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkraları ile 12/4/1991 tarihli ve 3713

sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesidir.

32. Başvurucu 21/3/2003 tarihli ve 5607

sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. ve 4. maddesinin (1) numaralı

fıkraları ile 3713 sayılı Kanun'un 4. maddesi ve 5. maddesinin (1) numaralı

fıkrası uyarınca örgüt faaliyeti çerçevesinde kaçakçılık suçundan da mahkûm

edilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

33. Mahkemenin 18/5/2016 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

34. Başvurucu; Ö.F.E., Z.E. ve A.M.

adlı şahısların kendisinin de bulunduğu bir duruşmada dinlenmeksizin ve

soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığı tarafından alınan beyanları

çerçevesinde hüküm kurulduğunu belirterek tanıkları sorgulama hakkını da

içerecek biçimde adil yargılanma hakkının, örgüt üyeliğinden mahkûm

edilmemesine rağmen kaçakçılık suçunun örgüt faaliyeti kapsamında işlendiği

gerekçesiyle cezasında artırım yapıldığını, bir eşyanın izinsiz olarak ithal

edilmesinin kabahat fiilini oluşturacağını ancak bu eylemin örgüt adına suç

işleme olarak değerlendirildiğini belirterek suç ve cezada kanunilik ilkesinin

ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu bu nedenlerle yargılamanın

yenilenmesine karar verilmesini ve her biri 50.000 TL olmak üzere maddi ve

manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

35. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun

iddialarının bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyete uygun görülmesi hakkı

kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

36. Anayasa'nın 148. maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvuruda,

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz."

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine

karar verebilir."

38. 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin ikinci fıkrasında açıkça

dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği

belirtilmiştir. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça

dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen kanun yolunda

gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

39. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermesi ve bu

durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal

etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular,bariz takdir hatası

veya açık keyfîlik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince

incelenemez (Necati Gündüz ve Recep Gündüz,

B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

40. Somut olayda Malatya 3. Ağır Ceza

Mahkemesi, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve örgüt faaliyeti

çerçevesinde kaçakçılık suçundan başvurucunun mahkûmiyetine hükmederken ele

geçen malzemelerle PKK terör örgütünün çeşitli olaylarda kullandığı malzemeler

arasında bağlantı bulunduğuna ilişkin beyan ve tespitler, Diyarbakır 7. Ağır

Ceza Mahkemesinin dosyası, olaya ilişkin raporlar ve dosya kapsamındaki diğer

bilgi ve belgeler gibi tanık delili haricindeki çok sayıda diğer delile

dayanmıştır (bkz. § 26).

41. Yargılama safhasında başvurucu, 537 ...

numaralı telefonun Ö.F.E.nin

değil eşinin kullandığına dair tanık dinlenmesini talep etmiş ise de Malatya 3.

Ağır Ceza Mahkemesi dosyaya katkı sunmayacağını değerlendirmiş ve tanık

dinlenilmesine gerek görmemiştir. Mahkeme gerekçeli kararında, Ö.F.E.nin suçtan kurtulmak için bahse konu numaranın eşine

ait olduğunu söylediğini belirtmek suretiyle de başvurucunun talebinin

reddedilmesi gerekçesini ortaya koymuştur (bkz. §§ 21, 22).

42. Bu itibarla Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun tanık

dinlenmesine ve eylemlerinin nitelendirilmesine yönelik iddiaları

incelendiğinde şikâyetlerin özünün, derece mahkemesi tarafından delillerin

değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına ve

esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

43. Başvurucu, yargılama sürecinde karşı

tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığına, kendi

delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, sunulan delillere ve

iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına ya da

uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının Derece Mahkemesi

tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt sunmadığı gibi

Mahkemenin ve Yargıtayın kararında da bariz takdir

hatası veya açık keyfîlik oluşturan herhangi bir

durum tespit edilememiştir.

44. Açıklanan nedenlerle başvurucunun iddialarının kanun yolu

şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşıldığından başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

18/5/2016tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Okan TAŞDELEN

Başvurucu

:

Orhan ÇELİK

Vekili

:

Av. Selahattin KAYA

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/119, T. 18.05.2016, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-119-basvuru-18-05-2016-378d112f02f2