Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/10801, 19.11.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/10801
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

FATMA ALAN VE TALİP ŞEKER BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/10801)

Karar Tarihi: 19/11/2019

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan

bazı eylemlerinin terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyetlerinde delil olarak

kullanılmasının başvurucuların ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını; hukuka aykırı delillere dayanılarak karar

verilmesinin ve ceza tayininde keyfî davranılmasının adil yargılanma hakkını

ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 25/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Yapılan incelemede 2014/10803 numaralı başvurunun aynı

konuyla bağlantılı olarak yapıldığının anlaşılması nedeniyle 2014/10801 sayılı

başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına

karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucular Fatma Alan ve Talip Şeker sırasıyla 1961 ve 1984

doğumlu olup olayların meydana geldiği tarihte İzmir'de ikamet etmektedirler.

8. Başvurucular; terör örgütüne üye olmak suçunu işledikleri

gerekçesiyle iki gün gözaltında tutulduktan sonra 28/1/2011 tarihinde

tutuklanmışlardır. Cumhuriyet savcısı 13/5/2011 tarihli iddianamesi ile

başvurucuların terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılmalarını talep

etmiştir.

9. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi 19/9/2012 tarihinde,

başvurucuların terör örgütüne üye olmak suçundan mahkûmiyetlerine hükmetmiş ve

9 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar vermiştir.

10. Terör örgütü üyeliğinden mahkûmiyete ilişkin kararı

başvurucuların temyiz etmesi üzerine karar, Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından

10/2/2014 tarihinde onanmıştır.

11. Başvurucular, kararı 25/6/2014 tarihinde öğrendiğini

belirtmişlerdir.

12. Başvurucular 25/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Metin Birdal ([GK] B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39)

başvurusu hakkında verilen karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 19/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru

incelenip gereği düşünüldü:

A. İfade ve Örgütlenme

Özgürlüğü ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

15. Başvurucular hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen birtakım

dijital delillerden yola çıkılarak katıldıkları mitingler ve basın açıklamaları

ile dernek üyeliğinin terör örgütüne üye olmak suçunda değerlendirmeye

alındığını belirterek Anayasa'nın 26., 33., ve 34. maddelerinin ihlal

edildiğini iddia etmişlerdir.

2. Değerlendirme

16. Başvurucular, hukuka aykırı bir şekilde elde edilen dijital

delillerden yola çıkılarak yasalara uygun olarak icra edilen mitingler ve basın

açıklamaları ile dernek üyeliğinin terör örgütüne üye olmak suçunda

değerlendirmeye alındığını ileri sürmüşlerdir. İlk derece mahkemesinin kararı

incelendiğinde başvurucuların terör örgütüne üye olmak suçunu işledikleri

hususunda ele geçirilen bazı dokümanlarda yer alan bilgilere ve bu bilgilere

uyumlu şekilde gerçekleştirilen birtakım eylemlere dayanıldığı görülmektedir.

Başvurucular her ne kadar dernek üyeliğinin delil olarak değerlendirmeye

alındığını belirtmiş iseler de ilk derece mahkemesinin kararı incelendiğinde

başvurucular yönünden böyle bir durumun suçun ispatında değerlendirmeye alındığı

tespit edilmemiştir.

17. İlk olarak önemle belirtilmelidir ki bireysel başvuru

yolunda Anayasa Mahkemesinin görevi bir yargılamanın sonucu itibarıyla adil

olup olmadığını değerlendirmek değildir. Dolayısıyla başvurucular hakkında

isnat edilen terör örgütünün üyesi olmak suçunun sübuta erip ermediği veya

toplanan delillerin suçun sübutu için yeterli olup olmadığı meselesi, ilkesel

olarak Anayasa Mahkemesinin ilgi alanı dışındadır (Metin Birdal, § 47;

ayrıca bkz. Yılmaz Çelik [GK], B.

