Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/10171, 26.12.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/10171
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

FAİK BAYBAŞİN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/10171)

Karar Tarihi: 26/12/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; yakalama kararı nedeniyle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının, vatandaşlıktan çıkarılma ve yeniden vatandaşlığa alınma

talebinin reddedilmesi nedeniyle anayasal hakların ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

A. Yakalama Emri Çıkarılmasına İlişkin Süreç

7. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2002/1683 sayılı

dosyasında başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan

soruşturma başlatılmıştır.

8. Yurt dışında bulunduğu dönemde kendisine ulaşılamamış olması

nedeniyle başvurucunun ifadesi alınamamış ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsvacılığınca 12/4/2005 tarihinde silahlı terör örgütüne

üye olma suçundan başvurucu hakkında daimî arama kararı çıkarılmıştır.

9. Sonrasında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan dolayı

Diyarbakır (CMK mülga 250. madde ile görevli) 4. Ağır Ceza Mahkemesinin

16/12/2007 tarihli kararı ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun 98. ve 100. maddeleri gereğince başvurucu hakkında yakalama emri

çıkarılmasına karar verilmiştir.

10. Mezkûr yakalama kararına yapılan itirazlar reddedilmiştir.

Başvurucu 11/4/2014 tarihli dilekçesiyle, isnat edilen suçun zamanaşımına

uğradığını ve Türk vatandaşı olmadığını belirterek yakalama kararının

kaldırılmasını yeniden talep etmiştir.

11. Mezkûr talep, Diyarbakır 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/4/2014

tarihli kararı ile reddedilmiştir. Ret kararı üzerine dosyanın gönderildiği

Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesi 25/4/2014 tarihli kararı ile yakalama

kararının kaldırılması talebinin reddine karar vermiştir. Karar, başvurucuya

16/5/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu 13/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. Yeniden Vatandaşlığa Alınma Talebine İlişkin

Süreç

13. Hâlen İspanya'da yaşayan ve vatansız statüsünde bulunan

başvurucu, Bakanlar Kurulunun 29/4/2002 tarihli kararıyla askerlik hizmetini

yapmadığı gerekçesiyle 11/2/1964 tarihli ve 403 sayılı mülga Türk Vatandaşlığı

Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca Türk vatandaşlığından çıkarılmıştır.

14. Başvurucunun 29/5/2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı

Kanunu uyarınca yeniden Türk vatandaşlığına alınması istemiyle Madrid

Büyükelçiliğinin 8/11/2011 tarihli yazısı ekinde yer alan dilekçesiyle

24/10/2012 tarihinde yaptığı başvuru, mevzuatta öngörülen şartları taşımadığı

gerekçesine dayanılarak İçişleri Bakanlığının 15/1/2012 tarihli işlemiyle

reddedilmiştir.

15. Söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan dava ise Ankara

17. İdare Mahkemesinin 29/11/2013 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Kararın

gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Olayda, davacının milli güvenlik

bakımından vatandaşlığa alınmaya engel bir halinin bulunup bulunmadığının

tespiti için Emniyet Genel Müdürlüğünce yaptırılan araştırmada davacı hakkında

Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesince konulan "Yasadışı örgüt faaliyetleri

nedeniyle" arama kaydının mevcut olduğu belirtilmiştir.

Bu durumda, mevzuatta yer alan "millî

güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla,

Türkiye'de ikamet etme şartı aranmaksızın Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden

Türk vatandaşlığına alınabilirler." hükmünde yer alan şartı taşımayan

davacının uygun görülmeyen talebinin Bakanlıkça reddedilmesine ilişkin dava

konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın

reddine...[Karar verildi]"

16. Anılan karar temyiz

edilmiş olup temyiz incelemesi devam etmektedir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

17. 5271 sayılıKanun'un "Yakalama emri ve nedenleri" kenar

başlıklı 98. maddesi şöyledir:

"(1) Soruşturma evresinde çağrı üzerine

gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi

üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca,

tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da

yakalama emri düzenlenebilir.

(2) Yakalanmış iken kolluk görevlisinin

elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan

kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri

de yakalama emri düzenleyebilirler.

(3) Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında

yakalama emri re'sen veya Cumhuriyet savcısının

istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir.

(4) Yakalama emrinde, kişinin açık eşkâli,

bilindiğinde kimliği ve yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceği

gösterilir."

18. 5901 sayılıKanun'un 43. maddesişöyledir:

Mülga 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun

25 inci maddesinin (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca Türk vatandaşlığını

kaybetmiş olan kişiler başvurmaları halinde, millî güvenlik bakımından engel

teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla, Türkiye’de ikamet etme şartı

aranmaksızın Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına

alınabilirler.

B. Uluslararası Hukuk

19. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi'nin (Sözleşme) ve protokollerin belirli bir vatandaşlığa sahip olma

hakkını güvence altına almadığını ancak vatandaşlığın keyfî olarak

reddedilmesinin bazı durumlarda bireyin özel yaşamı üzerindeki etkisi sebebiyle

Sözleşme’nin 8. maddesi açısından sorun oluşturabileceğini kabul etmiştir (Genovese/Malta, B. No: 53124/09, 11/10/2011, §

30).AİHM'e göre bir kişinin vatandaşlık kazanmabilme konusunda iddia edebileceği bir hakkının olup

olmadığı sorunu, prensip olarak devletin iç hukukuna bakılarak çözülmelidir.