No: 2014/13117, 19/7/2018, § 45; krş. Ferhat

Üstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 65). Bundan başka bir ceza

yargılamasında hangi delillerin hükme esas alınabileceği meselesi de esas

itibarıyla Anayasa Mahkemesinin görev alanının dışındadır (Türk ceza hukuku

uygulamasına ilişkin bazı değerlendirmeler için bkz. Metin Birdal, §§ 67-71).

18. Buna karşın kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında

kalan faaliyetlerinin terör örgütünün üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının

delili olarak kullanılması temel haklar üzerinde bir caydırıcı etki yaratır (Metin Birdal, § 65). Dolayısıyla Anayasa

Mahkemesi temel haklara bu şekilde yapılan müdahalenin zorunlu bir ihtiyacı

karşıladığının ilgili ve yeterli bir gerekçeyle gösterilip gösterilemediği ile

sınırlı bir denetim yapabilir (Metin Birdal,

§ 72).

19. Başvurucular; bu başlık altındaki şikâyetlerini soyut bir

şekilde ileri sürmüşler, mahkûmiyet hükmünde hangi eylemlerinin delil olarak

kullanıldığı hususunda ayırt edici bir açıklamada bulunmamışlar, ayrıca

bunların hangi haklar üzerinde ve hangi surette caydırıcı etkiye neden olduğu

yönünde bir bilgiye yer vermemişlerdir.

20. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda, başvuru

konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki

iddialarını kanıtlamak ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal

edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını ortaya koymak

başvurucuya düşer. Başvurucunun kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali

nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa

hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu

ileri sürülen işlem veya kararların neler olduğunu başvuru dilekçesinde

belirtmesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı, bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçelerle deliller açıklanmalıdır (Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim

Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi [GK], B. No: 2014/12727,

25/5/2017, § 19).

21. Sonuç olarak başvurucular, bu başlık altındaki iddialarını

soyut bir şekilde ileri sürmüşler; başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri

sunarak olaylar hakkındaki iddialarını kanıtlama ve dayanılan Anayasa hükmünün

kendisine göre ihlal edildiğine dair hukuki iddialarını ortaya koyma

yükümlülüğünü yerine getirmemişlerdir.

22. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların iddialarını

temellendirmemiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Başvurucuların

İddiaları

23. Başvurucular; hukuka aykırı bir şekilde elde edilen bazı

delillerle mahkûmiyetlerine karar verildiğini, ilk derece mahkemesinin ceza

tayininde keyfî davrandığını, hiçbir neden olmamasına rağmen alt sınırdan

uzaklaştığını ve takdirî indirim uygulamadığını

belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

24. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içeren

tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet

Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

25. Başvurucuların ileri sürdüğü ilk derece mahkemesinin ceza

tayininde keyfî davrandığı, hiçbir neden olmamasına rağmen alt sınırdan

uzaklaştığı ve takdirî indirim uygulamadığı

iddiasının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.

26. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda, başvuru

konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki

iddialarını kanıtlamak ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal

edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını ortaya koymak

başvurucuya düşer. Başvurucunun kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali

nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa

hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu

ileri sürülen işlem veya kararların neler olduğunu başvuru dilekçesinde

belirtmesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı, bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçelerle deliller açıklanmalıdır (Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim

Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, § 19).

27. Başvurucular hukuka aykırı bir şekilde elde edilen

delillerle mahkûmiyetlerine karar verildiğini savunmuş iseler de hangi

delilerin hangi gerekçeyle hukuka aykırı bir şekilde elde edildikleri hususunda

bir değerlendirme yapmamışlardır. Sonuç olarak başvurucular, bu iddiasını soyut

bir şekilde ileri sürmüşler; başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri sunarak

olaylar hakkındaki iddialarını kanıtlama ve dayanılan Anayasa hükmünün

kendisine göre ihlal edildiğine dair hukuki iddialarını ortaya koyma

yükümlülüğünü yerine getirmemişlerdir.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. İfade ve örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

19/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Ömer MENCİK

Başvurucular

:

1. Fatma ALAN

2. Talip ŞEKER

Vekili

:

Av. Dinçer ÇALIM

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/10801, T. 19.11.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-10801-basvuru-19-11-2019-9ae8a3db9f95