Benzer şekilde, bir kişinin bir devletin vatandaşlığını kazanması; Sözleşme

kapsamında sorun yaratabilecek şekilde vatandaşlığın keyfî olarak reddedilip

reddedilmediği sorusu da iç hukukta bulunan şartlara atıfta bulunularak

saptanmalıdır. Vatandaşlığa kabul yolu ile vatandaşlığın verilmesi konusunda iç

hukukla uyumlu olarak seçilecek ölçütler, devlet ile bireyin arasındaki her

toplumda sağlanması gerekli bağın doğasıyla ilişkilidir (Petropavlovskis/Letonya, B. No: 44230706, 13/1/2015, §

84).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 26/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu; Savcılığın elinde somut delil olmadığı hâlde on

sene sonra hakkında yakalama kararı çıkardığını, tutuklamaya yönelik olarak

düzenlenen yakalama emrinin şartlarının oluşmadığını, hakkında makul şüpheyi

gerektirecek bir delilin olmadığını, hakkındaki tek delilin bir kişiye ait

gerçekliği izaha muhtaç ifadeler olduğunu, on sene boyunca hakkında yeni bir

delil bulunmadığını, bu durumda savcının yakalama kararı yerine kovuşturmaya

yer olmadığı kararı vermesi gerektiğini, yakalama kararının hukuka aykırı

olduğunu, gerçekliği ispat edilmemiş bir suç nedeniyle suçlu kabul edilmek

suretiyle hakkında yakalama kararı çıkarıldığını belirterek kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı ile masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetleri kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

23. Anayasa Mahkemesi, yakalama emirlerinin infaz edilmediği

dönemde temel hak ve hürriyetlere yönelik bazı etkileri bulunsa da bu dönemde

henüz kişilerin fiziksel özgürlükleri maddi olarak kısıtlanmamış olduğundan söz

konusu etkilerin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik bir müdahale

olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını belirtilmiştir (Galip Öğüt [GK], B. No: 2014/5863, 1/3/2017, § 41). Aynı durum infaz

edilmemiş tutuklamaya yönelik yakalama kararı için de geçerlidir. Somut olayda

da başvurucu hakkındaki yakalama kararı infaz edilmemiştir. Sonuç olarak yakalamakararına ilişkin olarak başvurucunun kişi hürriyeti

ve güvenliği hakkına müdahalede bulunulmamıştır.

24. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun iddiasına ilişkin olarak

bir ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

B. Vatandaşlıktan

Çıkarmaya İlişkin İddialar

1. Başvurucunun İddiaları

25. Başvurucu; askerliğini yapmadığı gerekçesiyle vatandaşlıktan

çıkarılmasının ağır bir yaptırım olduğunu, bu karar nedeniyle vatansız statütüsünde yaşamak zorunda bırakıldığını, yurda girme

hakkından yoksun bırakıldığını, bu nedenle temel haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin

başlangıcı 23/9/2012 olup bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar

aleyhine yapılan bireysel başvurular incelenebilir (Zafer Öztürk, B. No: 2012/51, 25/12/2012, § 17).

27. Somut olayda başvurucu, Bakanlar Kurulunun 29/4/2002 tarihli

kararıyla vatandaşlıktan çıkarılmıştır. Dolayısıyla başvuru konusu karar 23/9/2012'den

önce kesinleşmiştir.

28. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Yeniden Vatandaşlığa Alınma Talebinin

Reddine İlişkin İddialar

1. Başvurucunun İddiaları

29. Başvurucu; hakkında yakalama kararı çıkarılmasının millî

güvenlik bakımından engel hâlinin bulunduğu anlamına gelmeyeceğini, kanun

hükmünün gerekçesinden de böyle bir anlam çıkmadığını, hakkında kesinleşmiş

herhangi bir hüküm bulunmadığını, sadece hakkında yakalama kararı olduğu

hususuna dayanılarak vatandaşlığa alınma talebinin reddedilmesinin temel haklarınıihlal ettiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

30. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası

uyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 16).

31. Somut olayda başvurucunun yeniden vatandaşlığa alınma

talebinin reddine dair kararın iptali istemiyle açılan davanın reddine karar

verilmiştir. Bu karar temyiz edilmiş, temyiz incelemesi devam etmektedir. Bu

nedenle başvurucu, iddialarını ileri sürebileceğiolağan

kanun yollarını tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunmuştur.

32. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Vatandaşlıktan çıkarmaya ilişkin iddiaların zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Yeniden vatandaşlığa alınma talebinin reddine ilişkin

iddiaların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

26/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes

KAYA

Başvurucu

:

Faik

BAYBAŞİN

Vekili

:

Av. Mübeccel

PINARLIDAĞ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/10171, T. 26.12.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-10171-basvuru-26-12-2017-5954ccf75e5d